
Ayaz'dan
Sabah gelen seslerle uyandım. Birileri konuşuyor gibiydi ama sesler net değildi. Bir süre sonra sesler netleşmeye başladı.
"Abi, uyandıralım mı?" Dedi birisi.
"Yok, oğlum. Kalsınlar böyle " dedi başka biri.
"Abi, onları böyle Bilge Komutanım görürse kızmaz mı?" Sanırım bu Aliydi.
"Lan, bırak görsün işte. Bize de eğlence çıkar!" Diye gülerek konuşan kişi tabii ki Yılmaz'dı. Yaktım çıranı Yılmaz.
"Hadi çıkalım. Uyanacaklar şimdi." Bu Berdandı galiba.
"Çoktan uyandı bizi dinliyor." Zülküf abi sağ olsun hemen ifşaladı beni. Hemen gözlerimi açıp tek tek hepsini süzdüm.
"Ne yapıyorsunuz lan burda?" Diye çıkıştım. Ali hemen açıklamaya çalışınca Yılmaz onu durdurdu.
"Asıl siz ne yapıyorsunuz komutanım? Böyle sarmaş dolaş. Komutanım söylemeden edemeyeceğim hızlı çıktınız" dedi pis pis sırıtarak.
"Ne yapıyora benziyoruz Yılmazcığım?" Bunu tatlı dille söylememe şaşırdı."Uyuyoruz!" Diye çıkıştım.
"Komutanım sorun uyumanız değil uyku pozisyonunuz" dedi sırıtarak.
"Ne varmış lan pozisyonda" diyip şöyle bir bakayım dedim bakmaz olaydım.
Suzan'ın bir bacağı benim üstümdeydi. Bir eli ise erkekliğimin biraz aşağısında. Sikeyim! O elini kıpırdadıtırsa hiç iyi şeyler olmayacaktı!
"Biriniz gelip şunun elini oradan alsın!"
"Noldu komutanım. Bir sorun mu var?" Diyen gevşek Yılmaz'a bir tane vurmak istiyordum. Kalktıktan sonra bir tane vuracaktım.
"Sus lan! Ali gel kızın elini al oradan!"
"Tamam, abi."
Ali, Suzan'ın elini uzaklaştırınca rahatladım. Şimdi sıra timdeydi. " Ne yapıyorsunuz siz burda?"
"Bilge komutanımı görmeye gelmiştik ama sizi böyle görünce gidemedik. Bilge komutanım nerede?"
Doğru ya Bilge komutanım hâlâ gelememişti. Bir kaç saat demişti ama neredeyse sabah olmuştu. Umarım iyidir.
"Dün akşam işim var diyip çıktı. Bir daha da gelmedi."
"Yaralı yaralı çıkmasına izin mi verdin?" Diye sordu Zülküf abi. Sanki izin alan vardı!
"Abi o deli kadın benden-astı olan benden- izin alır mı sence?" Diye sitemle konuştum. Timdekiler bu halime güldüler. Tabii ikidir o deli kadınla uğraşan bendim.
Bir anda kapının sertçe açılmasıyla o tarafa döndüm. Bilge komutanım fuhuş operasyonuna gelir gibi odaya girmişti. Onun gelmesiyle timdekiler kendilerine çeki düzen verdiler.
"Kimmiş o deli kadın?" Şimdi sıçtım!
"Şey komutanım...Yılmaz!"
"Yılmaz mı?"
"Ben ne alaka komutanım?"
İkisi de bir anda konuştular. Baskı altındayken doğru düzgün çalışmayan aklıma sıçayım!
"Yılmaz... Yılmaz'ın annesi!" Dedim bir çırpıda. Hay şu dilimi eşek arısı soksun!
"Komutanım benim annem yok." Diye yandan katkıda bulundu Yılmaz.
"Ben de onu diyorum işte komutanım. Deli kadın Yılmaz gibi muhteşem bir varlığı bırakarak ne kadar deli olduğunu gösteriyor. Onu diyorum!" Ne saçmalıyordum ben? Bilge komutanım bana sen iyi misin adlı bakışlar atıyordu. Birisi beni durdursun!
"Çok haklısınız komutanım. Ben olsam kendimi pamuklara sarardım ama işte herkes ben değil!" Haydi ben sıçıp sıvasını yapıyordum. Bu gerizekalı ne diyordu?
Bilge komutanım bize sorgulayan bakışlar atıyordu. Neyse ki sonunda bir insan evladı olaya el attı.
" Komutanım neredeydiniz?" Diyen Zülküf abi ile Bilge Komutanım bize bakmayı kesti. Şükürler olsun! Ayrıca bu kız niye uyanmıyordu? Bir insanın uykusu bu kadar ağır olamazdı ama!
"İşim vardı." Dedi donuk bir sesle. Yine buza dönmüştü.
"Ben üstümü değiştirip geliyorum. Bir yere ayrılmayın." Bu seferde bana döndü. "Sakın ordan kalkayım deme" takmıştı kalkmama!
Elimdeki poşetlerle içeri girdi. Yaklaşık 10 dakika sonra dışarıya çıktı. Dün akşamki kıyafetlerini çıkarıp eşofman takımı giymişti.
"Şimdi kalk ordan bakayım" bunu demesiyle hızlıca kalktım. Oda benim yerime geçti. Geçerken canı acımış olmalı ki yüzünü buruşturdu.
Yerini düzelttikten sonra bize döndü.
"Şimdi söyleyin bakalım bana sabahın beşinde benim odamda ne işiniz var?" Kadın haklıydı.
"Komutanım biz askeriyeye gitmeden önce sizi görmek istedik. O yüzden geldik." Dedi Zülküf abi.
"Anladım. Taburcu olduktan sonra 1 hafta yokum. Tim sana emanet Zülküf abi. Aklı başında olan tek varsın!" Dedi.
"Komutanım benim neyim varmış?"
"Az önce neyin olduğunu gördük. Aman ha sakın başkasına sahip çıkayım deme!"
Bilge komutanım sözlerini bitirdiğinde Suzan kıpırdanmaya başlamıştı. Hele şükür sonunda uyanabilmişti!
"Bilge, sen misin?" Dedi uyumaktan kısılan sesiyle.
"Benim, Suzi. Haydi uyan seni tanıştırmam gereken birileri var." Bizimle tanıştıracaktı galiba. Ama onların bilmediği şey bizim zaten onu tanıdığımızdı.
"Kimle tanıştıracaksın?" Diyip kalktı. Karşısında bizi görünce şaşırdı. Kocaman olmuş gözleriyle bize bakıyordu. Bu bana mı bakıyor yoksa bana mı öyle geliyor?
"Bu Barut Timi. Tim kendini tanıt!"
Bilge komutanımın emriyle önce Ali sonrada diğerleri rütbelerine göre tanıtmaya başladılar. Sıra bana geldiğinde bir adım öne çıktım.
"Üsteğmen Ayaz Yıldırım. Tanıştığımıza memnun oldum Suzan Hanım."
Suzan bana bakıyordu. Galiba ilk kez göz göze geldik. Bana farklı bakıyordu. Ama çok güzel bakıyordu.
"Ben de çok memnun oldum Ayaz Bey." Adımı hiç kimse bu kadar güzel söylememişti.
Bakışmamızı Bilge komutanım bölmüştü.
"Eee, siz gitmiyor musunuz? Ha bu arada giderken doktoru da çağırın." Kadın resmen bizi kovuyordu!
Daha biz konuşmadan Suzan lafa girdi. "Noldu Bilge? Yaran mı acıyor? Ağrın mı var?" Diye telaşla konuştu.
"Yok, Suzi. Taburcu işlemleri için onay vermesi gerekiyormuş. Bir an önce gelsinde çıkalım." Diye tane tane açıkladı. Sanırım Suzan'ın ona attığı bakışların farkında değildi.
"Ne yapmak için?"
"Taburcu olmak için."
"Taburcu mı olacaksın?" Dedi sakinlikle. Bence burdan bir an önce çıkmalıydık.
"Evet, Suzi. Sıkıldım çıkmak istiyorum."
Sıkıldım derken? Kadın akşam bile hastanede kalmadan sıkıldı. Ben kadından daha fazla hastanede kaldım!
"Bilge!" Diye bağıran Suzan ürkütücü görünüyordu ama ben ondan etkileniyordum. Sanırım deliriyorum!
"Tim siz çıkabilirsiniz. Ayaz, Murat Teğmen'e söyle bugün içerisinde yanıma gelsin. Gitmeden önce tanışmak istiyorum." Diyen Bilge komutanı onaylayıp çıktık. Arkamızdan Suzan'ın Bilge komutana olan bağırışlarını duyuyorduk.
Bilge Komutanım inşallah ordan sağ çıkabilirdi.
Galiba artık Bilge Komutanımı anlıyordum.
Bu kadın herkesin ağzına sıçabilirdi!
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.47k Okunma |
1.96k Oy |
0 Takip |
50 Bölümlü Kitap |