
Şarkı listesi
Raviş - Güzel Kadın
Emircan İğrek - Gönül Davası
İyi okumalar✨
Ben Deva.İsmimin nerden geldiğini merak ediyorsunuzdur.Benim aileme kavuşmam yıllar sürmüş.Annem bana sahip olmak için her şeyi denemiş biraz zor olmuşum,zorlu yollardan geçmiş.İsmimi de doğduğum gün karar vermiş."Derdime Deva oldu" demiş benim için.İşte her şey o zaman başlamış.Hayata gelmem uzun sürmüş olsa da büyümem hızlı olmuş annem hep öyle der.Üniversiteye ilk başladığım günü hatırlıyorum da annem beni hiç bırakmak istemediği için İstanbul'a taşınmayı bile düşünmüştü.Babam da tabi ki kabul etmeyip ayaklarımın üzerinde durabilmeyi öğrenmem için bunun güzel bir fırsat olduğunu belirtmişti.Bu son yılımda en güzel gençlik anılarımı burada biriktirmiştim.Diş hekimliği okuyordum.Okulun bana kazandırdığı en güzel şeylerden birisi de tabiki arkadaşlarımdı.Nare, Ezgi ve Ali benim en yakınlarım olmuşlardı.Nare kendine has bir kızdı sakin ve açık sözlü olmayı her zaman her olayda başarabiliyordu.Ezgi tam aksine delidolu hareketli birisidir.Eğlenceli ve her zaman mutlu olmayı başarabiliyordur.Ali grubumuzun en sevgi dolu olan insanı.Bizi korumaktan hep mutlu olmuştur.Bir sorun yaşarsak hemen yanımızda bize destek olur.Grubumuzun tek erkeği olmanın getirdiği bir şey galiba.Sahip çıkma iç güdüsü.Sorunlarımızın en büyük destekçisi.Hepimiz aynı sınıftaydık diş hekimliği okuyorduk.Zaten aynı sınıfta olmamız hepimizi yakınlaştırdı.Hepimizin hikayesi birbirimizden farklıydı.Nare tek başına yaşıyordu.Ailesini bir kaç sene önce trafik kazasında kaybetmiş.Ezginin ailesi Ankara'da yaşıyordu.Seçilmiş ve bilindik insanlardı.Ali'nin ailesi ise Ege'nin köylerinde çiftçilik yapıyorlarmış.Bizimkiler de ailenin tek çocuğu olmanın getirdiği şeylerden birisi olarak yalnız kalmama bu yaşıma kadar fırsat vermemişlerdi.Üniversiteyi kazanınca burda kendimce küçük bir hayatım olmuştu.Benim ailem Antalya'da yaşıyorlar.Babam emekli astsubay annem ise emekli veterinerdi.Yaşları ilerlediği için ikiside şuan emekliydi.Hemen doğmuş olsaydım 33 yaşında olmam gerekirdi.Senelerin anneme yaptığı haksızlık onu artık yordu ve yıprattı.Ama ona rağmen hâlâ küçük bebeğiymişim gibi davrabiliyordu.Canım ailem onlar benim bu hayattaki en büyük iyikilerim.Önce yurtta kalıyorduk iki senedir kendimize ait evimiz vardı.Ezgi'nin ailesi ev almışlardı.Ezgi de ısrarla hepimizi bir araya toplamayı başarmıştı.Bir arada olmamız daha çok vakit geçirmek daha çok eğlenmek demekti.Hepimiz de derslerine çabalayan özen gösteren insanlarız.Ailelerimizin çabasını hiç birimiz suistimal etmek istemiyorduk.Ezgi'nin hayatında birisi vardı.Daha yakın zamanda beraber olmuş olsalarda ilişkileri şuanlık güzel gidiyordu.Saate baktığımda ders başlamak üzereydi.Elimdeki kahveyi yudumlayıp bitince çöpe atarak hızlıca dersliğe koştum.Nare ve Ali yan yana oturmuş bir şeyler konuşuyordu.Bende Ezgi'nin yanına geçip yerimi almıştım.Hocamız sınıfa girince derse başlamıştık.Lokal anestesizi nasıl yapılır elindeki diş maketiyle anlatıyordu.
-Evet anladık mi bakalım? Böyle yaptığınız takdirde hastanız acısını hissetmeyecek ve sizde rahatça dişlerini yapabileceksiniz.
Ders bitince herkes hareketlenmeye başlamıştı.
-Önümüzdeki hafta stajlarınız var kim nereye gidecek bilgisini yarın vereceğim.
Ezgi'ye baktığımda toparlanıyordu.
-Bir ders daha var.Nereye gidiyorsun?
-Kendimi yorgun hissediyorum eve gidip biraz dinleneceğim.Notları senden akşam alırım olur mu?
-Tamam sen git dinlen o zaman.Ben kendime kahve alayım gelirim eşyalarım dursun.
Ezgi benimle ayaklanıp çıkmıştı.Ders yarım saat sonra başlayacaktı.Ben cafe kısmına geçip kendime bir kahve aldım.Yukarı dersliğe çıkıp Ali ve Nare'nin yanına geçtim.
-Napıyorsunuz bakalım.Konuşuyordunuz diye rahatsız etmek istemedim.
Ali bana bakıp Nare'yi gösterdi.
-Önümüzdeki hafta sevdiği sanatçının konseri var bilet aldım onun için benimle gelmek istemiyor.Ne olacak bir kaç saat dışarda vakit geçirsek sanki?
Nare'ye baktığımda elindeki kalemle meşguldü.
-Nare sen bilirsin tabiki canım da.Sana da iyi gelmez mi bir hava alırsın.
-Derslerime çalışmam gerekiyor.Çalışmadığım her saat benim aleyhime olur.Hem benim çok çalışıp başarılı olmam gerek yoksa ayaklarımın üzerinde duramam.
-Haklısın ama bir kaç saatten bir şey olmaz kendini bu kadar yıpratma.
Nare tek olduğu için her şeyi kendisi hallediyordu.Bizim gibi ailesi yoktu.Yalnızlığı öğrenmişti.Biz ona sadece yanında destek olabiliyorduk.Maddi anlamda tabiki bir şey yapamazdık Nare asla kabul etmezdi.Ezgi'nin evinde kalmayı bile zor kabul etmişti.Üzerine gitmek istemesekte yorulduğunun farkındaydık.Hem dersler hem çalışma yoruyordu onu.Part time iş yapıyordu dersten sonra.Kendi harçlığını çıkarmak için çabalıyordu.Okumak hayali olduğu için bu zamana kadar hep çabalamış.Tek olmasına rağmen kimseye minnet etmeden yaşamış.Manevi anlamda her zaman onun yanındaydık.Ona destek oluyorduk.
-Tamam Ali seninle geleceğim.Ama lütfen benden habersiz benim için bir şey yapma.
Nare'nin kabul etmesiyle Ali'yle birbirimize bakıp gülümsedik.
-Tamam Nare söz bir daha habersiz bir şey yapmam.Eminim sana da iyi gelecek.
Nare sessizce bize baktı.Biz gülümseyince o da dayanamayıp gülümsedi.Ciddi tavrını hep koruyordu.Ali'de tam aksine hep onun için çabalıyordu.Nare'ye karşı bir şeyler hissettiğinin farkındaydık.Ama Nare'ye hiç bir zaman açılamadı.Nare sert ve kesin kuralları olan bir yapıya sahip olduğu için hep onu kaybetmekten korktu.Bunun içinde iki senedir sevmesine rağmen adım atamadı.
-Neyse ben yerime geçeyim.Az sonra ders başlar.
Yerime oturup kalemimi elime aldım.Defterimdeki notları açıp hocamız gelene kadar göz gezdirdim.Ahmet Hocamız disiplinli olduğu için hep bu derse daha dikkat etmişimdir.Ahmet Hoca içeri girmesiyle derse başlamıştı.Arada bize sorular yöneltip dinleyip dinlemediğimize bakıyordu.Devamlı bizi sınava taabi tutuyordu.Ve sonra da her şey sizin için diyordu.Elimdeki defteri çevirip önüme düşen notu elime aldım.Bana ait değil diye sağıma soluma baktım.Herkes derse odaklanmıştı.Birisi koymuş galiba diye içimden geçirdim.Merakıma yenik düşüp kağıdın arasını açtım.
Merhaba güzel kadın ;
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı,gene aynı şekilde,fakat her şeyden habersiz,yaşayıp gidecektim.Sen bana,dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
Sabahattin Ali
Kürk Mantolu Madonna kitabından alıntı alınmış bir sözdü.Kim yazmıştı bunu? Ne demek istiyordu bana bunu yazarak? Beni nereden tanıyordu? Ya da neden karşıma çıkmak yerine not yazmıştı? Kendimi soruların içinde boğulurken buldum.Kim olduğunu merak etsem de daha fazla düşünmemek için not alıp çantama koydum.Ders bitince okuldan çıkıp Ali, Nare ve ben eve doğru yürümeye başladık.Ev yürüme mesafesinde olduğu için şanslıydık.Notu kimin yazdığını düşünmeden edemiyordum.Eve geldiğimizde hepimiz Ezgi'nin yaptığı makarnadan yemiştik.Hepimiz salonda olduğumuz için çantamdaki notu getirip masaya bıraktım.
-Bu ne?
Ali'nin sorusuyla ellerimi kaldırdım.
-Bilmiyorum birisi not yazdığım defterin arasına koymuş.Bende siz mi koydunuz diye sormak istedim.
Ezgi kağıdı eline alıp inceledi.Sonra sesli bir şekilde okudu.
-Yok artık birisi senden hoşlanıyor.Başka bir açıklaması yok.
-Bilmiyorum kafam karıştı ben siz koydunuz sandım.
-Biz koysak söyleriz biz artık diye.Bunu birisi yazmış ama kim? Seni seviyor sanırım.Galiba bu da sana sevgisini anlatma yöntemi filan olabilir.
Ezgi senaryoyu hemen yazmıştı.Kağıdı elime alıp tekrar okudum.
-Bilmiyorum ne düşüneceğimi.Beni seviyorsa bile böyle yapana kadar karşıma gelsin.
-Kim yaptıysa bunu yarın öğreneceğim.
Ali sessizliğini bozmuştu.Nare de çok geçmeden konuştu.
-Kim yazdıysa bile söylemez.Hem o kadar öğrenciye ne diyip teker teker soracaksın?
-Olsun arkadaşımı kimse rahatsız edemez.
-Neyse Ali bu işi bana bırakın belki bu not ilk ve sondur.Ben gidiyorum biraz uyuyup dinleneceğim.Sabahta ders var zaten, yorgun ve uykusuz gitmek istemiyorum.Odama geçip pijamalarımı giyindim.Notu düşünmeden edemiyordum.Kim bilir kim yazmıştı? Yumuşacık yatağıma uzanıp elime oyuncak ayıcığımı aldım.Çocukluktan gelen bir alışkanlıktı bu.Bu ayıcık olmadan uyumak zor geliyordu.
Yiğit'in Ağzından
Ben kim miyim? Ben gizemli adam.Nâmı değer Yiğit Şeker.Deva’ya,güzel kadına.Onu gördüğüm il an,ilk bakış,ilk dokunuş…O bakış ve dokunuş ne kadar kısa sürsede ona ilk an tutulmuştum.Belki bu aşk değildi sadece ilgi de duyuyor olabilirdim.Ama ona bağlandığım ve ilgi duyduğum çok açıktı.Gelelim önemli meseleye.Deva’yı nasıl mı sevmiştim?
1 ay önce
O gün okulun öğrencileri parti düzenlemişti.Ne kadar gitmek istemesem de sonunda gitmiştim.Tabiki arkadaşım,olan Mete’nin zoruyla.Gittiğimizde çok kalabalıktı.O gün asla aklımdan çıkmıyor.Herkes dans ederken Deva sakince oturuyordu.Sanki bir şey var gibiydi.Sakinliğini uzun süre korudu.Sonra arkadaşları yanına gelip onu dansa kaldırmışlardı.O da sanki buraya zorla gelmiş gibiydi.Dans ettikten sonra bana doğru geldiğini fark ettim.Yanımdan geçerken bana çarpmıştı.Bir anlık gözlerimiz kesişti.Onun kolları omzumu bulmuştu.Her şeyin yaşanması ve benden uzaklaşması çok kısa sürmüştü.O benim aklıma kazınırken ben onun için herhangi biri olarak kalmıştım.Bir kaç defa okulda da görmüştüm ama hiç bir zaman yanına gitmeye cesaret edememiştim.
Şimdiki zaman
Şuana gelirsek ilgi duyduğum ve ondan hoşlandığımdan emindim.Bir iz bırakmak ve dikkat çekmek istediğim içinde bu yola başvurmuştum.Belki karşısına geçip senden hoşlanıyorum dersem çok basit ve gözünde bir konuma gelemeyecektim.O asi,sessiz,sakin ve kimsenin ulaşamadığı birisiydi.Sarı saçları,mavi gözleri en çok dikkat çeken fiziksel özelliğiydi.Bundan olmalı ki herkesin gözünün onda olduğu çok belliydi.Bir çok kişinin karşısına geçip ilgi duyduğunu söylemesi ve cevaplarını almaları onu daha da ilgi çekici yapıyordu.Kimseyi kabul etmemesini anlamıyordum.Çok güzel bir kızdı ama kimseyi hayatında istemiyordu.Bunun farkında olduğum içinde bu yola başvurmuştum.Neden şiir ya da sözler diye sorarsanız eğer edebiyata ilgi duyduğumdan.Ne kadar çok edebiyat bölümü okumak istesem de ailem sıcak bakmamıştı.Öğretmenlikte atama yok diye göndermemişlerdi.Bende o yüzden veterinerlik okumaya karar vermiştim.Hayvanları sevdiğim için hiç zorlanmamıştım.Ama tabiki ilk tercihin ne diye sorsalar edebiyat öğretmenliği derdim.Benimde hikayem böyleydi.
Deva’nın sınıfında arkadaşım olduğu için oraya rahatlıkla girip çıkabiliyordum.Notu bıraktığım zamanda zaten bundan faydalanmıştım.Masanın üzerindeki defterin arasına koyup hemen kenara çekilmiştim.Bu olayı biraz sürdürmek istiyordum.Ona hemen kendimi belli edersem beni istemeyeceğini biliyordum.Biraz gizemli adam olmak benimde hoşuma gitmişti.Bir sonraki hedefim masasına kırmızı gül koymaktı.Tek bir tane olması onun gibi naif olduğu anlamını taşımasıydı.
-Ne yaptın hallettin mi?
Mete'nin sesiyle ona döndüm.Nottan bahsediyordu.Ona her şeyi anlatmıştım.O da bana destek olmuştu.En yakın arkadaşım oydu.Onun her zaman yanımda olması beni mutlu ediyordu.Bende öyle ne olursa olsun onu kırmazdım.Zaten arkadaşlıkta bu değil miydi?
-Hallettim kardeşim.Her şey şimdi başlıyor hadi hayırlısı olsun bakalım.
-İnşallah kardeşim.
Mete siyah saçlı,uzun boylu ve karizmatikti.Çok sıcakkanlı ve anlayışlı olması onun en iyi özelliklerindendi.Yeri geldiğinde içinden bir kaplanda çıkıyordu.Bir keresinde bir kavgaya karışmıştık ondan hiç beklemediğim bir hareketle resmen herkesi dövmüştü.Zamanında biraz ders aldığını öğrendiğimde sevinmiştim.Bana da bir kaç hareket öğretmişti.Artık onun gibi kavga edebiliyordum.Tabi ki sorun olmadıkça kimseyle kavga etmiyordum.Ama onun sayesinde kendimi savunmayı öğrenmiştim.Her zaman birbirimize bir şeyler katmayı başarmıştık.Mete'nin yanından çıkıp kendi dersliğime gittim.Dersin başlamasına daha vardı.O yüzden okulun cafesine geçtim.Onu görmüştüm elinde kahvesi,yumuşak bakışlarıyla etrafı süzüyordu.Saçları beline kadar uzuyordu.Gözleri derin derin bakıyordu.O derinlikte kim bilir neleri saklıyordu.Çok geçmeden uzaklaşıp gözden kayboldu.
____
Ders bitmişti dersin yorgunluğuyla odama geçip uzandım.Mete ile beraber kalıyorduk.Sınıfımdan yeni tanıştığım bir arkadaş vardı bizimle kalmak isteyen.Ama fazla tanımadığımız için kabul etmemiştik.Mete içeriden homurtulu bir sesle seslendi.
-Abi ya bu evde neden bir şey yok.
Odamdan çıkıp kendi kendine söylenen Mete'nin yanına gittim.
-Yarın annem ziyarete gelecek o zaman dolap dolar kesin.
-Vayy! Benim en en hamarat teyzem mi geliyor?
Mete anneme oldum olası yakındı ve hep teyze diye hitap ediyordu.Annemin gelmesi evde yemek var demekti.İki erkekten ne bekleyebilirsiniz ki? Ancak kahvaltı ya da makarna gibi şeyler hazırlayabiliyorduk.Mete de bende bir şey yapmayı bilmiyorduk.
-Yarın sabah gelir.İki gün kalırım diyordu.Babam gelemez heralde işi varmış.
-Olsun teyzem yeter bana.Midemiz bayram eder belki biraz.
Mete'yle gülüşerek kendimize kahvaltı hazırlamıştık.Yemeğimizi yedikten sonra Mete dersinin olduğunu söyleyip odasına tüymüştü.Bende bulaşıkları toplayıp salona geçtim.Ortadaki dağınıklığı halledip kendime kahve yaptım.Deva'yı düşünmeden edemiyordum.Yarın Mete'nin dersi vardı.Gülü masaya o koyacaktı.Benim dersim olmadığı için evdeydim.
___
Sabah kapının sesiyle ayağa kalktım.Mete heralde bir şey unutmuş olmalıydı.Kapıyı açınca annemle karşılaştım.
-Annem.Bana neden söylemedin senin yanına gelirdim.
Anneme sarılıp içeriye valizini bıraktım.
-Olsun annem geldim işte ben.Çok özledim oğlumu.
Annemle salına geçip tekrar sarılmıştık.Biraz sohbet edip hasret gidermiştik.Annem mutfağa geçince bende yanına gittim.
-Valizimi getir bakalım.
Anneme valizi verip kenara çekildim.Hayretle valizin içinden çıkardığı yiyeceklere baktım.O valize bu kadar saklama kabını nasıl sığdırmıştı? Kapları tek tek açtığımda sarma,köfte,poğaça,ıspanaklı börek çıkmıştı.Annem durmayıp bir yandan da dolaba getirdiklerini yerleştiriyordu.Bitti sandığım anda valizden dolma ve tuzlu kurabiye çıkarmıştı.
-Annem bunlar ne yine döktürmüşsün.
-Sizin için oğlum Mete'yle yersiniz.
Annemler buraya bir saat uzaklıkta oldukları için iki haftada bir gelirdi.Bizi hiç boş bırakmazdı.Bende derslerim olmadığı zamanlar mutlaka giderdim.Annem akşama kadar evleri toplayıp temizlemişti.Arada ona yardım etsem de benim yaptığımı beğenmiyordu.Bende yemek masasını hazırlayıp çay demlemiştim.Kapı açılınca Mete içeri girmişti.Annemi görüp koşarak yanına gitti.
-Teyzem gelmiş benim.Çekilin aa dostlar!
Mete'nin konuşmasına gülüp bende yanlarına geçmiştim.
-Kıskandım bak şimdi sizi.
Bende onlara sarılıp beraber sevgi üçgeni kurmuştuk.Şakalaşarak hepimiz sofraya oturduk.Mete neredeyse parmaklarını yiyecekti.O bana göre biraz farklı büyümüştü.Ailesi zengin olduğu için hep dadılarla büyümüştü.Bazen konuşur dertleşirdik.Annemi bu yüzden çok severdi.Onun annesi de destek olurdu ama maddi anlamda.Genelde pek gelmezlerdi.Mete giderdi yanlarına.Yemeğimizi yedikten sonra hep beraber masayı toplamıştık.Annemin yerini hazırlayıp bende Mete'nin yanına geçmiştim.
-Anlat bakalım ne yaptın Mete?
Ne sorduğumu anlamış gibi hemen konuya girmişti.
-Neredeyse yakalanıyordum ya sorma.Tam masaya bıraktım sınıfa Ezgi girdi.Ama Allah'tan anlamadı.Sonra Deva gelince Ezgi yanına geçip gülü gösterdi.Bir şeyler konuştular ama anlamadım.
-Tamam yinede dikkatli ol sen,belli olmaz gören olursa yakalanırız.
-Yok dikkat ettim ama en son Ali sınıfa sordu kim Deva'yı rahatsız ediyor diye.Tabi kimseden çıt çıkmadı.En son yerine geçip sessizleşti zaten.Tabiki tehdit etmeyi de unutmadı.Bunu yapanı bulursam her şeye hazırlıklı olsun diye.
-Tamam şimdilik o önemli değil.Önemli olan Deva.
Mete'yle biraz sohbet ettikten sonra odama geçtim.Artık uyuyabilirdim.Aklımda sadece Deva en güzel uykuya dalmıştım.
Merhaba arkadaşlar.Yeni kurgumla karşınızdayım.Umarım beğenirsiniz.Fikirlerinizi yazmayı unutmayın.Kurgum beğenilirse daha çok bölüm atacağım.
Sevgiyle kalın.Mutlu kalın.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |