

"Tamam, sonra konuşuruz."
Minho terastaki telefon görüşmesini bitirdi. Arkasını döndüğünde Jisung ona dik dik bakıyordu.
"Jisungie."
"Kiminle konuşuyordun?"
"Önemli biri deği-"
"Minho, sana kiminle konuştuğunu sordum. Bana güvenmiyor musun yoksa?"
"Hayır. Tabii ki güveniyorum."
Jisung hızla terası terk ederken Minho da peşine takıldı.
"Han-ah! Bekle!"
O sırada koridorun sonunda Chan belirdi. Minho'nun Jisung'un peşinden yardırdığını görünce Jisung’u bileğinden tutup durdurdu.
Ortamda aşırı gergin bir sessizlik oldu.
"İkiniz de sorunlarınızı konuşarak halledebilirsiniz. Tom ve Jerry gibi birbirinizi kovalamayı kesin artık."
Chan sakin adımlarla merdivenlerden inerken Jisung derin bir nefes verdi.
"Telefonunu ver."
"Han Ji-"
"Telefonunu ver dedim."
Minho istemeye istemeye telefonunu cebinden çıkarıp Jisung’a uzattı. Jisung aslında içten içe tırsıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Kilidi açıp duvar kağıdına baktı; bu yılki karda çekildikleri fotoğrafları vardı.
"Şifre?"
"1409."
Jisung sessizce doğum tarihini girip şifreyi çözdüğü an aniden bir arama sesi duyuldu. Arayan Yeji’ydi.
Jisung telefonu açtı ve Yeji’nin birkaç saniye konuşmasına izin verdi.
"Minho şu an müsait değil. Felix’le ilgileniyor. Sana geri dönmesini söylerim."
Jisung telefonu kapatıp Minho’ya uzattı. "Yeji’yi benden saklamana gerek yoktu."
"Ben... Bilmiyorum işte."
"Özür dilerim."
"Neden özür diliyorsun ki?"
"Ben de bilmiyorum, sus."
Jisung merdivenlerden inerken Minho da arkasından sırıtarak geliyordu.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.56k Okunma |
170 Oy |
0 Takip |
51 Bölümlü Kitap |