YAZDIĞI KİTAPLAR
devam ediyor 7a önce güncellendi Karanlıktan Aydınlığa
@s1lvc1
Okuma
1
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Karanlıktan Aydınlığa Rüzgar, uzun boyuyla kalabalık içinde hep dikkat çekerdi ama geçmişindeki acılar onu görünmez kılacak kadar derindi. İngiltere’de doğmuş, orada büyümüştü. Ancak bir trafik kazası hayatını kökünden değiştirmişti. Sağ bacağının bir kısmını kaybetmiş, sadece fiziksel değil ruhsal olarak da büyük yaralar almıştı. Geceleri hâlâ o anı hatırlıyor, siren sesleri kulaklarında çınlıyordu. Sıla ise bambaşka bir hikâyeye sahipti. Hayat boyu kırılganlıklarla, aile sorunlarıyla ve yalnızlıkla mücadele etmişti. 1.64 boyuyla narin görünüyordu ama iç dünyasında büyük fırtınalar kopuyordu. Bir gün Instagram’da Rüzgar’la yolları kesişti. İlk mesajlar küçük, sıradan sohbetlerdi. Ama zamanla ikisi de birbirinin yaralarını görebilmeye başladı. Bir akşam Rüzgar ona şöyle yazdı: — “Herkes bacağıma bakıyor ama kimse içimdeki kırıklığı görmüyor.” Sıla duraksadı, sonra kalbinin derininden gelen cümleyi gönderdi: — “Ben görüyorum. Çünkü benim de içimde görünmeyen yaralar var.” O an, aralarındaki bağ büyümeye başladı. Günlerce, haftalarca yazıştılar, birbirlerine destek oldular. Rüzgar, Sıla’ya umut vermeyi öğrendi. Sıla ise Rüzgar’a yeniden yaşamaya değer bir hayat olduğunu hatırlattı. İlk kez buluştuklarında, aralarındaki farklar değil benzerlikler öne çıktı. Rüzgar’ın 1.90 boyuna rağmen kırılgan bakışları vardı; Sıla’nın 1.64’lük boyunun ardında ise güçlü bir kalp gizleniyordu. Parkta oturduklarında, gökyüzüne bakarken Sıla fısıldadı: — “Belki de biz, yaralı iki parçayız. Ama bir araya geldiğimizde tamam oluyoruz.” Rüzgar gözlerini ona çevirdi. Yüzünde yıllardır görülmemiş bir gülümseme belirdi. — “Sen benim en büyük tesadüfümsün.” dedi. O günden sonra artık sadece iki arkadaş değil, birbirine yaslanan iki kalp oldular. Acılarını paylaşarak hafiflettiler, mutluluklarını büyüttüler. Birlikte yürüdüklerinde, Rüzgar’ın eksik adımlarını Sıla’nın sabırlı adımları tamamladı. Birbirlerinin yükünü taşıdıkça, her şey daha kolay hale geldi. Ve sonunda ikisi de anladı: Aşk, sadece güzel anlarda değil, karanlık zamanlarda da birbirinin yanında durabilmekti.
Loading...