
"shhh sakin ol nerden çıktı bu ?"
Seungmin sinirle changbine baktı.
Şuan okulun içindelerdi.
Herkes olayı unutmuş ve partiye devam ediyordu.
Omega kız son anda seungminin elinden kurtulmuş ve oradan uzaklaşmıştı.
Seungmin, changbin ve jisung ise şuan onunla beraber hemşirenin yanındaydı.
"Seungmin baksana ne hale geldin ellerin yara bere içinde"
"Umrumda değil o iğrenç kız benim sinirlerim çok bozudu"
Changbin seungminin ellerini tuttu.
"Şu ellerin haline bak kim bilir ne kadar acımıştır geri zekalı"
Seungmin ellerini çekti changbinden
"Sana ne hem sen orada beni korusaydın ben bunları yapmayacaktım"
Jisung'un gözleri önündeki alfa ve omega'nın arasında gidip geliyordu.
"Ben en iyisi çıkıyim siz rahatçana konuşursunuz"
"Hey du-"
Jisung, seungmin'i dinlemeden çıktıktan sonra seungmin sinirle changbine baktı.
"Ne bakıyorsun"
"Güzelliğine"
_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-
Jisung odadan çıktı ve aşşağı Kara geri indi.
Herkes yeniden eğlenceye başlamış kimileri içiyor kimileri dans ediyordu.
Ama arka taraftan gelen çığlık ve gülüşmesesleri ile jisung merakla o tarafa doğru ilerledi.
Herkes o tarafa doğru bakıyordu.
Jisung çoğu kişi ittirerek tam ortada olan kavgayı görmeye çalışıyordu.
"Lanet boy! göremiyorum"
En sonunda gördüğü jeongin ile koşarak onun yanına gitti.
Jeonginnin baktığı tarafa baktığında gözleri büyüdü.
Minho bir çocuğun üzerine çıkmış çocuğu yumrukluyor bir taraftan çocuğun kafasına yerde duran cam içki şişelerini vuruyordu.
Şok ile ona bakarken yanda çocuğu videoya alan hyunjine baktı.
"Hay Felix nerede?"
Yere akan kanları görünce gözleri daha çok büyüdü.
"Yapmayın!"
Ne kadar bağırsa da onun sesini kimse duymuyordu.
Herkes birazdan tezahürat yapıyor bazıları korku içinde ortada kanlı duran çocuğa bakıyordu.
Jisung'un aklına görevliyi çağırmak geldi ve koşarak görevlinin olduğu odaya koşmaya başladı.
Birkaç adım sonra sonunda görevlinin kapısının önüne gelmişti.
Derin bir nefes aldı ondan sonra kapıyı hafif çene tıkladı.
"Kim?"
"Efendim girebilir miyim içeriye bir şey söylemem lazım"
"Gir"
Jisung kapıyı yavaşça açtı içeri girip kapıya ne olur ne olmaz diye geriden kapattı.
"Söyle "
"Abi şu parti alanında bir kavga var"
"Ah küçük veletler"
Adam derin bir nefes aldıktan sonra sandalyesinden kalktı ve elindeki çikolatayı geri yerine bıraktı.
"Hiç akıllanmıyorlar cidden"
İç çeke çeke ondan yürümeye başladı, jisung ise onun arkasından ilerliyordu.
Adam sonunda parti alanına geldi ve tam kavganın önünde durdu.
Çoğu öğrenci görevliyi gördüğü gibi yana çekilmiş ve tam ortada dayak yiyen çocuk onu döven minho'yu adamın görüş alanına soktular.
"Hey!"
Gelen ses ile her yer sessizleşmişti.
Minho bunu fark etmiş olacak ki kafasını yavaş yana kaldırdı ve ona doğru sinirli bir şekilde bakan görevliyle göz göze geldi.
Sırıttı.
"Sorun ne abi git işine görmüyor musun burada bir şey halletmeye çalışıyoruz"
"Ayrılın çabuk! Minho senin babanla konuşma vakti geldi."
Minho derin bir iç çekti.
"Konuş abi sana konuşma diyen mi var "
Sonra minho durdu.
Görevlinin yanında ona korkak bir şekilde bakan Omega ile göz göze geldi.
"Hem abi sana kim söyledi kavga olduğunu"
"Bu dan sanane ailen yarın okula gelicek"
"Tamam benim için sıkıntı yok şimdi git"
Adam derin bir nefes aldı.
Elbette minho'nun babasını aramayacaktı biliyordu ki onun babası bu okula çok büyük bağışlar yapıyor.
Adam sessiz bir şekilde oradan uzaklaştı.
Minho'nun gözleri jisung'a döndü.
"Jisung? Sen kimi şikayet ettiğini biliyor musun?"
"Ben mi?"
"Burada senden başka jisung yok"
"Hayır hayır bilmiyorum kim şikayet etti"
"Tamam o zaman"
Minho omega'nın tam yanına gelip önünde durdu.
"Zaten akşam oldu hadi gidelim artık"
"Bencede"
Jisung şuan minhodan çok pis bir şekilde korkuyordu.
Daha birkaç dakika önce karşısındaki çocuğa paramparça etmişti resmen.
Minho kolunu omega'nın omzuna koydu.
"Hadi ben gidiyorum size iyi eğlenceler"
Minho'nun yanına koşan beta kız ile jisung'un gözleri ona döndü.
Bu oydu.
O gün okulda onu tehdit eden kız.
Jisung rahatsizca kıpırdandı.
Minho betayı gelişi güzel süzdü.
"Minho hani akşama kadar kalacaktın neden bu kadar erken çıkıyorsun?"
"Sanane sana mı sorcak"
Minho'nun kafası şaşkınlıkla kolunun altındaki omegaya gitti.
"Ne dedin sen"
Jisung dediği şeyin yeni farkında olacakki bir şey demedi.
Minho sırıtarak betaya döndü.
"Yunhe şuan kendimi kötü hissediyorum ondan gidiyorum"
"Yanında şu fahişeyidemi götürüceksin"
Jisung başını kaldırdı.
"NE DEDİN SEN"
minho sakin bir şekilde omega'nın kulağını eğildi.
"Sakin ol bir tane daha seungmin vakası görücek halim yok"
Minho betaya döndü.
"Bunu da nereden çıkarttın?"
"Sence bir omeganın başka bir işlevi olabilir mi?"
"Biliyorsun omegalarla ilgim yok ayrıca birini kullanıcak olsaydım"
Minho kızı saçını kulağının arkasına aldı.
"O sen olursun"
Jisung rahatsizca kıpırdandı.
Minho en sonunda ona şok ile bakan kızdan gözlerini çekip jisung'a döndü.
"Gidelim mi?"
Jisung cevap vermeden minho'nun kolunun altından çıktı ve önden yürümeye başladı.
Minho sırıttı.
"Aptal omega sence bu saatte otobüs olur mu?"
Jisung'un aklına gelen şey ile kendine küfür etti.
"Ah siktir nasıl gidicem şimdi eve"
Mecburen yürüyerek gitmesi lazımdı.
Sonunda yürümeye başladı.
Aklından bir kaç soru geçiyordu.
Az önce ne olmuştu? Alfayı mı kıskanmıştı.
Sonra kendine tokat attı.
"Hayır böyle bir gerizekalılık yapmış olamam"
Aklına o beta kıza söylediği şeyler geliyordu ve sinirleri giddikçe bozuluyor du.
"Aptal betalar hepsinden nefret ediyorum"
"Neymiş fahişeymiş hah! Sen kimsin de bana böyle hitap edebiliyorsun ya kimsin sen!"
Jisung sinirle konuşuyordu.
"Peki minho! O boklu beta ya dediği şeylere bak ya gerizekalı!"
Ayaklarını yere vura vura ilerliyordu.
"Onda olan bende olmayan ne var!"
Üşümeye başladığı için ellerini kolları ile birleştirerek ilerlemeye devam etti.
"Kendine aşık edip neden beni bok gibi ortada bırakıyorsun!"
Sinirle yürümeye devam etti.
Bu sefer içinden sovmeye başlamıştı.
Hava aşırı soğuktu ve bunu aşırı geliyordu.
Etraftan gelen köpek havlama sesleri onu aşırı korkutuyor ve daha hızlı yürümesine sebep oluyordu.
Bir yerden sonra derin bir nefes aldı.
Araca burada taksi varmıdır.
Düşüncelerinin arasında yanında duran araba ile oraya doğru döndü.
minho'nun arabası olduğunu anlayıp göz devirdi ve arkasını dönüp yürümeye başladı.
"Hey jisung"
Onu takmamaya çalışırken kolundan tutulması ile sinirle konuştu.
"Bırak beni"
"Hey buz gibi olmuşsun dur"
Minho paltosunu çıkarttı ve omega'nın omuzlarına yerleştirdi.
Jisung gelen sıcaklık ile durdu.
Minhoya döndü.
"Gitsene betanin yanına"
"Hey sakin ol neden böyle huysuzlaştın sen?"
jisung konuşmadı.
"Hadi gel arabaya binelim hem içerde felixde var"
"O ne alaka"
"Hyunjin istedi gelmesini"
Jisung başını salladı.
İkisi de yavaşça arabaya doğru yürüdü.
Minho jisung için araba kapısını açtı.
"Matmazel"
Jisung göz devirdi.
Ve arabaya bindi.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |