38. Bölüm
Hiraৎ / Biz (Us) / 38: Misafir

38: Misafir

Hiraৎ
hirainthebuilding

Seungmin gözlerini odasının tavanına açtı. Burası kendisinin ve Chan’ın odasıydı. Hızla doğrulup yan tarafına baktı. Kimse yoktu. Buraya nasıl gelmişti? En son bir bardaydı ve sonrasına dair hiçbir şey hatırlamıyordu. Sersemlemiş bir halde merdivenlerden indi. Oturma odasına girdiğinde beklemediği bir manzarayla karşılaştı; Chan kanepede uyuyordu.

Üzerinde bir battaniye bile yoktu. Seungmin hemen odasına koştu, dolabının üzerinden ipek bir battaniye alıp Chan’ın üzerine örttü.

"Teşekkür ederim."

Seungmin, Chan’ın sözleri üzerine nefesi kesildi. Yanakları kızardı ve mahcup bir şekilde odadan kaçtı.

Odaya girdiğinde Changbin orada durmuş, ona bakıyordu. "Nereye gidiyorsun? Neden kaçıyorsun? Bir dakika. Senin yanakların-"

"S**tir..."

Seungmin hızla lavaboya koştu ve kendini içeri kilitledi.

"GÜNAYDINNNN—"

Changbin, Hyunjin’in ağzını eliyle kapattı ve Chan’ı işaret etti.

Felix, Hyunjin’in arkasından oturma odasına girdi ve en son Seungmin de geldi. "Bazıları için güneş hâlâ doğmamış."

Jisung, Seungmin’e göz kırptı. "Yalnız o battaniye biraz tanıdık geliyor..."

"Ah, evet, evet. Tabii. Ben uğrarım, zahmet etme. Görüşürüz."

"OOO, JEONGİN BİRİYLE FLÖRT EDİYOR."

"Saçmalamayın, Yeji aradı."

Chan yattığı yerden bağırdı: "JEONGİN YEJİ İLE FLÖRT MÜ EDİYOR?!"

"Hayır, Yeonjun oradaymış, onu söyledi."

Su, Seungmin'in boğazında kalırken Chan onu farketti. Ona yardım etmek, "İyi misin?" diye sormak istedi ama sormadı.

"Yeonjun mu?"

Felix sordu. "Bu adam polis köpeği mi? Kokumuzu mu alıyor?"

Jisung homurdandı. "Polis köpeği mi bilmem ama köpek olduğu kesin."

"Seungmin’i korumamız lazım—"

"O p*çin burnunu muhtemelen tam kıramadım. Gelip onu öldürmem için bana yalvaracak. Onu gördüğümde kafasını kesip nehre atacağım."

"Yemin ederim Han psikopat. Yeonjun’un adını duyduğu an otomatik olarak bir katile dönüşüyor."

"Neden ölmüyor bu? Çok yoruldum."

"Of, gerçekten yoruldum."

Diğerleri bitkin bir halde isyan ederken Seungmin kendini suçlu hissetti. Chan ise başı eğik bir şekilde onu izliyordu.

"Ya da, şey... beni Yeonjun’a vermelisiniz..."

Hyunjin ona baktı. "Şaka mı yapıyorsun?"

"Ölürüz de seni o orospuya vermeyiz."

Chan mırıldandı: "Asla."

Herkes ona bakınca Chan yutkundu.

"Yani... biz... vermeyiz... hiçbirimiz. Değil mi..?"

Minho gülümsedi. "Anlıyoruz Chan."

Changbin de gülümsedi. "Evet, anlıyoruz."

Hyunjin donup kaldı. "Kapı çalıyor."

Changbin mırıldandı: "Seungmin öldü desek inanır mı?"

Felix gülümsedi. "Kesinlikle."

Jeongin ayağa kalktı. "Kıpırdamayın. Ben bakıyorum."

Minho gözlerini devirdi. "Çok yorulduk. Bu çocuk hepimizi resmen nefessiz bırakıyor."

Birkaç dakika sonra Yeji ve bir çocuk içeri girdi. Jisung gülümsedi. "Hoş geldiniz!"

"Merhaba! Bugün sizinle önemli bir şey paylaşmaya geldim ama bir arkadaşım da geliyordu. Umarım sorun olmaz."

"Sorun değil!"

Jeongin çocuğa sarılırken Yeji masanın üzerine bir kutu bıraktı.

"Arkadaşım Sunghoon. Bilgisayar bilimlerinden dereceyle mezun oldu. Bize yardım edebileceğini düşündüm. Ayrıca sosyal medya ve güncel olaylar konusunda da oldukça bilgili."

Bölüm : 15.03.2026 17:37 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...