
Derslerim bitmişti ve artık bende bitmiştim. Hangi akılla mimarlığı seçtimki. Şu an ne mi yapıyordum? Canımız bir tenim hocamızın verdiği proje ödevini yapıyordum. Yakında bel fıtığı olursam mimarlığı dava edicem. Tem evin krokisi bitmişken kapı bir anda açıldı. Önümdeki kağıtlara haddinden fazla odaklandığım için aniden kapı açlınca irkilmiştim ve bu irkilme sonucu kalemi kaydırmış çizdiklerimin üstünden geçmiştim.
Vücuduma gelen şok dalgasını atlatıp içimden çıkacak olan o katile dönürmemek için sabır dileyerek kapıya döndüm. Gelen hiç bir şekilde beni şaşırtmayan abimdi. Bana sorgular gibi bakıyordu. Sinirine engel olmaya çalışıyordum ama gözüm kararmıştı bile.
"Ya kapı çalmak diye bir eylem var bilmem bilirmisin? Bu kapı çalınmadan açılacaksa neden kapı var ha?" Diye soluduğumda abim bıkkın bir nefes verip konuştu.
"Çok konuşmada yemeğe gel" diyip kapıyı yüzüme kapattı. Sinirle derin bir nefes verip hızlıca ayağı kalktım ve hızlı adımlarla aşağı indim, mutfağa girdiğimde annem yemekle ilgileniyordu ve daha masa aşamasına bile geçmemişti. Daha çok sinirlenip adımlarımı abimin odasına doğru yönelttim. Bu çocuk her seferinde sabrımı sınıyordu.
Odasından sesler geliyordu. Hızlı bir şekilde kapıyı tıklamadan açtım. Abim telefonla konuşuyordu. Beni görünce kaşlarını çatmış, el kol hareketleriyle ve ağzını oynatarak 'ne var' dedi. Ardından ise eliyle beni kışkışladı. Ben ise dudaklarımda hınzır bir gülüşle sesimi yükseltip konuştum.
"Abi yemek hazır, açlıkltan ölücektin ya hani onun için söyledim" dedim. Abim ise gözlerini kapatıp derin bir nefes verdi.
"Evet efendim sizi dinliyorum tabiki ufak bir sorunum çıktı iki dakika onu halledip tekrar size dönsem olurmu?" Diyen abim karşı taraftan yanıt gelince tekrar konuştu.
"Tabi efendim çok teşekkür ederim ben bir iki dakikaya size dönücem." Diyip telefonu kapattı. Telefonu yatağa atıp bana döndü. Ben ise ona karşı sırıtıyordum.
"Ne var Erva!? Önemli bir konuşma yapıyordum niye bölüyorsun?" Diyen abimle bende sınırlı halimi kuşandım.
"Bende çok önemli bir ödevimi yapıyordum asıl gelip sen beni böldün ve senin sayende ödevim mahvoldu!" Diye konuştum.
"Tekrar yaparsın bir şey olmaz" diyen abime karşı ağzımdan 'hah' diye bir nida çıktı.
"Tekrarmı yaparım? Sen de konuşmanı tekrar yaparsın o zaman. Hem yemek hazır deilmiş niye beni yemeğe çağırıyorsun." Diye sinirle abime öfkeyle çıkıştım. Abim ise ben şaşırtıcak bir sakinlikte adım adım bana doğru yaklaştı.
"Gitte biraz hayırlı evlat olup anneme yardım et. Yazık kadın yorulmuştur şimdi." Dediğinde göz devirdim.
"Gördüğün üzere ödev yapıyordum yani meşkuldum ama sen anneme yardım edebilirdin. Hem anneme ne demek be senin annen benim babammı?" Dediğim sıra bile abim beni umursamıyordu. Hatta işaret parmağını alnıma koyup beni geri doğru ittirdi ve kapıyı kapanmadan önce son bir defa konuştu.
"Düzgün konuş ve git anneme yardım et" dediği zaman kapıyı yüzüme kapatım kilitledi. Sinir kat sayılarım giderek artarken aşağı doğru indim. Anneme öyle bir yardım edeyim ki gör sen.
Bölüm Sonu
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |