16. Bölüm

Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~15. BÖLÜM~

Roselissa
r_roselissa

Tutku'nun ölümününün üstünden iki gün geçmişti, herkez sessizdi kimse kimseyle çok konuşmuyordu, o yüzden ortada ne yapacağımıza dair hiç bir fikir de yoktu, ama tek bi kararımız vardı o da sonuna kadar Paris'teydik. En çokta Ilgaz sessizdi, bu hayatta tutunabileceği tek dalı da kaybetmişti. Şu an geceydi birazdan yatıcaktık, bende tam odama gidip yatıcakken balkon da Ilgaz'ı gördüm. Yanına gitmem gerektiğini düşündüm ve öyle de yaptım. Balkona adımı mı atmadan kapıdan öksürdüm, Ilgaz bu tarafı baktığında ''Gelebilirmiyim?'' dedim, o da kafasıyla onayladı. Yanına bi sandalye daha çekip oturdum, ve Ilgaz konuştu ''Bi planın falan mı var''

''Yok''

''Neden geldin o zaman?''

''Bilmem gelmem gerektiğini düşündüm sadece''

''İş harici konuşmıyıcaktık hani''

''Ortada bi iş mi kaldı''

''Haklısın neden geldik ama şu an ne yapıyoruz"

''Seni anlıyorum hayatta tutunabileceğin seni hayata bağlayan tek kişiyi de kaybettin''

''Nerden anlıyıcaksın ki beni''

''Orasını boşver ben anlarım''

''Zaten yaptığın tek şey kendini gizlemek'' dediğinde sinirlenmiştim ama sakin kalmaya çalıştım, ''Ne demeye çalışıyorsun?''

''Diyorum ki kendini hep bizden gizledin, neden?''

''Öyle olması gerekiyordu''

''Peki Dean'ı nereden tanıyorsun?''

''Nasıl ayni?''

''Dean'ın Demir olduğunu nereden biliyorsun''

''Ben bu bilgileri, nereden öğrendiğimi sorulmaması şartıyla anlattığımı hatırlıyorum''

''Peki''

''Gerçekten mi?''

''Ne gerçekten mi?''

''Niye herşeye peki diyip konuyu kapatıyorsun?'' dediğimde sırıtıp ''Öyle olması gerekiyor'' dedi. ''Cidden mi şu an intikam falan mı alıyorsun benden ne oluyor bu''

''Bilmem olabilir''

''Belki böyle tanışmasak arkadaş olabilirdik''

''Değilmiyiz zaten''

''Benim için henüz hayır"

''O gün için özür dilerim'' dediği an mırıldandım ''Özür dileme, özür dilenicek bir şey yapma''

''Ne dedin sen''

''Hiç öylesine''

''Sanki pek senin kuracağın bi cümle gibi değildi''

''Öyle olması gerekiyordu''

''Ne demek bu''

''Boşver''

''Ne yani sorduğum her soruya boşver diyerek mi cevap vericeksin''

''Tamam bir şey sor bende istediğin cevabı veriyim o zaman da boşver dediğim konuların üstünde durma''

''Peki tamam soruyorum'' dediği an bana döndü, bende ona dönerek ''Sor'' dedim.

''Soruyorum o zaman o kelimenin sendeki izi ne''

''Hangi kelimenin?''

''Matmazel'' dediği an kötü olmuştum, ama kendimi kontrol edip cevap verdim ''O bana öyle seslenirdi''

''Kim sevgilin mi?''

''Eski sevgilim''

''Onu hala seviyormusun''

''Sonuna kadar''

''Neden ayrıldınız o zaman neden bıraktın onu?''

''Benim bıraktığımı kim söyledi?''

''O şerefsiz bıraktı yani seni''

''Onu hala seviyorum dedim, şerefsiz falan demezsen sevinirim''

''Peki sustum'' dediği an kafamı önüme eğdim, yine onun sesi vardı kulaklarımda. Ilgaz konuştu ''Onu mu bekliyiceksin ömrünün sonuna kadar''

''Gerekirse evet''

''Başka insanlara hiç şans vermiyicekmisin''

''Herkes her cümle her an bana onu hatırlatıyor, başkasına şans verme gibi bir ihtimal yok yani''

''Peki onu sana unutturan biri olsa''

''O daha büyük bi imkansız işte''

''Belki değildir'' dediğinde artık bıkmıştım yerimden kalkıp sesimi çok az yükselttim ''Yeter anladın mı yeter, gelme artık üstüme ben ondan başkasını sevemem, bana sevmeyi o öğretti ya iyimisin sen''

''Tamam sakin arıza kız arıza çıkarma'' diyip sırıttığında sinirlerim daha da bozulmuştu ''Ben buraya sana iyi gelmek için gelmiştim ama unuttuğum birşey var, sen bana hiç iyi gelmiyorsun'' diyip tam gidecekken kalkıp kolumdan tuttu, anında kolumu çekip ona döndüm ''Ne var?''

''Sen bana çok iyi geldin ama''

''İyi belki bi ara ödeşiriz ama çok zor'' diyip ona konuşma fırsatı vermeden odaya gittim.

Odaya girdiğim de Tulip uyumuştu, onu uyandırmadan ilacımı içtim ve sürahideki suyu bardağa koyup ilacın üstüne bi güzel içtim. Sonra telefonumu alıp tam alarm kurucakken Afet'in çığlığı geldi, telefonu yatağa atıp hemen Afetin odasına doğru koştum. Odanın yanına gittiğimde Cenk oradaydı ''Ne oldu?'' diye sorduğumda Cenk telaşlı sesiyle ''Bilmiyorum kapı açılmıyor'' dedi. Bende telaşlanmıştım artık aramızdan birine bile bi zarar gelmesine katlanamazdım, kapıya yaklaşıp bağırdım ''Afet ne oluyor iyimisin?'' dediğimde ses gelmemişti. Cenk'e dönüp ''Mayıs içerde değilmi?'' diye sordum ''Bilmiyorum bilmiyorum'' diye tekrarladı telaşlı sesiyle.

''Tamam artık tek şans kapıyı kırmak'' dediğinde ''Dur'' diye bağırıp cümleme devam ettim ''Ya Afet kapının arkasındaysa?''

''Tek şansımız kapıyı kırmak, başka şekilde ne olduğunu öğrenemeyiz'' dediğinde kafamla onu onayladığım an 2. vuruşta kapıyı kırdı. Kapıdan içeri baktığımız an şok geçirdik, içeride çok uzun bi yılan vardı ve Afet yerde baygın yatıyordu. Direk içeri daldığımız için içeride öylece kalakalmıştık.

Birden elimden birinin çektiğini hissettim, baktığımda Ilgaz'dı hemen kendime gelip elimi çektim. Cenk'e baktığımda kapıyı örtmüştü ''Ne yapıyorsun Afet içeride''

''Yılanda içeride eğer girersek bizi de sokar''

''Ama Afet'' diye lafımı bitirmeden Cenk lafımı kesti ve ''İnan Afet'i şu an senden çok düşünüyorum ve şu an yapmamız gereken ilk yılanı öldürmemiz bunun içinde şimdi koş ve mutfaktan bıçak getir'' dediğinde kafamla onaylayıp mutfağa koştum. Mutfağa girdiğim an Mayıs'ı gördüm oturmuş kahvesini içip dışarıyı izliyordu, dayanamadım hemen yanına gidip ''Ne yapıyorsun sen burada Afet'in çığlığını duymadın mı?'' diye hesap sordum. ''Ne çığlığı ne diyorsun?''

''Hadi be kızım bilmiyo ayaklarına yatma bilerek Afet'i odada yanlız bıraktın değil mi?''

''Selis ne diyorsun Afet iyi mi?''

''Ne işler karıştırıyorsun sen?''

''Selis iyimisin kızım kafan mı güzel Afet'e ne oldu?''

''Bütün evi inleten çığlığı duymamış olamazsın''

''Müzik dinliyordum çünkü'' diyip eliyle masadaki kulaklığı işaret etti. ''Ya da bunlar bi bahane"

''Selis saçmalamanın zirvesini yaşıyorsun çık şurdan'' diye beni ittiği an ''Sen kimi itiyorsun kızım'' dedim. ''Seni itiyorum bunu anlamak o kadar zor olmamalı ha ne dersin''

''Bak kızım'' diye ona yaklaştığım an Ilgaz geldi ''Siz şu an burada kavga mı ediyorsunuz cidden, Afet yukarıda can çekişirken siz kavga mı ediyorsunuz'' diye hesap sorduğunda Mayıs kendini savunmak istedi ''Ben hiç bir şe'' cümlesini bitiremeden Ilgaz susturdu ve ''Yeter şu an hiç sizi dinleyemiyicem'' diyip büyük bi bıçak alıp mutfaktan çıktı. O çıktıktan sonra ben de Mayıs'a nefretle bakıp göz devirdim ve mutfaktan çıktım. Odaya vardığımda arkamdan Mayıs'ta geldi, odaya girdim yılanı öldürmüşlerdi. Ilgaz Cenk'e ''Poşet getir'' dediği an Cenk bi poşet alıp geldi. Ilgaz yılanı poşete koyup ban uzattı ''Al bunu at'' dediğinde bana resmen hizmetçi gibi davranılmıştı, karşı çıktım ''Pardon da ben hizmetçinmiyim senin'' dediğim an Mayıs Ilgaz'ın elimden poşeti alıp ''Ben atarım'' diyip odadan çıktı. 1-2 dakika geçmeden Mayıs geldi, o sırada cenk Afet'in nabzına baktı atmıyor olucak ki fazlasıyla telaşlanmıştı.

Mayıs yanına gidip ''Yılan nereden ısırmış?'' diye sorduğunda Cenk ayak bileğini işaret etti. Mayıs hemen bi parça kumaş alıp bileğinin yukarısından sardı, ve hemen kalp masajı yapmaya başladı. Cenk'e baktığımda Afet'in yanına oturmuş yatağa yaslanmış sessizce ağlıyordu. Yaklaşık 10 dakika kalp masajı yaptı Mayıs ama etki etmedi, Mayıs pes etmeden devam ediyordu, Ilgaz onu durdurup Afet'in yanından uzağa çekti. Ben ise sadece öylece duruyordum, yapabileceğim bir şey yoktu, elimden ağlamak bile gelmiyordu. Evi bir sessizlik bürüdü ve odanın ortasında Afet'in cansız bedeni vardı. Uzun bi sessizliğin ardından Mayıs camdaki kağıdı gösterip ''O ne?'' diyebildi sadece. Cenk ayaklanıp kağıdı aldı ve içinden okudu, sinirlenmiş olucak ki kağıdı buruşturup camı açtı ve camdan aşağı attı. Ilgaz hemen konuştu ''Ne yazıyordu?'' Cenk sinirli sesiyle cevap verdi ''Ne yazabilir yine onlar gitmezsek birer birer eksileceğimizi söylüyorlar'' dediğinde zaten onların yaptığını biliyorduk o yüzden kimseden çıt çıkmadı. 5 dakika sonra Ilgaz konuştu ''Kızlar siz yatın biz Cenk ile cesedi Türkiye'ye gönderelim" dediğinde Mayıs karşı çıkıp ''Ben de yardım edicem'' dedi. Ilgaz da bunu kafasıyla onayladı, ben artık yorgun hissettiğim için yatmak istiyordum o yüzden ''Ben yatıcam'' diyip odama gittim ve yatağa oturup sadece yarım saat önce neler olduğunu düşündüm. Tulip ise uyuyordu her şeyden habersiz acaba yarın olanları öğrenince nasıl bi tepki vericekti. Bunları düşünerek karman çorman duygularımla uyumaya çalıştım, bir süre sonra yavaş yavaş gözlerim kapandı ve uyudum...

...

Gece doğru düzgün uyuyamasamda yine de kabus görmemiştim. Şu an sabah olmuştu, Tulip hala uyuyordu henüz hiç bir şeyden haberi yoktu, olanları ona anlatması gereken kişi bendim bir şekilde bunu yapmalıydım. Lavaboya girip elimi yüzümü yıkadım., çıktığım da Tulip uyanmıştı yatakta oturuyordu, bana doğru bakıp gülümsedi.

Bende hemen yanına oturup ''Sana birşey anlatmam gerek'' dedim. Bana garip bi şekilde bakıp ''Anlat'' dedi. ''Şimdi Tulip şöyle bi sıkıntı varki, Afet öldü'' birden ayağa hızla kalkıp ''Ne?'' dedi, ve beni konuşturmadan ''Ne zaman, nasıl?'' dedi. ''Tamam sakin ol gel otur anlatıcam'' dediğimde yanıma oturdu, derin bir nefes aldı ve ''Tamam hazırım anlat'' dedi, bende anlatmaya başladım ''Dün gece sen uyurken bende tam yatacakken Afet'in çığlığını duyduk, odaya gittiğimizde kapı kapalıydı kapıyı kırdığımızda odada bi yılan vardı ve Afet yerde baygındı. Yılanı öldürdük ve Afet'i hayata döndürmek için her şeyi yaptık ama olmadı camada bi yazı asılmıştı yani onlar yapmış işte''

''Hayır ya artık benim bünyem ekipten birinin daha eksilmesini kaldırmıyo'' derken elleri titriyordu sanırım gerçekten bu ekibi benden bile çok önemsiyordu. ''Tamam sakin ol hadi lavaboya çık elini yüzünü yıkada kendine gel'' dediğide beni kafasıyla onaylayıp lavaboya girdi. Bende üzerimi değiştirip odadan çıktım. Salona geldiğimde herkez uyanmıştı, belki de hiç uyumamışlardı. Herkes oturuyordu bende oturdum. Mayıs ''Tulip nerde?'' diye sordu, sakinliğimi korudum ve normal bir şekilde cevap verdim ''Yeni uyandı gelir birazdan''

''Dün gece de yoktu''

''Uyuyordu'' diye cevap verdiğimde Ilgaz araya girdi ''Umarım bu sohbetin sonu kavga olmaz'' dediğinde ikimizde sustuk. Tulip'te gelip yanıma oturdu ve o sırada Ilgaz oturduğu yerde biraz dikleşip konuştu ''Şimdi size şunu söylemek istiyorum ki ben Türkiye'ye dönmiyicem ama gitmek isteyen varsa gidebilir karşı çıkmam"

''Ben hiç bir yere gitmiyorum'' dedi Mayıs. Arkasından kendimi tutamayıp ''Bu kalıyorsa ben heralde kalırım'' dedim, arkamdan da Tulip ''Selis varsa bende varım'' dedi. Bunun ardına Mayıs mırıldandı ama duydum ''Zaten Selis ve yancısı ayrılırmı'' demişti. ''Bir şey mi dedin tatlım?'' diyerek Mayıs'a dödüm o da bana ''Yok demedim tatlım'' diyerek tatlım kelimesini bastırarak söylemişti. Ardından Ilgaz derin bi nefes alıp Cenk'e döndü ve ''Size ben bilet alırım'' dediğinde Cenk kafasını olumsuz anlamda sallayıp ''Biz de kalıcaz intikamımızı alana kadar, sonuna kadar kalıcam'' dediğinde Ilgaz ''Peki'' diyerek önüne döndü ve yine konuştu ''O zaman son kararımız ya öldürücez ya da ölücez'' dediğinde herkez kafasıyla onayladı. Artık sanırım hepimizin son kararıydı onların kökünü kazıyana kadar buradan gitmemek, Cansel bile daha da cesaretlenmiş gözüküyordu 17 yaşındaki bi kız bile bunu göze alabiliyorsa biz zaten alırdık. Ve Tulip konuştu ''Peki afetin odasına yılan nasıl girmiş?'' diye sorduğunda benim kafada ampuller yandı, evet evde sadece biz vardık biz yokken de Cansel evdeydi yani onlar giremezdi, içimizden biri koymuştu o yılanıda camdaki yazıyı da, ve ben Mayıs'ın yaptığından emindim ''Kim olucak tabiki en baştan beri gizli gizli konuşan Mayıs o günde mutfaktaydı ve ben söylemesem odaya bile gelmiyordu'' dediğim gibi Mayıs ayaklandı ''Bak kızım artık fazla oluyorsun ben niye odaya yılan koyuyim ya o odada bende yatıyorum''

''İyi ya işte sende yılanı koyup kapıyı kitleyip mutfağa kaçmışsın, zaten anahtarda bulunamadı artık nereye sakladıysan''

''Ama hatırlatırım dün sadece ben sonradan geldim oraya, hatta sonradan gelmeyi boşver hiç gelmiyende vardı''

''Saçmala o sırada Tulip uyuyordu, ve zaten tüm gece beraberdik''

''O zaman yine suçu bana atarak kendini mi gizliyorsun acaba konuyu arkadaşın açtı sende beni suçladın iyi tezgah ama ben yemem'' dediğinde tam cevap verecekken Ilgaz ayaklanıp Mayıs'a bağırdı ''Mayıs yeter camdan girmiş olabilirler ikinizde birbirinizi suçlamayı kesin artık''

''Sen bu Selis'i bana mı savunuyorsun'' dediğinde Ilgaz bana baktı ben ise hiç bi tepki vermeden onlara bakıyordum, Ilgaz tekrar Mayıs'a baktığında konuştu ''Evet Selis'i savunuyorum'' dediğinde Mayıs Ilgaz'a acınası bi yüz ifadesiyle baktı, ben ise bi an mutlu olmuştum, ilk kez biri beni savunmuştu bu beni mutlu ediyordu ama fark ettirmedim. Tekrar Mayıs'a baktığımda sinirlenmişe benziyordu, sinirden hızla hırkasını çıkarıp bi kenera savurdu ve cebinden odanın anahtarı düşüp ses çıkardı, hemen eğilip anahtarı aldığımda Mayıs'a gösterip konuştum ''Bu ne peki? Madem kapıyı sen kitlemedin bu ne?''

''Ben yapmadım, gerçekten ben yapmadım'' diyerek Ilgaz'a baktı, Ilgaz gerçekten sinirlenmişe benziyordu ama konuşmadı.

Mayıs bize dönerek tekrar konuştu ''Sizin planınızdı değilmi? Hepsini siz yaptınız suçuda bana attınız''

''Malesef tatlım ama bu roller bana sökmüyo işte naparsın, sen yaptın işte planlarımızın yatmasındaki sebepte sendin, Afet'in ölmesinde de ne istiyosun sen bizden ha ne istiyorsun?''

''Ben yapmadım diyorum kafan basmıyormu senin?'' dediği an anahtarı gösterip konuştum ''Bu ne o za'' diye lafımı bitiremeden Ilgaz lafımı kesti ''Ama artık ikiniz de çok oluyorsunuz hepsini bizi birbirimize düşürüp bizi dağıtmak için yapmış olabilirler'' diyip elimdeki anahtarı çekip aldı ve yine konuştu ''Şimdi herkez odalara dağılsın ve sakinleşsin, hadi'' dediğinde Cenk ayaklandı tam konuşucakken Ilgaz ona dönüp konuştu ''Sakın, sakın biri birini daha suçlamasın'' dediği an Cenk Cansel'i alıp odaya geçti, Ilgaz'da Mayıs'ı kolundan tutup götürdü. O sırada Tulip bana dokunup ''Hadi gidelim Selis'' dediğinde temas etmesine kaşı bir şey demedim bu durumda unutmuş olabilirdi, kafamla onu onayladım ve odaya geçtik.

Odaya geçince ikimizde yataklarımıza oturduk ve Tulip konuştu ''Belki de gerçekten Mayıs yapmamıştır''

''Kim yapıcak o zaman çok belli değilmi sencede kimin yaptığı''

''Belki de gerçekten Ilgaz'ın dediği gibi hepsi bir tuzaktır''

''Bilmiyorum Tulip umarım öyledir'' dediğimde bir bardak su içtim, odayı ve evi sessizlik bürümüştü. Bende düşüncelere dalmıştım bu yaşadıklarımız hepsi çok ağırdı, Tulip'in de hal ve hareketleri değişmişti, gerçekten hepimizin psikolojisi bozulmuştu...

Bölüm : 20.01.2025 03:41 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Roselissa / KANKIRMIZISI / Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~15. BÖLÜM~
Roselissa
KANKIRMIZISI

8.26k Okunma

872 Oy

0 Takip
59
Bölümlü Kitap
KANKIRMIZISI 1: Gerçeklik Algısı ~GİRİŞ~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~1. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~2. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~3. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~4. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~5. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~6. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~7. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~8. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~9. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~10. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~11. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~12. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~13. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~14. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~15. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~16. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~17. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~18. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~19. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~20. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~21. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~22. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~23. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~24. BÖLÜM~KANKIRMIZISI 2: Geri DönüşKankırmızısı 2: Geri Dönüş ~1. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~2. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~3. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~4. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~5. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~6. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~7. BÖLÜM~ (part1)Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~7. BÖLÜM~ (part2)Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~8. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~9. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~10. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~11. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~12. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~13. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~14. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~15. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~16. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~17. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~18. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~19. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~20. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~21. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~22. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~23. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~24. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~25. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~26. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~27. BÖLÜM~KANKIRMIZISI 3: DejavuKankırmızısı 3: Dejavu ~1. BÖLÜM~Kankırmızısı 3: Dejavu ~2. BÖLÜM~Kankırmızısı 3: Dejavu ~3. BÖLÜM~Kankırmızısı 3: Dejavu ~4. BÖLÜM~ (part 1)
Hikayeyi Paylaş
Loading...