
Alfa omega'nın dediği şey ile sırıtmıştı ve eline omega'nın beline sarmıştı.
Omega bu ani hareketle gözleri büyüse de pek ses çıkarmadı ve arkada oturan betaya döndü.
"Alfaların sürtüğü olmak hoşuna gidiyor demekki"
Omega'nın dediği ani şey ile arkadaki betanın kaşları çatıldı.
"Ne dedin sen seni küçük!"
"Hey hey sakin olun neredeyse geldik."
Changbinin dediği şey ile jisung sırıttı.
Minho'nun kucagına daha çok yerleşip sırtını alfanın göğsüne yasladı.
Birkaç dakika sonra sonunda okula gelmişlerdi.
Hepsi arabadan teker teker yavaş yavaş indikten sonra alfa omega'ya döndü
"Senin sorunun ne pamuk şeker?"
"Hiç, hak edene hak ettiği gibi davranacaksın"
Minho sırıttı ve jisung'un saçlarını elleri ile karıştırdı
"Vay bu havalı lafları senden duymak garip geldi"
"Nedenmiş?"
"Bak iki parça laf ettin diye kendini önemli biri gibi sanma"
Minho parmağını jisung'a salladıktan sonra arkasını döndü.
Kafasını hafif bir şekilde yana döndürdü.
"Partide çok benden uzak olma insanlar anlamasın eş olmadığımızı"
"Hm hm aynen"
Omega sinirli bir şekilde ayağını yere vurduktan sonra etrafına bakındı.
Yan tarafta kavga eden changbin ve seungminin ikilisini görünce gülümsedi ve oraya doğru yürümeye başladı.
"Bana bak SEO senin o saçını tutar bir güzelliği var sonra senin kel kalana sebep olurum bakalım karizman eskisi gibi olur mu?"
"Çok konuşuyorsun Omega peki bana senin o susmayan ağzını bir yolla sustursam ne olur?"
"Bok surat"
Seungmin sevimli bir şekilde geldikten sonra ona doğru yürüyen omega'yı gördükten sonra sırıttı.
"JİS"
jisung gülümser bir şekilde yanına gelen omegaya sarıldı.
"Bugün çok güzel olmuşşun seung"
"Onu fark ettim sabahtan beri gözünü benden ayırmıyor seo"
Jisung arkalarında kalan ve arkadaşları ile sohbet eden changbine baktı.
Arkadaşlarıyla konuşuyor bir yandan da hafif hafif onlara bakıyordu ve seungmini ara sıra süzüyordu.
Jisung güldü.
"Ben de karşımda senin gibi tatlı ve güzel bir Omega görsem gözlerimi ayıramazdım"
Seungmin gülümsedi.
"Sen de çok tatlı olmuşsun ama....."
Seungmin jisung'u sözlükten sonra suratı hafif hafif buruştu.
"Emin misin bunu gineceğinden"
"Evet neden ki?"
"Bunu daha çok yaşlı omegalar giyer"
"Hadi ama abartma neresi kötü"
"Şaka mısın sen jisung? Kim uzun kırmızı üzerinde papatyalar olan bir elbiseye bakar?"
"Ben"
Seungmin ellerini alnına vurdu.
"Sen bu kafa ile çok kandırılırsın"
"Kes bee"
"Ama ciddi söylüyorum böyle sana ne yakışır tam olarak biliyor musun?"
"Ne yakışır"
Seungmin gözlerine birazcık karşısındaki omega'da gezdirdikten sonra omega'nın gözlerine baktı.
"Böyle mini bir etek üzerinde güzel bir deri ceket seni çok seksi gösterir"
"Ya bir git ya ben öyle şeyleri pek sevmem"
Seungmin üzgün bir surat ifadesi ile ofladı.
"Neyse hadi gel beraber içeriye girelim"
"Tamam gel"
Beraber içeriye girmişlerdi.
-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-
Herkes oradan oraya eğlenirken araya giren soobin bağırdı.
"ARKADAŞLAR HADİ GELİN HEPİMİZ DOĞRULUK MU CESARETLİK Mİ OYNAYALIM"
herkes ortada toplanıp yuvarlak oluşturdu.
"Hadi ama DC çok sıkıcı olur başka bir oyun oynayalım"
"Hmm ne oynayalım"
"Buldum!"
Herkes Chan'a döndü.
"Şey oyunu var ya hani mesela herkes bir elini kaldırıyor birisi bir şey söylüyor onu yapanlar parmaklarını indiriyor ve onun üzerine bir bardak viski içiyor tüm parmakları inenler kaybeder."
"Oynamak isteyen!"
Çoğu kişi onaylar bir mırıltı çıkardıktan sonra herkesin önüne bir bardak viski getirildi.
Hoseok konuştu.
"O zaman ben başlıyorum aranızda First kissini verenler bir parmak indirsin"
Çoğu kişi parmağını indirirken jisung'un gözleri minho'ya kaydı.
Tabiki indirmişti bu zamana kadar kim bilir kaç kişi öpmüştü.
Seungmin yanında parmağını indirmeyen jisung'a döndü.
"Hey neden parmağını indirmiyorsun"
"Ben kimseyi öpmedimki"
"Aynen minho'yla sizi bastığım gün"
"HA DOĞRU"
Omega onaylar bir tavırla başını salladı.
Ve bir parmağını aşağı indirdi.
Ama bu o partinin daha başlangıcıydı
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |