
“Burak seninle barışmak istiyor. “
“Ama ben istemiyorum” dedim oldukça kararlı bir şekilde.
Bunun üzerine o da “ Bir oyunlar çevirme derdinde. Bunun için Yağmur’un yardımını istedi. Hatta Yağmur’a şart koştu” dedi. Ve ben kulaklarıma inanamadım. Ben de “Peki , sen bana bunları neden anlatıyorsun? Yağmur’un en yakın arkadaşısın.” Dedim.
“Eski sevgilini en yakın arkadaşımdan uzak tutman ve Yağmur’u suçlamaman için” diye cevap verdi.
“Burak’ın kiminle konuştuğu beni ilgilendirmiyor. Bunun için çaba sarf edeceğimi düşünüyorsan yanılıyorsun. Dediklerin doğruysa uyardığın ve haber verdiğin için teşekkür ederim” dedim ve meraklı bir şekilde “ Başka neler biliyorsun” diye sordum.
“Yağmur’un çevresinden bir kızla görüşmek istediğini söyledi. Sanırım seni kıskandıracak”
“Belki de hayatına yeni birini almak istiyordur, neden aldattığı eski kız arkadaşını kıskandırmak istesin ki?
“Hiçbir fikrim yok. Ben sadece haber vermek istedim. Ben artık gitsem iyi olacak” dedi.
Ben de “Sen bilirsin” dedikten sonra kapıya kadar ona eşlik ettim.
Yasemin gittikten sonra kafamda oluşan soru işaretleriyle beni baş başa boraktı. Burak’ın böyle bir şey yapmayı düşünmesi bile bana saçma geliyordu. Anlam veremediğim için bu olayı sorgulamaktan vazgeçip odama geri döndüm. Biraz ders çalıştıktan sonra hazırlanıp yatağa geçtim. Bugünü düşünmemek için telefonumdan en sevdiğim şarkıyı açıp kulaklıklarımı takıp yattım.
Ertesi sabah alarmın o rahatsız edici sesiyle gözümü açtım. Kahvaltı yapmak için üzerimi değiştirip aşağı indim. Süreyya Hanım yine çok güzel bir masa hazırlamıştı bizlere. Annem ile babam masada beni bekliyorlardı. Benim geldiğimi fark edince aynı anda “Günaydın canım” dediler. Ben de onlara “Günaydın” dedikten sonra kahvaltıya başladık.
Kahvaltımı yaptıktan sonra aynada kendime bakıp saçlarımı düzelttim. Nedense bugün fazlasıyla enerji doluydum. Hiçbir şeyin enerjimi düşürmesini istemiyordum. Sanki dün yeterince kafam karışmamış gibi her anın tadını doyasıya çıkarıyordum. Saçlarımı düzelttikten sonra yeni aldığım rujumdan çok hafif bir şekilde sürdüm. Evden çıkıp arabaya bindiğimde ise gelen mesajlarla moralimin bozulması bir oldu.
Burak’ın kuzeni bana mesaj atmıştı. Bildirim beni huzursuz etse de mesaja tıkladım. Kuzeni bana Burak’ı savunuyordu. Sanırım bizim ayrıldığımızı artık bir çok kişi öğrenmişti. Mesaja cevap verdikten sonra playlistimden bir şarkı açıp yolu izlemeye başladım.
Okula vardığımda zil çalmak üzereydi. Dersimiz tarihti. Sınıfa girdiğimde ise zil çalmaya başlamıştı . Ve öğretmenimizin sınıfa girmesiyle ders başladı.
Öğle arası olduğunda Serkan ile Burak beraber çıktılar sınıftan. Kapının orada Yağmur’un beklediğini gördüm. Onlara bakmayı bırakıp kızlarla beraber hazırlanıp birlikte çıktık. Önce yemekhaneye uğrayacaktık sonra da dışarıda manzaraya karşı kahvelerimizi yudumlayacaktık.
Kahvelerimizi içerken Buse “Biz Serkan’ı nasıl daha önce fark etmedik ya” dedi.
“Nasıl yani” diye sordum.
“Sosyal medyada hiç görmedik sanırım” diye ekledi Ece.
“Ben Yağmur’u takip etmediğim için bana normal geliyor” dedim
“Yağmur ya da arkadaşları paylaşmamış da olabilir. Kız özel hayatını gizli tutuyordur belki , hem konuyu değiştirebilir miyiz” dedi Arsu da.
“Arsu haklı “ dedi Bersu.
“Kızlar o zaman konuyu değiştiriyorum. Bu hafta sonu yeni açılan sergiye gider miyiz” diye sordu Seher.
“Olur. Ben birkaç arkadaşımı daha davet etmek istiyorum” dedim.
“Bana uyar” dedi Arsu.
“Bana da” dedi Ece ve Bersu.
“O zaman uzun süre sonra sergiye gitmemize “ dedi kahve bardağını kaldırarak.
Gülüşerek “Şerefe” dedik bizde.
Ders zili çaldığında da sınıfımıza geri döndük.
Sınıfa girdiğimiz sırada Burak ile Serkan’ı gördüm. Uzun zaman sonra Burak’ı mutlu görüyordum. Acaba Yasemin haklı mıydı? Daha doğrusu Burak bu kadar kısa sürede birinden hoşlanmış ve bir ilişkiye mi başlamıştı?
Ders başladığında aklım nedense Burak’ta kalmıştı. Ama fizik dersine odaklanmalıydım.
Ders bittiğinde, ben dersin bittiğini yeni fark etmiştim. Kızlarla bugün sinemaya gidecektik. Uzun zamandır beklediğimiz film bugün vizyona giriyordu. Heyecanlı bir şekilde çantamı hazırlamaya başladım. Sınıftaki çoğu kişi çıkmış kızlar da çantalarını topluyordu.
“Akşam görüşürüz” diyerek sınıftan çıktı Ece. “Görüşürüz” dedik bizde ve sırayla sınıftan çıktık.
Eve geldiğimde annem de dışarı çıkmak üzereydi. Anneme “Görüşürüz” dedikten sonra odama çıktım. Önce üstümü değiştirip aynada kendime baktım. Burak’ın hayatına hızlı bir şekilde devam etme ihtimali beni biraz üzmüş olsa da günün geri kalanında mutlu olacaktım. Bugün güzel bir gündü. Uzun zamandır beklediğim serinin 2. Filmi çıkıyordu. Modumu yükselttikten sonra aşağıya yemek yemek için indim. Süreyya Hanım en sevdiğim yemeği hazırlamıştı. Bugün gerçekten güzel olacak diye geçirdim içimden. Yemeğimi bitirdikten sonra Süreyya Hanım’a “Ellerinize sağlık” deyip masadan kalktım. Sinemaya gitmeden önce ödevlerimi bitirmem gerekiyordu. Derse başlamadan önce son kez sosyal medyada gezindim. Burak’la ayrıldığımı duyan erkekler dm kutumu doldurmuştu. Mesaj isteklerine aldırmadan takip ettiklerimin neler paylaştıklarına baktıktan sonra Instagram’dan çıktım. Ve derse geçtim.
Ödevlerim bittikten sonra telefonumu açtım. Kızlar çoktan hazırlanmaya başladıklarını yazmışlardı gruba. Ben de “Şimdi hazırlanmaya başlıyorum” diye mesaj attıktan sonra telefondan en sevdiğim çalma listesini açıp hazırlanmaya başladım. Bugün kırmızı tonlarında giyinmeye karar vermiştim. Kırmızı omuz dekolteli kazağımı giydikten sonra altına kot pantolonumu giyip makyajımı yapmaya başladım. Ardından saçlarıma maşa yaptım. Artık sinemaya gitmek için hazırdım. Çantamı da aldıktan sonra evden çıktım.
Buluşacağımız yere geldiğimde Ece ile Seher gelmiş sohbet ediyorlardı. Benim geldiğimi fark ettiklerinde garson masalarına uğramak üzereydi. Ben masaya oturduktan sonra garsona siparişlerimizi verip Bersu ile Arsu’yu beklemeye başladık.
“Uzun zaman sonra seni bu kadar mutlu görüyorum Irmak” dedi Ece. “Kesinlikle katılıyorum, ayrıca çok güzel olmuşsun canım” diyerek bize sürpriz yaptı Arsu.
“Teşekkür ederim” deyip sarıldım Arsu’ya. Arsu da siparişini verdikten sonra sohbet etmeye başladık. Kısa bir süre sonra “Ben geldim” diyerek neşeli bir şekilde Buse geldi.
“Hoş geldin, bu arada çok mutlusun” dedim bende.
“Evet. Kızlar size söylemem gereken bir şey var”
“Dinliyoruz” dedik hep birlikte.
“Biz dün Demir’le oturduk ya , orada Batın diye bir çocuk vardı.”
“Eee?”
“Onunla konuşmaya başladık. Gördüğümde çok beğenmiştim.”
“Hadi bakalım”
“ O da arkadaşlarıyla bu filme gelecekmiş, belki karşılaşırız”
“Olabilir”
“Kızlar benim konuştuğum çocuk da bu filme gelecekmiş. Ya ben çok heyecanlıyım” dedi Ece.
Biraz daha oturduktan sonra sinema salonuna geçtik. Film, evlerinden üniversite için başka ülkeye göç eden 7 gencin başına gelen maceraları konu alıyordu. Film hem komedi hem de aksiyon filmiydi. Bu sefer ki sezonda beraber tatile Las Vegas’a uçuyorlardı.
Film bittikten sonra dışarı çıktık. Bu kez önceki filmden daha komikti. Ve bu kadar gülmek gerçekten iyi hissettirmişti. “Buna ihtiyacım varmış” diye geçirdim içimden. O esnada Demir ve arkadaşları geldi. Biraz onlarla ayaküstü sohbet ettikten sonra Ece yanımızdan ayrılıp bir arkadaşını görmeye gitti. Sanırım konuştuğu çocuğu görmüştü. Demir ve arkadaşları yanımızdan ayrılırken Ece, Tahsin ile yanımıza geri geldi.
“Nasılsınız kızlar,” dedi Tahsin
“İyiyim sen”
“Süperim, film çok komik değil miydi?
“Evet ya”
“Kesinlikle”
“Beklediğimden daha eğlenceliydi”
“Benim de öyle” dedi Ece.
“Sen tek mi geldin” diye sordu Arsu.
“Hayır, Serkan’larla geldim,” dedi Tahsin’de. ,
Kısa bir süre sonra Yağmur ile Serkan, Burak ile sevgilisi el ele çıkmıştı. Burak’ın elini tuttuğu kız Yağmur’un kuzeni Deniz değil miydi? Benim sevgiliyken arasına mesafe koymasını istediğim Deniz….
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |