
Yusuf’un hayatı dışarıdan bakıldığında kusursuz bir dengeye benziyordu. Güçlü, sakin ve her zaman kontrol sahibiydi. Ne zaman konuşacağını, ne zaman susacağını bilen biriydi. Onun neyi kaybettiğini, neyi geride bırakmak zorunda kaldığını ise iki dostundan başka kimse tam olarak bilmezdi.
Yıllar önce yaşanan bir kaza, hayatını ikiye bölmüştü. Öncesi ve sonrası. O gün, sadece birini değil… kendisinin bir parçasını da kaybetmişti. O günden sonra hissetmemeyi öğrendi. Daha doğrusu, hissetmemeyi seçti. Çünkü hissettiği her şey, onu yeniden o ana götürüyordu.
Zaman geçti. Hayat devam etti. Yusuf da devam etti. Ama hiçbir şey Yusuf için değişmedi. Ta ki Ela ortaya çıkana kadar. Bir kardeşi vardı. Varlığını bile bilmediği bir kardeş…
Yusuf’un kurduğu tüm duvarlar kardeşiyle beraber yavaş yavaş yıkılmıştı. Unuttuğunu sandığı duygular geri gelirken, bastırdığı gerçekler de yüzeye çıkmaya başlamıştı.
Arkadaşlar, size yeni bir hikâye tanıtımıyla geldim. Acı Gerçeğim hikâyesini bitirdikten sonra (belki daha da önce) Yusuf’un hikâyesiyle karşınızda olmayı düşünüyorum.
Siz ne düşünüyorsunuz? Böyle bir hikâye okumak ister misiniz? Fikirlerinizi gerçekten merak ediyorum 💬
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 67.95k Okunma |
5.24k Oy |
0 Takip |
89 Bölümlü Kitap |