11. Bölüm
Hiraৎ / Biz (Us) / 11: Son Kez Güvenmek

11: Son Kez Güvenmek

Hiraৎ
hirainthebuilding

"Günaydın-"

Hyunjin merdivenlerden aşağı inerken herkesin ona baktığını fark etti ve sözü yarıda kesildi. Yutkunarak sessizce yanlarına oturdu. Changbin öfkeyle Minho’ya bakmaya devam ediyordu. Dizleri titriyor, ara sıra bakışlarını kaçırıp dudağını ısırıyordu. Seungmin, Chan’ın yanında sessizce oturmuş konuşmaları dinliyordu. Jisung ise Changbin’in yanında oturmuş sadece Minho’ya bakıyordu. Onun burada olduğuna hâlâ inanamıyordu. Chan, aralarındaki en mantıklı düşünen kişi olduğu için Minho’ya bir lider gibi sorular soruyordu.

"Neden buradasın Minho?"

Minho titrek bir nefes aldı. "Nereden başlayacağımı bilmiyorum."

"Bir yerden başla işte aptal." Changbin her an Minho’yu dövebilirdi. Bu yüzden Jisung’un yanında duruyordu. Jisung, yanlış bir şey yapmasını engellemek için Changbin’in kolunu tutuyordu.

"İki gün önce. Hepiniz evdeydiniz ve sanırım Hyunjin uyuyordu. O gün Hyunjin ve Changbin birlikte dışarı çıkıp lunaparka gitmişlerdi."

Herkes Minho’yu dikkatle dinliyordu. Minho, kurşun yarasının acısı nedeniyle zaman zaman duraksıyordu.

"Jeongin. Sizi görmüş. Hyunjin’in Changbin’e o kadar yakın olduğunu görünce o gece Hyunjin’i... öldürmeye çalıştı."

Herkes şok içinde Minho’ya bakıyordu. Hyunjin ona anlaşılmaz bir ifadeyle baktı. "Ne saçmalıyorsun sen—"

"Son anda evden çıktığını fark ettim ve onu takip ettim. Onunla biraz kavga ettim. Olan buydu. Beni vurdu ve kaçtı."

"Hyunjin için kurşun mu yedin-"

"Saçmalamayın, kimse benim için üzülmez ama o gün benim yerime Hyunjin vurulsun mu isterdiniz? Ha? Sadece sizi kurtardım. Zaten kimse benim için endişelenmiyor."

"Kimse senin için endişelenmiyor mu?" Jisung fal taşı gibi açılmış gözlerle Minho’ya baktı. Minho yutkundu ve yardım istercesine Chan’a baktı.

Chan ayağa kalktı ve Jisung’u tuttu. "Jisung, şimdi sırası değil. O iyi mi?"

Jisung kolunu Chan’ın tutuşundan kurtardı. "Ben iyi miyim hyung? O bir kez kurşun yedi. Ya ben? Sadece..."

Jisung duraksadı. "Sırf aşığım diye artık 'iyiyim' diyemiyorum."

Sonra Minho’ya döndü: "Senin için herhangi biri olduğumu mu sanıyorsun? Ya ben? Bunca yıl beni hiç düşünmedin mi? Ben senin için neyim? Eğlenip işin bittikten sonra fırlatıp atacağın bir oyuncak mıyım? Gerçekten seni umursamadığımı mı düşünüyorsun?"

O sırada Hyunjin araya girdi. "Minho. Eğer sen ve ben bir uçurumun kenarında olsaydık, o beni değil seni kurtarırdı. Sen onun yanındayken ben kimim ki?"

Jisung hâlâ Minho’ya bakıyordu. Biliyordu; bunca yıl sonra onu azarlamanın sırası değildi. Ama kendine engel olamıyordu. Minho yutkundu. "Han Jisung."

"Farkında mısın?"

"N-neyin?"

"Adımı senin ağzından duymayı ne kadar özlediğimi biliyor musun?"

Chan sessizce fısıldadı. "Hadi beyler. Onları yalnız bırakalım."

Herkes odadan çıktığında, odada sadece Jisung ve Minho kalmıştı. Jisung’un gözyaşları ve Minho’nun nefes alışverişleri ortamın sessizliğini bozuyordu. "Neden? Neden, neden, neden?"

Jisung koltuğa oturdu ve sessizce ağlamaya başladı. Ellerini yüzüne kapatarak olabildiğince sessizce ağlıyordu. Minho ona baktı. Jisung geçmişte de hep böyle ağlardı. Hâlâ değişmemişti.

"Jisungie..."

Minho, Jisung’un yanına oturdu ve ona sarıldı. İlk başta tereddüt etse de, ihtiyacı olan tek şey buydu. Jisung başını Minho’nun göğsüne bastırırken hâlâ hıçkırıyordu. "Neden gittin? Beni neden yıktın Minho?"

Minho nazikçe onun saçlarını karıştırdı. "Bitti. Buradayım Jisung. Hiçbir yere gitmiyorum."

“Sana son kez güvenmek istiyorum, Lee Minho.”

“Bana son kez güven, Han Jisung.”

Bölüm : 24.02.2026 21:54 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...