

Yeni bir kurguyla geldim yine…
Kitap yazmak artık bir yaşam stili oldu sanırım. Bu kurgu beni de derinden etkiledi.
Keyifli okumalar dilerim.🥰
Bazen hayat hep istediğimiz gibi gitmez. Bazen insanlar hayatımıza kapıyı çalmadan girer. Bazen de bazı insanlar önce rüyalarımıza sonra hayatımıza girerdi.
Şehrin ışıkları bir bir yanarken bütün şehir sessiz geceye hazırlanıyordu. Tuvalin üzerinde yarım kalmış bir nilüfer vardı. Tam açılmamış, sanki kendini saklayan bir çiçek.
Fırçayı masaya bıraktı, ellerindeki boya izlerine baktı. Kırmızıyla karışmış mavi… tıpkı içinde taşıdığı karmaşa gibi. Sanat onun sığınağıydı ama bazen sığınak bile insanı boğardı.
Dışarıda şehir aynıydı ama rüyalarda her şey çok farklıydı. Tuvaldeki yarım nilüferi izledi.
Nilüfer saflığı temsil ederdi. Hayatın zorluklarına rağmen umut edebilmeyi, saf duygularla ilerleyebilmeyi anlatırdı. Peki neden nilüferdi?
Umutlar olmalı mıydı? Zorluklara rağmen umut edebilmek mi gerekiyordu?
Her rüya farklıydı. Her hayatta çok farklı olduğu gibi…
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |