
"ne yaptın, ne yaptın!"
Seungmin kafasını dizilerinden çıkartıp felixse baktı.
"Ah kaç kere tekrarlayacağım"
"Seungmin yaptığın şey normal bir şey mi?"
"Değil! Lanet olsunkide değil!"
Seungmin'in gözleri jisung'a döndü.
"Hepsi jisung'un suçu beni orada changbin ile tek bırakan o"
"Ben mi!?"
Jisung şok ile gözlerini büyüttü.
"Şuan changbini öpmenin sorumlusu ben mi oldum"
Seungmin sinirli bir şekilde kafasını salladı.
"Evet, sen bizi odada tek bıraktın ya bok"
"Hah olaya gel"
Jisung sinirli bir şekilde konuştu.
"E jisung minho ve senden naber?"
"Hiç Felix dünden sonra sabah tek kelime etmeden okula geldi bende bilmiyorum"
"Aman boşver minhodan hayır gelmez"
"Ama betalar göre gelir"
Jeongin çöpünü atıp geri dönmüş ve arkadaşlarının yanına yani çimenliğe oturmuştu.
Jisung'un dediği şey ile sırıttı.
"Harbi olum daha o gün çoğu beta minho'nun yakınında gördüğü omegalarla saldırmış"
"Pisikopatlar"
Felix elindeki gazozdan bir yudum aldı ve kapıdan dışarı çıkan kişilere göz gezdirdi.
"İyi insan lafın üzerine gelirmiş."
Jisung felixin dediği ile kapıya doğru döndü ve sıkıntı ile üfleyip söylendi.
"Bir daha deyimlere inanmıyorum "
Minho ve changbin dışarı çıktığında seungmin direkt jeonginin arkasına girdi.
"Saklayın beni ne olur"
"Seungmin neden utanıyorsun olum git konuş selam falan ver"
"Mal! Sence o kadar kolay mı benim senin gibi hyunjin le tatlış bir ilişkim yok prenses"
"Kes be iyilik yapan ne kabahat"
Jeongin elindeki gazozdan bir yudum aldıktan sonra konuştu.
"Hey jisung minho'nun yanındaki kız kim?"
Jisung'un gözleri oraya tekrar kaydı.
Gözleri yavaşcana kızı süzdü ve gözleri büyüdü.
"Ama bu..."
"Kim?"
"Bu o gün minho'nun yanındaki kız"
Felix ona anlamaz gözlerle bakıyordu.
"Ne dedin?"
Jisung felixsin yakasından tutup kendisine çekti.
"BU MİNHO'YU ÖPMEK ÜZEREYKEN DURDURDUĞUM KIZ FELİX, BU O"
"Ney!"
Jisung sinirle konuştu;
"Artık minho devri benim için tamamen bitti"
Jisung sinirle konuşurken jeongin sorgular bir şekilde baktı.
"Kızda yüzsüz gibi hala minho ile mi takılıyor "
Seungmin jeonginin arkasından çıkıp jisung'a döndü.
"Ya o kız changbine de bulaşırsa"
Felix elini alnına vurup konuştu.
"Kimse senin boklu changbin'ini istemiyor"
"Benim istemem yeterli"
"Hey Felix"
Arkadan gelen ses ile hepsi oraya doğru döndü.
"Hey hyunjin burada ne yapıyorsun?"
"Seni arıyordum"
"A- bir sorun mu var?"
"Hayır hayır belki beraber gezeriz diye"
Jisung felixsin omzunu ovaladı ve güzelcene ittirdi.
"Hadi bugün şanslı günündesin sarışın"
Felix gülümseyerek ayağa kalktı.
"Tabi, tabi gidelim hyunjin"
Hyunjin kolunu Felixsin omzuna attı ve diğerlerine döndü.
"Arkadaşınızı kaçırıyorum umarım kızmassınız"
"Merak etme, biraz da senin başını şişirsin"
"Jeongin!"
Jeongin ellerini havaya kaldırdı ve teslim olurcasına konuştu.
"Tamam, tamam bir şey demedim"
Jisung'un gözleri hala minho'yu tararken konuştu.
"Çocuklar"
İkiside ona döndü.
"Ne oldu?"
Jisung iki elini bacaklarının arasına çekip yavaşça kendi kendine konuşmaya başladı....siktir... Siktir... siktir...
"Jisung iyi misin?"
"Ben galiba.."
"Sen galiba ne?"
"Çocuklar ben dün gece hakkında bir şeyler hatırlıyorum "
Jisung kendi kendine konuştuktan sonra iyice yüzünü kapattı.
"Neden kendini saklıyorsun"
"Minho beni görmesin diye"
Jeongin göz devirdi.
"Kesin bir rezillik yaptın demi"
"ABİ ADAMA AÇIKÇANA KISKANDIĞIMI AÇIKLADIM AĞLICAM!"
jisung'un abi sesi ile okulun bahçesindeki herkes ona dönmüştü... Minhoda dahil
Jisung daha fazla utanıp jeonginin arkasında saklanmıştı.
Seungmin kafasını ovdu
"Rezillik"
Jeongin bir an jisungun kolunu tutup konuştu.
"Jisung minho buraya geliyor ve yanındaki kızla"
Seungmin de gözlerini büyüttü yavaşçana.
"Changbin de geliyor sakla beni jeongin "
Seungmin de jisung gibi jeonginin arkasına sığınırken sonunda minho gelmişti.
"Naber jeongin?"
"İyi minho senden"
Minho parmağı ile jeonginin arkasını göstererek;
"Tatlı oda arkadaşımı bulamadımda... Burada bulurum diye düşünüyordum"
Jeongin sırıttı.
"A~ Ama o burada yok"
Minho sırıtarak kolunu betanın üzerine atarken
"Çok yazık o zaman başka zaman onu bulunca söylerim"
Dediği şey ile jisung yerinde dahada saklandı.
"Hey jisung gitti"
Jisung derin nefes aldı ve saklandığı yerden çıktı.
Changbin şuan onlara sorgular bir şekilde bakıyordu.
"Seungmin çık jeonginin arkasından"
"Yoo çıkmam"
Changbin gülümsedi.
"Sorun ne?"
"Sorun dün seni öpmem"
Changbin yavaşçana seungmin'e doğru eğildi.
"Ben bunda pek bir sorun göremedim"
-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-
"Jisung ne zaman duştan çıkıcaksın"
"Hiç bir zaman!"
"Bak anlamıyorsun arkadaşlarım gelicek, birisinin olur olmadık yerde ya tuvaleti gelirse ve o lanet feremonlarını koklarlarsa"
"Koklasınlar banane !"
"Han jisung!"
Minho kapının önünden ayrıldı.
Bu Omega gerçekten onu çıldırtıcaktı.
"O ZAMAN BİR AN ÖNCE ŞU İŞİNİ BİTİR VE ŞURADAN GİT"
"neden bu kadar kızdın sanane istiyen koklar koklamaz"
"Koklamasınlar!"
Jisung durdu.
1 saattir saklandığı banyodan sonunda yavaşçana çıktı ve kapıyı araladı.
"Sen az önce ne dedin?"
Minho yavaşça yatağına oturdu.
"Lanet olsun jisung kimsenin senin feremonlarını koklamasını istemiyorum oldumu!"
Jisung yavaşçana sırıttı.
"Oldu"
Uzun zamandır yb atamıyordum çünkü bizim evdeki internet bozuntusu garip bir şekilde bu uygulamayı açmıyordu bende yb atamıyordum ama bugün sonunda başka bir yere gidip yazdım
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |