9. Bölüm

Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~8. BÖLÜM~

Roselissa
r_roselissa

Kahvaltımızı yapmış karargaha gitmek için hazırlanıyorduk, gece kabuslar görmemiştim uzun süredir de görmüyordum bu durumdan mutluydum. Aşağı inip limuzine bindik ve kararaha doğru yola çıktık aklımda bi plan vardı, aynı zaman da Tulip ile yanyana oturmuştuk çünkü artık Tulip ile bi tık daha yakındık. Karargaha varana kadar herkes düşünceliydi, sanırım herkez yapıcağı ya da yaptığı planı düşünüyordu. Ben de yaptığım planı düşünüyordum, bi planım vardı ama son kararı Ilgaz vericeği için şüpheliydim, acaba birimizin planını mı seçicekti yoksa kendi mi bir plan yapıcaktı. Ben bunları düşünürken karargaha varmıştık, yine üçer üçer aşağı indiğimizde tam yerime oturucakken Ilgaz ''Toplantı masasına herkes'' dedi. Sanırım herkez orada planını anlatıcaktı, masaya oturdum ve herkez sırayla yerine oturdu, en son Ilgaz'da oturduğunda yine konuştu ''Şimdi herkes sırayla planını anlatıcak ve sonra ne yapacağımıza karar vericez'' diyip nefes aldı ve ''Elinde planı olmayan, hiç bir fikri olmayan birileri varmı?'' diye sorduğunda Tutku, Kumsal ve Cansel el kaldırdı, iyice okula dönmüştü burası aldırmadan Ilgaz'a baktığımda konuşmaya başlamıştı ''Peki sorun yok, ilk planı o zaman Afet anlatsın'' diyip lafını bitirdiğinde Kumsal lafa girerek ''Aslında benim bi planım var ama fazla basit'' dedi. ''Peki yinede anlat çünkü bizim için en küçük bi plan bile önemli, her hangi bi işimize yarayabilir'' dediğinde Ilgaz, Kumsal anlatmaya başladı ''Yani dediğim gibi çok işlevli değil zaten daha yeni geldi aklıma bu plan ama yinede söyliyim. Bence bunların nerede kaldığını bulsak direk gidip dünyadan silebiliriz''

''Peki bu plan bi köşede kalsın, sen anlat Afet'' dediğinde Ilgaz, Afet direk anlatmaya başladı ''Bence biz büyük bir şirket rolüne bürünüp onları iş görüşmesi için bi resteruanta toplayıp oraya bomba yerleştirebiliriz sonra bi şekilde oradan tüyüp direk patlatabiliriz''

''Yani mantıklı ama şüphelebilirler, ayrıca oraya hepsinin geleceğinden emin olmamız lazım yani plan %70 ihtimalle yatar'' diyerek bu fikri değerlendirdi Ilgaz, daha sonra Tulip'e dönerek ''Senin fikrin ne Tulip?'' dedi.

''Bence onların ilgisini çekebilecek bi etkinlik düzenleyip hepsini oraya toplayabiliriz daha sonra içeceklerine zehir atıp direk orada işlerini halledebiliriz''

''Etkinlik düzenlemek sıkıntı değil ama illaki başka kişilerde gelecektir içecekler karışabilir, ayrıca hepsi içmez içeceği, içse bile aynı anda içmeyecekleri için birine bişe olduğu an diğeleri şüphelenir ve kendimizi riske atan biz oluruz, ama yavaş yavaş öldüren bi zehir koysak bile ben yine de pek kusursuz işleyeceğini zannetmiyorum'' diyerek bu fikride eleştiren Ilgaz beyimiz Cenk'e dönerek ''Sen?'' dediği an Cenk'te anlatmaya başladı ''Tüm çocukları kaçırıp ailelere ulaşalım ve onları tuzağa çekip işlerini biterelim''

''Olabilecek basit ve işler bi plan ama çok emek gerektirir, hele onlar kim olduğumuzu öğrenirlerse çocuklarına bile acımadan bizim işimizi bitirirler, ayrıca çocuklarında bize karşı gelebilecek yaşta olduğunu unutmayalım'' diyip derin bi nefes aldı ve Mayıs'a dönüp kafasıyla işaret verdiğinde Mayıs anlatmaya başladı ''Bir kaç kişimiz aramızdan ajan olduğunu söyleyerek onların içine sızsın ve bir şekilde onları bir depoya çekip kitleyelim ve bayıltıcı gazla onları bayıltalım sonra hepsini ayrı ayrı depolara kitleyip ölene kadar işkence yapalım" dediğinde Ilgaz kafasını hayır anlamında yavaşça sallayıp ''Bu planın çok uçuk olduğunun ve ekibi sonuna kadar riske attığının sende farkındasın bence'' dediğinde Mayıs'a baktım sanırım üzülmüştü, onunda böyle duyguları varmıydı ya? Ayrıca onun planından çok plan öncesindeki Ilgaz ile anlaşma şekillerine takıldım gerçekten aralarında ne vardı bu da benim çözmem gereken bi gizem dahaydı, bunun haricinde planını bende dinledim ve içlerine ajan olarak birini gönderip bizi tehlikeye atması içimize sızan bi ajan olması konusundaki şüphelerimi tetiklendirsede ses çıkarmadım, o sırada Ilgaz bana dönmüştü ve ''Anlatmayı planlıyormusun?'' demişti. Sinir olmuştum o yüzden ''Bi kere de ilk sen anlatsan ne olur bay lider''

''Ne zamandan beri bu gruptaki birisi benim emirlerime karşı çıkıyor'' dediğinde açık açık beni ekipten göndermeyi ima etmişti, kendimi sakinleştirip ''Peki anlatıyorum o zaman'' diyip derin bi nefes aldım ve anlatmaya başladım ''Onları yavaş yavaş iyice uzaktan gözlemliyerek yani takip ederek iyice tanıyalım sonra birer birer işlerini bitirelim''

''Bu yine bizi riske atar onların korumasız dışarı çıktığını da pek zannetmiyorum ayrıca'' dedi bay lider ve yine konuştu ''Peki şimdi herkes eve gitsin, lideriniz olarak planı ben yapıcam ve yarın size anlatıcam'' dediğinde artık gerçekten dayanamadım nasıl oluyorda hayatımızı riske atacağımız bi planı o seçebiliyordu bu kararı hepimizin vermesi lazımdı ''Kusura bakma ama sırf bu grubu sen kurdun diye hepimizin hayatını riske atacağı bi planı sen seçemezsin'' dediğim gibi ayağa kalktı, bende ayaklandım ve ''Bak arıza kız burada bu plana senden başka karşı çıkan yok görüyormusun şimdi eve gidin. Hadi!!'' dediğinde bana yakınlaşmıştı bende onun dibine girerek ''Pardon da bende bu gruptanım ve ben buna karşı çıkıyorum''

''Ama malesef şu an sekize karşı birsin istersemde kolyeni alıp seni bu gruptan yollayabilirim''

''Tamam öyle olsun ama şu planı doğru düzgün yap ve kimsenin hayatı riske atılmasın ama bunun aksi bi plan olursa işte o zaman kendim gruptan çıkarım''

''Bir, inan bu gruptaki herkesin canını senden daha çok düşünüyorum seninkini bile. İki, merak etme benim planlarım şaşmaz'' dedikten sonra yine sırıttı ve gözleriyle asansörü işaret ederek ''Hadi eve giden yol orası'' dediğinde ona göz devirip asansöre yöneldim o an yanıma Tulip'te gelmişti, ikimiz yukarı çıkıp limuzine oturup diğerlerini bekledik, onlarda geldikten sonra eve doğru limuzin hareket etti. sadece yolu izliyordum kafamda deli sorular vardı, ayna olayı, Ilgaz'ın planı ve şu Mayıs ve Ilgaz arasındaki bağ bunları düşünürken bi yandan yolu izliyordum, bir süre sonra eve varmıştık. Eve girer girmez montumu çıkarıp kendimi salondaki tek kişilik koltuğa attım. Herkes odalarına çıkmıştı Tulip yanıma gelip ''Gelmiyormusun?'' diye sorduğunda ''Yok sen git'' dedim soğuk sesimle, sesim istemsizce soğuk çıkmıştı o da buna alınmış olucak ki bir şey demeden kafasını salladıktan sonra odaya çıktı. Ben ise sadece duvarı izleyip yarın ki planın ne olabileceğini düşünüyordum.

...

Sanırım herkez uyumuştu ben hala yerimde öylece duruyordum, birden içimden saate bakma hissi geldi, ve saate baktığımda saat gece dörttü ve Ilgaz hala gelmemişti.

Neredeydi bu saate kadar umarım hala plan yapıyordur, ya da plan yaparken uyuya falan kalmıştır. Bunları düşünürken Ilgaz geldi, salon karanlıktı o yüzden ilk ışığı açtım ve ''Neredeydin bu saate kadar'' dediğimde bana döndü yüzünde şişlikler ve morluklar vardı neredeydi bu? ''Merak etme plan yaparken uyuya kalmışım taksi çağırdım ve geldim.

Ayrıca şüphen olmasın kusursuz bi plan oldu kimsenin canı tehlikede olmıyıcak'' dedi ve zar zor sırıttı. Bu halinde bile sırıtabiliyordu, normalde ona hesap sorucaktım her konuda, ama bu halini görünce sanırım nedenini bilmeden vazgeçmiştim. ''Ne bu halin?'' diye sordum, nedenini bilmiyordum bu şüphemiydi yoksa endişemi ben bunları düşünürken o cevap verdi ''Merak etme taksicinin önünü kesen 5 yada belki 6 kişiyle falan tartıştık''

''Bunun bi tartışma olduğuna eminmisin?''

''Takma kafaya ve yat, ama bi dakikaya ya sen niye bu zamana kadar ayaktasın'' diye sorarken beni inceleyen bi yüz ifadesiyle dibime girmişti, çok yakındık hemde fazlasıyla nefesini yüzümde hissediyordum cevap verdim ''Seni bekledim bu saate kadar ne iş çevirdiğin konusunda hesap sormak için''

''Sor o zaman''

''Neyi?"

''Hesap sorucam demedinmi?''

''Evet ama fikrim değişti başka bi konuda hesap sormaya karar verdim''

''Tamam gönder gelsin'' ne diyecektim diye düşünürken sesim kısık bi şekilde ''Canın acıyormu?'' diye sorduğum an sırıttı ve yandaki koltuğa oturdu ''Merak etme birazdan pansuman yaparım ve geçer'' diyip nefes alıp verdi ve ''Şimdi sende herkezin yaptığını yapıp beni umursamayı bırak ve git yat uyu yarın planı öğrenmek için kendini hazırla''

''Tamam o zaman bende şimdi diğerlerinden farklı olarak seni düşünücem ve pansumanını ben yapıcam'' diyip pansuman için gerekli malzemeleri alıp yanına geldim.

Beni incelediğini farkettiğimde ''Ne bakıyorsun be?'' dedim. ''Hiç yani neden bi insan nefret ettiği birine yardım eder ki?''

''Malesef o nefret ettiğim kişi liderim olduğu için ve yarın hayatımızı riske atacak olan planı anlatıcağı için iyi olması lazım, ve şu an yine malesef ki ona yardım edebilecek tek kişi benim'' diyip ona bakıp tebessüm ettim o ise sadece sırıtıyordu. ''Tamam o zaman öyle olsun''

''Öyle zaten'' diyip elimdeki pamuğa batikonu sürüp çenesindeki morarmış bölgeye hafifçeuyguladım, aniden ona baktığımda dipdibeydik hemen önüme döndüm ve işime devam ettim. ''Vay be arıza kızın işime yarayacağı bi günüde mi görücektik?'' diyip sırıttı o an canını yakmak için elimdeki pamuk ile bi tık fazla bastırdım, canı yanmış olucak ki ani refslekle elimi tuttu ve ''Yavaş ol'' dedi. ''Sende sinirimi bozma o zaman''

''Peki'' diyip elimi bıraktı bende pamuğu değiştirip dudağındaki patlamış kısma uyguladım. Tekrar pamuğu değiştirirken sordu ''Nereden biliyorsun pansuman yapmayı kursa falan mı gittin?'' ona hayat tecrübesi diyemediğim için ''Her insan biliyor bu kadarını'' diyip konuyu kapatmaya çalıştım ama sanırım Ilgaz anlamıştı. ''Bence bu kadar iyi bilmiyorlardır''

''Napabilirim öğrenselermiş o zaman''

''Kim?''

''Ay kim olucak diğer insanlar katagorisi'' dediğimde sırıttı ve ''Peki'' dedi. ''Peki demekten başka bir şey bilmezmisin sen?''

''Naparsın işte bende dağda yetişen öküzün tekiyim'' dediğinde kahkaha atmamak için kendimi zor tutup kıkırdadım, ''Erkekler de kendine öküz falan dermiydi be lider''

''Neden demesin ki''

''Bilmem"

''Neden hiç gülmüyorsun, gülüşün çok güzel''

''Eeee şey pansuman bitti gidip yatalım en iyisi saat beşe geliyor''

''Yine konuyu değiştiriyorsun''

''Annem öldükten sonra gülme yeteneğimi kaybettim. Oldu mu? Aldın mı cevabını?'' dedim sitemli sesimle o ise sırıtarak ''Niye sen babanla mutlu bi hayat yaşamamışmıydın'' dedi. ''Daha kaç kere bu konuyu açmayı planlıyorsun sorabilirmiyim?''

''Tamam sustum'' diyip elimdeki pansuman malzemelerini aldı, ve o an eli elime deydiği an ellerimi çektim ''Özür dilerim istemeden oldu yardım etmek istemiştim'' dedi.

''Tamam o zaman buraları da sen topla benimde uykum geldi zaten, sen en azından karargahta uyumuşsun'' diyip giderken arkamdan ''İyi geceler'' diyişini duyunca yüzümde tebessüm oluştu o an arkamı dönmeden ''Sanada'' diyip hızla odama çıktım. Ne oluyordu bana, hayır o saçma duyguyu tekrar yaşamıyıcaktım o yüzden düşünmemem lazımdı. Direk yatağa yattım ve gözümü kapattıp uyudum...

...

Gözüme gelen güneş ışığı ile uyanmıştım.

Tulip'e baktığımda hazırlanmıştı, benim uyandığımı görmüş olucak ki ''Sonunda uyanabildin uyuyan güzel hadi hazırlan bugün kahvaltı yapmadan direk karargaha geçicekmişiz'' dediğinde kalktım ve elimi yüzümü yıkamak için lavaboya girdim elimi yüzümü yıkadıktan sonra lavabodan çıktım, oda da Tulip'i görememiştim sanırım aşağı inmişti bende geçikmeden üstümü giyinip odadan çıktım. Merdivenlerden inerken Mayıs ve Ilgaz'ı konuşurken gördüm, Ilgaz bana baktığı an ona daha sert bi şekilde baktım ve göz devirip aşağıya indim, şu an aklımda sadece Ilgaz'ın anlatacağı plan olduğu için Mayıs ile Ilgaz'ın ne konuştuğuna hiç kafa yormadım, umursamadım bile. Bir, iki dakika sonra ilk Mayıs sonra Ilgaz aşağı indi, ve hep beraber limuzine bindik. Ben kafamdaki tüm düşüncelerden kurtulmuş sadece yolu izlerken herkez kendi arasında konuşuyordu. Bir süre sonra karargaha vardık, herkez ilk arabadan inip sonra asansörle üçer üçer aşağı indikten sonra toplantı masasındaki yerlerine oturdu.

Ilgaz'da yerine geçtikten sonra planı anlatmaya başladı ''Evet hiç bi açılış konuşması yapmadan direk konuya giriyorum ve planı anlatıyorum. Şimdi bu planı yaparken birinizin planından esinlendim, şimdi ilk olarak yapıcağımız şey birer birer çocukları kaçırmak ama teker teker kaçırıcaz ayrı ayrı ve bunu yaparken düşmanları olarak değilde mafya olarak görünücez yani mafya rolüne ya da kişiliğine bürünücez işte. Bunu yapmamızın amacı eğer plan ters teperse bile B planına geçebilmek için ilk başta bizi düşmanları olarak algılamamalarını sağlamak ve bize karşı o şekilde gardlarını almalarını sağlamak, her neyse birer birer çocuklarını kurtarmaya geldiklerinde onları öldürücez ve yüzümüzde maske olucak çocukları daha sonra saldığımızda bizi bulamamaları için tüm bunları birer birer halledip türkiyeye dönücez, zaten ben çocuklarının da polise gideceğini düşünmüyorum çünkü aileleride polisler tarafından aranan kişilikler olduğu için kendilerinide o çukura atacaklarını zannetmem'' diyip bir nefes aldığı anda soru sordum ''Ya olmazsa sonuçta onlar insanları öldüren caniler çocuklarına kıyamayacakları nereden belli?'' direk cevap verdi sanırım bu olasılığı o da düşünmüştü ''İşte o zaman da karşılarına düşmanları olarak çıkıp dostça bir buluşmaya çağırıcaz, o buluşmada bir depoda olucak ve içeceklerine zehir atıcaz eğer buluşmaya gelmeyenler olursa dışarıda kalan 3-4 kişimiz direk evlerine gidip halledicek ama buluşmadakilerin içeceklerini her şekilde içmelerini sağlıyıcaz eğer şüphelenip bize içirirlerse yanımızda panzehiri olucak onu kullanıcaz, eğer hiç bir şekilde içmezlerse dışarıda kalan kişiler içeriye bayıltıcı gaz sıkıcaz ve bayıltıp zehri şırıngayla uyguluyucaz, ama muhtemelen bu plana gerek bile kalmıyıcak emin ol'' diyip derin bi nefes aldı. Benim kafama yatmıştı bu plan o yüzden itiraz etmiyicektim o sırada bay lider yine konuştu ''Şimdi eğer bu planı uygulamak istemeyen karşı çıkan olursa kolyesini masaya bırakıp çekip gidebilir ve normal hayatını yaşamaya devam eder'' dediğinde ben dahil kimse karşı çıkmayınca yine konuştu ''Peki o zaman harika şimdi herkesin bir hafta süresi var bavullarını hazılasın Paris'e gidicez'' dediğinde herkes kafasıyla onaylayıp masadan kalktı, en son Ilgaz kalktıktan hemen sonra bende hemen kalkıp ''Aferim beni şaşıttın iyi plandı''

''Ne zannettin'' diyip sırıttığında ''Yine de sen tedbirli ol benim sağım solum belli olmaz'' diyip sırıttım ve ''Şaka şaka korkma, ama yinede senin hakkındaki şüphelerim devam edicek'' dediğimde o da karşılık vererek ''Duygularımız karşılıklı arıza hanım'' dediği gibi ikimizde asansöre binip yukarı çıktık ve limuzine bindik. Aslında Ilgaza olan güvenim artmıştı ama bunu ona belli edip ego yığınına bi parça daha eklemek istemedim.

Eve doğru giderken yolu izliyordum kafam rahattı ve umutluydum sanırım biz başarıcaktık...

Bölüm : 28.11.2024 19:35 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Roselissa / KANKIRMIZISI / Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~8. BÖLÜM~
Roselissa
KANKIRMIZISI

8.26k Okunma

872 Oy

0 Takip
59
Bölümlü Kitap
KANKIRMIZISI 1: Gerçeklik Algısı ~GİRİŞ~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~1. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~2. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~3. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~4. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~5. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~6. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~7. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~8. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~9. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~10. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~11. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~12. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~13. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~14. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~15. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~16. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~17. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~18. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~19. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~20. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~21. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~22. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~23. BÖLÜM~Kankırmızısı 1: Gerçeklik Algısı ~24. BÖLÜM~KANKIRMIZISI 2: Geri DönüşKankırmızısı 2: Geri Dönüş ~1. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~2. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~3. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~4. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~5. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~6. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~7. BÖLÜM~ (part1)Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~7. BÖLÜM~ (part2)Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~8. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~9. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~10. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~11. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~12. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~13. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~14. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~15. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~16. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~17. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~18. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~19. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~20. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~21. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~22. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~23. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~24. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~25. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~26. BÖLÜM~Kankırmızısı 2: Geri Dönüş ~27. BÖLÜM~KANKIRMIZISI 3: DejavuKankırmızısı 3: Dejavu ~1. BÖLÜM~Kankırmızısı 3: Dejavu ~2. BÖLÜM~Kankırmızısı 3: Dejavu ~3. BÖLÜM~Kankırmızısı 3: Dejavu ~4. BÖLÜM~ (part 1)
Hikayeyi Paylaş
Loading...