5. Bölüm

2. BÖLÜM

Prenses Yazar
ezelgezgin

2. Bölüm

 


Kapı açıldı ve içeriye Şiwan amca ve Behram abi girdi. Sanki biraz sinirleri bozulmuş gibi gözüküyordu ama fazla düşünmedim belki de ben öyle düşünüyordum.

Şiwan amca ve Behram abi neneyi görünce gülümseyerek geldiler ve nenenin elini öptüler. Şiwan amca "Ana Hoşgelmişsen ne ara geldin kim getirdi seni" dedi gülümseyerek Nene "tek gelmedi Ezel'ide kendimle getirdim öğlen Bawer bizi getirdi oğlum" dedi şiveli sesi Behram abi "nene bu sefer biraz daha uzun kal sen Allah'ın" dedi gülerek nene "yook bu sefer temelli geldik" dedi gülümseyerek ikili hem mutlulukla hemde şaşkınlıkla güldüler Behram abi"çok şükür " dedi nene Şiwan amcaya bakıp imayla "sözümüzü tutmanın zamanı geldi artık" dedi Behram abi "ne sözü nene" dedi merakla Şiwan amca "boş ver oğlum yakında öğrenirsiniz" dedi Behram abi kafasını salladı.

Zelal kucağından küçük oğluyla kayınbabasını ve kocasını karşılamaya geldi Şiyar babasını görünce hemen hareketlendi ona gitmedi için Behram oğlunu kucağına aldı ve sevmeye başladı nene zelala dönüp "gelin ezeli çagir Şiwanları görsün" dedi Zelal kafasını sallayıp "tamam nene" deyip gitti.

Ezel terasta yola bakıyordu Zelal gülerek geldi Awiri sevdiğini biliyordu "senin ki daha gelmez geç gelir erken gider o " dedi Yüzüm düştü ve ona döndüm gülüşünü kesip "nene seni çağırıyor babamlar geldi" dedi kafamı sallayıp onla birlikte aşağıya indim.

Şiwan amcamın elini öpüp saygıyla selamlarım Behram abiyle de uzaktan birbirmize gülümsedik. Şiwan amca" maşallah ana senin kız ne güzelleşmiş" dedi nene gülerek "öyledir benim kızım Urfa'da kapının önü bir boş kalmaz her gün görücüsü gelirdi" dedi utanarak gülümsedim. Behram abi "eee hayırlı biri varsa onunda düğünün yapalım" dedi Şiwan amca ve nene birbirine baktılar nene "inşallah çok yakında" dedi buruk bir şekilde gülümsedim Awir'i seviyordum ama ya peki o....

Bir süre sonra Şiwan amca ve nene salona geçtiler Behram abi şelale dönüp "ben odaya çıkıyorum" dedi Zelal cilveyle gülümseyip "tamam ben geliyorum hemen" dedi Behram abi gidince şiyarı kucağıma verdi Zelal "akşam yemeğine kadar senden kalsın bir kaç saat sonra alırım" dedi ve kocasının arkasından fırladı ikilinin arkasından güldüm.

Yarım saat siyarla oynamış sıkılınca onu da alarak en üst kattaki terasa çıktık 3. Katın merdivenlerini çıkarken Behram abi yılın odasindan gelen seslerle kucağımda şiyarla duraksadim.

Zelalin inleme sesleri geliyordu ve arada bir şaplak sesi yanaklarım ısınmaya başlayınca hemen hızla merdivenleri çıktım en üst kattaki küçük terasa bu kat Awir abiye özeldi küçükken o yokken ikizlerle hep gizlice gelirdik. İkizler deyince onları özledim ikizler ve Jiyan hanım diyarvakira aile ziyaretine gitmişlerdi biz geldiğimizde jiyani görmemek güzel ama ikizler..:(

Terasta bulunan sedirlere oturdum burdan tüm Mardin manzarası gözler önündeydi şiyarla oyun oynarken zamanın nasıl gectigi anlamadım ama merdivenlerin başından Awir abiyi bizi izlerken görmemle hemen ayağa kalktım.

Awir eskiden de uzundu ama şimdi neredeyse 1.94-1.95 boylarindaydi ve gömlekle ve cekete rağmen iri vucudundaki kaslar belli oluyordu buğday teni bronzlaşmis siyah gözleri bana bakarken daha da koyulaşmıştı yakışıklı yüzünden bıraktığı sakallar ise bir mankene taş cikarirdi.

Yanımıza geldi yüzünde belki belirsiz küçük bir gülümseme vardı zor farkedilen "Hoşgeldin Awir abi özür dilerim ben Şiyar aglayinca buraya getirdim" diye açıklama yaptım kafasını salladı "sorun değil sen de hoşgeldin Ezel" dedi Ezel niye kedicik yada güzel kızım demiyordu ki gerçi artık onun küçük kızü değildim.

Buruk bir guluseme ile "hoşbulduk ağam ben şiyarı alıp aşağıya ineyim bir isteğiniz var mı" dedim hafif soğuk bir sesle başta duraksadi ama sonra kafasını sağa sola salladi "yok bir şey istemiyorum şiyarı bırak benle kalsın sen in" dedi kafamı salladım ve son kez bakıp merdivenlere ilerleyip aşağıya inmeye başladım gözlerim akmaya göz yaşları yüzünden sızlıyordu.

Ertesi Gün

Sabah kalntigimda zelal Awirin erkenden acil bir iş yuzunden gittiğini söyledi kafamı salladım sadece.

Mardindeki en eski yakın arkadaşlarımdan biri olan Heja Karadağ (18) ile konuştum telefonda benle buluşmak istiyordu neneden izin alıp çarşıya çıktım.

Son 10 senede Mardin benim açımdan epey değişmişti çarşıda az daha kayboluyorum ama sonunda bir şekilde bukusacagimız cafeyi bulup içeri girdim.

Heja tek başına bir masada oturuyordu birbirimiz görünce özlemle sarıldık. Ben urfadayken telefondan sık sık konuşuyorduk ama böylesi gibi de olmuyordu işte.

Oturup sipariş verdik ve sohbet etmeye başladım 1 saat sonra cafeden çıktık ve konağa gitmek için yürümeye başladık konaklar yakın olunca beraber gidelim dedik ara bir sokaktan geçerken buranın fazla ıssız olmasi gözüme takıldı ve huzursuz oldum ama sonra kendi kendime kuruyorum heralde dediğim için hejaya yansıtmamaya çalıştım.

İkimizinde ağzına aniden bastırılan bir bezle çığlık atamadan gozlerimiz karardı.

 

 

Bir süre sonra hareket halinde olan bir limuzinin içindeki sarsıntılarla uyandım gözlerimi zar zor açarak yanıma bakınca benden önce uyanmış olan hejayı gördüm korku ve şok karışımı bir şekilde karşı koltuklara bakıyordu. Bakışlarımı o tarafa çevirdim gördüğüm iki kişiyle ağzım açıldı.

Bu kişiler......

 

 

GECE GEC BOLUM GELİR HABER OLA





​​​​

Bölüm : 26.11.2024 19:06 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Prenses Yazar / Ağanın Sevdası / 2. BÖLÜM
Prenses Yazar
Ağanın Sevdası

2.14k Okunma

182 Oy

0 Takip
5
Bölümlü Kitap
Hikayeyi Paylaş
Loading...