8. Bölüm

8. Bölüm

Ayça Nisa Ergün
yaralsarrr

 

 

Masadaki yemeği önümden bizzat kendi alan manyak giderken boynuma bir öpücük kondurduğunda irkildim.

 

 

"Şu hayatta kimse seni öpmedi mi?"

 

 

Öpmemişti, daha doğrusu aşka ayıracak vaktim yoktu.

 

 

Askerliğe adamıştım kendimi ve bunlara zaman bulamamıştım, bir süre sonrada gereksiz ve saçma gelmişti.

 

 

Hiç denememiştim.

 

 

"Hayır?"

 

 

Gülümsedi, tepsiyi bıraktı ve sandalyenin iki yanına ellerini bastırıp beni ortada bıraktı.

 

 

"Ne yapıyorsun?"

 

 

Daha geniş gülümsediğinde elimle dudaklarını kapadım.

 

 

"Hayır, defol"

 

 

Elimi ısırdığında anlık panikle elimi çekip yüzüne tokat geçirdiğimde hala sırıtıyordu.

 

 

Hafif doğrulup,

 

 

"Dolabı gördün değil mi?"

 

 

"Evet bir kadın için hazırlanmış gibiydi"

 

 

İyice doğrulup dolabın diğer kısmını açtı.

 

 

Şık takımlar ve saatlerle doluydu.

 

 

"Akşam önemli bir yemek var, sende geliyorsun... Hazırlan saat 8' e kadar vaktin var"

 

 

"Şimdi mi söylüyorsun saat altı buçuk?"

 

 

Daha önce bir yemeğe katılmıştım ancak sabahtan herşeye kendimi hazırlamıştım.

 

 

Strese girdiğim zaman çillerim daha çok ortaya çıkıyordu ve boğazım düğümlenmişçesine nefes almakta zorlanıyor, konuşamıyordum.

 

 

"Hazırlanmaya başlasan iyi edersin"

 

 

Gülümsedi.

 

 

Kapıya yönelip çıktığında küfrettim.

 

 

Ayağa kalktığımda yüzümdeki çiller iyice belirginleşmişti.

 

 

Makyaj masasında bolca fondoten vardı, yüzümü kapamalıyım lanet olsun...

 

 

 

Bir saat sonra

 

 

Çillerim hala çok az gözüküyordu ama sorun etmedim

 

 

Dikkatli bakılmayınca fark edilmezdi.

 

 

Şık bir pantlon ve beyaz bir gömlek giyip kollarını kıvırdım ardından belimi ince bir kemerle belirginleştirdim.

 

 

Koluma bilmediğim bir markanın saatini taktıktan sonra odadaki parfüm dolabını açıp beyendiğimi sıktım.

 

 

Saçlarım zaten temizdi ama yinede çillerimi kapamadan önce duş alıp şekillendirmiştim.

 

 

Savcının orasına girdiğimde belinde sadece havlu vardı.

 

 

Islak saçlarından akan su damlası karnına doğru kayarken ona fazla baktığımı hissettim ve onu sapık gibi izlemeyi bırakıp suratına baktığımda kahkaha atmamak için zor duruyor gibiydi.

 

 

"Beğenmedin mi?"

 

 

"Ondan değil,cidden etkilendin mi?"

 

 

Bana yaklaştığı gibi suratına tokat geçirdim.

 

 

"Siktirgit"

 

 

Arkamı döndüğümde duvardaki saate baktım ve saat yediyi 45 geçiyordu.

 

 

"15 dakikan var"

 

 

"Emir mi veriyorsun?"

 

 

"Emrediyorum 15 dakika sonra kapıda ol"

 

 

Gülümsemesi daha çok büyüdüğünü hissettiğim an sert şekilde yutkunup dışarı çıktım.

 

 

Kapıyı kapadığımda odama yönelirken onun görüntüsü aklımdan gitmiyordu.

 

 

"Lanet olsun ne düşünüyorum?"

 

 

Kes şunu fesat adam..

 

 

Odama girdiğimde telefonumu masada buldum.

 

 

Arama uygulamaları WhatsApp herşey silinmişti.

 

 

Sadece telefon vardı.

 

 

Ve ebeveyn denetimi gibi bir şey yüklenmişti

 

 

Kİ EBEVYN OLARAK BU ŞEREFSİZ GÖZÜKÜYORDU AMK BEN 29 YAŞINDAYIM.

 

 

Sinirle telefonu masaya vurduğumda çatlamıştı.

 

 

Saate baktığımda saat sekizdi.

 

 

Kapı açıldığında savcıyı karşımda buldum,

 

 

"Güzelimin emrettiği gibi"

 

 

"Benimle flörtleşmeyi kes etkileyici değilsin"

 

 

"Flört mü ediyormuşum seninle?"

 

 

"Cidden sinir ediyorsun beni"

 

 

Gülümsedi, ve elini uzattı.

 

 

"Gidelimmi bebeğim?"

 

 

"Kız arkadaşın değilim şerefsiz"

 

 

Elini tutmadığım için direk ellerini ellerime geçirdiğinde

 

Lanet edercesine bir nefes verdim

 

 

"Katlanılamayacak biri miyim?"

 

 

"Daha yeni bana işkence ettiğin insanları göstermedin mi?"

 

 

"Tch! Onların yerinde olacağını mı düşünüyorsun sevgilim?"

 

 

"Bana saçma sapan şekilde hitap etme adım Aven"

 

 

"Ama orta okulda öyle isterd-"

 

Sert bir tokat geçirdiğimde elimi artık tutmuyordu

 

 

Önünden yürüdüğümde bacaklarımdan tuttuğunu hissettim.

 

Beni hızlı şekilde öne doğrultup

 

Karnımı sırtına doğrü yaslayıp başımı geriye verdiğinde evet onun sırtındaydım.

 

"BIRAK OROSPU EVLADI!"

 

Ancak o sadece yürüyordu, sırıttığını hissediyordum.

 

"BIRAK BENİ"

 

Bir yandanda boğazını sıkıyordum tekmeliyordum ama hiçbir hareketlenme yoktu.

 

"Seni nasıl mit e soktular amk, torpille falanmı girdin?"

 

"KAPA ÇENENİ VE BENİ İNDİR"

 

Sesli güldüğünde, onu hala tekmeliyordum.

 

"Eğer indirirsem, sana istediğim gibi seslenilirim ve elini tutarım anlaştık mı"

 

"Asla şerefsiz"

 

"Eninde sonunda inmen gerekecek, nefessiz kalacaksın çünkü karnına baskı uyguluyorsun. Ayrıca bu gidişle terleyeceksin özel bir yemeğe gidiyoruz değil mi? Ter kokmak ne rezilce olurdu?"

 

RESMEN BENİ DENİYORDU OROSPU ÇOCUĞU.

 

"İNDİR BENİ"

 

"Şartları kabul et cennetin olayım"

 

İsteksizce küfrettim.

 

"Bu evet mi demek sevgilim?"

 

"Evet"

 

Beni indirdiğinde onu bir kaç kez tokatladım.

 

"Elin sert, normal bir insanın dişini kırabilecek potansiyelde."

 

Onu tokatlayan ellerimin ikisini de zarifçe tutup öptü.

 

Ellerimi çektiğimde,

 

"Herneyse yürü"

"Emrin olur sevgilim"

"Tch!"

 

🫀

Bu bölümlük benden bu kadar

İyi günleriniz olsun

 

 

 

Bölüm : 07.02.2025 19:25 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...