
Set Molası
Minho, Jisung'un yanına oturduğunda dizleri birbirine değiyordu ve bu küçük temas Jisung'un tüm vücuduna elektrik yaymaya yetmişti. Ofis ekibi ise biraz ötede, monitörün başında fısıldaşıyordu.
"Bak bak," dedi Felix kısık sesle, "Minho Hyung resmen Jisung’un etrafında koruma kalkanı oluşturdu."
Seungmin her zamanki gibi alaycıydı: "Kalkan mı? Bence daha çok 'bu stajyer benim ' der gibi bakıyor."
O sırada Changbin elinde bir kutu pizza ile yanlarına geldi. "Hey! Yemek molası! Jisung, gel de karnını doyur yoksa ışıkların altında bayılacaksın."
Jisung kalkmaya yeltendi ama Minho elini hafifçe elini Jisung'un dizine koyarak onu durdurdu. "Sen bekle, ben sana getiririm," dedi.
Minho ayağa kalkıp pizzalara doğru giderken Jisung derin bir nefes aldı. Jeongin hemen yanına süzüldü. "Hyung, farkında mısın? Minho Hyung bugün hiç kimseye bağırmadı. Hatta Seungmin dosya numarasını yanlış girdiğinde sadece 'düzelt' dedi. Normalde olsa Seungmin'i o dosyalarla beraber arşive domaltırdı."
Minho, elinde bir dilim pizza ve bir peçeteyle geri döndü. Jisung tam pizzayı alacakken Minho, "Dur,kostümün çok pahalı. Ben tutayım, sen ısır," dedi.
Jisung ve diğerleri şok içinde Minho'ya baktı. "Efendim... Gerçekten kendim yiyebilirim, çocuk değilim."
Minho tek kaşını kaldırdı, o baskın ama muzip ifadesi geri gelmişti. "Bu bir emir Han Jisung. Kostümü kirletirsen maaşından keserim. Isır hadi."
Jisung, ofisteki herkesin özellikle Hyunjin'in ağzı açık bir şekilde onları izlediğini bilerek utançtan kıpkırmızı bir halde pizzadan küçük bir ısırık aldı. Minho ise bu durumdan gayet memnun görünüyordu; sanki Jisung'u evcilleştiriyormuş gibi bir hali vardı
Çekim Sonu
Çekimler bittiğinde hava kararmıştı. Ekip yavaş yavaş toparlanırken Jisung kuliste üzerini değiştirmiş, o rahat turuncu sweatshirtüne geri dönmüştü. Çıkarken Minho'yu bilgisayar başında, fotoğrafları seçerken gördü.
"Hala burada mısınız?" diye sordu Jisung çekinerek.
Minho başını çevirmedi ama eliyle "gel" işareti yaptı. Jisung yanına gidip ekrana baktı. Binlerce fotoğraf arasından Minho sadece bir tanesine odaklanmıştı. Bu, Jisung'un çekim arasında gülerken, ışığın tam saçlarına vurduğu, kameraya bakmadığı "doğal" bir kareydi.
"Bunu reklamda kullanmayacağız, değil mi?" dedi Jisung. "Pek profesyonel durmuyor."
Minho koltuğunda geriye yaslanıp Jisung’a baktı. "Hayır, bunu reklamda kullanmayacağım. Bunu kendime saklayacağım."
Jisung ne diyeceğini bilemeden öylece kaldı. Minho devam etti: "Bugün çok iyiydin. Yarın ofiste bu enerjini kaybetme. Çünkü asıl iş şimdi başlıyor; bu 'kıvılcım'ı müşteriye satmamız lazım."
Minho ayağa kalktı ve masanın üzerindeki anahtarlarını aldı. "Yine yolumun üzeri... Bin hadi."
Jisung gülümsemeden edemedi. "Yolunuzun üzeri olmadığını biliyorum Minho-ssi. Seungmin her şeyi anlattı."
Minho kapıya doğru yürürken hafifçe duraksadı ve omuzunun üzerinden Jisung'a göz kırptı. "Seungmin fazla konuşuyor. Yarın onu arşive alacağım. Ama sen... Sen hala neden burada duruyorsun? Arabada diyorum Jisung bekliyorum hadi."
Stüdyodan çıktıktan sonra Jisung tam Minho’nun arabasına yönelecekken, Chan arkadan yetişip ikisinin de omuzuna çöktü.
"Nereye böyle gizli gizli? Bugün harika bir iş çıkardık! Kutlama yapmadan kimse evine gidemez," dedi Chan, her zamanki babacan ama reddedilemez enerjisiyle.
Minho kaşlarını çattı. "Chan, yorgunuz. Başka zaman—"
"Hayır, itiraz istemiyorum! Changbin çoktan bir oda tuttu bile. Felix ve Hyunjin kostümleriyle gelmeye kalktılar, zor durdurdum!
*************
On dakika sonra kendilerini L-Idea ekibinin favori mekanı olan neon ışıklı, rengarenk bir karaoke odasında buldular. Masanın üzeri atıştırmalıklar ve içeceklerle doluydu.
Hyunjin, elinde mikrofonla odanın ortasında dramatik bir performans sergiliyor, Felix ise ona arkada şık dans figürleriyle eşlik ediyordu. Jeongin ve Seungmin ise bir köşede fısıldaşarak şarkı listesinden en zor şarkıları seçip başkalarına söyletmek için plan yapıyorlardı.
Jisung, Minho’nun yanına, odanın en köşesindeki deri koltuğa ilişti. Minho, bu gürültülü ortamda bile o kadar karizmatik duruyordu ki; kollarını göğsünde kavuşturmuş, hafif bir tebessümle ekibi izliyordu.
"Siz şarkı söylemeyecek misiniz?" diye sordu Jisung, gürültüden dolayı Minho’nun kulağına eğilerek.
Minho, Jisung’un kendisine bu kadar yaklaşmasıyla bakışlarını ona çevirdi. Aralarındaki mesafe yine tehlikeli derecede azalmıştı. "Ben sadece izleyiciyim Han. Ama seni merak ediyorum. Sesin de yazdığın sloganlar kadar iddialı mı?"
O sırada Changbin gürleyerek araya girdi: "VEEE SIRADAKİ DÜET! L-Idea’nın yeni yıldızı Jisung ve... inanmayacaksınız ama... Minho Hyung!"
Jisung şokla ekrana baktı. Seungmin ve Jeongin sırıtırken, ekranda çok popüler ve neşeli bir aşk şarkısı belirdi.
Minho ayağa kalktı. Herkes onun "Asla söylemem" demesini beklerken, o yavaşça mikrofonu Changbin’in elinden aldı. Diğer mikrofonu da Jisung’a uzattı. "Hadi bakalım stajyer. Madem güneş sensin, göster enerjini."
___________________________________
Okuyupta yorum yapmayan ve oy vermeyenlerin kafasına kuş sıcsın ayıp size puuu
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 5.65k Okunma |
669 Oy |
0 Takip |
32 Bölümlü Kitap |