
Sabah olmuş olucak ki yavaş yavaş gözlerim açıldı. Göz kapaklarım açılırken odaya girmiş olan gün ışığını gördüm. Gece kabus görmeyişimin yanında, şu an çok huzurlu hissediyordum. Artık gerçekten içimde bi umut vardı, bu ekiple bir şeyleri başarabileceğimize inanıyorum.
...
Bu düşüncelerim Mayıs'ı görene kadar sürmüştü, ona baktığımda bugün ayrı bi tedirgindi, ama umursamadan kahvaltıya indim. Bugün geç uyanmış olucam ki kahvaltıyı kızlar hazılamıştı. Yerime oturdum ve kahvaltımı yapmaya başladım, herkez kahvaltısını yaparken birden Ilgaz ayağa kalktı ve konuşmaya başladı ''Biliyorsunuz ki aranızda düşmanlarımızla ilgili en çok bilgiye sahip olan benim, yani en zekiniz de benim dememde bi sakınca yok. Zaten bu grubu da ben kurduğum için lideriniz olmamda da bi sakınca olduğunu düşümüyorum.'' diyip yine o meşhur sırıtmasını yaptı. Bana baktığı an ona soğuk bi bakış atıp göz devirdim ve önüme döndüm. Gerçekten tam bi ego yığınıydı bu şahıs, kimse de ses çıkarmadığı için kendini daha da övüp istediği konuma getirebiliyordu. Ilgaz'a baktığımda herkeze sırayla bakıyordu, muhtemelen kimse itiraz edicek mi diye. Kimsenin itiraz etmediğini görünce yine konuştu ''Peki madem hiç kimseden çıt çıkmıyor yine ben konuşıyim.
Birazdan karargaha gidicez, o yüzden herkes kahvaltısını hızlı bitirip hazırlansın ben kapıda bekliyo olucam sizi.'' diyip gitti. Ben de arkasından kalkıp ''Ben doydum çıkıp hazırlanıyim en iyisi'' diyip odama çıktım.
Arkamdan bi kaç kişi daha kalktı ama kim olduğuna bakmadım. Odaya geldim ilk bi duş aldım, sonra üstüme siyah bi tişört giyip üstüne gri bi yelek giydim. Altıma siyah kotunu gidikten sonra, saçllarımı kuruttum ve düzleştirdim. Saçıma tüylü bi taç takıp saçlarımın önüme gelmemesini sağladım.
Aşağı indim ve benim o herzaman giydiğim siyah botlarımı giydim. Bu botların bi anısı yoktu ama o botlara garip bi bağlılığım vardı.
Dışarı çıktığımda sadece Ilgaz vardı, yere bakıyordu düşünceli gözüküyordu. O sürekli sırıtan güçlü adamın ardında da acı vardı.
Benim geldiğimi duymuş olucak ki hemen bana döndü ve kendini toparlayıp yüzüne yine o sırıtışını takındı ve ''Ooo ben kadınların 1 saatte hazırlandığını duymuştum bu ne hız'' dediğinde aldırmadan ''Ne düşünüyordun?'' diye sordum, tekrar yere bakıp geriye yaslandı ve o an villanın karşısında ki dağlara bakıp ''Beni bu villa da ilk düşünceli gören sen oldun sanırım"
''Ne düşünüyordun?'' dedim, sanki bozuk robot gibi aynı şeyi tekrarladığımı farkedince dudağımı ısırdım ve o sırada Ilgaz ''Bilmem sence bu ekip başarılı olur mu?'' inanmadım ve hiç çekinmeden aynı şeyi sordum ''Ne düşünüyordun?'' ayaklanıp dibime girince gözlerinin içine baktım hüzündü bu yaşadığı duygu, ''Niye öyle bakıyosun?'' diye sordu, ''Gözünün içinde hüzün var, bu duyguyu çok iyi bilirim. Artık yaşamam ama çok iyi bilirim''
''Nasıl iyi bilirsin? Sen babanla mutlu bi hayat yaşamamışmıydın?''
''Yalan söylediğimi nereden anladın?'' diye söylediğimde ''İnsanları tanırım orada Mayıs'ın inadına yaptığın çok çok belliydi'' diyip biraz daha yaklaşarak ''Haksızmıyım?'' diye sordu, yakınlıktan nefret ediyordum ama geri çekilirsem ondan korktuğumu düşüneceği için daha da yaklaşarak ''İyi ya o zaman ben de artık belli etmem" ''Ben anlarım yine ama sen bilirsin dene is'' diye cümlesini tamamlayamadan arkamızdan kapı sesi gelince anında Ilgaz geri çekilip kendini koltuğa attı, bende kollarımı bağlayıp gelen kişiye baktım, Mayıs'tı biraz daha geç gelseydi belki Ilgaz'ı da çözebilirdim ama daha zamanım olduğundan bende dışarıda olan sandalyelerden birine oturdum. Yavaş yavaş herkez gelmişti, büyük bi limuzine bindik giderken kimseden çıt çıkmıyordu. Afet ile Kumsal'a baktığımda Afet başını Kumsal'ın omzuna koymuş uyuyordu. Cansel ise dışarıyı izliyordu, diğer herkez normal bi şekilde sadece oturuyordu. Benim gözüm ön koltukta oturan Ilgaz'daydı, onu çözmem lazımdı. Mayıs onu incelediğimi görmüş olucak ki yanıma yaklaşarak kulağıma fısıldadı ''Çok bakma gözün çıkar'' dediğinde ona yönelip göz devirdim ve dışarıyı izlemeye koyuldum. Zaten mayıs yanımda oturduğu için gayet rahatsızdım. Sanırım Tulip bunu anlamış olucak ki Mayıs'la yer değiştirdi, cidden bunu benim için mi yapmıştı? Birden yüzümde karşı koyamadığım bi tebessüm oluşmuştu. O sırada bi küçük kulübeye gelmiştik, cidden burada mı çalışıcaktık? Buraya hangi birimiz sığacak ki? Diye düşünürken Ilgaz yandaki kitaplığı yerinden oynattı ve arkasından bi asansör çıktı ''Hadi üçer üçer aşağı inicez'' dediğinde ilk Mayıs, Kumsal ve Afet indi.
Sonra Cenk, Tulip ve Tutku. Cansel lavaboya gitmişti, o yüzden Ilgaz'la ikimiz iniyorduk dayanamadım ve ''Nasıl yaptın burayı?'' diye sordum o ''Benim elimden her iş gelir arıza kız'' dediği sırada aşağı inmiş olucaz ki kapı açıldı. Asansörden iner inmez yanımıza Cenk geldi ''Ben bi Cansel'e bakıyim beraber geliriz'' dediğinde Ilgaz kafasını git der gibi salladı. Sonra Ilgaz eliyle bi masayı gösterip ''Oraya geç'' dedi bende kafamı tamam anlamında aşağı eyip yukarı kaldırdıktan sonra masaya oturdum. Etrafı inceledim herkesin masası ayrıydı ve bilgasayarlar vardı, ortada 9 kişilik bi toplantı masası ve paralelinde de bir akıllı tahta, bunları düşünürken Cansel ve Cenk'te geldi sonra Ilgaz konuşmaya başladı ''Buraya gelme nedenimiz gayet belli aslında ama ilk yapacağımız şey herkezin bu grup ile ilgili bildiği şeyi sırayla anlatması dün herkezin geçmişini üstü kapalı anlattığının gayette farkındayım bundan dolıyı bildiklerinizi nereden biliyorsun diye sorgulanmıyıcak ama şartsız koşulsuz herşey anlatılıcak, tamammıdır?'' dedi ve ben sadece lider değilde bu konumda bulunduğu için ego patlaması yaşayan bi şahıs görüyordum, ama yinede bana baktığında başımı evet anlamında salladım. Sonra ''Peki o zaman grubun lideri ben olduğuma göre ilk kimin anlatıcağınıda ben seçicem'' diyip derin bi nefes aldıktan sonra yine konuştu ''Ha bu arada grubumuzun adı Kankırmızısı olucak zaten kolyelerinizin rengindende anlamışsınızdır ayrıca o kolyelerde bu grup intikamını alıp dağılana kadar çıkmıyıcak'' dediğinde kolyeden çok grubun bi gün dağılıp bu kalabalık ortamdan çıkıp yine o yanlız hayatıma döneceğimi hatırladım, ama şu an bundan daha önemli konular vardı, ben bunları düşünürken Ilgaz yine konuştu ''Peki Cenk ve Cansel sırayla anlatın bakalım'' dedi.
Cenk'e baktığımda derin bi nefes aldı ve ''Ben çoğu kişiyi annem ölene kadar tanımıyordum sadece babamı hapse attıran grup üyesinin Kenan olduğunu biliyordum, daha sonra araştırdığımda öyle bi isme rastlayamadım ama annemin bilgisayarında fotoğrafını bulmuştum onu sana verdim zaten. Annem öldükten sonra da onun evli olduğunu eşinin adınında Aysel olduğunu öğrendim onunda fotoğrafını sana vermiştim zaten sanırım bunların şu an bizim yaşlarımızda iki çocuğu olmuş ama isimlerine falan ulaşamadım'' diyip lafını bitirdi. Cenk konuşurken Ilgaz bazı yerlerde kafasıyla onu onaylıyordu, Ilgaz Cansel'e dönüp ''Sen?'' dediğinde Cank lafa atlayarak ''O zaten sadece öyle bi grup olduğunu biliyo onu bu işlere asla bulaştırmadım biliyosunuz zaten''
''Peki sıkıntı yok sen Afet sen neler araştırdın?'' dediğinde sanırım dünkü sırayla gidiyorduk ve en son ben anlatıcaktım ben bunları düşünürken Afet anlatmaya başlamıştı ''Benim araştırmalarımda da sadece öyle bi grup olduğunu buldum ve Cenk'in anlattığı o iki kişinin de grubun başı olduğunu biliyorum gerisi aynı'' dediğinde Ilgaz akıllı tahtaya o ikisinin fotoğrafını açtı.
Bunlar beni o gün kaçıranlardı, yutkundum ve Ilgaz'ın sesini duymamla o tarafı döndüm ''Tamam sen anlat Kumsal'' dedi ve Kumsal'a döndüm anlatmaya başlamıştı ''Benim babam eskiden o grupla çalışıyormuş ama bunu o öldükten sonra öğrendiğimden pek bi bilgiye ulaşamadım sadece o gün eve giren hırsız bi kadınmış ve şu an ekrandaki kadındı Aysel ama benden artı bir bilgi sen bunların fransız vatandaşı olduğunu söyleyince Afet'ten izinsiz onun evdeki bilgisayarındaki programa minik bi güncelleme yapıp derin sırlara inip o kadının şu an ki adını öğrendim''
''Neymiş adı?'' diye sordu Ilgaz aslında biliyo gibiydi ama yine de bilgisini doğrulamak istemişti sanırım Kumsal cevap verdi ''Agnes ama soyadına erişemedim, bulamadım yani'' Ilgaz sırıtarak ''Olsun bu bilgi fazlasıyla işimize yarar zaten'' dedikten sonra Kumsal'a baktım o Afet'e dönmüş ''Özür dilerim uygulaman benim yüzümden çöktü''
''Merak etme kızmadım işe yarar bi bilgi için kullanmışsın işte'' diye aralarında bi sohbet geçerken Ilgaz lafa atladı ''Sen bizim için derin sırlara inebileceğimiz bi program yapabilirmisin?'' diye sorunca Afet cevap verdi ''Aslında derin sırlara değil ama tüm dijital ağlarda ayrı ayrı bulabileceğimiz bilgileri tüm uygulamaları tek bi uygulama yaparak araştırmalırımızı daha hızlı hale getirebilirim''
''Peki şimdi başla yarına kadar halletmiş ol'' dediğinde Ilgaz yine emir verir gibi konuştu ve yine ona olan nefretim körüklendi, Afet'e baktığımda kafasını evet anlamında sallayıp yanında getirdiği bilgisayar ile çalışmaya başladı, sanırım el alışkanlığı olarak onu kullanmak istiyordu. Ilgaz konuştu ''Sen ne biliyorsun Tulip''
''Ben de sadece öyle bi grup olduğunu ve herkesi kullanıp sonra öldürdüklerini biliyorum zaten bu kadarını da teyzemden biliyorum ama o grubun 5 kadın 2 erkek olmak üzere 7 kişiden oluştuğunu biliyorum''
''Onların kim olduğunu biliyormusun peki?'' diye sordu Ilgaz Tulip'e baktım, üzgün bi surat ifadesi takınarak başını hayır anlamında sallayıp öne eğdi. Ilgaz yine konuştu ''Ben en son anlatıcam ilk Mayıs sonra Selis anlatsın''
''Peki başlıyorum'' dediğinde Mayıs şok olmuştum itiraz etmeden anlatıcam demişti.
İyice incelediğimde bunları Mayıs'ın Ilgaz'a önceden anlattığını anladım sesimi çıkarmadım zaten Ilgaz bilse de yetiyordu.
Ben bunları düşünürken Mayıs anlatıyordu ''Ben yetimhanede büyüdüm zaten annemin ölüm nedenini tamamen hislerime güvenerek araştırınca bu şekilde başka kişilerinde öldürüldüğünü bulduğumda yanlız olmadığımı biliyordum sadece öyle bi grup olduğunu da kafamda kurdum zaten, çok birşey biliyoda sayılmam'' diyince kendimi lafa atlamamak için zor tuttum ama sesimi çıkarmadım. ''Evet Selis sen anlat şimdi" ''Peki'' diyip anlatmaya başladım ''Benim araştırmalarım sonucu şu an ekrandaki Aysel ve Kenan'ı buldum ve bu grubun başkanları evet bunlar çoğu öldürme işini Aysel görüyo ve Kenan da Aysel ne derse onu yapıyo ve bunların bi erkek çocukları olduğunu biliyorum adıda muhtemelen Demir'' diyip derin bi nefes alıp sustum. ''Peki güzel şimdi benim bilgilerimi bi yana bırakıcaz hepsini zamanı geldiğinde öğrenereniceksiniz merak etmeyin. Şimdi hepiniz çıkın yukarıda şöför sizi bekliyo'' dediğinde Mayıs karşı çıkarak ''Bende kalıcam'' dedi. Şimdilik kavgaya dahil olmayıp izliyordum. ''Hayır Mayıs ben plan yapıcam ve yarın zaten herkezin bi görevi olucak''
''Tamam plan yapmana ben de yardım edicem sonuçta nasıl bi görevimin olduğunu bilmem lazım''
''Peki kal'' dediğinde benim devreler yandı ve ''O neredeyse hiç bir şey bilmeyen Mayıs kalırsa ben de kalırım''
''Pardon da bi kere de yerinde durup beni kopyalamasan mı diyorum''
''Ben mi seni kopyalıyo'' diye cevap verirken Ilgaz lafımı kesti ''Yeter atık kavga istemiyorum dedim ya şimdi ikinizde eve geri dönüyorsunuz'' dediği an Mayıs tam itiraz edicekken ''Dedim ve bitti'' dedi Ilgaz ona dönerek. Daha fazla ısrar etmeden ikimizde oradan ayrıldık. Arabaya binene kadar hiç konuşmamıştık, ama araba hareket edince dayanamamış olucak ki karşımda oturan Mayıs konuştu ''Sen bana özenip benim yaptıklarımı yapmak istemeseydin şu an nasıl bi plan kurulduğundan haberdar olabilirdim''
''Ben mi seni kopyalıyorum?''
''Evet kıskanıyosun işte kızım beni''
''Kurban olduğum ne güzelde kafasında kurmuş ama şansına küs bu senaryo tutmıyıcak tatlım''
''Bak artık bana tatlım demeyi bırak sinir oluyorum''
''İnanır mısın ben direk senin varlığına sinir oluyorum onu napıcaz''
''Merak etme duygularımız karşılıklı''
''Ne güzel o zaman diyorum ki artık birbirimize bulaşmasak mı?''
''Sen beni kıskanmayı bıraktığında neden olmasın''
''Bak tekrar söylüyorum ben seni falan kıskanmı'' yine lafımı bitiremeden Kumsal lafa atladı ''Ama gerçekten pes artık bi yerinizde durun tamam anlaşamıyorsunuz ama aynı gruptayız ya lütfen" ''Peki sorabilirmiyim niye bu grupta hep benim lafın kesiliyo niye şu Mayıs'a saygı gösterilerek lafının bitmesi bekleniyorda benim lafımın bitmesi beklenmeden yarıda kesiliyor'' dediğimde Mayıs karşı çıkarak ''Demek ki sen saygı gösterilmeyi haketmiyor'' derken Afet bu sefer onun lafını kesti ''Tamam anladık anlaşamıyorsunuz birbirinizden nefret ediyorsunuz ama bari eve kadar dayanın nolur'' dediğinde herkez sustu ve eve varana kadar hiç konuşmadık. Eve vardığımız anda Mayıs ''Merak etme kavgayı hiç başlatmıyıcam gerçi çoğu kavgayı sen başlatıyorsun ama'' dediğinde lafını keserek ''Hatırlatma geçiyim istersen arabadaki kavgayıda şu an ki kavgayıda sen başlattın ve başlatıyorsun''
''Ama istersen bi kavganın nedenini düşünelim ha ne dersin''
''Yanlız beni kıskanıyo diyen kimdi?''
''Kendi hiç haklı çıkarmaya çalışma Ilgaz haklı sen tam bi arızasın'' dediği gibi lafa girecekken beni konuşturmadı ''Ama merak etme şu an odama çıkıp senin başlattığın kavgayı ben bitiriyorum'' diyip odaya çıktı kavgamız daha uzamasın diye bir şey demedim arkasından, yoksa kendimi haklı çıkarmasını bilirdim ben ama neyse diyip tekkişilik koltuğa oturdum, odaya çıkıp onunla muhattap olmayı geçtim yüzünü görmek bile istemiyordum. Kafamı geriye yaslayıp yaklaşık yarım saat duvarı izledim. Birden Tulip'in sesini duyunca o tarafı döndüm ''Hadi kalk Selis hanım Kumsal ve Afet ile odaları değiştirdim eşyalarımızı taşıyalımda ikimiz Mayıs'sız bi odada duralım'' dediğinde yüzümde bi tebessüm oluştu. Mutlu olmuştum ilk kez biri beni düşünmüştü ama ben sadece ''Teşekkür ederim'' diyebildim sanırım bende soğuk bi kızdım çünkü elimden sadece teşekkür etmek gelmişti.
''Tamam o zaman hadi kalk Mayıs'ı terasa yolladım o odada yokken eşyalarımızı taşıyalım''
''Peki'' dedim ve yukarı çıktık çok ince düşünmüştü ben sanırım mutlu olmuştum, uzun süredir tatmadığım bir duyguyu tadıp birinin beni düşündüğünü görmüştüm bugün evet ben mutluydum...
...
Odaya tüm eşyalarımızı yerleştirmiştik, yataklarımızı oturmuştuk odayı sessizlik bürümüşken Tulip sessizliği bozdu ''Sen farklı bi kızsın''
''Nasıl farklıyım?''
''Bilmem sanki annenin ölümü harici daha fazla şey yaşamışsında hepsini içine gömmüş gibisin''
''Belki de öyleyimdir annemin ölümünden sonra duygusuzlaştım sanırım biraz''
''Anladım çok güzelsin bu arada''
''Teşekkürler ama yanlış anlamazsan bana iltifat edilmesinden pek hoşlanmam tüm fiziksel özelliklerimi babamdan almışım ee babamlada pek iyi bi geçmişimiz var sayılmaz onu bana hatırlatan şeylerden uzak kalmak istiyorum''
''Ama sen dün'' diyip bana baktığında anlamış olucak ki ''Tamam anladım çok ısrar etmiyicem seni üzmem''
''Çok samimisin''
''Annemde öyleymiş''
''Şey özür dilerim'' diyip kafamı yere eğdim yanıma oturarak kafamı eliyle kaldırdı ve bana baktı ''Sorun yok alıştım ben'' diyip gülümsediğinde, çekinerek ''Şey temastan pek hoşlanmam'' dediğim gibi elini çekti ''Peki anladım yine geçmişle ilgili bi mevzu, beni üzmekten çekinme bu arada, ben her şeye alıştım''
''Anladım''
''Sende geçmişini anlatıp dertleşmek falan istersen ben burdayım. Ama seni zorlamam merak etme''
''Tamam ama sanırım buna o kadar hazır değilim''
''Tamam sorun yok'' diyip gülümsedi ve yatağına oturdu. Benim yüzümde de bi tebessüm oluştu sanırım ilk kez bi arkadaş edincektim, mutluydum gerçekten mutluydum...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 8.26k Okunma |
872 Oy |
0 Takip |
59 Bölümlü Kitap |