
İyi okumalar bebeler
__
Siren sesleri, bağırışlar, çığlıklar , başımdan akan kan damlası ve bileğimdeki sızı ile ambulansa bindiriliyorum ve kendimi uykuya bırakıyorum.
Gözlerimi sanki biri mühürlemiş gibi hissediyorum, uykum geliyor sesler duyuyorum ama sesleri tek benzeteceğim şey ingilizce hocasının bir daha açmayacağım diyerek tahtadan son ses açtığı ve hiçbir sik duyulmayan konuşma sınavı gibiydi ortam
Birde sınav sırasında kahkaha atanlar, yan sırada kopya isteyen eleman mesela hiç şaşmaz.
Ben duysam vereceğim ama sınıfın cips osuruk ter ve çilekli parfüm karışık roman havası kokması beynimdeki hücre azalmasının sebebi olduğundan eminim.
Eski lanet olası anılar
Özlemedim.
__
DRAVEN'IN AĞZINDAN
Ağrı kesici iğne koluma vurulmuş pansumanım çoktan yapılmıştı yanımda Aven yatıyordu ve ben onun yanından ayrılmamak için çoktan hastaneyi ters çevirmiştim.
"Beyefendi isterseniz daha rahat bir koltuğa oturabilirsiniz size de güzel bir oda ayıralım ne dersiniz?"
"Teşekkür ederim, hayır"
Hemşire tekrar tekrar red yiyordu ve sormaktan hiç vaz geçmiyordu o anda aven ın elini tuttum iki günün sonunda bir tepki verdi ve elini çekmeye çalışırken ağzından bir mırıltı çıkardı.
"Mmm..!"
Sanki yapma acıyor dercesine, duyuyor gibiydi beni ama sanki uyumak istiyordu, canı yanıyordu.
Hemşire hemen Aven ın yeni sonuçlarını getirdi ve kesin olarak bileğinin kırıldığına karar verdi.
Yattığı yerden kolunu kaldırdı ama Aven kaşlarını çatmıştı sanki uyku felci geçiriyordu. Acı çekiyordu.
Gözlerini alçı hazırlanırken yavaş yavaş açtı.
"İyi misiniz bilinciniz nasıl"
"Kolumu... Hareket ettiremiyorum"
Bana baktı ardından koluna ağlayacak gibi duruyordu.
Hemşire alçıyı takarken bana kopu sabit tutmamı rica etti bende mecburen tuttum ama Aven acıyla çırpınıyor ve ne olduğunu anlamamış bir şekilde hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
İçeriye birkaç koruma girdi , onlar aven ı kelepçeleyen korumalardı arkalarında polisler vardı aven ı sorgulayacaklardı belliydi ama aven ın gözü korumanın belindeki kelepçeye takıldı.
Acı ve korkuyla bütün gücüyle koluma sarıldı , kırık olan elini kolumun arkasına saklamıştı ve büktüğü için ağzından minik bir çığlık çıktı.
"Kelepçesi var"
"Ne?"
Anlamamıştım
"Kelepçesi var bağlayacak, bağlamasın, söyle bağlamasın....Acıyor"
Gözlerimi kapadım sıkıca
"Çıkın dışarı onu korkutuyorsunuz"
"Onu sorgulamamız gerek"
"O ZAMAN O İKİ PEZEVEGİ ODADAN ÇIKARIN VE ALÇININ TAKILMASINI BEKLEYİN"
Doktor bana hak verirmişçesine polislere baktı.
Polis baş parmağı ve işaret parmağıyla burun kemerini sıkıp iç çekti
"20 dakikanız var"
"Tch"
Aven beni kendine çekmeye çalıştı sorgulamadan yatağın ucuna oturdum
Kollarını t-shirt ümün içine soktu ve sakladığını düşündü.
"Güzelim alçıyı takacaklar sonra istediğini yapabilirsin"
"Hemşirenin kelepçesi var mıymış soralımmı"
Küçük bir çocuk gibiydi
"Soralım kuzu"
"Hemşire ablası kelepçen var mı senin?"
Bana omzuyla vurdu ve kaşlarını çattı
"Çocuk muşum gibi davranma"
"Fazla tatlısın"
Hemşire aven ın elini alçıya yerleştirmek için bileğini düz olmasını sağladı.
Aven elini çekecekken elini tuttum ve alçıya yerleştirdim , daha çok canı yandığını biliyordum, iyiliği içindi.
"BASTIRMA, İMDAT"
Güldüğümde hala çırpınıyordu,
"A!-"
Bir elimle bileğini tutarken diğer elimle ağzını kapadım.
Hemşire alçıyı yerleştirdi ve nemli olduğu için kuruması gerektiğini söyledi ve bizi hastanenin etrafında yürümeye ikna etti.
Aven ayağa kalktı ama sendeledi tuttuğumda beklenmedik olarak sarıldı ve hemşire çıkınca hıçkıra hıçkıra ağladı.
Başını boynuma gömmüştü ve göz yaşları sırtıma akıyordu.
"Shh sorun ne?"
"Çok.... Korktum ben"
Ona sıkı sıkı sarıldım,
"Sen çok cesur bir askersin, çok fazla kişiyle mücadele ettin , hayatımı kurtardın sen benim o gece"
"Hayır" ağlıyordu ,ağlamaya devam ediyordu.
Kafasını kaldırdım ve yüzünü ellerimin arasına aldım ardından çillerinden öptüm.
"Hadi dışarı çıkalım, ne dersin? Temiz hava alalım?"
Tamam anlamında kafasını yukarı aşağı salladı ben ise adımlarımı kapıya yönlendirdim
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |