

"Hadi ama. Yakışıklı olduğumu söyle."
"Saçmalama, rahat bırak beni!"
Sabahın erken saatlerinde herkes uyanıyordu. Changbin ve Hyunjin yine o saçma sapan atışmalarına başlamışlardı; Seungmin ise mutfakta kahvaltı hazırlıyordu. "Günaydın, dünyanın en anlamsız diyaloğunu gerçekleştiren iki varlık."
"Sana da günaydın."
Bang Chan gülerek mutfağa girdi. "Sana yardım edebilir miyim?"
Seungmin, Bang Chan’ın sesiyle irkilerek geri sıçradı. Sonra işine devam etti. Bang Chan, Seungmin’in bu tuhaf hallerine bayılıyordu. "Yardıma gerek yok, halledebilirim. Sanırım bana sarılırsan iyi olabilirim."
"Ciddi misin sen?!"
Seungmin gözlerini devirdi. "Hayır, tabii ki."
Bang Chan ellerini çekti ve Seungmin’i bıraktı. "Geri koy."
"Ne?"
"Ellerinden bahsediyorum. Onları tekrar koyabilir mi?"
"Tamam, tamam."
Bang Chan, Seungmin’in beline tekrar sarıldığında hissettiği o tuhaf duyguyu anlayamadığını söyledi. "Bu beni kabul ettiğin anlamına mı geliyor, Min?"
Chan, Seungmin’e bakıyordu. "Gerçekten mi? Kendini benim yerime koy. Günlerdir seninle konuşamadım. Bu biraz tuhaf. Resmen cezalandırılıyorum."
Seungmin hafifçe kıkırdadı ve Bang Chan onu kolayca kucağına aldı. "Chan, ne yapıyorsun?"
"Şimdi ceza vakti!"
Bang Chan küçük adımlarla Changbin ve Hyunjin’e doğru koştu. "Bu köpekçik, eli kesildiği için onunla kalacak. Ben dönene kadar köpeğime bakabilir mi?"
Hyunjin gülerek cevap verdi. "Tabii ki ama köpeğine yatakta bakamayız—"
Hyunjin, Seungmin’in ona ölümcül bakışlar attığını görünce sözü yarıda kesildi. Chan, Seungmin’in bu bakışına gülümsedi. "Ben hallederim, buna gerek yok."
Kendi aralarında gülerlerken, Chan gizlice Seungmin’e göz kırptı ve mutfağa yöneldi.
"Bu arada, bugün ayın kaçı?"
"Sanırım ondördü."
"14 Eylül size de biraz tanıdık geliyor, değil mi?"
"Bana da öyle gelmişti."
Hepsi aynı anda düşünürken, Jisung aniden içeri girdi. "Günaydın, ben banyoya gidiyorum, görüşürüz."
Jisung kapıdan çıkar çıkmaz herkesin gözleri parladı.
"Jisung’un doğum günü!"
"Jisung’un doğum günü!"
"Jisung’un doğum günü!"
İçeriden gelen sesleri duyan Bang Chan da onlara katıldı. "Hiçbir hazırlık yapmadık. Hemen dışarı çıkık. Hediye bakmanız lazım!"
"Peki Jisung ne olacak?"
Herkesin bakışları mutfağın önünde duran Bang Chan’a dönünce, Chan boğazını temizleyip cevap verdi. "Bugün olmaz. İşim var."
Seungmin oturduğu yerden Chan’a bakıp sevimli bir köpek yavrusu yüzü yapınca, Chan derin bir nefes alıp başıyla onayladı. "Ah, pekala."
"Bir tanesin hyung!"
"Bütün gece sana dua edeceğim!"
"Seni seviyorum Chan."
Herkes içeri geçerken Chan, Seungmin’in bileğinden tutup onu kendine çevirdi. "Dikkatli ol, tamam mı?"
"Tamam aşkım."
Chan, Seungmin’in dudaklarına baktı. Onu öpmeyi gerçekten çok istiyordu. "Saçmalama Chan!"
Bang Chan, Seungmin’i belinden kavrayıp kendine çekti ve dudaklarını onunkilere değdirdi. "Şimdi gidebilirsin."
Jisung banyodan çıktığında; Seungmin, Changbin ve Hyunjin’in merdivenlerden yukarı koştuğunu görünce şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı. "Sana da günaydın Quokka!"
"Günaydın Chan hyung. Bunlar nereye gidiyor böyle?"
"Ah, şey. Dışarı çıkıyorlardı. Öyle dediler."
"Sorun değil. Ben kafamı yastığa koyacağım."
"Ama ben buradayım."
"Oh, sorun yok."
"Meyve suyu ister misin?"
"Belki hyung."
Saatler sonra Jisung uyuyakaldı. Bang Chan ile sohbet etmişler, bir şeyler yemişler ve birçok televizyon programı izlemişlerdi. Sonunda Jisung uykuya dalınca, Bang Chan oturma odasına gidip Hyunjin’i aradı. "Hadi gelin. Jisung uyuyor. Evi gizlice süsleyelim."
Bang Chan telefonu kapatır kapatmaz kapı vuruldu. Kapıyı sessizce açtı. Hepsinin elinde sayısız çanta vardı. "Bankayı patlattık hyung."
"Şşşt, yeni uyudu."
"İçeriyi süsleyelim."
Herkes gizli bir görevdeymiş gibi çantalarıyla sessizce içeri girdi. Jisung’un uyuduğu yeri süslemeleri gerekiyordu. Dekore etmek için çok çaba sarf ettiler ama buna değdi. Oturma odasının duvarına H, A ve N harflerinden oluşan devasa helyum balonları yapıştırmışlardı. Etrafında Jisung’un fotoğrafları ve yerde bir sürü hediye paketi vardı. Herkes renkli giyinmişti ve ellerinde konfetiler vardı. "Hadi uyandıralım."
Bang Chan, Jisung’u dürttüğünde; Jisung patlayan konfetiler eşliğinde gözlerini açtı. "İYİ Kİ DOĞDUN HAN JISUNG!"
Jisung olan biteni izliyor, herkes gülerek ona bakıyordu. "Bunları ne ara yaptınız?"
"Önemli değil. Bugün senin doğum günün Jisung!"
"AH, NE?! Bunu tamamen unutmuşum!"
"Hadi mumları üfle!"
Tam Jisung mumları üfleyecekken, Changbin o tiz sesiyle bağırdı: "DUR!"
"Sorun ne?"
"Dilek tut!"
"Evet Jisung. Bir dilek tut."
"Tamam."
Jisung gözlerini kapattı, dileğini tuttu ve mumları üfledi. Herkes alkışlarken, kapının çalınmasıyla ortam sessizliğe büründü. "Umarım Jisung evin haciz edilmesini dilememiştir."
"Ben bakarım." Jisung hızlıca kapıyı açtığında yerde bir hediye kutusu gördü. Dışarıda yağmur yağdığı için hediye paketini alıp hemen içeri girdi.
"Bu ne? Bunu siz mi koydunuz?"
"Hayır, bizim tüm hediyelerimiz burada."
"Ah, sanırım liseden bir arkadaşım."
"Hediyeler demişken, verelim mi artık?"
Herkes, ellerinde 3-4 paket hediye ile Jisung’a yaklaşmalarını izledi. "Önümü göremiyorum—AH!"
Changbin hediye paketleriyle birlikte yere kapaklanınca herkes güldü. "Önce hangisinden başlamalıyım?!"
Seungmin pembe kutuyu işaret etti. "Bu kutuyu çok merak ediyorum. Önce bunu aç."
"Pekala."
Jisung kutuyu eline aldı. Şık bir şekilde paketlenmiş hediyeye baktı ama üzerinde neredeyse hiç yazı yoktu. Kutunun içindeki açık pembe kağıtları ve geri kalanını incelediler. Sade ve güzel bir kutuydu. Hediyeyi gönderen kişi Jisung’un zevkini çok iyi biliyordu.
"Ah, çok karmaşık görünüyor. Aç şu kutuyu!"
Jisung kutuyu açtığında içinde konfetiye benzer bir sürü şey vardı. Kaşlarını çatarak kutuyu karıştırdı ve eline gelen şeyle duraksadı. Kutudan çıkardığında, tuttuğu şeyin bir fotoğraf olduğunu fark etti. "Bu fotoğraftakiler kim?"
Jisung’un gözleri şaşkınlıkla açıldı. Herkes fotoğrafa bakıyordu. Eski bir fotoğraftı ama yeni gibi görünüyordu. "Bu o, değil mi?"
"Yanındaki kişi de Jisung."
Herkes şaşkınlıkla bakarken, Jisung konuşamayacak kadar donup kalmıştı. Fotoğrafı çevirdiğinde, arkadaki yazı hiç kimsenin beklemediği birine aitti.
"İyi ki doğdun Han Jisung..."
Yazarın notları:: Bazen hatalarımı düzeltiyorum. Fark etsen de görmezden gel 💖✨
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.56k Okunma |
170 Oy |
0 Takip |
51 Bölümlü Kitap |