devam ediyor 5g önce güncellendi
-1
@yalnizcabiryazar
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Bazı binalar bir canavar gibidir. İçine girdiğin an, seni fark etmeden sindirmeye başlar.
Öyle binaların duvarlarında rutubet değil, hatıralar birikir. Merdiven boşluklarında yankılanan şey ayak sesleri değil, bastırılmış çığlıklardır.
Zümra, babasının ölümünün ardından yıllardır uzak kaldığı çocukluk evine dönmek zorunda kalır. Dışarıdan bakıldığında sıradan, eski ve üç katlı bir apartmandır bu. Üçüncü kattaki daire boşaltılacak, geride kalan eşyalar indirilecek, geçmişe ait son izler de silinecektir. Yanında ise onun hayata tutunmasını sağlayan tek kişi vardır: Oğuz.
Hakikatte bu yalnızca eski bir eve yapılan kısa bir yolculuktur. Birkaç eşya toplanacak, kilit vurulacak ve hayat kaldığı yerden devam edecektir. Fakat bazı yerlere geri dönmek, yalnızca kapıyı açmak değildir. Bazı evler insanı içeri alırken geçmişi de uyandırır.
Her şey başta olağan görünür. Tozlu odalar, taşınacak koliler, yorucu bir gün ve kapanması gereken eski bir hesap... Ta ki Zümra binanın içinde hiç hatırlamadığı bir asansörle karşılaşana kadar.
Yorgunlukla binilen o asansör, onları olması gereken yere değil, imkânsız bir derinliğe indirir. Eksi dokuzuncu kata. Yerin altında var olmaması gereken bir noktaya.
Aşağıda bekleyen şey karanlık değil, hafızadır.
Merdivenlerle yukarı çıkmaya çalıştıkça her katta başka bir yüz, başka bir korku, başka bir hakikat belirir. Mantığın sustuğu, zamanın büküldüğü, odaların dünyalara dönüştüğü bu labirentte Zümra yalnızca bir binadan çıkmaya değil, kendi geçmişinden kurtulmaya çalışacaktır.
Unuttuğunu zannettiği anılar, susturulmuş korkular ve yıllardır üzeri örtülmüş sırlar birer birer karşısına çıkar. Her katta başka bir yüzleşme, her odada başka bir yara saklıdır. Bina, zamanla taş ve betondan ibaret bir yapı olmaktan çıkar; yaşayan, izleyen ve bekleyen bir varlığa dönüşür.
-1, yas, travma, aşk ve suçluluk duygusunu psikolojik gerilimle harmanlayan; okuru son sayfasına dek gerçekle hayalin sınırında yürümeye zorlayan çarpıcı bir roman. Derine indikçe karanlığı büyüyen bu hikâye; sevmenin ağırlığını, kaybetmenin sessizliğini ve insan ruhunun en kırılgan yanlarını unutulmaz bir acıyla anlatıyor.