11. Bölüm

11. Bölüm

Ayça Nisa Ergün
yaralsarrr

Selam, ben Ash diğer lakabımla lixie

Normalde bu kitabı salmıştım ilgi görmüyordu aranızdan birj benimle iletişime geçtiği için hikayeye devam etme kararı aldım eğer beklediğim gibi bir ilgi görürse daha fazla bölüm atabilirim

İyi okumalar :)

__

Soğuk bir zindanın içerisinde üzerimde sadece bir gömlek ve ince bir pantlonla oturuyordum.

Vücudum soğuk işlemiyor muydu yada kafam çok mu karışıktı tam kestirememekle birlikte savcının nerede olduğunu bilmiyordum ve bu beni delirtiyordu.

O adam seni kaçırdı Aven teslim ol ve askerliğe devam et...

İç sesim onu düşünmemem gerektiğini söylüyordu ama bir yandan da ismini bilmediğim bir his içten içe beni endişelendiriyordu.

Zindanın gıcırtılı kapı sesi kulaklarımı kapamama neden oldu ses kesildiğinde ayağa kalktım iki tane koruma iki koluma yapışmış beni sürüklüyorlardı.

Ellerimi kurtarmak için bir hamle yaptım,

"Kendim yürürüm"

Zorla ellerimi birleştirip kelepçe taktıklarında derimi yakan metal yüzünden dişlerimi sıktım.

Beni kontrol odasına götürdüler camın ardında draven vardı.

Bağlamışlardı , onun ölümünü bana izletiyorlardı.

"Neden buradayız?"

"Ses çıkarma"

Draven beni görünce yüzünde acı bir gülümseme belirdi.

Ben ise ellerimi kurtarmak için kelepçeyi kırdım ama bileklerimden gelen kana angel olamıyordum oradaki korumalar şaşkın şekilde kollarımı tutmaya çalışırken draven sinir ile gözlerini kapamış iç çekiyor gibiydi.

Korumalar beni tekrar kelepçelemeye çalışacakken bir siren sesiyle irkildiler ardından ellerimi kelepçeleyip heni kontrol odasındaki sağlam bir demire bağladılar.

Yanık kokusu...

Kendimi kurtarmalıydım savcıyı kurtarmalıydım.

Beni bağladıkları demirden doğal gaz borusu geçiyordu buradan kaçmaya çalışırsam havaya uçacak ,beklersem yanarak ölecektim.

20 dakika içerisinde herkes çıkmıştı binadan biz ise dumandan nefesimizi tutuyor kyafetlerimize kafamızı gömüp nefes almaya çalışıyorduk.

İçimden sayıyordum 60 a kadar kaç dakika daha bekleyeceğimi,

Hayır Aven sağlığını kaybetmemek için kendini ayık tutmaya çalışıyorsun.

Draven kendini kurtarmaya çalışıyordu üzerindeki demiri atmaya çalışıyordu

Demir sıkı değildi ama ağırdı üzerine yüklenmiş bir fil gibi.

Oturduğu sandalyeyi devirdi ve üzerinden demiri atmaya çalıştı .

58, 59, 60

30. Dakika.

Draven sonunda üzerinden demiri atmıştı ama şimdide arkadan bağlı olan ellerini kurtarmaya uğraşıyordu.

Pes etmeliydi, pes edecekti.

33. Dakika sanırım ikimizde dumandan zehirleniyoruz ve gücümüz tamamen tükendi artık alevi görebiliyorum kapının ucunda biliyorum.

Son kez kendime camın yansımasından baktım, ve havaya uçmayı göze alarak bacaklarımı kelepçeye dayadım ve açmaya çalıştım

Draven, "YAPMA! ÖLECEKSİN"

Aldırış etmedim sallıyordum demiri gevşetmeye çalışıyordum kelepçeyi

Minik bir uğraş sonucu sallantıdan kontrol masasındaki ağır metal parça kafama düştü ve artık son gücümü şuan kullanmam gerektiğini anladım.

Kafam kanıyordu , uykum geliyordu.

Son gücümü kullanarak kelepçeden ellerimi kurtardım ve kontrol odasının kapısını açmadan kelepçe anahtarlarını aldım ve sürünerek Draven ın yanına gittim.

"Aven defol burdan kurtaramayacaksın kendini"

Kelepçeleri teker teker açmaya çalıştım ama bileğim net bir şekilde kırılmıştı ve hareket ettirdiğim her seferde kendimden geçiyordum.

42. Dakika.

Kelepçeyi sonunda açtım.

Kendimi yere bıraktığımda draven ayağa kalktı ve beni sırtladı içeriye giren itfaye ekipleri ve ambulans ekiplerinin siren sesleri kafamda duyduğum son ses gibiydi evet şimdi uyuyabilirdim.

"AVEN KONUŞ BENİMLE ŞİMDİ PES EDEMEZSİN BAK BANA AVEN KONUŞ"

"45. Dakika.. kurtulduk"

__

Bu bölüm benden bu kadar

Bölüm : 24.07.2025 15:24 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...