

Seungmin korkudan kulaklarını kapatıp sessizce ağlamaya başladı. Chan onu kendine çekip sarıldı; bir yandan panikle etrafı izlerken bir yandan da sakinleşsin diye Seungmin’in sırtını sıvazlıyordu.
Tam o sırada Yeji deponun diğer ucunda belirdi. Oraya hızla koştururken, Yeonjun yerde acı içinde bağırıyordu.
"Ah, s*ktir..."
Yeji silahı Yeonjun'un kafasına dayayıp Minho’ya baktı. "Hadi, gidin buradan."
"Ya sen?"
"Lix kan kaybediyor diyorum, bassanıza gaza!"
Chan'in gözü Minho'nun kucağında baygın yatan Felix'e kaydı. Onun ölmesine asla izin veremezdi. Hemen Seungmin’in kolundan tuttu.
Tam herkes arabaya doğru yardırırken bir silah sesi daha patladı.
"Yeji'yi orada bırakamayız!"
Jisung tam depoya doğru fırlayacaktı ki, Minho onu tutup kendine çekti.
"Yavrum, ben hallediyorum."
"Ama-"
Jisung lafını bitiremeden arabanın içinden bir öksürük sesi gelince herkes kafayı oraya çevirdi.
"Hadi, aşırı hızlı olmamız lazım."
Hâlâ şoku atlatamayan Chan, Seungmin’i bileğinden tutup arka koltuğa bindirdi ve yanına çöktü. Minho ve Jisung da ön koltuklara atladığında saat çoktan gece yarısını geçmişti...
Yazar Notu:
Bölümler bayağı kısa gelmeye başladı... Sanırım finale doğru yürüyoruz.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.56k Okunma |
170 Oy |
0 Takip |
51 Bölümlü Kitap |