Nisa Karaman
@karaman_nisa2828
TAKİP ETTİĞİ KİTAPLAR
devam ediyor 8a önce güncellendi Gel Hayalim
@siyahbaykuss
Okuma
14.66k
Oy
993
Takip
335
Yorum
114
Bölüm
28
Hayal kurmanın eksi ve artı yönleri nelerdir? Nelere hazırlar bizi? Ya da nelere savunmasız bırakır? 23 yaşına kadar hayatım boyunca idealist, korkusuz, kendi doğrularından vazgeçmeyen bir insan olduğumu sanıyordum, yada olmaya çalıştığımı. Ta ki bu babamın emrivaki ile evlenmemi istediğini söyleyene kadardı. Asıp kesip evlenmeyeceğim, diyebilirdim ya da sizin doğrularınız ile benim doğrularım aynı doğrultuda değil, diyip aile büyüklerimin kesinlikle beyninde yer etmeyecek onca kelime de sarf edebilirdim belki. Tamam, kabul ediyorum. Kuzu kuzu gidip evleneceğim demedim; ilk önce inkâr, sonra kabullenememe gibi yollardan geçtim. Allah aşkına 23 yaşında bir birey olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin bana 18 yaşımda verdiği hak hukuklara sanki sahip değilmişim gibi üzerimde hak kurmalarına nasıl izin verebilmiştim? Kolay olmadı tabi ki de ama sanırım onlar için kolay olmuştu çünkü şuan bir evlendirme dairesinde kendisi ile ilgili sayılı bilgiler bildiğim kişi ile nikah masasında oturuyordum. Tamam, hadi ben bir şekilde nikâh masasına oturtulmuştum ama sen nasıl oturdun be adam! Sanırım bunun için en başa dönmek gerekiyor. Olayların başladığı o güne…
devam ediyor 5a önce güncellendi Bir Güz Mevsimi Geldin
@birharfbekcisi
Okuma
14.46k
Oy
2.16k
Takip
384
Yorum
1k
Bölüm
27
Kaçmak istiyordu. Kendisine yaklaşan kişinin tehlikeli biri olma ihtimaline az önce duyduğu gök gürültüsünden daha fazla korkuyor ve bir an önce kaçmak istiyordu. Ama ellerini yere bastırıp kalkmaya çalıştığında son derece güçsüzleşen bedeninin koşmaya takati kalmadığını anladı. "Hanımefendi?" Kulaklarına ulaşan sesin ardından görüş alanına kocaman siyah botlar girdi. Güçlükle ayağa kalkıp başını ağır ağır kaldırdı. Genç bir adam, yağmurda ıslanıp ıslanmadığına aldırmadan endişeli sayılabilecek bir yüz ifadesiyle kendisine bakıyordu. Çatık kaşların altındaki ela gözler, araba farının ışığı altında parlarken; hayatına kabus gibi çöken başka bir adamın mavi gözlerini anımsayıp yeniden yırtıcı bir korkuyla bağırmak istedi. Fakat sanki sesini bile yitirmişti. Önce genç adamın montundan akıp giden su damlalarına ardından da  kendisine tereddütlü adımlarla yaklaşan iri botlarına baktı. Sadece tek bir adım geriye gidebildi. Vücudundaki uyuşukluk artıyor, başında nabız atması gibi zonklayıp duran o ağrı şiddetleniyordu. O, bir adım geriye gider gitmez adamın botları son kez çamura batmış, başka bir adım atmaktan çekinmişti. Duraksayan adımlara bakıp bu adamın kötü biri olmadığına hükmetmek istedi. Ama karşısındaki bir yabancıydı ve ona ne kadar güvenebileceğini; doğrusu güvenip güvenmemesi gerektiğini kestiremiyordu.
Loading...