3. Bölüm

3.BÖLÜM

Maviş
mavissrgt

"Eflin gözünü aç birtanem hadi." Bu sesler neydi böyle?
Başım ve ensemde ki şiddetli ağrı acıdan yüzümü buruşturmama neden olmuştu.

"Kendine geliyor Allahım şükürler olsun."

"Sakin ol Sema teyze iyi birşeyi yok dedim ya." Gözlerimi açtığımda da babam, annem ve İrem'i baş ucumda görünce ilk ne olduğunu anlamadım ama bir kaç saniye sonra olaylar filim şeridi gibi gözümün önünden geçince İrem ile göz göze geldim. Bana sus işareti yapınca ağlamamak için zor tutmuştum kendimi. Gitmişti onu bir kere daha kaybetmiştim. Ve en kötüsü de, onu ölüme bile bile elimden hiç birşey gelmeden göndermiştim. Bana yaptıklarına rağmen nasıl oluyor da ona olan aşkımdan en ufak bir azalma olması gerekirken, bu kalbim onun özlemiyle neden bu kadar çok yanıp tutuşuyordu. Gözlerimin dolmasına engel olmadım ve hıçkırarak ağlamaya başlayınca İrem hemen yanıma oturup bana sıkıca sarıldı.

"Şitt geçti canım ben yanındayım." Diyip bana sarılı olan kolları daha da sıkılaştı.

"Ben sana dedim şu mesleği seçme diye başına gelmeyen kalmadı işte, ya sana birşey olsaydı ben ne yapardım ozman." Annemin titreyen sesi beni kendime getirmişti.

İrem, "Eflin sakin olmalısın annen ve baban zaten çok tedirgin senin korkudan ağladığını sanıyorlar." Dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle, hemen kendimi topladım. Yüzüme hafif bir tebessüm oluşturdum.

Babamın gözlerinde ki korku ve annemin ağlamaktan kızaran gözleri canımı sıkmıştı.
"İyim ben meraktan etmeyin sadece bayılmışım işte." Diyip gülümsememi genişlettim. Babam bana yemedim dercesine bakışları annemin geçemeyen edişesi beni pes ettirmişti.

"Tamam pes ediyorum korktum evet yani kim olsa korkar sonuçta rehin alındık. Ama iyim şuan bir anlık sinir boşalması yaşadım sadece." Diyince bu sefer bu dediğime inanmışlardı.

Babam ve annem aynı anda derin bir nefes verdiler. Ama benim içimde ki acıyı sadece İrem görebiliyordu. O da 'yapma' dercesine bakıyordu bana. Ama elimde olan bir şey değildi bu, ben onu bir günde bulup o gün içerisinde tekrar kaybetmiştim. Sanki bir rüyadan uyanmıştım. Bu güzel mi yoksa koca bir kabus mu işte onu anlayamıyordum. Telefonumun sesiyle annem komidinin üzerinde ki telefonu bana uzatıp, "Abin kafayı yedi il dışında olduğu için gelmesi uzun sürecek gibi yolda şuan biz iyi olduğunu söyledik ama inatla seni kendi gözleriyle görmek istiyor." Dedi buruk bir gülümsemeyle. Abimle her ne kadar kedi köpek gibi birbirimizi yesekte birbirimize verdiğimiz zarar dışında kimse zarar veremezdi bize. Tabi abimin kendini korumasına gerek bile yok savcı olduğu için kimse ona bırak bulaşmayı konuşurken bile on kere düşünüyor. Ama söz konusu ailesi olunca o küçük haline dönüyor hassas ve korumacı oluyor. Hatta çoktan Ateş'in peşine düşmüştür bile. Ama bir iz bulacağını sanmıyorum. Adamı bu zamana kadar tüm Türkiye hatta dünya bile yakalıyamamış bu saatten sonra da yakalayacaklarını sanmıyordum. Aslında bu da bir nevi içimi az da olsa rahatlatıyor en azından hapise girmekten olasılığı çok düşüktü. Ne gibi bir pisliğe bulaştığını bilmiyordum ama insanlığa zarar verecek bir şey olmadığına emindim. Çünkü her ne kadar mafyalığa bulaşmış olsa da masumlara zarar verecek biri değildi.

Telefonu açınca abimin öfkeli sesini duymam bir oldu. Bağırdığı için telefonu kulağımdan uzaklaştırdım.

"Ben sana bu zamana kadar o savunma derslerini kaçırılıp dayak ye diye mi verdim Eflin!" Bu da neydi şimdi?

"Anne bana bu kadar öfkeli olduğunu bilsem açmazdım şu telefonu." Dememle bir bağırma sesiyle daha duyunca korkudan irkildim.

"Bak birde haklıymış gibi konuşuyor. Dua et uzağım oraya az kaldı iki saate oradayım. Kızım sen aklınımı kaçırdın. Kendini çok iyi savunabiliyorken nasıl öylece kurbanlık koyun gibi durursun. Aptaldın hayla da aptalsın o kafayla nasıl doktor oldun hayla aklım almıyor." Ne bu yaa cidden bu çocuk beni deli ediyordu.

"Sağol ya bende iyim ne olsun yeni uyandım işte. Yok abicim hiç endişelenme, aaa yapma sesin titriyor iyim ben ama." Dedim yapmacık bir hüzünle. Bu davranışım annem, babam ve İremi güldürmüştü.

"Bak bak bir de benimle dalga geçiyor."
Öfekesi aslında korkusundandı. O da böyle biriydi işte ama bana böyle davranması sinirimi bozuyordu.

"Abi uzatmanın anlamı yok gayet iyim hatta şimdi işimin başına döneceğim. Bak o kadar iyim işe sende o kadar yolu boşuna gelmeseydin keşke." Dedim cidden iyiydim. Tabi kalbim hariç ona şuan kulaklarımı kapadım. Yosa beni kimse toparlayamaz. İşimi de bu yüzden seviyordum. O kadar yorucu bir meslek ki düşünmeye fırsatım olmuyor. Ve bu bana çok iyi geliyordu.
Abimle bir süre daha konuştuktan sonra telefonu kapadım ve işimin başına döndüm. Çünki annem ve babam bu mesleği bırakmamı ve babamın şirketinin başına geçmemi istiyordu. Tabi abim kendini kurtarıp gitti olan bana oldu.

Polislere verdiğimiz ifadeden sonra sonunda rahat etmiştim. Ama aklımı kurcalayan bir şey vardı bizim yapmadığımıza rağmen kameralar hatta girdiğim ameliyat bilgileri bile silinmiş.Sadece asansöre ani bir şekilde çekildiğim an silinmemiş ve ben kameralar da çok korkmuş gözüküyordum. Cidden o an çok korkmuştum.
Aklıma biri geliyordu ama bu o yarayla ve o anda aklına gelmiş olamaz. Bu kadar da değildir herhalde.
Onu daha fazla düşünmesem iyi olacak yoksa kafayı yememe az kalmıştı.

O günün üzerinden tam bir hafta geçmişti. Abim gelmiş iyi olduğumu gözleriyle gördükten sonra bana baya bir saydırıp biraz daha yanımda kaldıktan sonra eve geçmişti. Bir kaç gün daha kalıp gideceğini söylemişti.Ve bugün sabah geri dönmüştü onu çok seviyordum. Bu kadar uzak olması canımı sıkıyordu. Beynim o kadar doluydu ki ve ben onu kadar düşünce arasından hayla onu düşünmekten kendimi alı koyamıyordum. Acaba yarası nasıl oldu? Kurtulabildi mi ki polislerden? Off beynim düşünmekten patlayacak gibi oluyor içim daralıyor ve nefes alamıyorum. Sanki göğüsümde koca bir öküz oturmuş gibiydi. Hastalarım bittikten sonra kendimi oturduğum koltuktan geriye attım. Giydiğim v yakalı tişört bile benim boğazımı sıkıyor gibiydi. Elim boğazıma gitti nefesim git gide daralmaya başladığını anlayınca yerimden kalkıp pencereyi açmak için o tarafa gittim. Hızlıca pencereyi açıp başımı dışarı çıkardım. Derin derin nefesler almaya başladım. Elim boğazıma gitti. Tişörtümün yakasını çekiştirip nefes alamaya çalıştım. Gözlerimi kapayıp derin derin nefesler almaya devam ettim.
"Sakin ol Eflin sadece panik atak geçiriyorsun geçecek sakin ol. Evet bu aralar çoğaldı bu lanet olası ataklar ama sebebini biliyorsun bu da geçecek dayan." Kendi kendime telkinler verip kendimi rahatlatmaya çalışıyordum.
Gözlerimi açıp dikkatimi başka şeylere odaklamaya çalıştım. Hastanenin dördüncü katındaydım ve burada manzara çok güzeldi. Gözlerimle etrafa bakarken dikkatimi o siyah araba çekmişi. Evet bu o gece gelen arabalardan biriydi. Daha dikkatli baktığımda ise bana bakan kişiyle kaskatı kesildim. Evet oydu arabanın içinde camı açık bir şekilde benim olduğum tarafa bakıyordu. Nefesim kesildi. Oydu evet oydu. Bana öyle bir bakıyordu ki bir an kendimi onun düşmanı sanmıştım. Bu bakışının anlamı neydi. Kaşlarını çatmış bana düz bir ifadeyle bakıyordu. Bir anda odanın kapısı çalındığında dikkatim çalan kapıya kaymıştı. "Gel." Komutuyla kapıdan içeri giren bir adam elinde menekşke çiçeğiyle yanıma gelince kanım çekilmişti. "Eflin hanım bu çicekler size." Diyip ben daha birşey demeden çiçekleri masama koyup hızlıca odadan çıktı. Hızlıca masaya gidip mor menekşelere dokundum. Yine çok güzellerdi. Arasında ki notu görünce heyecandan kalbimin durmasına ramak kalmıştı.
Hemen notu alıp pencere kenarına geri gittim. Oradaydı hayla oradaydı bana elimde ki notu işaret edince hemen notu açtım.

"Benim için yaptıkların karşılığında da ufak bir teşekkür hediyesi doktor. Benim için bir daha asla kendini tehlikeye atmanı istemiyorum. Bu arada panik atağın için de çiçekleri tavsiye ederim. Odan da hiç çiçek yok bu da benden sana ilk çeçeğin olsun. Senin panik atağına çiçekler çok iyi geliyor. Nerden bildiğimi soracak olursan. Kuşlar söyledi. Yanlış anlama olmasın diye söylüyorum. Beni sapık biri sanmanı istemem."

Okuduklarımla yüzümde istemsizce bir gülümseme oluştu. Hayla benimle oyun oynuyordu. Bakışlarım arabaya döndüğünde hayla oradaydı ve beni izliyordu. Camdan ayrılıp masanın üzerinde ki çiçeği alıp onun görebileceği bir şekilde cam kenarına koydum. Bu yaptığım onun gülümsemesine neden olmuştu. Evet onu yıllar sonra ilk defa içten bir şekilde gülerken görüyordum. Bana göz kırpıp arabanın camını kapatıp hızla uzaklaştı.

İyiydi o iyiydi, beni hatırlıyor bu çiçekle bunu kanıtlamış oldu. Ne kadar onun arkasından baktım bilmiyorum ama telefonumun zil sesiyle kendime gelmiştim.
Arayan İrem'di. Telefonu açıp kulağıma götürdüm.

"Efendim canım." Dedim yerime oturarak.
"Nerdesin kız sen kaç saat oldu ağaç oldum burada. Hani yemeğe gidiyorduk?" Dedi sinirli sesi beni kendime getirdi. Tabi yaa onunla iş çıkışı yeni açılan lokantaya gidecektik. Ve beni otoparkta beklediğine eminim.

"Ayy ben onu unuttum hemen geliyorum canım arkadaşım. Şimdi çıktım asansöre biniyorum." Hızlıca çantamı alıp odadan koşarak çıktım.

"Yaa kesin öyledir. İyicemen Leyla oldun başıma sen. Ne yapacam seninle ben hiç bilmiyorum. Eflin iki dakikan var yoksa benden çekeceğin var demedi deme. Ben lokantaya geçiyorum yoruldum seni beklemekten ve çok açım ne bu yaa bana yapılırmı bu, bu topuklularla ayaklarım koptu seni beklemekten." Diyip benim konuşmama izin vermeden telefonu suratıma kapattı.

Bu da iyicemen sevgilim gibi oldu valla ilişkinin erkeği ben kızı da o gibi. Oflayarak yangın merdivenine koştum. Dediğini yapan bir deliydi çünkü yemek boyunca konuşup o yemeği burnumdan getireceğine emindim. Ama bende haklıydım Ateş'i gördükten sonra aklım beni terk etmişti. Bunu hemen İrem'e söylemem gerekiyordu.


Lokanta hastanenin karşısında olduğu için oraya gitmem uzun sürmemişti. İrem çoktan masayı donatmış beni bekliyordu. Beni görünce nihayet dercesine bakıp oflamıştı. Masaya geçip oturunca tam konuşacakken onu elimle bir dakika dercesine susturdum. Konuşmak için ağzını açmıştı ki benim işaretimle açık olan ağzı geri kapandı.

"Sana anlatacaklarım var neler oldu bir bilsen." Dedim heyecanlı çıkan sesim onu şaşırmakla kalmamış benim o geceden sonra hiç gülmeyen asık yüz ifadem dışında ilk defa yüzümde heyecan gören İrem çıt çıkarmadan benim söyleyeceklerimi bekliyordu.
Derin bir nefes alıp bugün olanları baştan sona tek bir anını atlamadan anlatmaya başladım. İrem, ağzımdan çıkan her kelimeyle daha da şaşırıyor gözleri fal taşı gibi açılıyordu. Özellikle karanfil olayı onu dumura uğratmıştı. Çünkü o da benim gibi beklemiyordu. Anlattıklarım bittikten sonra kısa bir süre öylece bana baka kaldı.

"Ohaa Eflin ciddimisin sen? Lan bu adam ne tür bir cins bir anı bir anına uymuyor. Seninle oyun oynuyor resmen senin aklını karıştırmak istiyor. Evet evet tam bir narsist birinin yapacağı bir iş." İşte bunu demesini beklemiyordum. Aşırı ciddiydi ve mesleği gereği sorgulayıcıydı. İrem psikolgdu ve dedikleri beni ister istemez ürkütmüştü.

"Ne alakası var İrem alt tarafı ona yardım ettiğim için teşekkür çiçeği göndermiş ne var bunda. Sen fazla paranoyak yaklaşıyorsun bence." Dedim.

"Eflin saçmalama adam mafya ve böyle insanların önceliği kendisi ve gücüdür. Sonra diger seçenekler gelir ama aşk onlar için en son seçenek bile değildir çünki aşk onlar için güçsüzlük belirtisidir. Ve ayrıca o adamda kalp yok neden kendini kandırıyorsun yada dur." Dedi ve gözlerime sorgulayıcı bir şekilde bir kaç saniye baktı. Bu ister istemez beni germişti. "Neden onun oyununa bile bile kanmayı tercih ettin. Eflin o adam seni çok yıpratır yapma kardeşim. Amacı ne bilmiyorum ama ne yapmak istiyorsa bunu başarıyor ve sen buna izin veriyorsun hemde onun amacını bile bile." Bana yalvarırcasına bakması beni dumura uğratmıştı. Böyle bir tepki beklemiyordum.

Hayır ben onun ne yapmak istediğini gözlerinden anlardım. O bunları içinden geldiği için yapmıştı İrem onu görmemişti bana bakışını o gülüşünü benim anladıklarımla ve o gün olanları göz önüne bulundurarak bunları söylüyordu. Ama bunu gelde ona anlat. Konuyu kapatsam iyi olacaktı.

"Her neyse boş ver olan oldu bir daha da göreceğimi sanmıyorum." Dedim bana sen iflah olmazsın dercesine bakıp başını iki yana salladı. Şuan benim mutluluğumu kimse bozamazdı. Evet haklı olabilir ama bu yıllar sonra onu görmemin ve bana çiçek göndermesinin hemde bizim simgemiz olan çiçeği göndermesinin mutluluğunu yaşmak istiyordum. Evet biraz saplantılı biriydim ama benim kimseye zararım yoktu uzaktan sevmek suç değildi ya.

İrem diyeceğini demişti ve ben ifla olmamıştım. Beni ikna etmeye çalışsada ben konuyu hep kapatmayı başarmıştım.
En sonunda pes edip o da susmayı tercih edince derin bir nefes alıp verdim.

Yemeklerimizi yedikten sonra hesabı ödedik ve lokantadan çıktık. Tam bir kaç adım atmıştık ki lacivert bir cip önümüzde durunca adımlarımız durmuştu.

Arka cam açılınca tanımadığım bir yüz bize elinde ki kağıdı uzattı.

"Merhaba acaba şu adrese nasıl gidebilirim bulamadım ben buralı değilim. Yardımcı olurmusunuz?" Diyince sevecen bir sesle, "tabi bakayım adrese." Diyip elinde ki kağıdı tam alacakken İremin telefonu çalınca dikkatim İrem'e kaydı. İrem, "bu önemli hemen geliyorum." diyip benden uzaklaşınca bende elimde ki kağıda döndüm. Ama kağıt boştu şaşkınca adama dönünce bana doğrultulmuş silahı görünce elimde ki kağıt yere düşmüş bir adım gerilemiştim. Tam o esnada sırtımda hissetiğim silahla tüm bedenim kasılmıştı. Korkudan hızlanan nabzım ve kocaman açılan gözlerle bana sırıtan adama bakıyordum.

"Sesini çıkardığın an önce burada olan herkesi sonra da seni öldürürüm bin hemen arabaya." Dedi arkamda olan adam. Gözlerim İreme kayınca bir kaç adım ileride bana arkası dönük bir şekilde telefonla konuşuyordu.

"Siz kimsiniz ne istiyorsunuz benden?" Dedim dolan gözlerime engel olamadım.

"Seninle ufak bir işimiz var eğer söz dinlersen canını fazla yakmayız ama eğer yok ben inat edeceğim dersen orasına karışmayız. Bin hemen arabaya o yüzden." Arkamda ki adam kapıyı açınca korkudan yutkunamadım bile. Çevreme baktım ama bu tarafa bakan kimse yoktu. Bağırsam bile bunların dediklerini yapacağına emindim. Arabaya bindiğim an kapı hızla kapandı. İrem, "Eflin nereye?" Diye bağırdığı an açık olan pencereden kafamı uzatıp bağırdım. "Yardım et kaçırıyorlar be-" kelimemin yarıda kalması ve ensemde hissettiğim keskin bir acı ve kocaman bir karanlık...

🥀💫❤️‍🩹

Veee bölüm sonuuu...

Nasıl buldunuz bölümü arkadaşlar. Ben çok severek ve içime sinerek yazdım.

Öyle ve yorumlarınızı eksik etmeyin canlarım. Benim için önemli. Ve sizin varlığınızı hissettiriyor. Bu benim için tarifi olmayan bir mutluluk. ❤️💋🦋

Yeni bölümde görüşmek üzere💗💞🌸

SEVİLİYORSUNUZ...🌼❤️‍🔥💝

Bölüm : 28.08.2025 19:26 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...