
selamm yine benn
özlediniz mi bakimm
sınır:30 oy-40 yorum (geçen sefer ki çok zor doldu ama bu sefer daha hızlı dolar umarımm)
başlama tarihlerinizi alayım
yıldızı parlattıysan başlıyoruum
SUDEDEN
Sabahın ilk ışıklarıyla yerimden kalktım. Başım çatlıyordu ve hiç hareket etmek istemiyordum. Odadan çıktım ve banyoya gittim. Annemler bu akşam balayına gideceklerdi ve biz evde tek kalacaktık.
İşimi bitirip banyodan çıktığımda karşımda uyku sersemi Anıl’ı gördüm.
“Hadi be kızım, ne yaptın bu kadar?” dediğinde cilveyle sırıttım ve bilerek elimi omzuna koyup:
“Sana da günaydın, sevgilim,” dedim.
Gözleri fal taşı gibi açıldı ve hızlıca tuvalete girip suyu açtı.
“Lanet kız,” dediğini duyduğumda sırıttım.
Merdivenleri inerken valizinin yanında duran annemi gördüm. Yanlarına giderken:
“Günaydın, annem,” dedim.
“Günaydın, kuzum.”
Fatih abi görüş açıma girdiğinde:
“Bana günaydın yok mu bakalım?” dedi.
Gülümsedim.
“Sana da günaydın, abi. Ne zaman çıkıyorsunuz?”
“Şimdi valizleri arabaya koyuyoruz, birazdan çıkarız,” dedi.
Anıl’ın aşağı indiğini gördüğümde tüm dikkatim ona kaydı.
“Günaydın,” dedi.
“Günaydın,” diye karşılık verdiğimde bana ters bir bakış attı.
Annemler gittiğinde Anıl’la kahvaltı masasına oturduk.
“Bugün arkadaşlarım sevgilimle tanışmaya gelecekler,” dediğimde öksürmeye başladı.
(yorum yapmayı unutmaa)
“Bana bak kızım,” dedi. “Biz seninle sadece rol icabı sevgiliymişiz gibi davranıyoruz. Bana öyle durup dururken sevgilim falan deme.”
Göz devirdim.
“Niye, heyecanlanıyor musun?” dediğimde bakışları sertleşti.
“Lanet kız.”
“Benim bir adım olduğunu biliyorsun değil mi?” dediğimde kafasını salladı.
“O zaman bana adımla hitap et.”
Cevap vermedi.
“Hadi hızlı ye, daha fotoğraf çekileceğiz,” dediğimde ofladı.
Yemekten sonra Anıl, kum torbasının olduğu odasına girmişti. Oturduğum yerde sıkıntıyla ofladım ve ayağa kalkıp odasının önünde durdum.
Yavaşça kapıyı açtığımda, sert yumruklarını kum torbasına geçiren Anıl’ı gördüm. Kulağında kulaklık olduğu için beni duymuyordu ama ben şu an burada eriyebilirdim.
Vücudu ve saçları terden ıslanmıştı. Esmer saçları alnına dağılmıştı. İstemsizce dudağımı yaladım. Etrafımı saran o büyüleyici kokusu burnuma doluyordu.
Sessiz adımlarla yanına gittim. Elimi ona uzatacağım esnada ani bir refleksle arkasını döndü, elimi tutup kendine çekti.
Gözlerim fal taşı gibi açıldı.
“Ne yapıyorsun?” dedim şaşkınlıkla.
“Asıl sen ne yapıyorsun?” diye sordu. Cevap veremedim.
Ondan yavaşça uzaklaştım ve gülmemek için yanağımın içini dişledim.
“Sevgilimle fotoğraf çekinmeye geldim,” dediğimde boğazını temizledi.
Eldivenlerini çıkarırken:
“Sen bu sevgililik olayına iyi alıştın,” dedi.
“Ne o, yoksa abicilik daha mı güzeldi?” dedim alaycı bir sesle.
(yorum yaptın mıı)
“Hadi, ne çekeceksek çekelim.”
Zaferle gülümsedim.
Aynanın karşısına geçip onu yanıma çektim. Kamerayı açıp ona verdim ve sırtımı aynaya döndüm.
“Bak şimdi, sen ellerini belime saracaksın; ben de boynuna,” dedim.
“Emredersin,” dediğinde kıkırdadım.
“Şimdi yapacağım şey için bana kızmayacaksın, tamam mı?” dediğimde soran gözlerle baktı.
Ellerimi omzuna koydum, zıplayıp bacaklarımı beline sardım. Ani hareketimle donup kalmıştı.
“Tamam, şimdi çekilebiliriz,” dedim safça gülümseyerek.
“Ne yapıyorsun?”
“Sence?”
Bana ayak uydurdu ve ellerini belime sardı. Boynundaki bir elimi çekip telefonumu aldım.
“Yumruklarını sık.”
Kollarını kaldırdı ve yumruklarını sıktı. Birkaç fotoğraf çektikten sonra:
“Oldu,” dedim zaferle gülümseyerek.
“Çok şükür.”
“Ben bunları paylaşıp seni etiketlerim,” dedim.
“Acaba bir şey yapmayı unutuyor olabilir misin?” dedi.
“Ne?”
“Olduğun yerde rahat mısın?”
Yanaklarımın yandığını hissettim.
“Ha… şey…”
Beynim “ne zaman ineceksin?” diye sorarken hareket edemedim.
Kaşları havalandı. “Ney?”
Ellerini belimdeki bacaklarıma koydu.
“Bir şey unuttun bence.”
Gözlerim daha da açıldı.
Ne oluyordu bu aşağılık yerde?
“Şey…” dedim ve bacaklarımı çekip aşağı atladım. Oha, bu ne boydu be? Sanki Everest’ten atladım.
“O zaman ben gideyim,” dedim; ona bakamıyordum.
Kafamı kaldırdığımda dudaklarını birbirine bastırmış, bana bakıyordu. Koşar adımlarla dışarı çıktım, kapıyı kapatıp kendimi odama attım.
Aptal kalbim neden bu kadar hızlı atıyordu peki?
(yorum yapmayı unuttun bence)
ANIL’DAN
Yüzümdeki saçma gülüşle kendimi koltuğa attım.
“Aptal,” diye kendi kendime söylendim.
Utandığında çok tatlı olmuştu. O an aklıma geldiğinde sertçe yutkundum. İçimden “Hayır salak, saçmalama” diye geçirsem de olmuyordu. Bu kız bu kadar yakınımda olmamalıydı.
Odama çıkıp soğuk bir duş aldım. Üzerime siyah eşofman ve beyaz tişört giydim, kendimi yatağa attım. Telefonuma gelen bildirimle dikkatim dağıldı.
Yataktan kalkıp telefonu aldım, tekrar yatağa oturdum. Çektiğimiz fotoğrafı paylaşmış ve beni etiketlemişti.

Sudee_:@Anıl_Selim🤍
Daha birkaç dakika bile olmamıştı ama 150 beğeni almıştı. Oha, bu kız gerçekten tanınıyordu.
Otuz yorum vardı. Merakıma yenik düşüp okudum:
Oha, çok tatlısınız.
Yaa, mutluluklar.
Yakıyorsunuz.
Bir sürü yorum…
Hayır, anlamıyordum. Bu kızın amacı sevgilisinden ayrılmak değil miydi? Niye herkese yaymıştı bunu?
Bu düşüncelerle boğuşurken telefonum çaldı. Arayan Ömer’di.
“Anılım, o fotoğraf ne lan?”
“Birader, çok karışık ya.”
“Bu akşam sizdeyim, her şeyi anlatacaksın.”
“Bu akşam olmaz.”
“Ne demek olmaz, beni reddediyor musun?”
“Sude’nin arkadaşları gelecekmiş, benimle tanışmaya.”
“E tamam işte, ben de tanışırım.”
…
“Aşkın şarabından bilmeden içtim
Sevda yolundan bilmeden geçtim…”
Tam uykuya dalacaktım ki yan odadan Sude’nin şarkı söylemeye başlamasıyla irkildim. Duvara birkaç yumruk vurmama rağmen bana inat daha da bağırdı.
“Sus artık, sus!” diye bağırdım ve ayağa kalktım.
Kapısını açıp içeri girdim.
Yatağın üzerinde bağırarak şarkı söyleyen Sude haddinden fazla güzeldi. Siyah mini bir elbise giymiş, saçlarını açık bırakmıştı.
“Sude.”
Kulağındaki kulaklığı çıkardı. “Ne oldu?”
“Susmak nedir bilmiyor musun?”
Kıkırdadı. “Kusura bakma abicik.”
“Bu arada bizimkiler çıkmış yoldalarmış.” Bana yaklaştı.
“Bu gece senden iyi bir rol bekliyorum.”
Elim istemsizce beline gitti.
“Merak etme, sevgilim. Çok güzel bir ilişkimiz varmış gibi yapacağım.”
“Dikkat et, kendini bana kaptırma,” dedi tırnaklarını ensemde gezdirerek.
Tam konuşacaktım ki zil çaldı.
“E hadi o zaman.” Elimi tutup yürümeye başladı.
(yorum yappp)
Kalbime zarardı bu kız, yemin ederim.
İçeri giren arkadaşlarıyla tek tek selamlaştım. En son içeri giren çocuğu gördüğümde duraksadım. Bekle… Bu Mahir değil miydi?
“Senin ne işin var burada?” dedi Sude.
“Sevgilimin benden ayrılma sebebini merak ettim, o kadar,” dediğinde Sude araya girip:
“Eski,” diye düzeltti.
“Sen benim sevgilim değil, eski sevgilimsin,” dedi nefret dolu bir sesle.
Mahir aldırmadan bana döndü.
“Selam dostum,” dedi.
Sadece bakmakla yetindim. Cevap alamayınca salona doğru yürüdü.
“Sen boş ver onu,” dedi Sude.
Salona girerken yüksek sesle:
“Hoş geldiniz millet,” dedi.
“Gelin, yemeğe geçelim.” Masayı işaret etti.
Herkes masaya doğru ilerlemeye başladı. Doğruyu söylemek gerekirse gerilmiştim. Ne yapmam gerekiyordu? Sude’ye yakın mı davranmalıydım?
“Geçelim,” dedim yanına giderken.
Gülümseyerek yanıma geldi ve koluma girdi. Herkesle birlikte yemek odasına geçtik ve yerlerimize oturduk.
Yemek gayet güzel gidiyordu ama Mahir’in gözlerinin sürekli Sude’de olması beni rahatsız ediyordu.
Herkes sustuğunda Mahir konuya girdi.
“Ee, siz nasıl tanıştınız?” dedi. “Malum, eximin next’ini tanımak isterim.”
Sude onu duymamazlıktan gelirken ben lafa girdim.
“Birazdan daha yakından tanıtırım ben sana.”
“Ama merak ediyorum. Sonuçta benimle sevgiliyken seninle konuşmaya başlamış,” dediğinde atardamarımın attığını hissettim.
Bacağımda Sude’nin elini hissettiğimde gerildim. Sanırım bu tutuş ‘sakin ol’ demekti.
“Mahir, saçmalıyorsun, kes,” dedi Sude.
“Neden Sude, yalan mı?”
Ortamın gerildiğini anlayan biri araya girdi:
“Tamam abi ya, mazinizi baş başa konuşursunuz. Biz şu an keyfimize bakalım.”
“Aynen ya, biraz rahat olun,” diye eklendi biri daha.
Küçük bir sıkıntı vardı: Sude’nin eli bacağımdayken bu kadar rahat olamazdım.
eveett nasıldııı
umarım beğenmişsinizdir
oy verip yorum yaptınız dimiii
ya abi çok zor değil valla bak sadece yıldıza basıp yorum yapıyorsunuz bu kadar basit
neyse
seviliyorsunn 🤍
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |