[ Tarih ] - Kitap Listesi
devam ediyor 1y önce güncellendi
Vicente Van Gogh Günlüğü
@lifeyasun99999
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Üst orta sınıf bir aileye doğan Van Gogh çocukken ciddi, sessiz ve saygılıydı ayrıca resim de yapmaktaydı. Gençliğinde sanat simsarı olarak çalıştı ancak Londra`ya gönderildikten sonra bunalıma girdi. Döndükten sonra Belçika`nın güneyinde Protestant misyoner olarak çalıştı. Sağlığı bozulup yalnızlık içinde yaşadıktan sonra ebeveynlerinin yanına döndü ve 1881 yılında resim yapmaya başladı. Küçük kardeşi Theo tarafından maddi olarak desteklendi ve ikisi yıllarca mektupla yazıştılar. Çoğunlukla natürmortlar ve çalışan köylülerin tasvirlerinden oluşan ilk çalışmalarında daha sonraki eserlerinin ayırt edici niteliği olan canlı renkler görülmez. 1886 yılında taşındığı Paris`te, izlenimci hassasiyete karşı tepki gösteren ve aralarında Émile Bernard ile Paul Gauguin`in de bulunduğu aVangart üyeleriyle tanıştı. Çalışmaları geliştikçe natürmortlara ve yerel manzaralara yeni bir yaklaşım getirdi. Resimlerinde daha parlak renkler kullanmaya başladı ve daha sonra 1888`de Fransa`nın güneyinde kaldığı Arles`da ustalaşacağı kendine özgü bir üslûp geliştirdi. Bu dönemde zeytin ağaçları, selviler, buğday tarlaları ve ayçiçekleri de tuvallerine konu olmaya başladı.
Psikotik epizodlardan ve delüzyonlardan muzdarip olan Van Gogh zihin sağlığından endişe duymasına rağmen fiziksel sağlığını ekseriyetle ihmal etmiş düzgün beslenmemiş ve aşırı alkol almıştır. Gauguin ile arkadaşlığı bir ustura ile yolunu kesmesi ve öfke nöbeti sonucu sol kulağının bir kısmını keserek yaralaması sonucu sona ermiştir. Bir dönem Saint-Rémy`de olmak üzere akıl hastanelerinde kalmıştır. Hastaneden kendi isteğiyle ayrıldıktan sonra Paris yakınlarında Auvers-sur-Oise`da Auberge Ravoux`ya taşındı ve homeopati uygulayan doktor Paul Gachet tarafından tedavi edilmeye başladı. Depresyonu devam etti ve 27 Temmuz 1890`da bir altıpatlarla kendini göğsünden vurdu. İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.
Yaşamı boyunca başarısız olan Van Gogh`a deli gözüyle bakılıyordu. İntiharından sonra şöhret kazanan ressam, halkın imgeleminde tipik yanlış anlaşılmış dahi, "çılgınlık ve yaratıcılığın bir arada olduğu söylemlerini"[2] gösteren bir ressam olarak yer almıştır. Resim üslûbunun ögeleri fovistler ve Alman dışavurumcuları tarafından kullanılmaya başladıktan sonra 20. yüzyılın başlarında ünü artmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda çok yaygın bir eleştirel, ticari ve popüler bir başarı yakalayan Van Gogh sorunlu kişiliğinin romantik, azap çeken sanatçı idealini simgelediği önemli ama hüzünlü bir ressam olarak hatırlanmaktadır.
devam ediyor 10a önce güncellendi
Şans
@asli.jkteam_
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Okulun ilk gününde bir erkek gelip Lina`ya kendini aşık ettirmeye başarmıştır.ama bir sorun var okulun tüm kızlar o erkekten hoşlanmış ve yakın olmaya çalışıyorlardı...
Bakalım Lina erkekle yakın olabilecekmi?veyada diğer kızlar erkeğin kalbine gire bilecekmi?
devam ediyor 1y önce güncellendi
Vicente Van Gogh Günlüğü
@lifeyasun99999
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Üst orta sınıf bir aileye doğan Van Gogh çocukken ciddi, sessiz ve saygılıydı ayrıca resim de yapmaktaydı. Gençliğinde sanat simsarı olarak çalıştı ancak Londra`ya gönderildikten sonra bunalıma girdi. Döndükten sonra Belçika`nın güneyinde Protestant misyoner olarak çalıştı. Sağlığı bozulup yalnızlık içinde yaşadıktan sonra ebeveynlerinin yanına döndü ve 1881 yılında resim yapmaya başladı. Küçük kardeşi Theo tarafından maddi olarak desteklendi ve ikisi yıllarca mektupla yazıştılar. Çoğunlukla natürmortlar ve çalışan köylülerin tasvirlerinden oluşan ilk çalışmalarında daha sonraki eserlerinin ayırt edici niteliği olan canlı renkler görülmez. 1886 yılında taşındığı Paris`te, izlenimci hassasiyete karşı tepki gösteren ve aralarında Émile Bernard ile Paul Gauguin`in de bulunduğu aVangart üyeleriyle tanıştı. Çalışmaları geliştikçe natürmortlara ve yerel manzaralara yeni bir yaklaşım getirdi. Resimlerinde daha parlak renkler kullanmaya başladı ve daha sonra 1888`de Fransa`nın güneyinde kaldığı Arles`da ustalaşacağı kendine özgü bir üslûp geliştirdi. Bu dönemde zeytin ağaçları, selviler, buğday tarlaları ve ayçiçekleri de tuvallerine konu olmaya başladı.
Psikotik epizodlardan ve delüzyonlardan muzdarip olan Van Gogh zihin sağlığından endişe duymasına rağmen fiziksel sağlığını ekseriyetle ihmal etmiş düzgün beslenmemiş ve aşırı alkol almıştır. Gauguin ile arkadaşlığı bir ustura ile yolunu kesmesi ve öfke nöbeti sonucu sol kulağının bir kısmını keserek yaralaması sonucu sona ermiştir. Bir dönem Saint-Rémy`de olmak üzere akıl hastanelerinde kalmıştır. Hastaneden kendi isteğiyle ayrıldıktan sonra Paris yakınlarında Auvers-sur-Oise`da Auberge Ravoux`ya taşındı ve homeopati uygulayan doktor Paul Gachet tarafından tedavi edilmeye başladı. Depresyonu devam etti ve 27 Temmuz 1890`da bir altıpatlarla kendini göğsünden vurdu. İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.
Yaşamı boyunca başarısız olan Van Gogh`a deli gözüyle bakılıyordu. İntiharından sonra şöhret kazanan ressam, halkın imgeleminde tipik yanlış anlaşılmış dahi, "çılgınlık ve yaratıcılığın bir arada olduğu söylemlerini"[2] gösteren bir ressam olarak yer almıştır. Resim üslûbunun ögeleri fovistler ve Alman dışavurumcuları tarafından kullanılmaya başladıktan sonra 20. yüzyılın başlarında ünü artmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda çok yaygın bir eleştirel, ticari ve popüler bir başarı yakalayan Van Gogh sorunlu kişiliğinin romantik, azap çeken sanatçı idealini simgelediği önemli ama hüzünlü bir ressam olarak hatırlanmaktadır.
devam ediyor 8a önce güncellendi
Köstekli Saat
@lilawt
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Dikkatlice inceliyordum. Halime`de benden farksızdı. Diğerlerine nazaran en çok dikkat çekici olan yerdeki saatti. Halime`de yanıma gelip saati yerden aldı. "Ne garip bir saat, eski köstekli saat ama sanki biraz daha teknolojik." dedim.
"Katılıyorum, ama çalışmıyor baksana." diye akrep ve yelkovanı gösterdi. Elimi Halime`nin koluna koyup saati daha yakın inceledim. Halime üstünde ki tuşuna bastığı an zaman durmuş gibi oldu. Sanki etraf yavaşlamış, gök gürüldüyordu. Gözlerimin karardığını ve etrafın sallandığını hissettim.
Halime`ye bile bakamadan dünyam tepetaklak olmuştu. Sonsuz bir karanlığa mahkum olmuştum.
devam ediyor 8a önce güncellendi
TÜRK Mitolojisinde Hayvanlar
@_murekkep.askina
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Türk mitolojisinde hayvanlar, doğaüstü güçlere ve sembolik anlamlara sahip varlıklar olarak önemli bir yer tutar. Özellikle kurt, Türk mitolojisinde önemli bir figürdür ve genellikle rehberlik eden, koruyucu bir rol üstlenir. Bozkurt, Türklerin atası olarak kabul edilir ve birçok destanda yol gösterici bir karakter olarak öne çıkar. Bunun yanı sıra, kartal da gökyüzü ve yer arasındaki bağı temsil eder ve genellikle güç ve özgürlük sembolü olarak görülür. Efsanevi yaratıklardan biri olan ejderha ise hem yıkıcı hem de koruyucu özelliklere sahiptir. Türk mitolojisinde hayvanlar, insanlarla doğa ve ruhlar dünyası arasında köprü görevi görerek, toplulukların inanç sistemlerine ve kültürel kimliklerine derinlemesine yerleşmiştir.
devam ediyor 8a önce güncellendi
Ayazda Uyanış
@saturnsring
Okuma
0
Oy
0
Takip
12
Yorum
0
Bölüm
0
Hayatın rutinine sıkışmış, işyerinde hor görülüp yalnız bırakılan Sare, bir gün yağmurun altında yürürken kendini hiç bilmediği bir dünyanın kapısında bulur.
Rüzgâr başka eser, gökyüzü yabancı bir dilde fısıldar, atların nal sesleri yüreğini titreten bir çağrıya dönüşür.
Burada artık saatler işlemez, kurallar bildiği gibi değildir. "Gök Tengri"nin adı yankılanırken Sare, kim olduğunu ve neden seçildiğini öğrenmek zorundadır.
devam ediyor 11a önce güncellendi
Destan
@mahonuz_34
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Akkız ve Batuga Uluece Vera`nın kötülüklerine rağmen mücadele ederler. Çolpan, Alpagu Han ile eskiden yaşadığı birliktelikten dolayı Uluece`den nefret ediyordur. Günseli Kaya Tegin`e gebe olmadığını söyleyecek midir? Yibek Kadının sonu ne olacak? Alaca`nın sonu yakın mı?
devam ediyor 9a önce güncellendi
Kanadını Arayan Turna
@nur.ek
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Rüyalarının izinde Konya’dan Karadeniz’in dağlarına şifacılık için yürürken kendini bir erin hatunu olarak buldu Turna. Kimsesizdi, yabancıydı. Şimdi ise bir beye hatun, bir evlada ana olması bekleniyordu ondan.
devam ediyor 1y önce güncellendi
SALTANAT İÇİN
@mabella
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
GÜNEŞLİ GÜNLERDEN SARAYIN KARANLIK GÜNLERİNE İNEN BİR HİKAYE, SARAYIN ÜSTÜNDEKİ GÜNEŞ ,CIVIL CIVIL KUŞLAR GİDİYOR .DERİNLİKLERDE ÖLÜM GETİREN SULARIN ÜZERİNDE İNCE BİR İPTE YÜRÜMEYE ÇALIŞAN KÜÇÜK KIZ ÇARESİZ VE YALNIZ .İLK OLARAK HAYATINI KAYBETMEMEK İÇİN SAVAŞIRKEN ŞİMDİ KENDİSİNİ SALTANATI KAZANMAK UĞRUNA SAVAŞIRKEN BULDU. TUZAKLARDAN VE ÖLÜMÜN ARDINDAN KAÇIP GÜÇ VE TAHT İÇİN KOYU BİR KARANLIĞA GİRMEYİ GÖZE ALACAKMI ?
İHANETLER ,SALTANAT, GÜÇ,TAHT...
devam ediyor 1y önce güncellendi
KARA DUL
@gilde10
Okuma
0
Oy
0
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
0
Bunun krallığın iyiliği için olduğunu söylediler. Hep öyle yaparlar, değil mi? Çizmelerimin altındaki çakıl taşları kadar yıpranmış ve pürüzsüz bir cümle, kralların ve fatihlerin dudaklarından fısıldanan bir mantra. Ama "iyi" çetrefilli bir kelimedir, özellikle de savaşın kiri ile yeniden yazıldığında. Dökülen kanın kızıllığı ve yanan evlerin külüyle lekelendiğinde iyi kendi anlamını yitirir.
devam ediyor 9a önce güncellendi
Kırık Sancak
@ahmetbelen
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
"Bir halkın suskunluğundan doğan bir çığlık, aşkın, ihanete ve fedakârlığa dönüştüğü sancılı bir yolculuk... Osmanlı`nın çöküşünden Cumhuriyet`in doğuşuna uzanan bu epik hikâye, doğunun tozlu topraklarında büyüyen Ahmet`in, bir halkın umudu olma mücadelesini anlatıyor. Aşkı Zeynep, ihaneti kaderi, özgürlük ise en büyük hayali. Ahmet`in gözünden bir dönemin kırılma anları, isyanlar, direnişler, dostluklar ve kayıplar bu romanın satırlarında hayat buluyor.
Tarihle duyguların harmanlandığı bu eser, geçmişe bir ağıt, geleceğe ise bir umut çağrısıdır."