2. Bölüm
Gazel Melek / GECEYE KARIŞANLAR / 1.Bölüm Siyah Beyaz Nilüfer

1.Bölüm Siyah Beyaz Nilüfer

Gazel Melek
gazeli_s

Yine o kocaman binanın önünde beni bekliyor. Yanında 36 tane hediye. Koşarak ona sarıldım. Kumral saçlarını okşadım. Ondan ayrıldım. Yüzüne aşkla baktım. Biraz geri çekildim. Yüzünü inceledim. Koşarak üstüne atladım. Bacaklarımı beline doladım. Dudaklarımız birleşti. Sanki hayatımız buna bağlıymış gibi öpüşüyorduk. Dudaklarımız ayrıldı. Kucağından indim. Hediyeleri açtık. İlk hediyem ‘siyah beyaz bir nilüfer tuvali’ kafamı kaldırıp yüzüne aşkla bakıyorum. Ona tekrar sarılmak için ayağa kalkıyorum…

Yavaşça gözlerim araladım. Yine aynı rüyayı görmüştüm. O adam rüyalarıma girmeyi bırakmalıydı. Bir haftadır aynı rüyayı görüyordum. Tanımadığım kumral bir adam vardı. Daha önce yüzü ini bile görmemiştim. Kimdi, neden sürekli rüyalarımdaydı? Bir haftadır bu soruları düşünüyordum.

Ahsen ben. Hayatını resime ve hayallerine adamış Ahsen. Yıllardır kendi sergisini açmak için uğraşan biriyim. Sonunda kendi sergimi açmayı başarmıştım bugün sergimin ilk günü olacak. Ama şöyle bir problem vardı. Benim sergide olacak resimlerimin çoğu rüyalarıma giren o adam ve nilüfer çiçekleriyle doluydu.

Yatağımdan kalkıp çalışma odama gittim. Her yer tuvallerle doluydu. Bir kısmı manzara tuvaliydi. Bazıları ise portreydi. Ama çoğu nilüfer çiçekleri ile doluydu.

Kenardaki tuvallere baktım. Gözüm baş köşede duran tuvale takıldı. O adamın yüzü ve yüzünün kenarında duran bir sürü siyah beyaz nilüfer çiçekleri…

En baş köşeye bu tuvali koymama bir gerek var mıydı bilmiyorum. Ama güzel olmuştu. Zaten bu tuvaller istekten bağımsız olmuştu. Resim çizmek için her oturduğumda ya o adamın yüzünü çiziyordum ya da bir sürü nilüfer çiçeği.

Çok yorulmuştum. Bir haftadır sürekli düşünüyor, sürekli çizim yapıyordum. Bu sergi için çok uğraşmıştım.

Çalışma odasında çıktım. Mutfağa doğru ilerlerken rüyamı düşünmeye devam ediyordum. Bu rüyayı bir kere görmüş olsam kafama takılmazdı ama bir haftadır üst üste görünce kafama çok takılmıştı. Düşüncelerle ilerlerken ayağım halıya takıldı. Ben yere yapışırken düşünceler kafamdan uçup gitmişti. Ben yerde boylu boyunca yatarken kapı çaldı. Kalkıp kapıyı açtım. Dizim acıyordu.

Kapıyı açtığımda karşımda Emel’i görmeyi beklemiyordum.

“Günaydın güzelim.” dedi ve bana sarıldı. Bende ona sarıldım. “Günaydın.” dedim ve içeri geçtik.

Mutfakta birlikte kahvaltı hazırlamaya başladık. Emel “Eee sonunda sergini açıyorsun. Heyecanlı mısın?” dedi.

Aslında çok heyecanlıydım. Ama gördüğüm rüya yüzünden merak duygusu heyecanımı bastırıyordu.

“Evet çok heyecanlıyım yıllardır bu anı bekledim. Sonunda gerçek oldu.”

Emel’e rüyamı anlatmamıştım. Aslında anlatabilirdim ama tanımadığım bir adamla öpüştüğüm rüyayı ona anlatmak biraz utanç vericiydi.

Emelle kahvaltıyı hazırlamayı bitirip masaya geçtik. Sohbet ederek yemeğimizi yedik. Kahvaltı bitiminde kapı çaldı. Büyük ihtimalle resimleri sergi alanına taşımak için getirmişlerdi. Gidip kapıyı açtım. Tahmin ettiğim gibi resimleri taşımak için gelmişlerdi. Çalışma odasını gösterdim. Çalışma odasından bir bir resimleri çıkardılar. Giderken dikkatli olmalarını ve resimlere zarar vermemeye çalışmalarını söyledim.

Emel sergide giyeceği kıyafetlerini buraya getirmişti. Buradan birlikte gidecektik. Önce ben duşa girdim. Bu yaz sıcağında soğuk bir duş bana iyi gelecekti. İşim bitince bornoza sarıldım ve banyodan çıktım. Emel beni odada bekliyordu. Yatağa oturmuş telefonu ile ilgileniyordu. Beni görünce kafasını kaldırıp gülümsedi.

“Şimdi ben gireyim duşa.” dedi ve bornozunu alarak duşa girdi.

Şansım olsa bornozun içinde kalırdım ama bugün en büyük hayallerimden birini gerçekleştiriyordum. Dolabımın kapağını açtım. Bugün giyeceğim elbise bordoydu. Elbiseyi dolaptan çıkarıp yatağın üstüne koydum. Elbisenin boyu uzundu. Sol bacağımın olduğu yerde baldırlarıma kadar derin bir yırtmak vardı. Elbisenin ince askıları boyundan bağlamalıydı ve sırt kısmı ince iplerle bağlanıyordu. Dolaptan ayakkabılarımı çıkardım. Giyeceğim ayakkabı siyah bir rugan bir topukluydu.

Elbiseyi üstüme geçirdim. Ama arkamda ki ipleri bağlayamadım. Emel çıkınca ondan bağlamasını isterdim.

Saçlarımı saç kurutma makinesiyle kuruttum ve şekil verdim. Saçlarımı açık bırakacaktım.

Saçımı yapmam bittiğinde makyaj masama geçip makyajımı yapmaya başladım. Çok abartılı değildi sade de değildi. Bence gayet ideal bir makyajdı. Mat kırmızı rujumuzda sürüp makyajımı tamamladım. Bu sırada Emel bornozu ile banyodan çıktı. Bana bakıp ıslık çaldı.

“Arkamı bağlar mısın bağlayamadım.” dedim ve arkamı döndüm. Gelip arkamı bağladı. Ayakkabılarımı giyip odadan çıktım be hazırlanmasını bekledim. İşi bitince odadan çıktı. Ona baktım. Çok güzel olmuştu. Üstünde lacivert kısa straplez bir elbise vardı. Makyajıda lacivert ağırlıklıydı. Ayağında lacivert topukluları vardı.

“Hazır mısın?” dedim. Başıyla onayladı. Çantalarımızı alıp evden çıktık. Sitenin otoparkında duran arabama bindik ve sergi alanının yolunu tuttuk.


                               🪷


Sergi alanına geldiğimizde arabadan indik. Sevginin başlamasına iki saat vardı. Çalışanlara söylediğim şekilde resimleri asmaya başladılar. O kadar çok resim vardı ki. Asmamız bir buçuk saatimizi almıştı. Serginin başlamasına yarım saat vardı. Emek geldi ve yanıma oturdu.

“Cidden yaşanıyor mu bu?” dedim. “Bunu gerçekleştiriyor olmam o kadar güzel ki. Artık resimlerimi insanlara gösterebilecek olmam.”

Emel “Evet senin yanında olmayan ailen bile senle gurur duymalı bunu onlardır başardığın için.” dedi.

Çok haklıydı. Resim çizerken, ressam olmak isterken, güzel sanatkarı kazandığım zaman benim yanımda asla olmamışlardı. Nedeni de resim çizmeyi ve ressam olmayı bol vakit olarak görmeleri ve bu işten asla para kazanamayacağıma olan inançlarıydı. Ama en azından yanımda abim ve erkek kardeşim vardı. Onlar bana her zaman destek olmuştu. Bu dergiyi açabilmemdeki en büyük emek onlardaydı. Onlar olmasa belki de bu sergiyi açamazdım.

Telefonumdan saate baktım. Serginin açılış saati gelmişti. Misafirler bir bir kapıdan girmeye başlamıştı. Emel ile kapının yanına geçtik. Misafirleri bir bir selamladık. İlk misafirler geldikten sonra bir şeyler içmek için kapının yanından ayrıldık. Birer kokteyl aldık kendimize.

Etrafıma baktım. İnsanlar resimleri inceliyor. İyi ve kötü eleştiriler yapıyorlardı. Bazıları resimin ne anlattığını anlamıyor. Bazıları ise resimin içine dalıyordu. Herkes mutluydu. Serginin ilerleyen saatlerinde gözüme birisi takıldı. Adam uzun süredir aynı resme bakıyordu. Çok tuhaftı. Adamın olduğu yatağa gittim ve adamın yanına yaklaştım. Adam kafasını bana çevirdi.

Oydu. Rüyalarıma giren o adamdı. Aynı kumral saç aynı yeşil gözler aynı yüz hatları. Rüyalarımın ve resimlerimi asla salmayan her yerde onu gördüğüm o adam şimdi karşımdaydı. O rüyamda sanki hayatımız buna bağlıymış gibi öpüştüğüm adamadı. İncelediği resime baktım. O adamın yüzü ve yüzünün yanında duran siyah beyaz nilüfer çiçekleri…

Bir anda gözüm karardı. Bacaklarım bedenimi taşıyamaz oldu. Tam düşecekken birisi belimden tuttu.

Bölüm : 29.05.2026 16:51 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Gazel Melek / GECEYE KARIŞANLAR / 1.Bölüm Siyah Beyaz Nilüfer
Gazel Melek
GECEYE KARIŞANLAR

26 Okunma

17 Oy

0 Takip
2
Bölümlü Kitap
Hikayeyi Paylaş
Loading...