17. Bölüm

A WHITE COAT ISN'T MY HOME👨🏻‍⚕️🏠

☾𝔖𝔦𝔯𝔢𝔫 𝔏𝔞𝔯𝔞☽ ꫝ፝
s.winterverse11

Kahvaltı masasındaki sohbetler çiçek kokuları kadar tatlıydı. Herkes neşeliydi. Hyunjin bir ara çilek reçelini dökünce, Felix'in bembeyaz tişörtü mahvoldu. Tabii Hyunjin de gülmekten yerlere yattı.


H – Hayatım, senin gibi bir şefle mutfağa girersem sonuç hep bu oluyor!
F – Ben sadece sofrada gururla oturmak istiyorum!


Chan elini hâlâ bırakmamıştı. Kahvemi yudumlarken göz ucuyla bana baktı.


C – Bugünü sadece sana ayırmak istiyorum.
S – Nereye kaçıyoruz?
C – Hiçbir yere. Ama biraz uzaklaşalım. Sessizce. Bahçenin arkasında küçük bir tepe var. Orayı kimse bilmez.


Evet dedim. Çünkü onunla nereye gitsem huzurdaydım. Biraz geçtikten sonra birlikte tepeye çıkmak için evden çıktık. Tepeye çıktığımızda rüzgar saçlarımı dağıttı. Chan üzerindeki ince gömleği çıkardı ve bana uzattı.


C – Üşümeni istemem.
S – Kendim için değil, senin için giyiyorum.


Gülümsedi. Yanyana yere uzandık. Sessizlik vardı. Arada birkaç kuşun sesi… ve kalp atışlarımız.


C – Min… Biliyorum, buraya alışmak kolay değildi. Ama ben… burası senin evin olsun diye uğraşacağım.
S – Chan, ben evimi ilk defa insanın içinde bulabileceğini seninle anladım.


Chan parmaklarımla oynadı. Gözlerini kısmış, bana bakıyordu.


C – Sana dokunmak, hayatımın en sakin hali gibi geliyor.
S – Ve sen… benim her sabah güneşi hissetme nedenim.


Eve döndüğümüzde, bizimkiler yemek hazırlıyorlardı.

F-Ooooo. Kimler gelmişşş??? Buyrunnnn. Size özel bir spesiyal yemeğimiz var. Sizi şöyle alalım.
S-Ne anlatıyorsun? İyi misin???
F-Evet efendim.
C. A.-Komik biliyoruz ama sizin birlikte olmanızı kutlamak için böyle bir oyun oynuyorlar. Ayak uydurun sizde.
C-Hadi yapalım Min. Bu akşam biraz eğlenelim. O halde eğer spesiyalinizi beğenmezsem bütün müşterilerin yemekleri bedava.
F-Tabii ki efendim.
H-Chef Lee. Yemekler hazır!

Bu geceyi eğlenerek bitirip yattık. İçeri süzülen gün ışığıyla uyandım. Gözlerimi açtığımda tavanda dönen hafif gölgelerle karşılaştım. Yatağın yanına eğildim; Chan hâlâ uyuyordu. Sol yanağı yastığa gömülmüş, saçları dağınık. Gözlerim onu izlerken bir huzur yayıldı içime. Ama içimde bir kıpırtı da vardı. Bir değişim hissi. Sessizce odadan çıktım. Koridoru geçip telefonumu almak için salona yöneldim. Tam o sırada ekranım titredi. Arayan: Başhekim Jung
Cevapladım. Ses tanıdıktı ama içinde en ufak bir sıcaklık yoktu.


B. J.— Dr. Kim, bu çağrı sizin tatil sürenizle ilgili. Resmî olarak sizi işten çıkardığımızı bildirmek istiyorum. Belgeler e-posta adresinize gönderildi.


Dudaklarım kıpırdamadı. Yalnızca hafifçe gülümsedim.


S— Çok iyi yapmışsınız. Orası zaten kalmak istediğim bir yer değildi.


Ve kapattım. Chan mutfağa girdiğinde ben çoktan çayımı almış, camdan dışarı bakıyordum. Üzerimde babasının verdiği o bol tişört, yüzümde ise alışılmadık bir rahatlık vardı. Chan, uyanıklığın verdiği o kısık sesiyle sordu:


C — Sabah erken kalkmalar bana ait sanıyordum. Her şey yolunda mı?


Başımı çevirdim.


S — Aradılar. Kovulmuşum.


Chan’ın gözleri anında açıldı.


C — Ne?! Şaka mı bu?
S — Hiç de değil. Ama şunu fark ettim: Beyaz önlük… artık bana ev gibi hissettirmiyor.
C — Seungmin…
S — Cidden sorun değil. Yanındayken ne yaparsam yapayım, daha “doğru” hissediyor.


Chan yavaşça yanıma geldi, kollarını belime doladı.


C — O zaman... bizim evimize dönüyoruz. Ve ne istersen, orada başlıyoruz.

Biz Chan'ın evine gitmeye karar verdiğimiz için eşyaları topladık. Arabaya eşyalarımızı yerleştirirken Chan’in annesi bana sarıldı.


C. A. — Ne zaman istersen burası senin evin. Bunu unutma.
S — Hiç unutmayacağım.


Felix arka koltukta şarkı mırıldanıyor, Hyunjin ise camdan bakarken güneş kremini sürüyordu. Chan direksiyona geçtiğinde ben ona dönüp gülümsedim.


S — Bu dönüş… yeni bir başlangıç gibi.


Chan bir an sustu.


C — Çünkü öyle, Min.

Sonunda eve varmıştık. Eve girdiğimizde tanıdık bir koku karşıladı bizi. Chan anahtarlarını tezgâha bırakırken ben ayakkabılarımı çıkarıyordum.


S — Şu kanepeye uzanmayı çok özlemişim.
C — Ve ben de seni burada görmeyi.
F — Bu romantizm bize fazla. Odamıza çıkalım Hyun.


Chan, mutfağa yöneldi. Ben de üstümü değiştirmek için odama geçtim. Geri döndüğümde Chan çoktan iki fincan kahveyle salona gelmişti. Kahveyi bana uzattı.


C — Doktor kimliği olmadan nasıl hissediyorsun?
S — Garip ama özgür.


Sonra sessizlik oldu. Ama farklı bir sessizlik…
Sanki aramızdaki hava yoğunlaşmış gibiydi. Chan fincanını sehpaya koydu. Bana doğru bir adım attı.


C — Artık bizim hikâyemiz başlasın istiyorum, Min. Sadece geceleri omuz omuza uyumakla kalmasın.


Kalbim bir an durdu sandım.


S — Ne istiyorsun?
C — Gerçek bir ilişki. Planlar, sorumluluklar, sıradan sabahlar. Ve sıradışı sevgiler.


İçimde bir yer sızladı. Elimi uzattım, parmaklarım onun ellerine dolandı.


C — O zaman başlasın. Ama birlikte. Her adımda.


Chan bana doğru eğildi. Dudakları önce alnıma dokundu, sonra yavaşça yanağıma… Ve ilk defa… öylece kalmadık. Kolları boynuma dolandı, benimkiler beline. Bu an… bizimdi...

CHAN'İN ODASI

Yatakta uzanırken Chan, başını yastığa yaslayıp konuştu.


C — Bir klinik kurabiliriz belki. Küçük. Sıcacık.
S — Adını ne koyacağız?
C — “Min & Chan Care.”


Gülümsedim.


S — O zaman ilk kural: Her hasta girerken gülümsemeli.
C — Ve her çalışan âşık olmalı.


İkimiz de kahkaha attık. Sonra bir an sessizlik oldu. Sadece nefeslerimiz…
Ve ben düşündüm:
Bu ev… bu adam…
İlk defa gerçekten “benim hayatım” gibi.

BİRKAÇ GÜN SONRA

Ev artık sadece dört duvar değil, her köşesi bizi anlatıyordu. Mutfakta kahkahalarımız, salonda sessizliğimiz, odalarda fısıltılarımız vardı.
Chan sabahları kahve hazırlarken benim sabahlıkla arkasından sarılmamı bekler olmuştu. Ben de her seferinde onun omzuna çenemi yaslayıp şöyle derdim:


S – Yine dün geceyi düşündüm. Her şey gerçek mi hâlâ emin değilim.
C – Eğer rüya ise, birlikte uyanalım.


O gün öğlen, Felix ve Hyunjin dışarı çıkınca ev bize kaldı. Chan ise izinliydi. Sessizlik içinde kitap okuduk, müzik dinledik. Göz göze geldiğimizde bir şey söylemeden gülümsemek bile yetiyordu artık. Chan kitaplığın önünde durup bir dosya çıkardı.


C – Sana göstermek istediğim bir şey var.
S – Nedir bu?
C – Klinik planı. Ciddi ciddi düşündüm. Burası için.
S – Chan... sen gerçekten hayallerini benimle kuruyorsun.
C – Çünkü sen artık benim hayalim değil, gerçeğimsin.


Belki de uzun zamandır ilk kez gözlerim doldu. Ama bu gözyaşları geçmişin değil, geleceğin izleriydi. Chan, bana dönüp elimi tuttu.


C – Yarın birlikte belediyeye gidip başvuruyu yapalım mı? İsmi, sloganı, vizyonu... her şey seninle.
S – Ve her adımda seninle.

GECE

Yatakta, ay ışığı yüzümüzü aydınlatırken, Chan bana döndü. Parmakları nazikçe saçlarımda dolaştı.


C – Min… Biliyor musun, bazen seni çok sevdiğim için korkuyorum.
S – Neden?
C – Çünkü sen gidersen, ben olduğum kişiyi de kaybederim gibi hissediyorum.
S – O zaman söz veriyorum… seni terk etmeyeceğim. Ne olursa olsun, buradayım.


Chan, gözlerini kapattı. Yavaşça bana sokuldu. Gecenin sessizliğinde birbirimizin nefesiyle uykuya daldık.

BİRKAÇ HAFTA SONRA – KLİNİK AÇILIŞ GÜNÜ

Sabah güneşi henüz tam doğmamıştı. Chan benden önce uyanmıştı. Yatakta doğrulmuş, kucağında laptop, gözleri odaklı…
Ben de gözlerimi ovuşturarak yaklaştım.


S – Ne yapıyorsun bu saatte?
C – Açılış konuşmamı yazmaya çalışıyorum ama… kelimeler yetmiyor.
S – O zaman bırak kelimeleri. Bugün yeterince kalpten olur.


İkimiz de gülümsedik. Saat ilerledikçe hazırlıklar başladı. Felix ve Hyunjin açılış için balonlar getirmişti, hatta Hyunjin “Min & Chan Care” yazılı bir banner bile bastırmıştı.
Siria telefonla arayıp çiçek gönderdiğini söyledi. Mira ve Faya sosyal medya hesaplarından tanıtım yapmıştı. BLACKRED tam kadro destek veriyordu. Saat tam 12:00’de klinik kapısında Chan ve ben el ele durduk. Küçük ama tertemiz, beyaz panjurlu, ön bahçesinde lavanta kokan o binaya bakarken gözlerimiz doldu.


C – Hazır mısın, Dr. Kim?
S – Her zaman, Dr. Bang.


Makas elimizdeydi. Kalabalık alkışladı. Kurdele kesildi. Ve yeni hayatımız başladı.

O GÜN AKŞAM – KLİNİKTE KALAN SON IŞIKLARIN ALTINDA

Hasta kayıtları alınmıştı. İçerideki panoya ilk not asılmıştı:
"Her gelen gülümsesin. Her çıkan iyileşmiş hissetsin. Sevgiyle."
~ Min & Chan Care


Chan dosyaları toparlarken ben içeri girdim. Üzerimde o beyaz önlük vardı ama bu kez zorunluluktan değil, kalpten. Chan başını kaldırdı.


C – Önlüğü tekrar giymen…
S – Çünkü artık bu, seninle kurduğum hayatın bir parçası. Mesleğim değil, seçimim.


Yaklaştı. Beni alnımdan öptü. Sonra gözlerimin içine bakarak sordu:


C – Bugünü nasıl anlatırsın?
S – Bir mucize gibi. Ama en çok da… seninle
olduğum için.

GECE – EVDE

Eve döndüğümüzde hepimiz yorgunduk ama mutluyduk. Felix kanepeye yayılmış, Hyunjin onun saçlarıyla oynuyordu. Hyunjin ile Felix evde boş boş oturmasın diye onları danışma olarak tuttuk. Ben odamıza gittiğimde, Chan ışığı kısmış, yatağa kitap ve sıcak çikolatalar hazırlamıştı.


S – Bu gün, hayatımın en dolu günüydü.
C – Ve bu sadece başlangıç. Daha kahvaltılar var, geceler var, tartışmalar, barışmalar…
S – Ama en çok da… biz varız.


Chan kollarını açtı. İçine girdim. Başımı göğsüne koydum. Kalp atışları bir melodi gibiydi. Uyumadan önce son söylediği şey şu oldu:


C – Sen benim sonrasısın, Min. Her şeyden sonra kalan tek gerçek.


Ve ben usulca fısıldadım:


S – Sen de benim hep olmanı dilediğim “şimdi”...

 

-------------------------------------

 

SMUT YAZMAYACAĞIM DEDİM ARADA BOMBA VERİYOR.

NE YAPALIM YAZMASAM SIKICI OLACAK.

SON 4 BÖLÜMMMM.

 

❗OY VERMEYİ UNUTMAYIN❗

💋ÖPÜLDÜNÜZ💋

Bölüm : 14.05.2025 21:43 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...