6. Bölüm

6

paul
paulwesleyasigi

1 ay olmuştu. bu süre zarfında değişen hiçbir şey yoktu.

herkes yavaş yavaş yarım bıraktığı hayatına dönmeye başlamıştı. kaan abi antrenmanlara katılmıştı, fakat ben hâlâ işe başlamamıştım.

eve gidip duş aldıktan sonra hastaneye geçtim, istisnasız her gün burdaydım.

camdan baktıktan sonra sandalyeye oturup başımı duvara yasladım, ne kadar yorulduğumu fark etmiştim. günlerdir gözlerime uyku girmiyordu.

ne ara uyuduğumun farkına varamadığımda gelen seslerle gözlerimi araladım. doktorlar hızla odaya girmeye başladıklarında hızla yerimden kalktım.

koşarak camın önüne gittiğimde doktorun elindeki aleti görmemle düşündüğüm şeyin olmaması için yalvarmaya başladım, kalbi durmuştu.

"mert hayır," diye bağırmaya başladım ağlamamak için direnirken "mert!"

doktorların yaptığı müdahale ile sıktığım dişlerim kırılacak gibi olduğunda gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı.

deli gibi bağırıyordum. ne yapacağımı bilemiyordum, elimden bir şey gelmiyordu!

"bir daha bırakamazsın beni, duyuyor musun mert! buna bir daha izin vermem, bir daha beni bu duruma düşüremezsin."

kaç dakika geçti bilmiyorum, bulanık gözlerle düz çizginin bozulduğunu görmemle deli gibi gülmeye başlamıştım.

gözlerimi silip gülürken hemşirenin odadan çıkmasıyla yanına gittim.

"iyi mi?"

kafa salladı "hayata tekrar tutundu."

derin bir nefes verdim.

______________

zorla getirildiğim kafeteryada önümde duran çaya bakarken içimden hiçbir şey gelmiyordu.

kaan abi, zeynep, metehan ve berkan gelmişti. berkanın ameliyatı iyi geçtikten iki gün sonra taburcu olmuştu.

olanları anlattığım için herkes suspus birbirlerine bakıyordu, kaan abi ise boş bardağı döndürüyordu.

"ben gidiyorum."

"nereye?

"mert yalnız kaldı."

kaan abi kolumu tuttu "senin de biraz dinlenmeye ihtiyacın var naz, bir şey olursa hemşire haber verecek zaten."

"içim hiç rahat değil."

güven vermek ister gibi gülümsedi "merti bilmiyor musun, sana kendini affettirmeden gider mi buradan."

"bir uyansın da," dedim üzüntüyle "affetmeyen şerefsiz."

hepsi gülerken arkamdan bir ses duydum.

arkama dmndüğümde nefes nefese kalmış hemşireyi gördüm "naz hanım!"

"bir şey mi oldu?" korkuyla kalbim çarparken hemşire kafa salladı.

"mert bey uyandı, normal odaya alınacak birazdan. sizi görmek istedi."

duyduğum şeylerle aniden yerimden fırlayarak mertin yattığı odaya koşarken ciğerlerimin yandığını hissediyordum.

odanın kapısını çalmadan içeri girdiğimde doktorla yatakta yatan mertin gözleri bana döndü.

o çok sevdiğim gözlerini tekrar görebilmemin sevinciyle gülümserken koşarak yanına gidip hiçbir şey söylemeden sarıldım.

"ah!"

korkuyla geriye çekilip merte bakarken gülümseyerek bana baktığını gördüm. eliyle karnını tutarken yüzünü buruşturdu.

mahçup bir şekilde geriye çekilirken doktora baktım, gülüyordu.

"komodan yeni uyanan adama zıplanılır mı?"

"ben bir an... ne yapacağımı bilemedim."

"ben sizi yalnız bırakayım, ama sadece iki dakika. daha sonra odaya alacağız."

hızla kafa salladığımda odadan çıkan doktorun arkasından baktım, bizimkiler de pencereden bize bakıyorlardı.

"naz.."

adımı duymamla merte döndüm, gözlerim dolmuştu.

"sen bir aptalsın!"

ağzımdan çıkan cümlelere gülerken tekrardan yüzünü buruşturdu.

"senden şu cümleleri duymayı bile seviyorum, bir ayda hiçbir şey değişmemiş anlaşılan."

buğulanan gözlerimi kırpıştırdım "ne kadar korktum sana bir şey olacak, uyanmayacaksın diye."

"seni bir daha bırakıp gitmeyeceğimi söylemiştim."

______________

mert odaya alınmış, biraz dinlenmek için uyumuştu. zaten bir aydır uyuyor, ne diye bir daha uyuyordu!

daha sonra uyandığında hepimiz içeri girmiştik.

kaan abi yanındaki sandalyeye oturup mertin eline vurdu

"yemin ederim şu hastaneden bir çıkalım, seni bir de ben döveceğim."

mert yalandan kalbini tuttu "komadan yeni çıkan kardeşini bir daha komaya sokmayı hayal eden bir abi daha önce duymamıştım."

sinirle ona bakan abisine öpücük attığında herkes gülmüştü, ben ise öylece duvara yaslanmış onları izliyordum.

hepsi beraber özlem giderirken barış yine hayvanlığını konuşturmuştu.

"kanka sen yemeyeceksen ben şurdan birkaç bir şey atıştırabilir miyim ya? heyecandan karnım acıktı."

"yuh ya!"

yunus sinirle barışa vururken güldüm. mert de gülüp onay verdiğinde yanda duran poşetlerden bir şey almış, kenara geçmişti.

mertin gözleri beni bulduğunda kaan abi de öksürerek ayağa kalktı.

"evet gençler, biz artık çıkalım."

herkese kaş göz yaparken beraber odadan çıkmışlardı. berkan kenarda her şeyden habersiz yemeğini yiyen barışı tutup odadan çıkardığında derin bir nefes aldım, heyecandan kalbim çarpmaya başlamıştı.

mert yavaşca kayıp yanında yer açtığında eliyle işaret etti.

hiçbir şey demeden yanına oturduğumda kalbimin sesini duymasından korkuyordum.

"benim için bu kadar endişeleneceğini bilmiyordum."

"aptal olduğun için."

gülümsedi "affedecek misin beni?"

"şimdi bunları konuşmanın sırası değil mert, önce buradan bir çık. sonra istediğin kadar konuşuruz."

"vay be," dedi hayretle "önceden benle aynı ortamda bulunmuyordun bile. dinlemen için kaza yapmam gerektiğini bilseydim daha önce yapardım."

ameliyatlı olduğunu umursamadan omzuna yapıştırdığımda acıyla inledi.

"hasta adama yapılacak iş değil bu."

"fazla konuşmaya başladın."

"ben komadayken çok ağlamışsın."

"mert!"

"tamam ya, demedim bir şey."

yavru köpek bakışlarıyla bana bakarken ne oldu dercesine kafa salladım.

"beraber yatalım mı, uyumak istiyorum."

gülümseyerek onaylandığımda yatağın içine yerleştim. kafasını göğsüme uzanıp sarıldığında gülümsediğini hissettim.

"kalbin hâlâ yanına yaklaştığımda deli gibi çarpıyor."

Bölüm : 11.12.2024 22:35 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Nedense hep sana çıkıyor yollarım
paul
paul / Nedense hep sana çıkıyor yollarım / 6
paul
Nedense hep sana çıkıyor yollarım

46 Okunma

16 Oy

0 Takip
7
Bölümlü Kitap
Hikayeyi Paylaş
Loading...