[ sevdaluk ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 3g önce güncellendi Karadeniz:HIRÇIN MAVİ
@ozyigit.gulcan
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
İstanbul’un gökyüzü, günlerdir şehri boğacakmış gibi üzerimize çöken ağır ve gri bir örtüyle kaplıydı. Şehrin karmaşası, korna sesleri ve bitmek bilmeyen insan kalabalığı, her zamanki gibi yine Efsun’un omuzlarına ağır bir yük gibi biniyordu. Kadıköy’deki küçük hukuk bürosunda, masasının üzerindeki yığılı dosyaların arasında sıkışıp kalmıştı. Ancak o dosyaların arasında biri vardı ki, varlığı bile odadaki havayı değiştiriyordu. Dosyanın kapağında sadece tek bir isim yazılıydı: Şahin Karayel. Efsun, hukuk fakültesinden mezun olduğundan beri pek çok zorlu dosya almıştı ama böylesi bir ismin ağırlığını ilk kez hissediyordu. Şahin Karayel, yeraltı dünyasının ulaşılmaz, soğuk ve acımasız ismiydi. Hakkında anlatılan efsaneler, şehrin en kuytu köşelerinden, en lüks restoranlarına kadar dilden dile dolaşıyordu. Polisin bile kapısına gitmeye cesaret edemediği, yasaların sınırlarında değil, kendi yasalarını koyduğu bir hayalet... Efsun, bu dosyayı ilk önüne koyduklarında elinin titremesine engel olamamıştı. Bürosunun biriken kiraları, icra memurlarının ofisin kapısını her çalışında içini kaplayan o soğuk korku... Tüm bunlar, onu bu tehlikeli ateşe elini uzatmaya zorlamıştı. Kendi zihninde ona dair kesin bir imaj çizmişti: 60’larında, saçlarına aklar düşmüş, yüzünde hayatın tüm sertliğini taşıyan çizgiler olan, puro içen, sesi boğuk ve aksi bir adam. Klasik bir mafya babası... "Bir hayaletle çalışıyorum," diye mırıldandı Efsun, elindeki kalemle oynarken. Kumral saçlarının arasına karışmış sarı tutamları huzursuzca kulağının arkasına itti. Çilli yüzünde, kendi kendine verdiği sözü tutamamanın verdiği hafif bir burukluk vardı. "Sadece hukuki danışmanlık. Bir imza, birkaç dosya, belki biraz para... Sonra bu dünyadan sonsuza dek çekip gideceğim." Ancak kaderin Efsun için başka planları olduğu, o gün ofise gelen acil bir notla gün yüzüne çıkacaktı. İstanbul’un tüm o gürültüsü, yerini Karadeniz’in o soğuk ve sessiz gizemine bırakmak üzereydi. Efsun, bir müvekkilin peşinden sürüklenirken, hayatının en büyük bilinmezine doğru attığı ilk adımın sadece bir imza dosyasıyla sınırlı kalmayacağından habersizdi. O, yaşlı ve aksi bir mafya babası ararken; sislerin ardında, Karadeniz’in hırçın dalgaları gibi sert ve derin bir adamın, onu kendi dünyasına davet edeceğinden, daha doğrusu onu bir tutsak gibi o dünyaya çekeceğinden haberi yoktu. Şahin Karayel, İstanbul’un gri gökyüzünde bir isimdi. Poyraz ise Karadeniz’in sisli dağlarında bir gerçekti. Ve Efsun, bu ikisinin aynı bedende hayat bulduğunu henüz bilmiyordu. Sözleşmeyi imzalatmak ve müvekkiliyle nihayet yüz yüze görüşmek için Şahin Karayel’in İstanbul’daki merkez ofisine gittiğinde, kendini her şeye hazırlamıştı. İhtişamlı kapının önünde durduğunda kalbi göğüs kafesini zorluyordu. Ancak kapıyı açtığında karşılaştığı manzara büyük bir hayal kırıklığıydı: Oda boştu...
Loading...