
Limuzinden indiğimizde lüks restoranın içinde sadece bir masa vardı.
Uzun ve büyük.
Herkes sanki bizi bekliyormuş gibiydi, bizi görünce ayağa kalkmalarından bunu anlıyordum.
Herkes Savcıya selam veriyordu bende bana selam verenlerin teker teker ellerini sıkıp gülümsüyordum.
Aralarından bir adam
"Hoşgeldin Draven, görmeyeli uzun zaman oldu"
İsmi Draven ' dı
"Hoşbuldum, bu Aven.. kendisi nişanlım"
Gözlerim şaşkın bir biçimde açılmış ona bakıyordum belime elini koydu ve sıktı elini tuttuğumda herkese gülümsedim ardından oturdum.
Onlar utandığım için elini çektiğimi zannederek gülüyordu ancak adamın ismini daha heni öğreniyordum...
Draven.. güzel isim
____
Yemekler yendikten sonra tvolete ellerimi yıkamaya gitmiştim kabine girip üzerimi değiştirirken kapı çalındı,
"Aç kapıyı güzelim"
"Defol üzerimi düzeltiyorum"
"Seni bayılttıktan sonra zaten çıplak şekilde gördüm"
Sinir ve utançla bir nefes verdiğimde sırıttığını hissedebiliyordum.
"Saçlarını ben yıkadım, üzerini ben giydirdim, vicudunu bile keseled.."
"Kes sesini!"
Kabinin kapısını sertçe yumrukladım.
"Güzelim nasıl isterse"
Kabinden çıktığımda arkamdan sarılıp belimi kavradı ve gömleğimin içine elini soktu.
"Vicudun sıcak..."
Şaşkın gözlerle ona bakıyordum ancak hareket etmiyordum, ona aşık mı oluyordum...
Saçmalama Aven.. o adamın ismini bile yeni öğrendin..
İçsel savaşımı son bulduran Draven ın boynumu ısırması olmuştu,
İstemsiz şekilde ağzımdan sessiz bir inilti çıktığında,
"Draven.."
"Sus güzelim"
Omzumu açıp öptüğünde ürpermiştim ve bu onun hoşuna gidiyordu.
Sırıtıp gözlerini kapadı ve boynumu gözleirni açmadan öptü.
Bir süre sonra vahşileşecekti ve ben buna izin veriyordum.
Kalbimi sikeyim..
Beni kendine çevirdiğinde dudaklarımı sertçe öpüyordu ve bende ona eşlik ediyordum
Dudaklarımı yırtıyor kanatıyordu ve kanı tekrar tekrar yalıyordu.
Nefessiz kalıp onun adını söylüyordum ancak o bu durumdan zevk alıyor gibiydi.
Gömleğimin birkaç düğmesini yırtarcasına açtığında boynumdan aşşağı inerek öpmeye devam ediyordu ve ben elimi onun kollarında acıyla sıkıyordum.
"Draven...."
Gönleğimi tamamen çıkardığında çıplak bedenimle karşı karşıya kalmıştı.
Beni kucakladığında vücudumu kollarıyla sardı ve öpmeye devam etti.
__
Koridordan ayak sesleri geliyordu.
Sessiz şekilde,
"Kabine gir güzelim"
"Ne?"
"Hadisene Aven!"
Yerden gömleğimi alıp kabine girdiğimde klozetin üzerine tünemiştim ancak Draven sadece sırıtıyordu.
"Arkanı dön sapık!"
"Bunu beni şehvet ile öpen adam mı söylüyor?"
"Sen başlattın"
"Sokak kavgası yapmadık güzelim öpüştük"
Ona gözlerimi devirdiğimde bir yandanda gömleğimi üzerime geçiriyordum.
Draven tekrar arkama geçtiğinde,
"Yeter... Duyacaklar"
"Kim duyacak?" Muzipçe sordu,
"Dedikodumuz çıkacak!"
"Mahallede miyiz güzelim?"
Ona güldüğümde aynı şekilde gülüyorduk ve ağzımızı kapayarak duyulmamaya çalışıyorduk.
Ona istemsizce sarılıp başımı göğsüne bastırdığımda sırıttı ve aynı şekilde bana sarıldı.
"Duymaz kimse"
Bu resmen bir davetti,
"Hayır bu ilk ve sondu"
"Pffff daha çok-"
Ağzını kapadığımda elimi ısırdı,
"YA Bİ DUR YA!"
Draven gülme krizine girerken bende ona çatık kaşlarımla yumruk atıyordum.
O ise yumrumlarımı tutup tutup öpüyordu.
En son iki elimi tuttuğunda tekrar dudakları dudaklarımı buldu,
"Senden nefret ediyorum.."
"Ben daha çok"
Bu sefer dudaklarını ben sertçe öpüp onu kabinin duvarına ittiğimde sırıttı ancak bana engel olmadı.
Aynı şekilde onun gömleğini çıkarıp yere attım ardından vücudunu öptüm.
Beni kucağına aldığında oda yarım yamalak üzerime geçirdiğim gömleğimi çıkardı,
"Duyarlar ama şimdi" dedi alay edercesine.
Ellerimi saçlarına geçirdim dudaklarını öptüm kalbim delicesine atıyordu,
"Duysunlar"
__
Bu bölümlük benden bu kadar
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |