2. Bölüm

2. Bölüm

Ayça Nisa Ergün
yaralsarrr

Uyandığımda hastane odasında kolum sargılı şekildeydim

"Binbaşı uyandı" en yakın arkadaşımın sesiydi.

Onun çalıştığı hastaneye mi getirilmiştim?

Kim getirmişti?

Yada o mu gelmek istemişti?

Kim izin vermişti?

Çıkğlık atan birinin yanına koşmuştum..

Bulanık... Hala bulanık...

"Biliyorum o küçük kafanın içinde bir sürü soru var, ve cevap arıyorsun"

Küçük kafa mı? Sinir bozucu.

"Lanet olası kelimelerini kendine sakla"

En yakınıma bile kibar değildim.

"Bir kız çocuğunu korumak için yanına koşmuşsun ancak deprem olduğu sırada kafana doğru gelen tuğlayı savuşturmak için kolunu feda etmişsin daha sonra dikkatsizlik edip sana doğru gelen motoru fark etmemişsin ve şuan burdasın"

​​​​​​Lanet olsun....

Asgariyede benimle ağır taşşak geçtiklerinden emindim.

"Ne zaman çıkacak bu sikim"

"Yaklaşık 7,8 güne iyileşir diye umuyoruz"

"Umuyoruz?"

Dedim sinirli gözlerle,

"Sakin ol sadece şaka en kötü 4,5 güne çıkacak o zamana kadar göreve gitmemen lazım, aynı zamanda motor çarptığı için karnında ve göğsünde yaralar var onun içind..."

"Tamam, yeter "

​​​​​​Fazla konuşulmasını sevmezdim.

"Kullanman gereken ilaçları söyleyecektim, bir asker olduğuna göre akıllısındır diye umuyordum ancak öyle çıkmadın binbaşım"

"Kağıda yaz gereken ilaçları ancak okuyabileceğim şekilde olsun"

Laura bana göz devirdiğinde gülümsedim, aynı gülümsemeyi geri alınca ortama daha çok alıştım ve yatağımdan doğruldum.

"Her karşılaştığımızda aynı şeyi yapıyorsun Aven.. her seferinde sanki yeni tanışıyormuşuz gibi bir tepki alıyorum bu canımı sıkmaya başladı.

Arkadaşın olarak göremiyor musun beni?"

Laurayla tanıştığımızda orta okula gidiyorduk ancak şuan yetişkin olmuştuk, beni instangram dan bulup eklediğinde kim olduğunu bilmediğim için engellemiştim, ancak yan bir hesaptan tekrar aynı isteği alınca bir görev varsa diye tedbir amaçlı onu eklemiştim.

Bana kendini hatırlattığında ilk başta inanmayıp buluşma teklif etmiştim, çünkü çoğu zaman benimle buluşmak isteyen genç askerler bu numarayı yapardı, ve en sonunda itiraf ederdi. Bende fan meeting ayarlar, onlarla buluşup imza verirdim ,mutlu olurlardı.

Ancak laura imza için değil gerçekten beni tanıdığına dağir gençliğime ait bir fotoğraf attığında işlerin ciddiye bindiğini ve bilgilerimin sızdırıldığını düşünüp onunla buluşmaya karar verdim.

Büyük bir tank ve bir tim ile....

Biraz fazla olduğunu biliyordum ancak işimi sağlama almak benim felsefemdi.

Lauranın tepkisi hala aklımda....

Bunları aklımdan geçirip gülümsedim,

En çok da aklıma orta okulda yaptığımız utanç verici şeyler geldi.

Lanet olsun ne rezil biriydim....

"Tabiki arkadaşız...Beni asker olmam için siz desteklemediniz mi?"

Laura kocaman gülümseyip sarıldığında aynı şekilde ona sarıldım.

Ondan ayrıldığımda üzerimde elbise gibi duran mavi hasta elbisesini görünce iğrendim.

Oda bunu anlamış olacakki beni yanlız bıraktı ve çıkmadan,

"Kyafetlerin dolabın içindeki kahverengi hunc'un ön kısmındaki fermuarlı yerde"

Diyerek beni uyardı, asker selamını taklit edip çıkınca gülümsedim ve bende ona asker selamı verip çıkışını onaylarcasına başımı salladım.

Sargı bezi kaplı kolumun acısını laura gidince hissetmiştim kramp girince yüzümü buruşturdum.

Huncun içindeki kyafetlerimi alıp dikkatlice giyinmeye başladım.

Asker kamuflajlı paçaları ve diz bölgeleri hafif bol bir pantlon.

Üzerine, kısa kollu salaş siyah bir tişört.

Saçlarımı karıştırdıktan sonra çok az ellerime saç spreyi sıkıp saçlarımı karıştırdım.

Bitmişti, sonunda günlük halime geri dönmüştüm.

Tabi kolumdaki sargıyı saymazsak.

Ayakkabılarımı giymek için hafif büküldüğümde karnımda bir sızı hissettim.

Lauranın dediği yara olsa gerek..

Açıp bakmak istedim ancak bu bir felaketti,

Gördüğüm kadarıyla karnımda iki yarık ve 40,47 belki 48 tane dikiş atılmıştı.

Gözlerimin altı mosmordu, kan kaybından biraz çökmüştüm.

Lanet olsun başım ağrıyor....

🧷🚬

Hastane çıkışlarını yapmak için danışmaya yürüyordum laura ise peşimden gelip bana eşlik ediyordu ve bir daha ne zaman görüşeceğimizi soruyordu.

Hastanenin ödemesini yaptış ve çıkış raporunu almıştım.

Ancak laura üzgün görünüyordu.

"Bir daha gelmeyeceksin"

"Geleceği.."

"Gelmeyeceksin Aven, seni özleyeceğim bir dahakine insanları koruyacağım diye kendini öldürme dikişleri atarken çok acı çektin"

Acı mı?

"Söylememiştin acı çekme olayını"

"Böyle şeyler konuşulmasından hoşlanmazsın diye düşündüm"

Evet hoşlanmazdım.

"Bir savcı gelip herşeyi kayda aldı"

"Kim? Nasıl? Ne hakla?"

"Rapor gösterdi senin adına adli işlemler başlatıldı, o motorcunun seni bilerek ezdiğini söylüyorlar"

LANET OLSUN ÇOK UTANÇ VERİCİ!

NEDEN SADECE OLAYI UNUTMUYORKİ BU MANYAK SAVCI? ONA NE ONU TANIMIYORUM BİLE!

Yüzümün hem sinirden, hemde utançtan kızardığını fark ettiğimde laura gülümsedi ve eskiden olduğu gibi yanaklarımı sıktı.

"Eskisi gibi çok tatlısın Aven"

Ona gülümseyip o lanet hastaneden çıktım.

Şimdi asgariyedeki salakların goygoyunu çekeceğim..

Acaba direk eve mi gitsem?

 

 

 

 

Bölüm : 12.12.2024 17:53 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...