
Jisung kantinde jeongin,ve seungmin ile oturuyordu.
Gözleri şuan gözlerinin önünde flörtleşen Felix ve hyunjin deydi.
"Abi felixsin şansına bak ya"
Seungminin dediği şey ile ikiside seungmine döndü.
Jeongin "nedenki?" Dedi.
"Abi tam mecnununu bulmuş abi ben hala ortada kalmış Leyla gibiyim"
Jeongin sırıtarak ona döndü.
"Aman sana illa Mecnun mu lazım sana şöyle güzel bir Romeo muluruz biz"
Seungmin sırıttı ve biraz ilerideki alfa grubuna bakarak sırıttı.
"Ne Mecnun ne Romeo benim gözüm seo changbinde"
Gözleri sonunda changbini bulduğunda changbin ile göz göze geldiler.
Seungmin ona sınırlı bir şekilde bakıp elini kaldırdı.
Changbin onun ne yapılacağını beklerken o eli ile ona orta parmak çekti ve önüne döndü.
Jisung hafifçe gülümsedi.
"Sizin ilişkinizi hala anlamış değilim"
Elindeki sıcak kahveyi ağzına götürdüğü gibi geri tükürdü.
"Jisung! İyi misin?"
Jisung daha dün sigara yüzünden yara olmuş dilinin verdiği acı ile gözleri doldu.
"Dilim"
"Ne oldu diline?"
"Ah dün yanlişikla kaynar bir yemeği hemen ağzıma atınca ağzımda yara olmuştu şimdi sıcak bir şey içince..."
"Haaa tamam anladım "
Seungmin ve jisung jeongine döndü.
"Kesin minho bir bok yaptı buda söylemeye utanıyor"
Seungminin gözleri jisung'a döndü.
"Jisung?"
Jisung derin bir nefes aldı
"Minho dün sigarasını ağzımda söndürdü"
"NE!"
Seungminin sesi ile kantindeki herkes ona dönmüştü.
"Seungmin tamam sakin"
"Ne demek sakin! Nerde o orospu çocuğu!"
Gözlerini kantinde gezdirdi seungmin.
Gözleri sonunda yanda umursamaz bir şekilde yeonjun ile sohbet eden minho'ya çarpınca sinirle ayağa kalktı.
Hızlı adımlarla ilerledi ve minhonun tam önünde durdu.
Minho ona sorgular bir şekilde bakarken seungmin onun yakasından tuttu.
"Sen hangi hakla benim arkadaşımın canını yakarsın pis alfa!!"
"Ne?"
Minho ellerini teslim olmuş bir şekilde ellerini kaldırdı.
"İnsanların özel hayatına karışmak ne zamandan beri etik bir haraket kim seungmin "
"ULAN ÖZEL HAYAT INI SİKİM NE YAPTIN ARKADAŞIMA"
"istemese yapmazdım kendisi çıkardı dilini"
Seungmin çıldırmış bir şekilde konuştu.
"Hah! Birde hala kendini mi savunuyorsun iğrenç yaratık!"
Seungmin bir an durdu.
Kollarını biri tutmuş ve arkasınada birleştirmişti.
"Hop hop asabi seungmin arkadaşıma bağırıcak kadar seni sinir edicek ve böyle cesaret verebilecek olay ne?"
Seungmin sinirle arkasında olan changbine baktı.
"Bu herif arkadaşımın dilinde sigara söndürmüş!"
"Ee ne olmuş bunda? Arkadaşının dua etmesi lazım... Lakin bir ara birinin gözü ilede söndürmüşlüğü var"
Seungmin hayretle changbine baktı.
"Siz alfalar toplucana iğrenç siniz!"
Seungmin sinirle changbinde kurtulmuş ve arkadaşlarının yanına gitmişti.
Şansa bak ki arkadaşlarının yanında bir tane davetsiz misafir vardı.
Seungmin sinirle bağırdı.
"Hyunjin eğer buradan gitmezsen sen ve o alfaları kimseyi dinlemeden sikicem! Ve size büyü yapıcam!"
"Biliyor büyü yapmayı!"
Hyunjin felixin arkasına geçerek bağırdığında jeongin kıkırdadı.
"Sakin ol seungmin Felix hyunjini getirdi."
"Ne yani o alfanın sana ilk iyi davranıp sonra senin ilgini çekip sonra akşam yatağında hyunjin hyunjin diye bağıra bağıra ağlamanı sağlayıp sonra seni terk edip seni kullanıp sonra minho'ya söyleyip ona 0801 kartını almasını sağladıktan sonra onu herkese rezil edip ve onu sanki bir fahişe gibi ortada bıraktıktak sonra sen depresyona girip okulu bırakıp dilencilik yaptığında seni yaşlı bir alfa ile evlendirdiktem sonra hayatının sonuna kadar mutsuz yasamanı istiyor!!!"
Herkes seungmine şok ile bakıyordu.
"Aklımda böyle bir plan yoktu..."
Hyunjin şok ile konuşunca seungmin ona döndü.
"Sana güvenmiyorum yılan gibisin tsssssss"
Elleri ile yaptığı garip haraketle hyunjin felixse döndü.
"Tamam benim gitmem lazım sonra konuşalım"
Hyunjin oradan kalkıp uzaklaştıktan sonra Felix heyecanla ellerini çırptı.
"Bana sonra konuşalım dediii"
Jeongin ellerini kafasına vurduktan sonra derin bir nefes aldı"
"Gerçekten hepinizde Qu düşüklüğü var"
"Hey ben ne yaptım"
Jisung'un sitemi ile jeongin ona döndü.
"Allah aşkına jisung minho götünü ver dese ayaklarını götüne bura vura verirsin"
"Ya ne alaka be!"
-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-
"Hey minho "
"Ne var?"
"Birlikte oyun oynamak ister misin?"
"Kalsın"
"Ya lütfen lütfen lütfen lütfen gerçekten tek oynamak o kadar sıkıcı ki bazen hayali arkadaşlarımla oynadığımı düşünüyorum"
"O zaman hayali arkadaşlarınla oynamaya devam et"
Jisung minho'nun tam karşısında durdu.
Suratını sevimli olduğunu düşündüğü bir ifade yaptı.
"Şu bokuma benzeyen suratını çek yoksa şuraya kusucam"
"Ne?"
"Duydun işte şimdi siktir git"
Jisung gerçekten kırılmıştı.
Küçük adımlarla tuvalete ilerledi.
Aynanın karşısına geçti.
Suratında bir kaç çikolata ve çamur izi vardı ne olmuştu bunda.
Evet jisung pis bir omegaydı bazen bir hafta bile banyo yapmadığı oluyordu ve şuan bok gibi kokuyordu.
Banyo yapmaktan çocukluğundan beri nefret ederdi.
Elinde olsa asla banyoya bile girmezdi.
"Harbi boka benziyor muşum"
Sonra geri odaya döndü.
Sonra hiç bir şey demeden dolabından bir kaç parça pijama ve ilk çamaşır alıp geri banyoya döndü.
-_-_-_-_-_-__-_-_--_
"Hey jisung banyonun deliğine mi düstün amına iki saattir çıkmadın"
"Sus!"
"Hadi ama tuvaletim var aç kapıyı"
"İki dakika sabret o zaman"
jisung suratına yaptığı maskeyi çıkarmış dudağına nemlendiricisini sürüyordu.
Sonra aynaya bakıp gülümsedi.
Şimdi daha iyi görünüyordu
Kapıyı yavaşça açtı.
Kapının önünde duran minho jisung'u gelişi güzel süzdü.
"Senin tenin bok rengi degilmiydi? Süt beyazına dönmüşsün"
"Sen benimle konusma"
Jisung arkasına dönüp sınırlı bir şekilde iler leriken minho ona hayretle baktı.
"Trip mi yedim az önce?"
Sonra banyoya girdi.
Aldığı feremon kokusu ile derin bir nefes aldı.
"Ah siktir..."
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |