
Beyza beni eve bıraktıktan sonra okuluna gitmişti. Daha doğrusu ona yolda dün evde olanları anlatmıştım ve şimdi Yiğit'in evine gelmiştim fakat şöyle bir problemim vardı. anahtar yoktu ve eve nasıl gireceğimi bilmiyordum. bahçedeki koltuklardan bir tanesine oturduktan sonra derin bir nefes bırakıp Yiğit'i aramak için telefonumu cebimden çıkardım. Yiğit'in ismine tıklayıp telefonu kulağıma doğru götürdüm.
dınt...
dınt...
dınt...
''efendim güzelim'' diye Yiğit'in telefona cevap vermesi ile ilk bir iki saniye içimdeki kelebekleri düzene sokmaya çalıştım fakat olmayınca vazgeçip Yiğit'e cevap verdim.
''Ben kapının önünde kaldım.'' dediğimde Yiğitten bir iki saniye ses gelmedi.
''nasıl yani?'' dediğinde açıklama yaptım.
''Şöyleki ben Beyza'nın yanına gittim, şimdi geri geldim fakat bende eve girmek için anahtar yok.''dedim.
''tamam şöyle yapalım sen beni bekle ben en kısa sürede yanında olmaya çalışıcam.'' dediğinde gülümsedim.
Gülümseyip tamam dedim ve telefonu kapattım. Gelecekti birazdan. tekrardan görecektim onu. Peki yanıma gelirken babama ne diyecekti? Babam... acaba pişman olmuşumdur yaptığından. hhf, babamdan bahsediyoruz bu dünyada onun isteği olsun diye elinden gelen her şeyi yapan bir adam. eğer çok zor durumda kalsa Bi yerlerini verebilecek bir adamdan bahsediyoruz. Yakın zamanda maçlar başlayacaktı. Şu an da da maçlar vardı ama bunlar hazırlık maçı olduğu için çok önemli deillerdi.
-----------------------------------------------------------------------
25 dakika sonra
Birden havalandığımı hissettiğimde gözlerimi araladım fakat gözlerimi aralamama bile gerek yoktu. Çikolata kokusundan herşey belli oluyordu. araladığım gözlerimi geri kapattım ve güvende hissettiğim o gövdeye daha da sokuldum. Bu sırada da ise başıma bir öpücük konuldu. yavaş yavaş yumuşak bir yerin üzerinde kendimi hissettiğimde güvende hissettiğim gövde ve koku benden uzaklaşmaya başlayınca gözlerimi açtım.
''yiğit'' dediğimde Yiğit kapının oradaydı ve ona seslenmem ile bana döndü.
''efendim güzelim? Bir şeymi istiyorsun?'' diye sorduğunda hafif bir şekilde gülümsedim.
''Gitmesen olmazmı?'' dedim yan dönerken.
''iki saniye bekle hemen gelicem.'' dediğinde kafamla onu onaylayıp Yiğit'in kokusu olduğu yatakta daha rahat bir pozisyon aldım. kapının geri açılma sesiyle gözlerimi aralamaya çalıştım fakat uyku beni çoktan hapis aldığı için gözlerimi açamadım.
''Güzelim hemen yanına kıyafetlerinden getirdim giyersin sen ben kapının önünde senin bana seslenmeni beklicem tamammı?'' diye söylediğinde onun bu nazik davranışı karşısında gülümsedim fakat hareket etmeyi bırak gözlerimi açmaya gücüm yoktu.
tam gidecekken elimi tutan elini geri tuttum. '' Yiğit yardım edermisin? hareket etmeye gücüm yok.'' dediğimde Yiğit şaşkın bir şekilde konuştu.
''Benmi?'' dediğinde onaylar bir biçimde mırıltılar çıkardım ve başımı salladım. İlk bir kaç saniye Yiğitten bir ses gelmemişti fakat bana doğru yaklaştığını hissetmiştim.
''Güzelim doğrulman gerekiyor'' dediğinde doğrulmaya başladım. sırtımı yatağa gelicek şekilde gelince durdum. Yiğit'in ellerini kazağımın uçlarında hissedince kollarımı havaya doğru kaldırırken gözlerimi açmayı başarmıştım. Yiğit hızlı bir şekilde kazağımı çıkardığında beyaz sütyenimden taşmak üzere olan göğüslerim ona el sallıyordu resmen. Yiğit'in yutkunduğunu görünce yüzümdeki sırıtmaya engel olamadım. Yiğit bana doğru yaklaşmaya başlayınca sadece ona odaklanmıştım. Dibime girip önce gözlerime baktı ardından göğüslerime bakıp tekrar gözlerime baktı. Gözlerimin içine baka baka önce sol göğsüme ardından ise sağ göğsümde kalbimin olduğu yere derin bir öpücük bıraktı ve erotizimden dolayı kalınlaşan sesiyle sessiz bir şekilde konuştu.
''Zamanı gelince burada daha fazla oyalanıcam, özelliklede son öptüğüm yere krallık kurucam ama biraz daha zamanı var.'' dediğinde diğer kazağı almak için geri çekilecekken çenesinden tutup kendime çektim. İlk başta göz teması kurdum ardından elinden tutup elini göğsüme koydum.
''belkide zamanı gelmiştir'' dedim büyük bir özgüvenle. Fakat buna hazırmıydım kesinlikle bilmiyordum. Ama içimdeki hissede engel olamamıştım.
Bu sefer sırıtma sırası Yiğit'e geçmişti. ''Sevgilim inanki her şeyden çok ben istiyorum benim olmanı fakat...'' deyip elini kalbimin olduğu yere götürdü. ''Burda daha çok işim var inan bana.'' dediğinde ona gülümsemişti. Orası çoktan onundu. Çoktan oraya krallığını yapıp hiç kimsenin yıkamayacağı şekilde güçlendirmişti bile.
Yiğit uyurken giydiğim tişörtü elini aldı ve kafa kısmını elleriyle ayarlayıp başımdan geçirdi. Bende daha fazla zorlanmasın diye kollarımı kaldırıp tişörtten geçirdim. sıra eşofmanıma gelince Yiğit gözlerini gözlerime çevirdi ve izin alırmışcasına baktı. Ona gözlerimle onay verdikten sonra yavaş yavaş eşofmanımı lastiklerinden tutup indirmeye başladı. Ben ise sadece gözlerimle onu izliyordum. Eşofmanımı çıkarıp şort giydirmişti ve kalça kısmına gelince kendimi hafif bir şekilde kaldırdığımda Yiğit eşofmanımı geçirdi fakat dayanamamış olacakki rahim bölgeme bir öpücük kondurdu ve konuştu.
''yakında her zerren benim olucak ama daha zamanı var.'' diyip ayağı kalktı ve baş ucuma gelip saçlarıma öpücük kondurdu.
''ben şimdi çıkıyorum. annemleride havaalanına bırakıcam oradan tesise geçicem. Eve gelirken bir şey istermisin?'' diye sorduğunda kafamı hayır anlamında sallayıp konuştum.
''hayır bir tek seni istiyorum. kendini getir yeter.'' dediğimde gülümseyip kapının oraya giderken aklıma gelen şeyle Yiğit'in durdurdum.
''Yiğit'' dediğimde tekrardan odağını bana verdi.
''abime... bugün söyleyecekmisin?'' diye sorduğumda derin bir nefes bırakıp konuştu.
''büyük ihtimalle söylicem. Sen bunu düşünme, daha fazla uykunu bölmeden uyu.'' diyerek odadan çıktı.
Fakat çoktan uykum bölünmüştü ve büyük bir huzursuzluk duygusuyla akşamı beklemeye başladım.
Bölüm Sonu
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |