[ minho ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 1g önce güncellendi
-Siktir Lan–(minsung)🎸
@elfuppaa
Okuma
1.53k
Oy
296
Takip
33
Yorum
626
Bölüm
22
Geçmiş geçmişte kalmıştı ama Minho geçmişte kalmamıştı, o şuan yanımdaydı ve gözümün içine baka baka sırıtıyordu beynimin içindeki kaos sanki tüm vücudumu titretiyor gibiydi, Changbine döndüm ve sadece onun duyabileceği şekilde bir küfür savurdum.
"Siktir.."
|-------------------------------------------------------------------|
Okurken keyif alırsanız lütfen yorum yapmayı ve oy vermeyi ihmal etmeyin!!🫶🏻
tamamlandı 2g önce tamamlandı
Stray Kids
@gecekusud
Okuma
12.42k
Oy
1.15k
Takip
68
Yorum
287
Bölüm
85
Sırtım duvarla buluştuğunda çektiğim acıyla ağzımdan ufak bir inleme çıktı.
O ise tuttuğu kolumu bırakmayarak bir elini de duvara yasladı ve beni duvar ile arasına sıkıştırdı.
Daha çok yaklaştı.
"Ne yaptığını sanıyorsun?"
Başımı boyunun uzunluğundan dolayı hafif yukarı kaldırarak gözlerine baktım. Hâlâ gülümsüyordu.
Derin bir nefes alıp verdi.Daha sonra biraz daha eğilerek yaklaştı ve kalbim gümbür gümbür atmaya başlamışken kulağıma tek bir kelime fısıldadı.
"Bekliyordum."
Ürperdim.Resmen tüm vücuduma bir ürperti geldi.Onu benden uzaklaştırmaya çalıştım.Ancak kuvvetliydi ve bu göründüğü kadar kolay değildi.
"Hâlâ direniyorsun.Biliyor musun Yeon Soo?Gerçekten seni bekliyordum.Keşke diyordum... Keşke Yeon Soo gibi cesur,korkusuz,asî ve tabii güzel birisi karşıma çıkıp bana diklense de hedefim olsa. Onunla oynasam. Biliyordum böyle olacağını. Senin dayanamayacağını ve kendini bana yem edeceğini. Şu an ne kadar mutluyum bilemezsin."
Nefretle baktım gözlerine.
"Asla senin oyuncağın olmayacağım!Boş yere ümitlenme."
Bir kere daha kolumu tuttuğu elini bana doğru bastırdı ve sırtımı soğuk duvara sabitledi.
"Göreceğiz Yeon Soo. Ancak elime düştün ve kolay kolay kurtulamayacaksın.Tıpkı şu an olduğu gibi."
"Uzak dur benden!"
"Artık bunun imkânı yok."
Sabrımı taşırmayı başardı.
Boşta kalan elimle kuvvetli bir şekilde kolumu tuttuğu elini tuttum ve sertçe kaldırdım.Ardından onu duvara yapıştıran taraf bu sefer ben oldum.
O da bu hareketi beklemiyordu ve tıpkı az önce bende olduğu gibi hazırlıksız yakalandı.Rolleri değiştik.Az önce benim olduğum yerde Hyunjin,Hyunjin`in olduğu yerde de ben vardım.
Çekik gözleri irileşti.Daha bir şaşkın bakıyordu şimdi.Bunu yapabileceğimi tahmin etmiyordu sanırım.
"Ama kurtuldum Hyunjin.Tıpkı şu an olduğu gibi.Uzak dur benden..."
...
tamamlandı 2g önce tamamlandı
Camdan Hayaller
@gecekusud
Okuma
1.21k
Oy
272
Takip
17
Yorum
466
Bölüm
31
Yine saat gece yarısı olduğu için kimsecikler yoktu ortada. Asansör için köşeye döneceğim sırada duyduğum seslerle korkarak hemen geri çekildim. Duvara yaslandım.
Gece gece 2 erkek görmek korkutmuştu. Ah, oysa hastanedeyim. Neden korkuyorsam? Kendimi toplayıp çıkmak için hamle yaptım. Ancak bu sefer duymuş olduğum kelimelerin beni ilgilendirdiğini anlayarak yeniden duvara yapıştım. Kulaklarımı kabartıp onları dinlemeye başladım.
Nefes nefese bir genç, sırtı bana dönük olan gencin önünde, elleri dizlerinde hem soluklanıyor hem de anlatıyordu.
"Kameralara bakamadık. Bakamayız da. İçerideki güvenlikler sağlamlar. Koca hastanede nasıl arayacağız o kızı? Ben yüzünü de görmedim. Onu bir tek sen gördün."
Sırtı bana dönük olan genç sinirlendi.
"O kızı ne olursa olsun bulmalıyız. O defteri almamız lâzım."
Karşısındaki onu onaylayarak başını salladı. O genç, bir kere daha söze girdi.
"Bulduğunda yaşatma. Defterdekileri okumuş olma ihtimalini göz ardı edip kendimizi riske atamayız."
Korku içerisinde gözlerimi irileştirdim. Boşta olan elimi ağzıma kapattım. Defter... Kız... Bahsettikleri kız bendim! Resmen öldürme emri vermişti bu manyak!
Minho... Ya ona bir şey yapmaya kalkarlarsa? Defter odadaydı. Ya defteri bulurlarsa ve Minho`nun okuduğunu düşünüp onu öldürürlerse?Hayır!
Arkama döndüm ve temkinlice çekilip bir müddet sonra hızla koştum. İlerideki merdivenlere yönelip birer birer çıkmaya başladım.
Bacaklarım şimdiden iflas etmişti. Odanın olduğu kata çıktığımda artık bacaklarımı hissetmiyordum. Sadece burnumdan nefes almak yetmiyor, ağzımdan da nefes alıyordum. Kalbim ağzımda atıyordu.
Az kaldı diye içimden kendimi tembihleyerek yine hızlandım. Odaya âdeta dalarak girince Minho yatağında hızla doğruldu.
Beni, daha doğrusu hâlimi görünce yüzü düştü.
"Jae Hee! Ne oldu?! İyi misin?!"diye sordu. Korkuyla yanına ilerledim.
Yatağın başına gelerek dizlerimi kırdım. Ellerimle yatağın kenarını tutunup düşmemek için destek aldım. Minho endişeyle bana bakmayı sürdürüyor ve benden bir cevap bekliyordu.
Panik yüzünden ağlamaklı çıkan sesimle anlatmaya başladım.
"Minho polisi aramalıyız! Sanırım başımız dertte. Hatta ben! Benim başım dertte. Gitmeliyim buradan!"
"Jae Hee sakin olup neler olduğunu anlatır mısın?"
"Minho defter! Defterde her ne varsa hiç iyi şeyler değil! Beni ve defteri arıyorlar! Aşağıda onları konuşurken duydum. Beni... Defterdekileri okuma ihtimaline karşı öldüreceklerini duydum! Sadece beni hatırlıyorlar. Seni de riske atamam!"
"N-ne diyorsun sen Ja Hee? Dur bekle! Kuzenim polis benim. Onu arıyorum hemen. Hiçbir yere gitmek yok. Seni bırakmam."
Güzel gözleri bu sefer güven vermek istercesine bakıyordu gözlerime. Ayaklarını sarkıtacağını anladığım an ayağa kalktım. Ayaklarını sarkıttı ve terliğine ayaklarını geçirerek leptobunun yanında olan telefonunu eline aldı. Hızla birini aradı. Çok geçmeden çağrısı cevaplandı ve konuşmaya başladı.
"Hyunjin! Acilen hastaneye gelebilir misin? Ama çok acil. Ölüm kalım meselesi. Gelince görüşürüz. Tamam, bekliyorum. Lütfen çabuk ol."
Telefonu kapatıp eski yerine koydu. Yavaş adımlar atarak karşıma geçti.
Gözleri bu sefer âdeta yalvarıyordu.
"Ağlama ne olur? Seni böyle görmek istemiyorum."
Ağlıyor muydum?
Ellerimi yanaklarıma attığımda hissettiğim ıslaklıkla ağladığımı fark ettim. Hemen ellerimin tersiyle yanaklarımı, gözlerimi sildim.
Uzun koltuğun karşısındaki orta sehpanın üzerine koyduğum defteri elime aldım. Yeniden Minho`nun karşısına geçtim.
"İçinde bu kadar önemli olan ne var bilmiyorum. Ama cebimden çıkan not şaka değildi. O çocuğa bir şey olmuş mudur Minho? Bana çarptıktan sonra gözlerime yalvarırcasına bakmıştı. O bakışlar... O not... Bunu nasıl şaka zannedebilirim ben? Ya ona bir şey olduysa?"
"Korkma Jae Hee, hiçbir şey olmayacak." dediği anda kapı tıklatıldı. Korkuyla ikimiz de kapıya baktık. Kapının arkasından biri seslendi.
"Müsait misiniz efendim, girebilir miyim?!"
Bu ses aşağıda bana sırtı dönük olan, öldürülmem için emir veren kişinin sesiydi!
...
SL6802VW
devam ediyor 2h önce güncellendi
ᒪOᐯᗴ ıᑎ ᗪIՏᘜᑌᗩᘜᗴ
@minhonuntekincisiy
Okuma
242
Oy
54
Takip
15
Yorum
86
Bölüm
7
Hyun-Jin ve jisungun evlenmesi ile başlar. Ve olaylar devam eder. Ama ilerleyen bölümlerde jisungun ve hyunjinin evlenme nedeni olan diğer olaylar yanında bir hiç kalır. Minsungun aşkının büyük olduğu , ve tüm söz sahiplerinin içeren seni kendi içine çeken bir kitap
devam ediyor 2h önce güncellendi
Labirent
@asukive
Okuma
322
Oy
46
Takip
25
Yorum
52
Bölüm
6
Bu kitap kendin seç kendin yaşa formatıyla yazılmış bir kurgudur.
Minho,Thomas ve Newt arasından birini seçip ve hikayeni ona göre yaşayabilirsin.
Üniversitem dolayısıyla çok sık bölüm gelemeyebilir,ama devam ediyor. Kütüphanenizde bulundurabilirsiniz.
devam ediyor 3h önce güncellendi
Bahtsız Köpekler~ (minsung)
@elfuppaa
Okuma
38
Oy
12
Takip
6
Yorum
17
Bölüm
2
11. Sınıf olan Han, en iyi arkadaşları olan Changbin ve Hyunjinle bir takım olaylara bulaşır herkesin farklı bir kafada olduğu bu okulda gelişen farklılıklar, okulda okuyan herkesin hayatlarını değiştirir ve gerçek aşkın ve güvenin ne olduğunu herkesin tatması sağlanır. Şimdi akıllarda tek bir soru var, bizim bahtsız köpek Han ve arkadaşlarının hayatlarındaki değişiklik onlar için nasıl engellere ve sevinçleri yol açacak? Veya şöyle sorayım, içine düştükleri bu olayların, onlara katkısı ne olacak?..
tamamlandı 1a önce tamamlandı
Hold My Hand, Minsung
@nvuusa
Okuma
1.37k
Oy
270
Takip
51
Yorum
124
Bölüm
16
Polisin bile çözemediği bir tehtit ve o tehtiti çökertmeye çalışan devasa bir birlik. Minho ve Han lise yıllarında tanışan yakın arkadaşlardı. Bu arkadaşlık Minho`nun sırra kadem basması ile bir anda biter. Uzakta olan Han ise hayatına devam etmekten başka birşey yapamaz.
Bir gece ise aniden evine giren 3 adam ile hayatı bir anda değişir. Minho`nun hayatını yakından görür. Neden gitmek zorunda kaldığını anlar ve olayların yani tehlikenin tam merkeze yerleşir. Minho ise onu korumak için herşeyi yapacaktır. Gerekirse hayatından gerçekten çıkacaktı. Peki sonunda ne olacak? Her hikaye gibi mutlu mu bitecekti yoksa farklı bir son mu olacaktı?
•
Sessizlik.
Ev tamamen karanlık. O sırada dışarıdan ayak sesleri geldi. Düşman çok yakındı. Dışarıdaki sesler bir süre durmuştu ve sonra ses kesilmişti. Şimdilik güvendeydik ama o anda koridorda biri beliriyor. Elinde bir sopa vardı.
Karanlıkta benimle göz göze geldi. Bir anlığına sopalı adam donup kalmıştı. Bu bir yabancı değildi ve şimdi silahımı doğrultmuş ona bakıyordum.
Silahımı kaldırmıştım ama tetiğe basmayacaktım. Jisung`da elindeki sopayı daha sıkı kavramıştı.
Sessizliği bozan ilk kişi bendim. "Sen."
Jisung kaşlarını çatılmış bize bakıyordu. Belli ki bunu hayal bile etmemişti. Kim bilir kaç kez sohbet etmiştik ama bir gün aniden mesajlar kesilmişti. Bir anda ortadan kaybolmuştum. Şimdi ise onun evinin ortasında, kanlar içindeki adamlarımla duruyordum.
Angst Değil
devam ediyor 12s önce güncellendi
Gerçek düşmanım kahverengi gözlerin/ MİNSUNG(bl)
@hannie_lif
Okuma
60
Oy
48
Takip
8
Yorum
21
Bölüm
2
Dikkat ‼️
Kitabın kapağını değiştirdim.
Kahverengi gözler ,altın kahverengi bir sessizlik...
Bir prens vardı taçtan çok yalnızlık taşıyan, Bir asker vardı kalbini emirlere susturan.
Sevmenin bedeli bazen ölüm değildir. Bazen yaşamaya mahkûm kalmaktır.
Bu bir aşk hikayesi değil. Bu geç kalmış bir itirafın hikayesi ...
Minsung tadında
Golden brown Vibe
🤎
devam ediyor 2a önce güncellendi
Lose with Minsung (Minsung ile Kaybetmek)
@choliyeon_13
Okuma
25
Oy
3
Takip
2
Yorum
5
Bölüm
1
Evet… Her şey o acayip yapışkan ve kasvetli havaya sahip günde başladı. Lee Know yatağından kalkmamak için çabalasa da en sonunda kalkıp üstüne her zaman giydiği kapüşonlusunu geçirdi. Onun düşüncesiyle tüm günlerden farksız olacaktı bu günde. Dışarı çıkıp o lanet sokakta o piç arkadaşlarıyla sigara tüttürecekti. Telefonunu eline alıp aşağı indi bu düşüncelerini geride bırakarak. Henüz 19 yaşındaydı ama okulu bırakmıştı. Kendisi gibi olan iki arkadaşı daha vardı onlar Lee’nin gözünde piçin tekiydi ama tüm hayatıydı. Kim Seungmin ve Christopher Bahng. Her zaman toplandıkları sokak arasına doğru yürüdü Lee. Tam sokağı dönecekken dikkatsiz davranacak kendisinden beş altı santim kadar kısa bir çocuğa çarptı. İlk başta umursamadı ve devam etti. Bir anlık hayatının hatasını yaparak kafasını çevirdi Lee işte bu hayatının hatasıydı…
Siz çok değerli okuyucularım bu ficte küfür ve benzeri girişimler çok baskın olacaktır bu yüzden uyarmak isterim. Gerçekten hassasiyetiniz var ise okumamanızı tavsiye ederim. Yine de devam edip yolculuğumda benimle olacaklara teşekkür ediyorum.