

Chan, koridorun sonundaki odada kalma avantajına sahipti, böylece sabah herkesi uyandırabilirdi.
“Changbin, Jeongin. Hadi işe! Felix, kahvaltı nerede? Jisung, hâlâ yatakta mısın? Hyunjin, Instagram hesabının hâlâ açılmadığını duydum. Minho, dosyalar nerede? Masanda göremiyorum. Hiç mi umursamıyorsunuz beni?”
Seungmin boy aynasında saçını düzeltirken konuştu: “Bırak. Ben hallederim. Sadece izle.”
Seungmin, Jeongin ve Changbin’in odasının kapısını açtı.
Seungmin sesini kalınlaştırıp bağırdı: “SEO CHANGBİN!”
Changbin yataktan düştü, Jeongin ise hızla uyanıp hazır ol pozisyona geçti.
“Günaydın sana da, Min.”
Chan güldü: “Sen… bunu nasıl yapıyorsun?”
“Henüz bitmedi.”
Seungmin, Jisung ve Minho’nun odasına girdi: “YEONJUN?!”
Jisung korkudan zıpladı, Minho ise hızla odadan çıktı: “O O**SPU ÇOCUĞU NEREDE?!”
Changbin, Jeongin ve Chan ona bakarken Minho Seungmin’e döndü: “Seungmin!”
“Hadi. Hyunjin ve Felix’in odasına baskın yapman lazım.”
Minho kaşlarını çattı: “Beraber mi uyuyorlar?”
Changbin alaycı bir ıslık çaldı: “Onlar öldü.”
“LEE FELİX.”
Herkes gülmeye başladı, Felix odanın kapısında belirdi Minho içeri giremeden: “Hyung?”
“Hyunjin ile mi uyuyorsun?”
Hyunjin oturma odası merdivenlerinden çıktı: “Ah, bu kanepe çok rahatsız!”
“Beraber uyumadınız mı?”
Jeongin güldü: “Minho, aptal mısın? Sana yalan söylediler.”
Minho öfkeyle Seungmin’e doğru ilerledi, Seungmin hızla Chan’in arkasına saklandı.
Minho yutkundu ve Seungmin’in önünde duran Chan’a baktı.
“Günaydın, Bay Bahng.”
Chan gülümsedi: “Günaydın sana da, Minho. Şimdi git ve Jisung’u yataktan çıkar.”
Felix, Minho odanın içine girerken bağırdı: “SEUNGMİN CHAN’IN ARKASINDA MI!?”
Changbin bağırdı: “AMAAAAN TANRIIIIIIM!”
“Bana bak, Changbin. Sana buradan bi' vururum, acısını Jeongin bile hisseder.”
“HAYIIIR HAYIIIR. ÇOK GEÇ KALDIK! HADİ JEONGIN!”
“Seni giydirmem mi gerekiyor?!”
Changbin gözlerini devirdi: “Kapa çeneni. Seungmin seni öldürecek.”
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.56k Okunma |
170 Oy |
0 Takip |
51 Bölümlü Kitap |