36. Bölüm
Hiraৎ / Biz (Us) / 36: Gizli Numara

36: Gizli Numara

Hiraৎ
hirainthebuilding

6 AY SONRA

Jeongin ve Seungmin havuz başındaki sandalyelerde oturuyorlardı. "Bu çok tuhaf."

Jeongin inanmayan gözlerle Seungmin’e baktı. "Tuhaf olan ne?"

"Son altı aydır hayatımız o kadar normal gidiyor ki. Her an benim yüzümden altüst olacakmış gibi hissediyorum."

Havuz ışıkları yüzüne yansırken Jeongin tekrar mırıldandı. "Neden senin yüzünden altüst olsun ki?"

Seungmin mahcup bir edayla konuştu. "Başımıza gelen her şey Yeonjun yüzünden geldi ve Yeonjun'un tek istediği bendim. Eğer ben olmasaydım her şey düzelecekmiş gibi hissediyorum."

Jeongin şaşkınlıkla sordu. "İnan bana, buradaki herkes senin için kendini feda eder. Minho bile."

"Bilmiyorum."

"Hadi ama. Biraz neşelen. Cheer up, baby!~ Cheer up, baby!~~"

Seungmin kontrolsüzce gülmeye başladı. Jeongin, Seungmin’i mutlu edebildiği için memnundu ama onları gizlice izleyen biri vardı...

⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧ ⋆。𖦹°‧

Seungmin yatak odasında yatağın üzerine oturmuş, Chan’ın banyodan çıkmasını bekliyordu. Tam o sırada Chan’ın telefonuna bir bildirim düştü. Başta görmezden geldi ama bildirimler gelmeye devam ediyordu. Ekran yanıp sönüyordu. Seungmin, Chan’ın telefonuna uzandı. Sonra diğer eliyle telefona uzanan elimi geri itti ve yerine oturdu. "Saçmalama Seungmin."

Tam o sırada Chan odaya girdi. Seungmin’i görünce genişçe gülümsedi ve kapıyı kapattı. Chan, Seungmin’in belinden tuttu. "Sevgilim?"

"Efendim?"

Seungmin hızla geri çekilirken Chan alnını Seungmin’in alnına yasladı. "Banyoya gitmem lazım, sonra öpüşsek olur mu?"

Chan güldü. "Seni öpeceğimi nereden bildin?"

Seungmin kapıdan çıkmadan önce sırıttı. "Sen beni öpmeseydin, ben seni öperdim. Yani, her halükarda öpüşecektik."

Seungmin kapıyı kapatıp çıkınca, Chan masaya uzanıp telefonunu aldı. "1 kişiden 3 mesaj."

> Bang Chan. Sanırım erkek arkadaşın hakkında bir şeyler duymadın?

> +4 Fotoğraf

Chan inanmayan gözlerle ekrana baktı. Dörtten fazla fotoğrafta Jeongin ve Seungmin gülümseyerek görünüyordu. Seungmin odaya girdiğinde Chan ekranı ona gösterdi.

"Seungmin, bu ne?"

Seungmin gözlerini kırpıştırdı. "Bu ne?"

"BEN DE SANA SORUYORUM!"

"NEDEN BAĞIRIYORSUN?"

On dakika geçmişti. Chan odadan çıkmıştı. Hatta evden bile gitmişti. Seungmin bütün gece ağlamış ve erkenden uyuyakalmıştı. Yataktan kalktı ve telefonunu aldı. Hiç mesaj yoktu. Chan'dan bile. Sonra saate baktı. Neredeyse sabahtı. Bir an aynada kendine baktı. Bu bir rüya mıydı yoksa gerçek mi? Hızla aşağı indi.

Merdivenlerde Minho’yu gördü ve yolunu kesti. "MİNHO! CHAN'I GÖRDÜN MÜ?!"

"Ah, evet. Onu evine bırakmamı söyledi, şu an araba sürecek durumda olmadığını belirtti. Sen... iyi misin?"

"İ-iyi falan değilim. Bana bir fotoğraf gösterdi. Sonra kavga ettik. Sonra ortadan kayboldu. Sonra—"

"Şşş, sakin ol. Gel otur şöyle. Han Jisung!"

Jisung hızla salonda belirdi. "Seungmin, Minho... Neler oluyor?"

"Seungmin'e biraz su getirir misin?"

Jisung cevap verdi: "Hemen getiriyorum."

"Bu gürültü de ne?"

"Yine ne oluyor?"

"Biri mi öldü?"

"Saat kaç?"

"Sorularınızı kendinize saklayın ve sonraya bırakın."

Jisung bir bardak suyla döndü ve nazikçe Seungmin’e uzattı.

Seungmin suyu içtikten sonra Jisung yanına oturdu. "Daha iyi hissediyor musun?"

Seungmin başıyla onayladı. "E-evet."

"Olayı en başından anlatabilir misin?"

"Tamam."

Bölüm : 14.03.2026 21:48 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...