
Okula geldiğimden beri sırama yatmış uyuyordum kaçıncı ders olduğunu bilmiyordum ama bayağı bir geçmişti.
Yanımda çırpınan jeongin ile sinirli bir şekilde kafamı kaşıyıp kalktım ve Jeongin'e sinirli bir şekilde baktım
"Ne ya!"
"Aptalsam uyurken neler neler oldu haberin var mı?"
"Hayır yok bilmek de istemiyorum uyuyacağım ben uykum var"
"5 dersler yatıyorsunuz zaten sabahtan beri kalkmanı bekliyorum bu olayı anlatmak için artık kalk"
Üfle püflüye kafama tam kaldırıp karşımdaki omegaya baktım.
İyi bir şekilde dinlemek için elimi kafama yasladım ve sağa doğru döndüm.
"Ee ne anlatacaksın bakalım"
"Senin şu alfa var ya"
Kaşlarım çattım ve sorgular bir şekilde ona baktım.
"Benim?"
"Salak salak triplere girme jisung ikimiz de kimden bahsettiğimi biliyoruz"
Sırıttım ve göz devirdim.
"Yoo kimmiş bu benimki"
"Jisung!"
"Tamam, tamam ee sonra"
"İşte seninki yaş okuldaki popüler kızlardan biri olan yonçe ile beraber olmuş aslında "
Kafama dank etti ve bir an gözlerim büyüdü.
Bu kızla liseden beri arkadaşımdı çok uzun zamandır konuşmadık ama eskiden çok yakın olduğumuz için aramız soğuk ve sıcak gibiydi.
"Onu tanıyorum lan ben!"
"Sahi mi nereden?"
"Lisede çok yakın arkadaşımdı. O gün onu görmedim ama pek bir iletişimde bulunamadım sadece selam verdik birbirimize konuşacak vaktim yoktu"
"Şansına sıç o zaman şu anlık minho ile kantindeler"
"Sen şaka yapıyorsun!"
"Gözlerim ne gördüyse onu söylüyorum sadece"
Jeongin onu sildikten sonra gözlerimi olabildiğince çok büyüttüm.
Hemen ayağa kalktım.
"Hadi kantine gidelim!"
"Tamam tamam sakin ol!"
Jeongin'in kolunu sıkıca tuttuktan sonra ayağa kalktım ve koşarak ilk tuvalete doğru ilerledim.
"Neden tuvalete gittiğimizi sorabilir miyim acaba jisung bey?"
"İlk önce tipime bakmam lazım 5 tersi uyuyorum akıllım"
Jeongin göz çevirirken bende tuvalete girmenin zaferi ile sırıttım.
Aynadan kendime baktığım dua içimden Bir Çığlık attım.
"Jeongin bu ben miyim?"
"Yok benim"
Ona göz devirdekten sonra geri önüme döndüm ve aynadan kendime baktım.
Korkunç görünüyordum resmen saçlarım dağılmış suratımda ki makyaj geçmiş göz altlarım morarmış üstüm başım darmadağın görünüyordu.
"Acil kendimi düzeltmem gerekiyor "
"Neden?"
"Minho beni böyle mi görsün"
"Daha dün çocuğa Ana bacı sövüyordum bir daha konuşmayacağım falan diyordun hayırdır? Hem zaten bu çocuk seni evde her gün böyle görmüyor mu?"
"Haklısın aslında"
Aynadaki yansımama bakıp sinsi bir şekilde sırıttım.
"Aslında yeniden bakınca böyle de tipimi gözüküyor... Hem ben kime güzel gözükmeye çalışıyorum ki?! O ezik geri kafalı alfayamı!?"
"Evet"
"Jeongin şu andan itibaren sana susma yasağı getiriyorum"
"Pirt"
"Jeongin"
Teslim olunca sana karşımda ellerini kaldırdı ve derin bir nefes alıp verdi.
"Tamam tamam susuyorum sakin ol"
"Adam ol"
"Bok ol"
"Yok ol! Jeongin!"
Jeongin kır derken onu görmezden gelip tuvaletten çıktım.
"Hadi acale et öğle arası birazdan biter"
Merdivenlerin oraya gelip aşağı koşar adımlarla inmeye başladım.
"Hey yavaş koşsana yetişemiyorum sana! "
Arkamdan bağıran çocuğu umursamadan hızlı koşmaya devam ettim ve sonunda kantinin önünde durdum.
"Şimdi görürsün sen Lee"
Kantine girdim.
Girdiğim gibi herkesin battığı tarafa bakıp sonunda gördüğüm çift ile sırıttım.
Tam oraya gidicekken yanıma gelen kai ile duraksadım
"Hey jisung bir şey konuşa bilir miyiz?"
"Tabiki ne hakkında "
bana uzuncana baktıktan sonra iki elini birleştirip kafası eğdi
"Seninle biraz takılmak istiyorum da bir ara beraber kafeye gidelimmi?"
Şaşırmış bir şekilde ona baktım
"Bu bir itiraf mıydı?"
"Sanırım"
İkimiz de birbirimize bakıp güldük
"Bilmiyorum bu aralar kafam fazla dağınık ama boş bulduğumuz zaman ilk seninle kafeye gideceğim"
"Söz mü?"
"Söz!"
Kai sırıttı ve ellerini saçlarında gezindirip karıştırdı.
"O zaman sonra görüşürüz"
"Görüşmek üzere!"
Sonunda cesaretimi toplayıp onların yanına doğru ilerlemeye başladım.
Minho beni görünce birazcık şaşırsa da belli etmeyerek geri yonçe'ye döndü.
Yonçe ise beni gördüğünde eline kaldırıp bana selam verdi.
Ben de onların olduğu tarafa doğru ilerledim ve yonçeye döndüm.
"Selam yonçe nasılsın uzun zamandır görüşmüyorduk beraber"
Minho ilk bana sonra da kıza baktı.
Anlamadığı her halinden belliydi ve birkaçını yukarıya kaldırmış sorgular bir şekilde yonçe'ye baktı.
"Onu nereden tanıyorsun"
Yonçe gülümsedi ve
"Bu jisung lisede çok yakın arkadaştık"
Minho kafasını salladı.
Yonçe ikimize göz gezdirip sordu.
"Siz nereden tanışıyorsunuz"
"Ha o mu?"
Minho'ya döndüm ve onun kolunu sıkıca kavradım.
"O benim alfam"
Kız gözlerini büyütürken aynı şekilde minhoda bana sorgular bir şekilde baktı.
"Sen ciddi misin?"
Kız minho'ya bu doğrumu diye baktığında minho sırıttı.
Bir an belime dolanan ellerle ona döndüm.
"Planın işe yaradı omegam mutlu musun?"
Sonra gözlerini bana dikdi.
"Öyleyse az önce yanındaki çocuk kimdi sorabilir miyim?"
Selmm
Yine sözümü tuttum eyeyyett
Bu arada panoma kendimi attım biraz geçince silcem🤷🏻
Ark zoru ile
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |