
Evet o gün, o an gelmişti. Şu an havaalanındaydık, herkez bavulunu hazırlamıştı ve bavullarımızı vermeyi bekliyorduk. Birazdan Paris'e doğru yola çıkıcaktık, ayrıca aradan bir hafta geçmişti, bu bir haftada Tulip'le iyice yakın olmuştuk neredeyse her gece konuşup sohbet ediyorduk, ikimizde daha geçmişimizle ilgili daha fazla bilgiden bahsetmemiştik birbirimize ama yine çok yakındık dost değilde sanki kardeş gibiydik. Gerçi bugün biraz garipti sanırım stresliyli sonuçta hayatımıza riske atacağımız bir durumdaydık şu an ama ben nedense emindim beni yanıltmayan hislerim bu işi başarabileceğimizi söylüyordu, güveniyordum sanırım hemde herkese...
...
Paris'e varmıştık şu an iki ayrı takside iki aylığına kiraladığımız tatil villamıza gidiyorduk. Yine aynı düzende aynı şekilde odalarda kalıcaktık. Ben bunları düşünürken villaya varmıştık, Ilgaz konuştu ''Herkez aynı düzende kalıcak biliyorsunuz ama ben yine de hangi odalarda kalacağınızı hatırlatıyim. Selis ve Tulip bir numaralı odada, Mayıs, Kumsal ve Afet iki numaralı odada, Cenk ve Cansel üç numaralı odada ve Tutku ile bende dört numaralı odada kalıcaz. Bunlar anlaşıldıysa herkez yerleşip gelsin ve plan hakkında bi kaç şeyi anlatıcam'' dediğinde herkes onaylayıp odalara dağıldı. Ben de Tulip ile odaya gelmiştim, Tulip konuştu ''Çok güzel değil mi burası ya tam tatil yapmalık''
''Evet ama bizim amacımız başka unutma bunu''
''Tabikide unutmam, unutamam da zaten ama yine de planı uygulamaya koyulana kadar eylenmek bizimde hakkımız sonuçta bizim elimizden alınan çocukluğumuzu geri kazanmamız lazım''
''Bilmiyorum durup dururken aşağı eğlenmek için inersek bizimkiler ne düşünür bilmiyorum''
''O da doğru''
''Sana bir şey sorabilirmiyim Tulip?''
''Tabiki de biz o faslı çoktan geçmedikmi direk sor işte''
''Tamam soruyorum adın soyadın?'' dediğimde ikimizde kahkaha attık. Bu sohbeti yaparken bir yandan da odaya yerleşiyoduk, ''Neyse cidden ne sorucaktın?''
''Şey ya hani biz görevimizi bitirdikten sonra yine görüşürmüyüz?'' dediğim an yüzü düştü ve sustu, bir süre sonra ''Neden olmasın'' dedi. ''Neden böyle oldun?''
''Hiç ya aaa bak buradaki sürahide su yok doldurup geliyim'' dediğinde sürahiyi elinden alıp ''Ben doldururum sen biraz dinlen, anlıyorum seni kafan karışık, herkezin kafası karışık'' diyip tebessüm ettim ve odadan çıktım. Mutfağa indim ve sürahiyi doldurmak için arıtmayı açıp altına sürahiyi koydum, çok yavaş akıyordu su hiç sabırlı biri değilim ama yinede bekliyicektim. Ben sürahinin dolmasını beklerken arkamdan bir ses geldi ''Napıyorsun burda arıza kız'' dediğinde konuşma şeklinden, sesinden ve arıza kız diyişinden bunun Ilgaz olduğunu anlamıştım arkamı dönmeden ''Napıyor gibi duruyorum'' dediğimde arkamda nefesini hissetmemle arkama döndüm yine çok yakındık ''Ne var Ilgaz?'' dediğimde ''Bilmem'' dedi. Boş boş baktım ve konuştu ''Niye bu kadar farklısın''
''Nasıl farklıyım?''
''Bilmem hiç korkmuyorsun, canımız tehlikeye giricek farkındasındır umarım''
''Evet farkındayım nasıl bi tepki vermemi bekliyorsun?'' diye sorduğumda iyiceyaklaşarak avuç içlerini tezgaha bastırdı ve ''Korku, o duyguyu yaşamanı bekliyorum'' dedi. ''Sen yaşıyormusun o duyguyu?'' dediğimde sustu ve yine ben konuştum ''Bak işte bende öyleyim işte kalbimdeki intikam ateşi tüm duygularımı yaktı geride öfke kaldı''
''Başka hiç bir duygu yokmu yani?''
''Ne duymayı bekliyorsun?''
''Sevgi mesela Tulip'le çok yakınsın hiç bi duygu yaşamıyorsan onunla nasıl o kadar yakınsınız''
''Demek ki öğretmiş o duyguyu bana''
''Peki başka duyguları da öğrenmek istemezmisin?''
''Aslında düşündümde ben şu zamana kadar tüm duyguları tanıdım, sadece unuttum hepsini unuttum ve Tulip bana dostluğu hatırlatan oldu''
''Peki ben de sana bi duyguyu hatırlatsam''
''Benim hatırlamak istediğimi sordun mu''
''Sorsam ne dersin'' dediğinde sürahiden su taşma sesi geldi ve ''Sürahi'' dedim, kendimi ne kadar utanç duruma düşürdüğümün farkındaydım ama ben bu soruya cevap veremezdim. ''Sürahi derken?''
''Arkamda, dolan sürahi, taştı'' dediğim gibi kafasını öne eğerek çekildi. Çekildiği an arkamı dönüp musluğu kapattım ve derin bi nefes aldım arkamdan yine ses geldi ''Merak etme sen istemeden açmam bu konuyu bi daha'' diyip gitti. Ne oluyordu bana?
Gerçekten o duyguyu yaşamaya hazırmıydım? Hayır ben bi daha o çukura asla düşmüyicem, Ilgaz'a yakın hissetsem bile sadece arkadaş olarak. Kendimi bu düşüncelere kaptırmışken Tulip geldi ''Nerede kaldın merak ettim seni?''
''Su yavaş akıyor da anca doldu sürahi''
''Anladım hadi onu odaya bırakta Ilgaz planla ilgili konuşma yapmak için bizi salonda bekliyor'' başımı tamam der gibi sallayıp sürahiyi odadaki sehpaya bıraktım, yanında bardak vardı gitmeden önce sürahiden suyu bardağa koyup kana kana içtim. Kalbimin ritmi yeni düzeliyordu ve ben düzeldiğini anlayınca daha yeni daha demin hızlandığını farkediyordum, o anı yakınlığımızı düşündükçe sadece acı hissediyordum. Eski zamanlar aklıma geliyordu, onun sesi kulaklarımda yankılanıyordu. Elimdeki bardağı sertçe sehpaya bırakıp kendi kendime ''Hayır asla asla o duyguyu tekrar yaşamam, yaşamıyıcam'' dedim ve odadan çıkıp salona indim. Ilgaz geldiğimi gördü ve bana soğuk bi yüz ifadesiyle, şuraya geç der gibi yaptı kafasıyla, sesimi çıkarmadan oturdum sanırım onun kalbini kırmıştım ama ben kırdığım kalbi onarmasınıda bilirdim gülümsedim ve herkez yerine oturunca Ilgaz konuşmaya başladı ''Evet aslında sizi buraya minik bi kaç temel konuyu konuşmak için yani açıklamasını yapmak için çağırdım. İlk olarak planı 4 gün sonra uyguluyıcaz ben çocukları tutacağımız depoyu hallettim ve şu girişteki gördüğünüz vestiyerin kapağını açınca montların arkasında bi kapak daha göreceksiniz orada da gerekli tüm tehşizatımız olucak'' diyip derin bi nefes aldı, ilk kez tıkanarak anlatmıştı sanırım onun kalbini gerçekten kırmıştım. Tekrar konuştu ''Şimdi herkez odalarına çıkıp uyusun''.
Herkes odalara dağılmıştı ben ise Tulip'in kulağına ''Sen çık ben gelicem beş dakikaya'' dediğimde Tulip kafasıyla beni onaylayıp gitti. Salonda bi tek Ilgaz'la ben kalmıştık Ilgaz bana dönüp ''Çıksana sende odana'' dedi. ''Kalbini kırdım dimi?''
''Umrundaydı sanki''
''Evet umrumda ben henüz o duyguyu yaşamaya hatta ağızıma almaya bile hazır değilim, ama arkadaşlığımıza zarar gelmesini istemiyorum''
''Benim istediğimimi zannediyorsun sadece belki arkadaştan daha öte olabiliriz diye düşünmüştüm''
''Özür dierim ama ben yapamam''
''Neden?''
''Hazır değilim''
''Peki'' diyip tam gidecekken ayağa kaltım ve önünde dikilip ''Arkadaş olabilecekmiyiz'' diye sordum. Derin bi nefes alıp cevap verdi ''Ben senin liderinim sende bu grubun bi üyesi''
''Tamam liderim o da olur'' diyerek istemsizce yakınlaşıp gülümsedim. ''Ama bu mesafe biraz daha daralırsa zor'' dediğinde yüzümdeki gülümseme silindi ve ''Tamam ben odaya gidiyim o zaman Tulip beni bekliyordur'' dediğim gibi gittim. Odaya girdim Tulip yatmıştı ben de yatağıma oturduğum gibi uyumamış olucak ki gece lambasını yakıp oturdu ve bana baktı ''Ne oldu''
''Hiç ya bi kaç sorum vardı planla ilgili biraz tartıştık''
''Sizin bu tartışmalarınız bitmeyecek sanırım hı?''
''Bİlmem aslında güvenim var ama şüpheci olmam doğamda var naparsın'' dediğimde güldü ve ''Peki Mayıs'' dedi. ''Ne Mayıs?''
''Onunla durumlar nasıl yani benim bildiğim bu grupta bi Ilgaz bi Mayıs var senin anlaşamadığın yanılıyormuyum?''
''Doğru tespit ve sanırım Mayıs'a da ısınmaya başlıyorum bu zamana kadar bize bir zararı dokunmadı eğer bundan sonra da dokunmazsa ve planda bi sıkıntı çıkmazsa aramız baya iyi olabilir''
''Tamam o zaman uyuyalım mı?''
''Uyuyalım madem'' dedim ve biraz gülüştükten sonra ışıkları kapatıp yattık.
Benim ise içimde büyük bir umut vardı ve plan başarılı olucakmışta B planına ihtiyaç duymayacakmışız gibi hissediyordum ve bunları düşünürken mutlulukla uykuya daldım...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 8.26k Okunma |
872 Oy |
0 Takip |
59 Bölümlü Kitap |