devam ediyor 5a önce güncellendi
ZAMANIN ÖTESİNDE BİR BEN
@asminaraz
Okuma
1.09k
Oy
390
Takip
71
Yorum
505
Bölüm
3
📖 ZAMANIN ÖTESİNDE BİR BEN
Fantastik severlere; kurgumun masalsı haliyle geldim
Bir varmış, bir yokmuş... Zamanın ötesinde, yıldızların tozundan yaratılmış Elyr adında evren varmış.
Bu evren, her biri kendi özgün büyüyle harmanlanmış yedi görkemli krallıktan oluşuyormuş.
Günlerden bir gün, ışığın ve gökyüzünün krallığı Aethoria`nın genç prensi Aron, sislerin ve gizemin krallığı Nebeloth`un prensesi Zarina`ya tutulmuş. Ancak bu aşk, Nebeloth`un kudretli ve öfkeli kralının hırsına çarpmış; kral, kızını bir ordu komutanıyla evlendirmeye ant içmiş.
Aşkın çağrısına uyan Zarina, Aron ile el ele verip kendi kaderini çizmek için kaçmış.
Düğün şenlikleri gökyüzünü süslerken, Nebeloth kralının içindeki nefret ateşi bir kor gibi büyümüş. Arafta sıkışıp kalmış, kadim karanlığın büyücüleriyle gizli bir antlaşma imzalamış.
Magna Arcanum’un tozlu ve kadim sayfalarında o uğursuz kehanet yazılıymış: "Doğacak olan çocuk, dünyayı tersyüz edecek; nehirleri geri akıtıp toprağı yutacak, ayın yüzünü karanlığa gömecek!"
Büyücülerin gözü, bu günahsız bebeğin ruhundaymış; onu Araf’ın zincirlerini kırmak için kurban etmeyi planlıyorlarmış.
Zarina ikinci bebeğine hamileyken, gördüğü kâbuslar gerçekliğin kapılarını zorlamış; babasının ihanetini ruhunda hissetmiş.
Doğum vakti geldiğinde, gökyüzü mürekkep gibi kararmış, nehirler isyan ederek taşmış, kadim ağaçlar tek bir hıçkırıkla solmuş. Zarina, bebeğini korumak için elinde avucunda ne varsa bırakıp bir büyücünün kapısını çalmış.
Ancak büyücü, hiçbir şey söylemeden bebeği almış ve acımasızca kayalıklardan aşağı bırakmış.
Lakin kaderin ağları başka bir dünyada, bizim bildiğimiz topraklarda yeniden örülmüş.
Bebeğin ruhu, bir cenin misali dünya gezegeninde tekrar doğmak için bir kadının rahmine düşmüş.
Yıllar yılları kovalamış, kızımız 21 yaşında, bulutların üzerinde süzülen bir kuş gibi uçarken, bir uçak kazasıyla bu dünyadan ayrılmış. Ne var ki Tanrı, onun ruhunu ne cennete ne de cehenneme kabul etmiş; aksine, onu başladığı yere, kaosa sürüklenmiş Elyr’a geri göndermiş.
Kızımız gözlerini araladığında, kendini yıkıntıların arasında, krallıkların sessizliğe gömüldüğü o orta çağ karanlığında bulmuş.
Ailesinin kanı, toprakların bereketi ve halkının umudu rüzgârda savruluyormuş. Şimdi, küllerinden bir imparatorluk inşa etmek için ilk adımını atma vakti gelmiş.
Kızımız henüz krallığını kuramamış çünkü hikaye bitmemiş.
Bu hikayeyi birlikte bitirelim mi?