21. Bölüm

20. Bölüm💥(m)

Soyaa°•
soyass

💢❤️‍🔥💥SMUT ALARMII💥❤️‍🔥💢

Bu bölüm full smuttan oluşmaktadır okumak istemeyenler bölümü atlayabiliri

 

Minho, dudaklarını Jisung’un dudaklarından bir an bile ayırmadan, onu kucağına çekip daha sıkı kavradı. Aralarındaki o son profesyonel mesafe, Jisung’un Minho’nun gömleğinin yakalarını sabırsızca çekiştirmesiyle tamamen yok oldu.

Öpücükleri artık sadece romantik bir vaat değil, aylardır bastırılan o yakıcı arzunun patlamasıydı. Minho, bir eliyle Jisung’un ensesini kavrayıp öpücüğünü derinleştirirken, diğer eli Jisung’un tişörtünün altından içeri süzüldü. Parmak uçları, Jisung’un sıcak ve pürüzsüz tenine değdiğinde ikisi de aynı anda derin bir nefes verdi. Minho’nun dokunuşu, geçtiği her yerde sanki görünmez kıvılcımlar bırakıyordu.

​Minho yavaşça geri çekilip Jisung’un yüzüne baktı; gözleri kararmış, nefesi düzensizleşmişti. "Jisung," dedi, sesi o kadar boğuktu ki bir fısıltıdan çok bir yakarış gibi geliyordu. "Bunu yaparsak... geri dönüşü yok. Seni bir daha asla bırakmam, biliyorsun değil mi?"

​Jisung, cevap vermek yerine Minho’yu ensesinden tutup kendine çekti ve dudaklarını onun boynuna bastırdı. "Bırakmanı isteyen kim?" diye mırıldandı tenine doğru.

Bu onay, Minho’nun son kontrol kırıntılarını da yerle bir etti. Jisung’u kanepenin yumuşak minderlerine tamamen yatırıp üzerine eğildi. Minho’nun elleri artık daha sabırsız, daha sahipleniciydi. Jisung’un tişörtünü tek bir hamlede çıkarıp kenara fırlattığında, dışarıdan süzülen soluk ay ışığı Jisung’un titreyen göğsünü aydınlattı.

​Minho, öpücüklerini Jisung’un çene hattından aşağıya, köprücük kemiklerine doğru indirmeye başladı. Her bir dokunuşu, her bir sıcak teması Jisung’un ağzından kaçan kısık, kesik kesik iniltilerle ödüllendiriliyordu. Minho, Jisung’un teninde kendi mührünü bırakmak istercesine hassas ama baskın izler bırakırken, Jisung’un elleri Minho’nun gömleğinin düğmelerini çözmek için savaşıyordu.

Sonunda Minho’nun gömleği de bir kenara atıldığında, tenlerinin birbirine değdiği o ilk an ikisi için de elektrik çarpması gibiydi. Minho, ağırlığını tamamen Jisung’un üzerine vermeden, kollarının üzerinde yükselerek onun gözlerine odaklandı.

​"Çok güzelsin," diye inledi Minho, alnını Jisung’un ıslanmış alnına yaslayarak. "O kadar güzelsin ki, bu anın bitmesinden korkuyorum."

​Jisung, bacaklarını Minho’nun beline dolayarak onu daha da yakına, tam kalbinin üzerine çekti. "Bitmeyecek," diye fısıldadı Jisung, nefes nefese. "Sadece... devam et hyung."

Minho, Jisung’un üzerinde yükselirken acele etmiyordu. Bakışları, ay ışığının Jisung’un teninde yarattığı gümüşi yansımalarda gezindi. Elini yavaşça kaldırıp Jisung’un yanağını avuçladı, başparmağıyla elmacık kemiğini sanki kutsal bir şeye dokunuyormuş gibi okşadı.

​"Seninle ilgili her detayı ezberlemek istiyorum," diye fısıldadı Minho. Sesi, arzunun getirdiği o boğukluğun yanında sonsuz bir şefkat taşıyordu. "Sadece bu geceyi değil, seninle olan her saniyeyi ruhuma kazımak istiyorum."

​Minho, eğilip Jisung’un dudak köşelerine, şakaklarına ve burnunun ucuna küçük, tüy kadar hafif öpücükler bıraktı. Bu nazik dokunuşlar, Jisung’un içindeki o yoğun isteği yumuşak bir huzura dönüştürüyordu. Jisung, Minho’nun bu kadar "Direktör" kimliğinden uzak, bu kadar aşık ve savunmasız görünmesi karşısında gözlerinin dolduğunu hissetti.

​Jisung, ellerini Minho’nun çıplak göğsüne koydu; avuç içlerinde Minho’nun hızla çarpan kalbinin ritmini duyabiliyordu. "Hyung," diye mırıldandı Jisung, sesi titreyerek. "teşekkür ederim."

​Minho, bu söz üzerine Jisung’un elini tutup kendi kalbinin üzerine bastırdı. "Burası senin sayende atmayı hatırladı, Jisung. Şimdi izin ver, sana ne kadar ait olduğumu her dokunuşumla göstereyim."

Minho, Jisung’un boynuna derin, yakıcı ama bir o kadar da sahiplenici bir öpücük bıraktı. Dudakları teninde gezindikçe, Jisung’un vücudu Minho’ya doğru daha çok kavisleniyor, aralarındaki o son mesafeler de eriyip gidiyordu. Minho, Jisung’un belindeki elini yavaşça aşağı kaydırıp onu kendine daha sıkı kenetlediğinde, aralarındaki çekim artık bir fırtınanın en dingin ama en güçlü merkezi gibiydi.

​Jisung’un elleri, Minho’nun saçlarına dolandı ve onu tekrar dudaklarına çekti. Bu öpüşme, sadece bir arzu paylaşımı değil; birbirlerine verdikleri sessiz bir sözdü. Minho, Jisung’un kulağına, "Seni seviyorum," diye fısıldadı; bu, o gece odada yankılanan en güçlü, en gerçek sesti.

Minho, Jisung’un belini kavrayan ellerini daha da sıkılaştırdı ve onu kanepenin üzerine tamamen sabitledi. Dudakları Jisung’un dudaklarından ayrılıp, çenesine, oradan da adem elmasına doğru ıslak ve talepkar bir yol izledi. Jisung, Minho’nun saçlarındaki ellerini iyice sıkarak başını geriye attı; her bir temas, vücudundan elektrik akımı gibi geçiyordu.

​"Hyung..." diye inledi Jisung, sesi arzusunun şiddetiyle boğuklaşmıştı.

​Minho, Jisung’un boynundaki hassas noktayı dişlerinin arasına alıp hafifçe çekiştirdiğinde, Jisung’un tüm vücudu yay gibi gerildi. Minho’nun eli, Jisung’un pantolonunun kemerine ulaştığında duraksamadı; her hareketi, aylardır bu anı bekleyen bir adamın kararlılığını taşıyordu.

Kıyafetler, aralarındaki son engeller olarak birer birer loş salonun zeminine düştü. Artık sadece ten tene, nefes nefeseydiler. Minho, kollarının üzerinde yükselip Jisung’un çıplak ve titreyen vücuduna hayranlıkla baktı. Ay ışığı, Jisung’un terden hafifçe parlayan göğsünü ve hızla inip kalkan karnını bir tablo gibi aydınlatıyordu.

​Minho, Jisung’un bacaklarını aralayıp arasına yerleştiğinde, iki bedenin bu en mahrem buluşması odadaki tansiyonu zirveye taşıdı. Minho’nun sıcaklığı Jisung’un her hücresine işlerken, elleri Jisung’un kalçalarını kavrayıp onu kendine daha çok bastırdı. "Benimsin," diye fısıldadı Minho, sesi karanlığın içinde hırıldayan bir fırtına gibiydi. "Sadece benim."

. Minho’nun her bir darbesi, Jisung’un ismini sayıklamasına neden oluyor; Jisung’un tırnakları ise Minho’nun sırtında derin izler bırakıyordu.

​Odanın içinde yankılanan tek şey, birbirine çarpan bedenlerin sesi ve kesik kesik, hararetli nefeslerdi. Minho, Jisung’un terden ıslanmış saçlarını geriye itip alnını onunkine yasladı. Gözleri birbirine kenetlendiğinde, sadece zevki değil, birbirlerine duydukları o vahşi aidiyeti gördüler. Zirveye yaklaştıkça Minho’nun hareketleri daha da sertleşti, Jisung ise onun altında tamamen eriyip gitti. Son bir haykırış ve birbirlerine sımsıkı kenetlenen kollarla, Seul’ün o sessiz gecesinde sadece ikisi için yanan bu ateş, her ikisini de küle çevirdi

____________________________________

DOSTUM SUSUYORUM TAMAM MI UTANDIM YAZARKEN🥲

 

Bölüm : 06.02.2026 18:19 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...