[ düşmana ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 2y önce güncellendi Bay İsimsiz
@darknessa
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Yanlış numaraya yazan Gece akso ya yazdığı ki bir örgüt lideri ise . . . Belimdeki eli daha sertleşti ve daha çok eğildi. -Seni kolay kolay bırakmayacağımı sana söylemiştim güzle kızım...
devam ediyor 1y önce güncellendi Ölümden dönmek
@temasbagimlisi
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Düşmanının kızı ile evlenen Buğra ve onun pis oyunlarına alet olan Derin.
devam ediyor 16s önce güncellendi Kırık Terazi(mafya/savcı)
@mrnuraysiniz
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Banu Karaarslan, adalet sarayının koridorlarında dürüstlüğü ve geri adım atmayışıyla tanınan, gözü pek bir Cumhuriyet Savcısıdır. Uzun süredir yeraltı dünyasının en karanlık ve dokunulmaz ismi olan Ateş Aslan Demirhan’ın ve onun ağındaki diğer suçluların peşindedir. Banu için bu dosya sadece bir görev değil, adaleti sağlama yeminidir. Ateş Aslan ise gücü, zekası ve acımasızlığıyla illegal dünyaya hükmeden bir liderdir. Banu’nun kendisini köşeye sıkıştırmak için yaptığı her hamleyi bir satranç ustası gibi izler. Ancak bu kedi-fare oyunu, zamanla aralarında önlenemez, tehlikeli ve tutkulu bir çekime dönüşür. Ateş, ilk kez bir kadının zekasına ve dik duruşuna hayran kalırken; Banu, nefret ettiği bu karanlık adamın arkasındaki yaralı ve korumacı ruhu gördükçe duvarlarının yıkılmasına engel olamaz. Aynı yolda yürümeleri imkansız olan bu iki uç dünya, yasak bir aşkla birbirine bağlanır. Banu, Ateş’e kalbini açtıkça onun tamamen değişebileceğine, bu karanlıktan çıkabileceğine inanmaya başlar. Ateş ise hayatında ilk kez birine gerçekten güvenir ve tüm gardını indirir. Ancak savcı cübbesi ile mafya liderinin namlusu arasındaki bu aşk, aslında en başından beri trajik bir sona mahkumdur. Banu, Ateş’in yeraltındaki tüm işlerini bitirecek, onu ve şebekesini tamamen çökertecek o son, büyük darbeyi vurmak için en doğru anı beklemektedir. Sevgi, adaletin önüne geçemez. Ve o kaçınılmaz gece geldiğinde Banu, Ateş’in ona olan sonsuz güvenini en ağır şekilde suistimal ederek ona hayatının en büyük ihanetini yaşatacaktır. Soğuk, metal kelepçelerin sesi, odanın içindeki ölüm sessizliğini bıçak gibi yardı. Ateş Aslan Demirhan, hayatında ilk kez ellerini arkaya doğru uzatırken gözlerini bir saniye bile karşısındaki kadından ayırmadı. Oysa birkaç saat önce bu odada, o kadının saçlarını koklayarak her şeyi arkasında bırakmaya, onunla bambaşka bir hayata yürümeye söz vermişti. "Banu..." dedi Ateş. Sesi ne öfkeliydi ne de bağırıyordu; sadece derinden gelen, paramparça olmuş bir adamın fısıltısıydı bu. "Bütün o sözler... Gözlerimin içine bakarak kurduğun o gelecek planları... Hepsi bu an için miydi?" Savcı Banu Karaarslan, cübbesinin ağırlığı altında ezilmemek için omuzlarını dikleştirdi. Kalbi göğüs kafesini delmek istercesine çarpıyor, boğazına dizilen hıçkırıklar nefesini kesiyordu. Ama ağlayamazdı. Şimdi değil. Ateş`e arkasını döndü, göz yaşlarını onun görmesini istemiyordu. "Ben bir savcıyım, Ateş," dedi, sesi titremesin diye her kelimenin üzerine basarak. "Benim görevim suçluları adalete teslim etmek. Sen adaletten kaçabileceğini mi sandın?" Ateş, arkasındaki polislerin onu çekiştirmesine izin vermeden bir adım öne çıktı. Kelepçelerin birbirine çarpan zincir sesi odada yankılandı. "Ben adaletten kaçmıyordum, Banu!" diye haykırdı Ateş, bu kez sesindeki o saf acı duvarlara çarptı. "Ben sana sığınıyordum! Sen benim işimi bitirmedin... Sen beni vurdun. Hem de hiç ıskalamadan, tam kalbimden vurdun." Banu arkasına dönüp bakamadı. Arkasından sürüklenerek götürülen adamın ayak sesleri koridorda kaybolurken, odada sadece Ateş`in kokusu ve Banu`nun hıçkırıkları kaldı. Adalet kazanmıştı belki, ama Banu o gece kendi elleriyle ruhunu da o kelepçelerin arasında idama mahkum etmişti.
Loading...