

"Felix. Seni çok seviyorum."
Felix gözlerini kırpıştırdı. "Hyunjin. Ne dediğinin farkında mısın?"
"Evet. Bunu seni kaybetme riskini göze alarak söylüyorum. Sana aşığım Lix."
Felix sadece ona baktı. Hiçbir şey diyemedi. Hyunjin tekrar gökyüzüne döndü. "Bir şey söylemek zorunda değilsin. Sadece söylemek istedim."
Felix aniden tüm cesaretini topladı ve mırıldandı. "Ben de senden hoşlanıyorum."
Hyunjin, Felix’e döndü: “Benden hoşlanıyor musun?”
Felix başıyla onayladı. "Evet."
Hyunjin yavaşça Felix’e yaklaştı. Felix geri çekildikçe Hyunjin ona daha da sokuldu.
"Hyunjin, biz..."
Hyunjin, Felix’in dudaklarına doğru eğildiğinde zaman durmuş gibiydi. Hyunjin hiçbir şey düşünmüyordu. Ellerini yavaşça ve dikkatle Felix’in beline yerleştirdi. Felix şaşkınlık içinde öylece duruyordu. Karşılık vermeli miydi? Vermeliydi. Felix ellerini Hyunjin’in boynuna doladı. Hyunjin, Felix’i kendine daha çok çekerken dudakları uyum içinde birbirine değdi. Aralarındaki bağ tutkuyla büyürken yavaşça ayrıldılar. Felix alnını Hyunjin’inkine yasladı.
"Teşekkür ederim Hyunjin."
"Ben de teşekkür ederim, Ay’ım."
Saat 01:35
"Jisung. Lütfen."
"Hayır Minho. Yürüyebilirim. Tutmana gerek y- AH!"
Jisung inleyip bacağını tutunca Minho onu hızla kucağına aldı. "Senin için çok endişelendim. Sırf Yeonjun orada diye acını gizlediğine inanamıyorum Jisung."
Jisung gözlerini devirdi. "Yanına oturup ağlamalı mıydım Minho?"
Chan, Seungmin’e seslendi. “Kapıyı aç Seungmin!”
Seungmin hızla arabadan fırladı: “Buradayım!”
Seungmin anahtarı deliğe soktu ve kapıyı açtı. Heyecanla bağırdı. "Lix! Hyunjin! Geldik!"
Changbin, Chan’a döndü: "Acaba uyuyakaldılar mı?"
Chan derin bir nefes aldı. “Oooooo, hadi canıııım... Şunlara bakın hele.”
Hyunjin ve Felix kanepede birlikte uyuyorlardı. Felix, Hyunjin’in omzuna yaslanmıştı. Felix’in üzerinde bir de battaniye vardı. Hyunjin, Felix’e sarılmış halde, karşılıklı bir huzurla uyuyakalmıştı. Minho, kucağında Jisung ile içeri girdi. Hyunjin ve Felix’i görünce bağırmaya başladı.
"Kalkın! Çabuk! FBİ GELİYOR! ELLER YUKARI!"
Hyunjin ve Felix korkuyla sıçrarken, Felix refleksle elini Hyunjin’in koluna koydu. "Hyung!"
Hyunjin gözlerini devirdi. "Uyandırma yöntemlerine hayranım!"
"Kalkın, Quokka’m yatacak!"
Hyunjin ve Felix aynı anda ayağa kalkarken Minho, Jisung’u kanepeye yatırdı. Minho yanlışlıkla Jisung’un ayağını kanepeye çarpınca Jisung inledi. "AH!"
"JİSUNG! YEMİN EDERİM YANLIŞLIKLA OLDU! TATLIM, İYİ MİSİN?"
"Sorun değil. İyiyim."
Hyunjin anlamayarak ona baktı. "Jisung-ah, neyin var?"
Chan mırıldandı. “Yeonjun bıçak sapladı.”
Felix şaşkınlıkla ağzını kapattı. "NE?!"
"Sorun yok. Fiziksel olarak gerçekten güçlü biriyim. Hissetmiyorum bile."
Changbin saate baktı. "Çok geç oldu. Benimle bir işiniz yoksa uyumaya gidiyorum."
"Hepiniz uyumaya gidebilirsiniz! Ben de yatabilirim!"
Chan, Minho’nun omzuna dokundu: "Minho. Sanırım bunu halledebilirsin?"
"Elbette, iyi uykular!"
Jeongin mırıldandı. "Ben gidiyorum!"
Jisung ona bağırdı. "Nereye?"
Jeongin anlamayarak ona baktı. "Evime?"
"Koridorun sonundaki oda boş. Orada kalacaksın. Seungmin sana yerini göstersin."
Jeongin yavaşça eğildi. "Gerek yok."
Jisung ona baktı. "Jeongin. Seni öldürmemi mi istiyorsun?"
Jeongin yutkundu ve Seungmin’e baktı. "Oda nerede?"
Minho, Jisung’un yanından kalktı. "Jisung, sen burada kal. Ben onun odasını hazırlayıp geleceğim. Tamam mı?"
Jisung öfkeyle mırıldandı. "Eveeeet."
Herkes uyumak için üst kata çıktığında Hyunjin, Felix ve Jisung yalnız kaldı. Hyunjin boğazını temizledi. "Jisung-ah."
"Efendim?"
Hyunjin önce izin ister gibi Felix’e baktı. Sonra Jisung’a döndü. "Biz... Felix ile çıkıyoruz."
Jisung yattığı yerden heyecanla doğruldu. "Ne? Bu harika bir haber!"
Hyunjin derin bir iç çekti. "Ama Minho bunu pek iyi karşılamaz. O yüzden önce sana söyledik."
Jisung birkaç saniye duraksadı. "Hmm..."
"Geldiğinde Minho ile konuşalım!"
Felix dolu gözlerle mırıldandı. "Ah, kahretsin. Minho beni mahvedecek."
Hyunjin, Felix’in elini daha da sıkı tuttu. "Sakin ol. Buradayım."
Minho içeri girdi ve Jisung’un yanına oturdu. "Daha iyi misin?"
Felix yutkundu ve konuştu. "Hyung, şey..."
Minho, Felix’e baktı. "Neler oluyor?"
Jisung cevap verdi. “Tatlım, şey… Hyunjin ve Felix.”
Minho kaşlarını çatarak Jisung’a baktı. "Hyunjin ve Felix’e ne olmuş?"
"Beraberler."
Minho yutkundu. Yavaşça Hyunjin’e, sonra Felix’e baktı...
Jisung, Minho’nun omzuna dokundu. "Minho, şey..."
Minho derin bir nefes aldı ve arkasına yaslandı. "Tamam, tebrikler."
Hyunjin şaşkınlıkla ona baktı. "Ne?"
Minho gülümsedi. "Birbirinizi sevdiğiniz belli. İsterseniz birbirinizi sikin, umurumda değil ama..."
Minho, Hyunjin’e baktı. "Felix’i üzdüğün an seni keserim."
Hyunjin heyecanla cevap verdi. "Felix’i asla üzmem!"
Minho gözlerini ovuşturdu. "Yorgunum."
"Tamam canım. Sen yat. Felix beni odama çıkarır."
"Felix. Jisung’u dikkatli götür. Tamam mı? Ona bir şey olursa seni Hyunjin ile beraber asarım."
"Tamam hyung!"
Minho uykulu bir halde odadan çıktı.
Felix ve Hyunjin derin bir nefes aldı. Hyunjin eliyle kalbini tuttu. "Öleceğim sandım!"
"Kalp krizi geçiriyordum!"
"İlk öpücüğünüzü gerçekleştirdiniz mi?"
"EVET."
"HAYIR."
Hyunjin ve Felix birbirlerine baktılar.
Felix utangaç bir şekilde Jisung’a baktı. "Yanlışlıkla söyledim."
"Öpüştüğünüze göre artık resmen erkek arkadaşsınız!"
Felix merakla sordu: "Öpüşmeden sevgili olamaz mıyız?"
"Kurallar böyle. Bu evdeki tüm aşk işlerini ben yönetiyorum. İnanır mısın, Seungmin ve Chan hyung’u bile ben yaptım!"
Hyunjin şaşkınlıkla ona baktı. "Ciddi misin?!"
"Tamam. Diğerlerine nasıl söyleyeceğiz?"
"Ya kabul etmezlerse..."
"Nasıl kabul etmezler? Onları öldürürüm. Siz karar verdiyseniz size destek olurlar."
Felix derin bir iç çekti. "Sen öyle diyorsan öyle olsun."
Jisung gülümsedi. "İlk hanginiz itiraf etti?"
Felix parmağıyla Hyunjin’i işaret etti. Hyunjin de kendisini gösterdi.
Felix mırıldandı. "O söylemeseydi ben kesinlikle söylemezdim."
Hyunjin söylendi. "Aman neden ya?!?!"
"Çünkü ben senin kadar cesur değilim!"
"Lixie, gel al beni."
"Taaaamaaaaam!"
"Hadi. İyi uykular."
Hyunjin, Felix ve Jisung’u takip ederken söylendi. "Jisung. Senden büyüğüm ama sen benden daha olgunsun."
"Aşk konusunda deneyimli biriyim, tamam mı? Ayrıca aramızda sadece 6 ay var."
Felix, Jisung’u merdivenlerden yukarı çıkardı. Koridorda yürürken arkadan bir ses duydu. "Han Jisung."
Hepsi arkasına döndüğünde Minho pijamalarıyla onlara bakıyordu.
Jisung ona baktı. "Minho? Uyuyamadın mı?"
Minho ona odasını gösterdi. "Odan burada."
"Ah, tamam."
Jisung dikkatlice Minho’ya doğru yürüdü. "İyi geceler yeni çift!"
"Size de iyi geceler!"
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.56k Okunma |
170 Oy |
0 Takip |
51 Bölümlü Kitap |