
Silahlar, kurşunlar, bombalar, tüfekler, tanklar.....
"Anne! Anne nerdesin?!"
Çırpınarak annesini arayan bir çocuk..
"Aven! Aven! Oğlum!"
"Anne!"
"Kapat çeneni velet!"
Ve Aven ın kollarından tutan ve annesini gözünün önünde doğrayan bir kaç ruhsuz.
"Anne!"
Yataktan terleyerek kalktım.
"SİKTİR... SİKTİR...."
Nefes alamıyordum.
Her yer daireler çizerek beynimi deliyordu..
Annemin sesi, Uzun zamandır duymamıştım.
Lojmandaki yatağımdan iyi ce doğruldum ve ayakta durmaya çalıştım, yanıma yeni gelen bir çaylak ilişti.
"DOKUNMA! DEFOL"
"Emredersiniz binbaşım su ister misini.."
"DEFOL"
Kapıyı kapamıştı ama o an büyük bir şansı kaybetmiştim gururum için kendi topuğuma sıkıyordum..
Birden içeri Wade girdi
"AVEN! LANET OLSUN İYİ MİSİN"
Ona gitmesini söylüyordum... Aynı şeyleri tekrarlıyordum ancak gözlerim yalvarıyordu, gitme diye beynim bir yandan gururuma küfrediyor, ardından beni tam yenecekken gururum sanki eline bir silah alıp beynime sıkıyordu...
Çaylağı yollayıp Wade ile baş başa kaldığımızda, o koşarak su getirdi ve içmeme yardımcı oldu,
"Zavallıyım ben, defol"
"Abimsin sen benim, zavallı olsaydın kardeşine de bulaştırırdın"
Güldüm, bu durumda bile.
Alnımdan boncuk boncuk terliyordum,
"Kardeşimde bir zavallı.."
Oda güldü ve elini omzuma attı,
"İç şunu ihtiyar"
"Kes veled"
Karşılıklı kıkırdadığımızda başımı geriye attım ve kollarımı arkamda destek bıraktım.
"Yine aynı lanet rüyamı"
Wade hatırlamazdı, o zamanlar o daha yeni doğmuştan farksızdı.
Onu da öldürmemeleri için adama ağlayarak yalvarmıştım, adamda acıyıp kardeşimi bana vermişti.
Ardından uzun bir deniz yolculuğu ile rusyaya gelmiştik.
Ona ben baktım, her yerde, her zamanda.
Wade ise bana hep destek olmaya çalıştı,
Ondan başka ne isteyebilirdim ki?
O sadece bir çocuktu....
Annem gittiğinde ben 13 yaşındaydım. Her şeyi film sahnesi gibi aklımda duruyordu, ve asla silinmiyordu.
Wade daha 2 yaşındayken olan bir olayda bile bana piskolojik destekte bulunmuştu, tek kalsam delirirdim...
Bunları düşünürken wade kafasını küçükken de yaptığı gibi bacaklarımın üzerine koydu, bende onun saçlarını okşayıp gözlerimi kapattım...
"İyi gibisin binbaşım"
Gözlerimi açmadan evet anlamında bir mırıltı çıkardım,
"Hmm"
Wade hafif doğrulurken kapı çaldı, bende doğruldum ve wade kapıyı açmaya gitti.
Gelen yine o çaylaktı,
"Astsubay ımız iyi olup olmadığınızı sordu binbaşım malumat istiyorlar.."
"Sana kaç kez defol diyeceğim?'
Wade bana imalı imalı bakarken ne var dercesine kafamı salladım ve aynı şekilde göz devirdim.
"O iyi Aria"
"Pfff bir çaylağa malumat veriyorum ne kadar gülünç!"
Wade yine imalı imalı bakarken, derin bir nefes verip dudaklarını araladı,
"Yeter abi"
İsminin aira olduğunu öğrendiğim kız kardeş olduğumuzu bilmiyor olacakki şaşkın bir ifadeyle wade e baktı.
Benim aksime wade sakince beni göstererek,
"Abim"
Dedi.
Sanki anlamamıştı amk çocuğu, salak ya.
Tekrar göz devirip,
"Gidebilirsin çaylak"
"Binbaşım, lütfen öyle seslenmeyin ben bir komutanım"
"Pffff! amma iyi rütbeymiş"
Kız selam verip kapıyı sert denebilecek bir şekilde kapadığında wade yanıma gelip beni duvara yapıştırdı, anlaşma şeklimiz buydu.
"Yeter dediğimde durucaksın"
"Ne o? Abini mi öldüreceksin Waden??"
Gerçek adı Waden'dı ancak biz wade diyorduk, onu sinirlendirmek için gerçek adını söylemiştim.
Hep sinir olurdu :))))
Dahada sinir olup beni duvara vurduğunda sırıttım ve ellerini arkada bağlayıp yüzünü ve gövdesini duvara yapıştırdım.
O çırpınırken, bende biraz dinleniyordum, bir süre sonra bıraktım ve wade bana hafif somurtuk bakarken omzuna vurdum yavaşça.
"Hadi ama kızma"
"Kızdırma o zaman"
"Abinle düzgün konuş veled"
Böyle laflara deliriyordu,
"Herneyse" Diyerek geçiştirdi
Onu biraz sakinleştirmek için saçlarını karıştırdım, gülümsediğinde bende ona gülümsedim ve ona gitmesini işaret ettim ve kapıyı gösterdim.
"İyi olacaksın değil mi, ara beni yada mesaj at e-mail falan gönder ama bir şey olursa haberim olsun"
"Emredersiniz komutanım"
Alaya aldım onu ardından dışarı sürükledim,
"Ara beni tama.."
Suratına kapıyı kapamıştım.
Wade gidince kafamda yine döndü o lanet görüntü..
Wade için yalvardığım zamanları, yemek için yalvardığım zamanları, annem için yalvardığım zamanları...
Burun kemerimi hafif sıkıp yatağın kenarına elimi attım düşmemek için.
Kendimi toparlamak için güçlü bir nefes verip banyoya gittim, yüzümü yıkadım ancak geçmeyince kendimi soğuk duşa attığımda az da olsa rahatlamıştım ama anılar silinmezdi sadece bir anlığına unutulurdu.
Geri gelecek şeyleri def etmenin faydası olmadığı lanet hayatımda tutunmaya çalıştığım 4+1 lojman evi ve kalan tek zaafım olan kardeşimle kendimi toparlamak zorundaydım ancak beynim bunları anlamayıp bana işkence etmekten zevk alıyordu, ve ben bunları yaşadıkça daha çok akılda kalıcı oluyor araya yeni bir travma daha ekleniyordu....
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |