
Şuanda ne mi yapıyordum. Eve doğru hızla koşuyordum. Tabii önce size neden koştuğunu anlatmalıyım.
Alttarafı daha sadece adını bildiği bir adam tarafından kaçırılmış orada tutsak saatlerce tutulmuş bir kaç adam bayılttıktan sonrada kaçmak için havalandırma da sürünürken aslında bir abimin olabileceğini öğrenmiştim. Falan filan basit şeyler.
Zaten zor olan kısmı yüzünden koşmuyor muydum? çöpte bulduğum telefonumdan daha kötü olan bir şey varsa buda Aras'ın mesaj ve arama bildirimleriydi.
Telefonumun şarjı bitmişti. Bu yüzden Aras'ı arayamadığım gibi çantamdaki tüm parayıda sömürdükleri için ne taksiyr ne bir otobüse binebiliyordum.
Ayrıca gerçekten aç ve susuzdum. Beni bildiğin şehrin öbür ucuna getirmişlerdi!
İlki daha önce buraya gelmişim yoksa burasının İstanbul'da olduğunu bile bilemez şehrimi tanıyamazdım.
Aras şimdiye tımaranelik olmuştur diye düşünüyordum. Çünkü tamı tamına 2 gündür kayıptım. Şehrin bu ucu ıssızdı hatta biraz şehrin dışında kalan bir yerden kaçmıştım. 3 saatlik yürümenin sonucunda bir benzin istasyonu görmenin sevinci ile çığlık bile atabilirdim.
ikinci defa düşünmeden oraya ilerledim. Oradan bir yerden telefon isteyerek ezberlediğim için Allah'a bin şükürler ettiğim Aras'ın numarasını arayabilirdim.
Benzincideki küçük markete giriş yaptım. Karşımda benden çok daha büyük saçları sakalları beyazlamış şuan olsa dedem yaşında olacak tatlı bir adam vardı. Fazla uzatmadan konuşmaya başladım. "Merhaba ben bir şey sorucaktım" karşımdaki kişi gülümseyerek devam et der gibi başını salladı. "Ben kayboldum da telefonumun şarjı bitti acaba arkadaşımı sizden arayabilir miyim? " Sonuçta adama "Şey ben mafya tipli bir p!çi sinirlendirdiğim için kaçırıldımda bana yardım edebilir misiniz? " Diyecek halim yoktu adam hık diye kalpten giderdi zaten gitmesede pek zamanı kalmış gibi durmuyordu.
Karşımdaki benim tabirimle dede "Tabii kullanabilirsin kızım ama burada ne işin var burası pek tekin bir yer değil"Dedi ben ise o anda tüm beyin hücrelerimi kullanarak. " Şey, şey olunca ben de şey ettim işte sonrada şey oldu" dedim kendimi şuanda boğmamak için önümdeki tek sebep yanımda birinin olmasıydı. Daha kötüsü olamaz derken karşımdaki dede bana hala delimiyim diye sorgularken "Ya şey olunca kaçırı-"ne dediğimi farkedip sustum ama çenem yine durmadı. "Ama sonra şey olunca her neyse" devam ederek "kayboldum" dedimTamam hayır hayır hayır bu şuana kadarki söylediğim en berbat yalan olabilir stresten hepsi canım diye ben kendimi avuturken iç sesim benimle alay ediyordu.
Şuan kendimi bir arabanın önüne atmak istiyorum ve bu sefer ciddiydim.
Son çare olarak saçlarımı gözlerimin önünden çekmek için elimle atmak için elimi havalandırırken karşımdaki dede ona bir şey yapacağımı düşünüp bir anda haklı olarak bir çekmeceden bıçak çıkardı. E sonuçta şuan adam beni deli sanıyordu üstümün başımın toz toprak olup kirlenmesi ise bu düşüncesini güçlendiriyordu. Sonunda sesini bulan dede korku ile konuştu. "Bana n-ne yapacaksın? " kendimi açılamak için ağzımı açmam ile dedenin üzerime bıçak ile yürümesi bir oldu.
Ben birde bu dede ye tatlı mı demiştim.
Lafımı geri alıyordum daha fazla uğraşmamak adına gözlerimi mor yaparak adamın zihnine girdim. Genellikle nasıl fakirlik içinde büyüdüğü eşinin ölümü gibi olaylar ön plandaydı zihninde adamı yönlendirerek önce telefonun yönünü öğrendim ve telefonu elinden aldım. Son olarak da adamın zihnini uyku haline geçirerek bayılmasını sağladım.
Telefonu açtım şifreyi daha önce zihninde görmüştüm. Eşinin ölüm tarihiydi yani 7 sene öncenin tarihi 2018 şifreyi girdim ve açtım. Aras'ın numarasını tuşlarken korkmuyorum dersem çarpılırdım.
İçimden bismillah çekip çaldırmaya başladım açmasını beklerken ise bildiğim tüm duaları çoktan bitirmiştim.
Hemen sonra karşı taraftan Aras'ın "alo" Diyen sesi geldi önce kokuyla yutkunurak "Aras benim Aysu" dedim önce 20 saniye kadar benim için ise 20 yıl gibi süren korku dolu saniyelerin Ardından önce birinin bir yerden düşmesi çıkan ses ile düşen kişin Aras olduğunu anlamam son olarakta Arasın öfke panik ve şok dolu sesi ile nefes almadan konuşmaya başlaması.
"Aysu! Nerdesin sen! Seni kaç gündür arıyorum haberin var mı senin ya astığım kayıp ilanları kaç karakola hastaneye gittiğimden haberin var mı senin. Bekle sen iyimsin konum at daha sonra daha çok kızacağım geliyorum konum at bittin sen kızım! "
Ne mi yaptım zaten kuduran Aras'ın yüzüne o panikle telefonı kapattım zaten kullağımı çınlatmıştı.
Hemen dahada kudırmaması içi aradım ve ona konuşmaya fırsat vermeden "Elim kaydı da kapandı" Dedim en azından bu sefer "şey oldu da şey ettim" Gibisinden zırvalamamıştım sonuçta buda bir gelişmeydi yani sanırım öyleydi.
Aras sabır çekerek öncekine göre sakın olmaya çalışır şekilde sokuklar vererek "Kaymasın elin unutma eve gelince her şeyi açıklayacaksın" dedi ve yine konum atmamı isteyerek telefonu kapattı. Direk konumumu gönderdim. Ardından Aras'tan geliyorum içerikli bir mesaj almakla telefonu yerine koyup girişteki sandaylerden birine oturdum. Cidden açtım ama param yokken buradaki yiyeceklere dokunamazdım.
Diye düşünürken son 15 dk dır olmamasını dilediğim şey oldu ve arabanın biri buraya yaklaştı. Ne yapıcaktım buraya bakan kişi içerde baygındı ve ben başka kimseyi göremiyordum malesef.
İyi tarafından bakalım güncel benzin fiyatını biliyordum sonuçta diyimi tamam tamam gerçekten sıçmıştım şimdi rol yapma sırasıydı.
Siyah aradan sarı saçları omuzlarına kadar gelen yeşil gözlü. Tahmini 35 yaşlarında. Bir kadın çıktı.
Beni görünce evrenden silinmek istemiştim cidden ben benzin dondurmayı bilmiyordum ki.
kadın bana yaklaşıp konuştu "Fuller misiniz? " doldurmayı bilsem belki olurdu ayrıca insan önce bir hal hatır sorar ve benim üzerindeki hiç işçi kıyafetine benziyor muydu niye bana sormuştu ki direk derken kıyafetlerimin bok götürdüğünü hatırladım.
Hala bana bakan kadını farkederek "Malesef hanımefendi bugünlük benzin bitti"o kadar uydurmuştum ki.
"Nasıl yani bu saatlerde buraya kimse uğramaz ve ayrıca daha sabahın 9'u" Diyerek diretti kadın. Şimdi ne halt edicektim Allah bilir.
Bu işten sıkılmıştım şimdiden ben psikologdum birkere!
"Bitti işte bitti nereden bileyim ben sadece bir çalışanım eğer buranın sahibi ile konuşacaksanız numarasını vereyim"Dedim kadın saygısızlığıma karşı bana onaylamaz bakışlar atarken umurumda bile değildi. " Tamam o zaman sizin gibi saygısız birini işinden edip şikayet etmek için numarayı alabilialabilirim" dedi kadın bana tiksinti ile bakarak.
bana
o pis sarı çiyan
bana
tiksinti ile mi baktı.
O kim bana tiksinti ile bakmak kim asıl o kendi ruju taşmış yüzüne baksın zevksiz!
Ne kadar onu yolmak istesemde " Tabii zaten bende istifa edicektim beni attırmanızda size iyi şanslar" Dedim ve rasgele bir numara sallarsan anlayabileceği için eski telefonlarımdaki rasgele bir numarayı söyledim. Daha sonra telefondan onu işletmek çok eğlenceli olacaktı.
Kadın bana son bir bakış atarak numarayı kaydetti ve arabasına binerek uzaklaştı o sırada hiç gelmesini istemediğim bir araba geldi tahmin edin kimin ki tabii ki canım arkadaşım Aras'ın.
Şimdi bir ton atasözü ve nasihat dinleyeceğim yetmez miş gibi birde azar yiyecektim umarım kaçırılmamın sözde isteyerek olmadığını anlatabilirdi.
Derin bir nefes almamla aynı anda arabadan bir adet sinir küpü Aras indi bana doğru gelirken kormadım desem yalan olurdu bana gelmesi ile sıkıca sarılması bir oldu. Ama gerçekten şimdi kemiklerimi kıracaktı vicdansız herif sanki yetmez miş gibi bir andan bana kızıyor ve ne olduğunı sorarken cevap vermeme izin vermeden azarlıyordu.
Sonunda 10 dakikalık öğütlerin ardından arabaya binmiş ve gidiyorduk fakat bu seferde azarlar bitmiyordu. Kafamı şiş itmiştir en son ayet lerden örnek vermeye başlayıncada "Yeter! Şiştim bunaldım kaybolduğum için üzgünüm evde herşeyi anlatıcağım. " dedim.
Ne kadar huysuzlanıp homurdansada sonunda sunmuştu. Ben ise o sırada arabada bulduğum suyu kafama dikerek başımı cama yasladım ve iki berbat günün ardından Aras'a nasıl bir abim olduğunu söyleyeceğimi düşünerek uykuya daldım.
1078 kelime olmuş bu kısım dahil deği ama tek günden yazdım 1 buçuk saat ten fazla olmuş elim kırıldı.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |