[ Tarih ] - Kitap Listesi
devam ediyor 2y önce güncellendi
DENEK
@hiranizim
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Hayatmıdır sadece sizi kullanan,yoksa hayatanız sandıklarınızmıdır kullanan?
Simya döneminin merhametsiz kollarına kalan Alya yeni bir hayat arayışındadır.
Hayatının dönüm noktası onun hatalarından oluşacak bir enkaz yığını...
Ölümü bukadar benimsemiş insan hâla umut arayışındadır.
devam ediyor 2y önce güncellendi
Silla'nın Gölgeleri: Prenses
@silinen17131
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Kore`nin efsanevi Silla Krallığı`nda geçen bu destansı hikaye, taht mücadeleleri, ihanetler ve kadim geleneklerle dolu bir dünyayı anlatıyor. Kral Jinji`nin uzun saltanatı sona yaklaşırken, krallığın geleceği tehlikeye girer. Büyük oğlu Prens Dongguan, hırslı karısı Leydi Mişıl ve kızları Prenses Yun ve Prenses Sun`un desteğiyle babasına karşı bir isyan başlatır. Taht mücadelesi yalnızca krallığın değil, aile içindeki güç dengelerini de sarsacaktır. Bu kargaşa içinde, Kral Jinji`nin küçük oğlu Prens Jinseong ve ailesi, krallığın barışını korumak için mücadele eder. Ancak, bu hikayenin asıl kahramanı, Jinseong`un kızı Prenses Shin Borin`dir. Shin Borin, sessizce büyüyen ancak içinde derin bir güç ve kararlılık barındıran genç bir prenses olarak, kadınların da krallığı yönetebileceğine dair sarsılmaz bir inanç taşır. "Silla`nın Gölgeleri: Prenses" kadının gücünü ve azmini merkezine alarak, geleneklerin ve cinsiyet rolleriyle dolu bir dünyada yeni bir çağın kapılarını aralayan Shin Borin`in destansı hikayesini anlatıyor. Güç, hırs ve entrikaların iç içe geçtiği bu roman, okuyuculara tarihin tozlu sayfalarında unutulmaz bir yolculuk vaat ediyor. Bu büyüleyici roman, Silla Krallığı`nın efsanevi atmosferinde geçen dramatik olayları, güçlü karakterleri ve derin duygusal çatışmalarıyla, tarih ve kurgu severler için vazgeçilmez bir okuma deneyimi sunuyor. "Silla`nın Gölgeleri: Prenses" cesaretin, adaletin ve değişimin sembolü olan bir kadının hikayesiyle kalbinizi fethedecek.
devam ediyor 2y önce güncellendi
Asil Lale
@darkqueen
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Ben Raziye, Cihan Padişahı Sultan Süleyman Han`dan olma, Baş Haseki Mahidevran Sultan`dan doğma. Bahtsız Şehzade Mustafa`nın kız kardeşi Raziye.
Bir kez ailemi kaybettim bir daha kaybetmeyi tahamülüm yok.
devam ediyor 2y önce güncellendi
Vahşi Zambak
@seydal
Okuma
0
Oy
0
Takip
8
Yorum
0
Bölüm
0
"Biz ölüyoruz ama onlar da kazanamıyorlar."
-Aliya İzzetbegoviç
***
Kadın, gözlerini kendine doğru gelen üniformalı adamın yüzüne dikti. İçindeki çocuk gözü yaşlı bir şekilde geçmişteki varlığına tutunurken kadın bunun artık olmadığına ikna olmuştu. Yeşil gözleri, içinde karmaşık duygular barındırıyordu. Adamın yaklaşmasını istemiyordu, ama beklemekten başka bir şey yapamıyordu ve bildiği şey iç güdüsel olarak, artık ona güvenmediğiydi.
Nikola Vedran`ın gözleri kadına doğru kaymıştı, Hena`nın kıvırcık saçları rüzgarda savruluyordu, yüzü eskisi gibi yumuşak değildi oldukça sert bir ifade oluşmuştu yaşananların etkisiyle. Vedran sertçe yutkunup başını daha da havaya kaldırdı. Bir kaç adım kalmıştı aralarında o zaman durdu. İçi ikiye bölünmüştü bir yandan sarılmak istiyordu diğer yandan ise silahı bırakamıyordu. Fakat bildiği tek bir şey vardı, kalbi hala onun için atıyordu.
-Şeyma Daldallı
devam ediyor 2y önce güncellendi
Mahallenin Delileri
@sevdali.08
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Burası Gazi Cumali mahallesi. Bursanın en sıvak mahallesi olmaya adayız. Şu filmlerde gördügünüz dar sokak ve karsı karsıya dizilmiş sıralı müstakıl evlerin olduğu karşılıklı binaların arasında camasır ipi gerilmiş olan yaz temizliği yada bayram temizliği başladığında asılan çamasırlardan mahallelinin güneş görmedigi meydanının çıkmaz sokak olduğu o harika mahalle bizde mahallenin delileri...
Hayatımıza sıtlatımıza hayatımıza hoş geldınız...
devam ediyor 2y önce güncellendi
İmparatoriçenin Büyük Oyunu
@baneaq
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
On ülke ve ön ülkeyi kontrol eden bir kırallık. Veliaht prensin ölümünden sonra tahtın tek vârisi olan küçük bir kız abisinin ölümünden sorumlu tuttuğu on ülkenin başına gelicek en büyük felaket olur. Küçük kız Drita kırallığının en kanlı tarihini yazar
`İNTİKAM BÜYÜK BİR AÇLIKTIR VE ŞÜPHESİZ EN DOYUMSUZ OLANIDIR
devam ediyor 1y önce güncellendi
Kalbin Kuzeyi
@periden_masalar
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
"Be...benden ne isti...yorsum?"sesimdeki dalgalanmayı engeleyememiştim. Daha evlenmenin şokunu atlatamadan sokak ortasında ölümle burun buruna gelmiştim. Bedenimde dolaşan adrenalin yavaş yavaş vücudumu terk ediyordu.
Başımla omzum arasına dayanmış başı atan damarımın üstüne doğru çevrildi, boynumda sıcak iki dudak parçası hissetmeme içime çektiğim havayı dışarı zerk edemedim. Ta ki o dudaklarını çekip burnuyla benim kokumu içine çekene kadar. Aynı anda nefeslerimizi verip tekrar derin bir nefes çekmiştik tek fark o benim kokumu alırken ben ölümün puslu kokusunu almıştım.
"Senin gibi birinden ne isteyebilirim sence..."konuşmasında durakladı ve tekrar kokumu içine derince cekerek belimdeki kollarını biraz daha sıktı. Sanki vücudumuz bütün olmamış gibi biraz daha beni kendine çekti."... karıcığım?"
Bir devrimle başlayan karanlık bir masal...
Herşey şu anki kralımıza devrimde yardım ederek kralığın kökten değişmesini sağlayan paralı bir askerin kendine gelin olarak soylu bir leydi yerine hizmetçi olan beni seçmesiyle başladı.
Bana sorulmadı ne de olsa ben bir hizmetciydim.
Ama artık o bir arşidüktü peki neden o kadar güzel leydiler arasında beni seçmişti ki?
devam ediyor 1y önce güncellendi
Ertuğrul gazi bey
@turunc
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Atilla turunç 2012 yılında doğdu ve ilerleyen zamanlarda tarihe merak saldı bu merak oldukça artı ve Ertuğrul Gazi bey adında bir kitap yazmak istedi böylece tarihçi bir yazar olarak üniversite okumak istedi
devam ediyor 12a önce güncellendi
Necmi Paşa Ailesi: Gizemler ve Gerçekler
@mrs.tkz
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Necmi Paşa; 1869-1916 yılları arasında yaşamış ve Ailesi ile ünlü olmuş bir paşadır.
Ailesi;
Necmi Paşa
Tufan Paşa(Kardeşi)
Hürdane(Kardeşi)
Serhat Paşa(kardeşi)
Nurhan (Eşi)
Murat(Oğlu)
Atakan(Oğlu)
Elyaza (Kızı)
Gizem(Kızı)
Elvin (kızı)
Rozali (Bakıcı)
Tarık(Bahcıvan)
Ayşe(Temizlikçi)
Bergen(Temizlikçi)
Fadime(Temizlikçi)
Necmi Paşa;
4 Kardeş
Aile;
Eşi, 2 Oğlu 3 Kızı ve 5 görevlisi olmak üzere
11 kişilerdir.
devam ediyor 1y önce güncellendi
Vicente Van Gogh Günlüğü
@lifeyasun99999
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Üst orta sınıf bir aileye doğan Van Gogh çocukken ciddi, sessiz ve saygılıydı ayrıca resim de yapmaktaydı. Gençliğinde sanat simsarı olarak çalıştı ancak Londra`ya gönderildikten sonra bunalıma girdi. Döndükten sonra Belçika`nın güneyinde Protestant misyoner olarak çalıştı. Sağlığı bozulup yalnızlık içinde yaşadıktan sonra ebeveynlerinin yanına döndü ve 1881 yılında resim yapmaya başladı. Küçük kardeşi Theo tarafından maddi olarak desteklendi ve ikisi yıllarca mektupla yazıştılar. Çoğunlukla natürmortlar ve çalışan köylülerin tasvirlerinden oluşan ilk çalışmalarında daha sonraki eserlerinin ayırt edici niteliği olan canlı renkler görülmez. 1886 yılında taşındığı Paris`te, izlenimci hassasiyete karşı tepki gösteren ve aralarında Émile Bernard ile Paul Gauguin`in de bulunduğu aVangart üyeleriyle tanıştı. Çalışmaları geliştikçe natürmortlara ve yerel manzaralara yeni bir yaklaşım getirdi. Resimlerinde daha parlak renkler kullanmaya başladı ve daha sonra 1888`de Fransa`nın güneyinde kaldığı Arles`da ustalaşacağı kendine özgü bir üslûp geliştirdi. Bu dönemde zeytin ağaçları, selviler, buğday tarlaları ve ayçiçekleri de tuvallerine konu olmaya başladı.
Psikotik epizodlardan ve delüzyonlardan muzdarip olan Van Gogh zihin sağlığından endişe duymasına rağmen fiziksel sağlığını ekseriyetle ihmal etmiş düzgün beslenmemiş ve aşırı alkol almıştır. Gauguin ile arkadaşlığı bir ustura ile yolunu kesmesi ve öfke nöbeti sonucu sol kulağının bir kısmını keserek yaralaması sonucu sona ermiştir. Bir dönem Saint-Rémy`de olmak üzere akıl hastanelerinde kalmıştır. Hastaneden kendi isteğiyle ayrıldıktan sonra Paris yakınlarında Auvers-sur-Oise`da Auberge Ravoux`ya taşındı ve homeopati uygulayan doktor Paul Gachet tarafından tedavi edilmeye başladı. Depresyonu devam etti ve 27 Temmuz 1890`da bir altıpatlarla kendini göğsünden vurdu. İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.
Yaşamı boyunca başarısız olan Van Gogh`a deli gözüyle bakılıyordu. İntiharından sonra şöhret kazanan ressam, halkın imgeleminde tipik yanlış anlaşılmış dahi, "çılgınlık ve yaratıcılığın bir arada olduğu söylemlerini"[2] gösteren bir ressam olarak yer almıştır. Resim üslûbunun ögeleri fovistler ve Alman dışavurumcuları tarafından kullanılmaya başladıktan sonra 20. yüzyılın başlarında ünü artmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda çok yaygın bir eleştirel, ticari ve popüler bir başarı yakalayan Van Gogh sorunlu kişiliğinin romantik, azap çeken sanatçı idealini simgelediği önemli ama hüzünlü bir ressam olarak hatırlanmaktadır.
devam ediyor 2y önce güncellendi
Ortaçağ
@serenit
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Saira`nın annesi arkeda imparatorluğunun imparoticesidir.fakat babası namı çok bilinen tehlikeli bir korsandır. Annesi Saira` ya hamile kaldığında henüz bir cariye olduğu için bu durum farkedilmez fakat annesiyle çok büyük bir benzerliği vardır. Annesinin ihaneti ortaya çıkmadığından imparotice olur. Saira babasıyla büyür ve dünyayla ilgili bir çok efsaneye ve mitolojiye hakimdir. Öyle ki bu durum pembe elması koruma iç güdüsünü arttırmaktadır çünkü bahsedilen pembe elmas dünyanın en özel ve değerli taşıdır. Fakat bi gün düşman koloniler tarafından saldırıya uğrayınca taş çalınır. Taşın izini uzun süre takip ettikten sonra Arkeda imparatorluğuna satıldığını öğrenirler ve babası Saira`yı içeri sızmaya gönderir. Tesadüfe bakılırsa Saira Arkeda krallığında sadece taşı değil öldü sandığı annesini de bulacak.
---------------------------------
devam ediyor 1y önce güncellendi
Vicente Van Gogh Günlüğü
@lifeyasun99999
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Üst orta sınıf bir aileye doğan Van Gogh çocukken ciddi, sessiz ve saygılıydı ayrıca resim de yapmaktaydı. Gençliğinde sanat simsarı olarak çalıştı ancak Londra`ya gönderildikten sonra bunalıma girdi. Döndükten sonra Belçika`nın güneyinde Protestant misyoner olarak çalıştı. Sağlığı bozulup yalnızlık içinde yaşadıktan sonra ebeveynlerinin yanına döndü ve 1881 yılında resim yapmaya başladı. Küçük kardeşi Theo tarafından maddi olarak desteklendi ve ikisi yıllarca mektupla yazıştılar. Çoğunlukla natürmortlar ve çalışan köylülerin tasvirlerinden oluşan ilk çalışmalarında daha sonraki eserlerinin ayırt edici niteliği olan canlı renkler görülmez. 1886 yılında taşındığı Paris`te, izlenimci hassasiyete karşı tepki gösteren ve aralarında Émile Bernard ile Paul Gauguin`in de bulunduğu aVangart üyeleriyle tanıştı. Çalışmaları geliştikçe natürmortlara ve yerel manzaralara yeni bir yaklaşım getirdi. Resimlerinde daha parlak renkler kullanmaya başladı ve daha sonra 1888`de Fransa`nın güneyinde kaldığı Arles`da ustalaşacağı kendine özgü bir üslûp geliştirdi. Bu dönemde zeytin ağaçları, selviler, buğday tarlaları ve ayçiçekleri de tuvallerine konu olmaya başladı.
Psikotik epizodlardan ve delüzyonlardan muzdarip olan Van Gogh zihin sağlığından endişe duymasına rağmen fiziksel sağlığını ekseriyetle ihmal etmiş düzgün beslenmemiş ve aşırı alkol almıştır. Gauguin ile arkadaşlığı bir ustura ile yolunu kesmesi ve öfke nöbeti sonucu sol kulağının bir kısmını keserek yaralaması sonucu sona ermiştir. Bir dönem Saint-Rémy`de olmak üzere akıl hastanelerinde kalmıştır. Hastaneden kendi isteğiyle ayrıldıktan sonra Paris yakınlarında Auvers-sur-Oise`da Auberge Ravoux`ya taşındı ve homeopati uygulayan doktor Paul Gachet tarafından tedavi edilmeye başladı. Depresyonu devam etti ve 27 Temmuz 1890`da bir altıpatlarla kendini göğsünden vurdu. İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.
Yaşamı boyunca başarısız olan Van Gogh`a deli gözüyle bakılıyordu. İntiharından sonra şöhret kazanan ressam, halkın imgeleminde tipik yanlış anlaşılmış dahi, "çılgınlık ve yaratıcılığın bir arada olduğu söylemlerini"[2] gösteren bir ressam olarak yer almıştır. Resim üslûbunun ögeleri fovistler ve Alman dışavurumcuları tarafından kullanılmaya başladıktan sonra 20. yüzyılın başlarında ünü artmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda çok yaygın bir eleştirel, ticari ve popüler bir başarı yakalayan Van Gogh sorunlu kişiliğinin romantik, azap çeken sanatçı idealini simgelediği önemli ama hüzünlü bir ressam olarak hatırlanmaktadır.
devam ediyor 1y önce güncellendi
Vicente Van Gogh Günlüğü
@lifeyasun99999
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Üst orta sınıf bir aileye doğan Van Gogh çocukken ciddi, sessiz ve saygılıydı ayrıca resim de yapmaktaydı. Gençliğinde sanat simsarı olarak çalıştı ancak Londra`ya gönderildikten sonra bunalıma girdi. Döndükten sonra Belçika`nın güneyinde Protestant misyoner olarak çalıştı. Sağlığı bozulup yalnızlık içinde yaşadıktan sonra ebeveynlerinin yanına döndü ve 1881 yılında resim yapmaya başladı. Küçük kardeşi Theo tarafından maddi olarak desteklendi ve ikisi yıllarca mektupla yazıştılar. Çoğunlukla natürmortlar ve çalışan köylülerin tasvirlerinden oluşan ilk çalışmalarında daha sonraki eserlerinin ayırt edici niteliği olan canlı renkler görülmez. 1886 yılında taşındığı Paris`te, izlenimci hassasiyete karşı tepki gösteren ve aralarında Émile Bernard ile Paul Gauguin`in de bulunduğu aVangart üyeleriyle tanıştı. Çalışmaları geliştikçe natürmortlara ve yerel manzaralara yeni bir yaklaşım getirdi. Resimlerinde daha parlak renkler kullanmaya başladı ve daha sonra 1888`de Fransa`nın güneyinde kaldığı Arles`da ustalaşacağı kendine özgü bir üslûp geliştirdi. Bu dönemde zeytin ağaçları, selviler, buğday tarlaları ve ayçiçekleri de tuvallerine konu olmaya başladı.
Psikotik epizodlardan ve delüzyonlardan muzdarip olan Van Gogh zihin sağlığından endişe duymasına rağmen fiziksel sağlığını ekseriyetle ihmal etmiş düzgün beslenmemiş ve aşırı alkol almıştır. Gauguin ile arkadaşlığı bir ustura ile yolunu kesmesi ve öfke nöbeti sonucu sol kulağının bir kısmını keserek yaralaması sonucu sona ermiştir. Bir dönem Saint-Rémy`de olmak üzere akıl hastanelerinde kalmıştır. Hastaneden kendi isteğiyle ayrıldıktan sonra Paris yakınlarında Auvers-sur-Oise`da Auberge Ravoux`ya taşındı ve homeopati uygulayan doktor Paul Gachet tarafından tedavi edilmeye başladı. Depresyonu devam etti ve 27 Temmuz 1890`da bir altıpatlarla kendini göğsünden vurdu. İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.
Yaşamı boyunca başarısız olan Van Gogh`a deli gözüyle bakılıyordu. İntiharından sonra şöhret kazanan ressam, halkın imgeleminde tipik yanlış anlaşılmış dahi, "çılgınlık ve yaratıcılığın bir arada olduğu söylemlerini"[2] gösteren bir ressam olarak yer almıştır. Resim üslûbunun ögeleri fovistler ve Alman dışavurumcuları tarafından kullanılmaya başladıktan sonra 20. yüzyılın başlarında ünü artmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda çok yaygın bir eleştirel, ticari ve popüler bir başarı yakalayan Van Gogh sorunlu kişiliğinin romantik, azap çeken sanatçı idealini simgelediği önemli ama hüzünlü bir ressam olarak hatırlanmaktadır.
devam ediyor 2y önce güncellendi
KRALIN KIZLARI
@withmeral
Okuma
0
Oy
0
Takip
84
Yorum
0
Bölüm
0
Gorg Kralı Harold`ın birbirinden güzel dört kızı; Alberta, Diana, Emilia ve Artemis`in hikâyesi. Prensesler birbirinden farklı karakterleri ve aşk hikayeleriyle okuyucuyla buluşuyor.
Her karakter, karşılaştığı bir soruyu cevaplamaya çalışırken aynı zamanda kendi duvarlarını da yıkma fırsatı buluyor. Alberta bilgeliği, Diana masumiyeti, Emilia özgüveni ve Artemis`te çocuksu bir cesareti temsil ediyor.
Hangi prensesin favoriniz olduğuna siz karar verin.
Kitaptan yapılan bir alıntı: Tanrı kaderimizi yazmıştı ve bu yazgı değiştirilemezdi, insan yaptığı seçimlerde özgürdü ama bu seçimlerin sonuçları her zaman istenildiği gibi olmayabilirdi. İnsanın kalbi nasılsa kaderi de öyle olur derlerdi, güzeller güzeli dört prensesin kaderinin de kalpleri gibi olacağı aşikârdı ama onların kalplerinde ne olduğunu kendilerinden başka hiç kimsenin bilmesine de imkân yoktu.
-
Konu, karakterler, kitap kapağı içinde geçen sözler ve şiirler, harita tasarımı tamamen bana aittir! Lütfen çalmayınız!
devam ediyor 2y önce güncellendi
Mahallenin Delileri
@sevdali.08
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Burası Gazi Cumali mahallesi. Bursanın en sıvak mahallesi olmaya adayız. Şu filmlerde gördügünüz dar sokak ve karsı karsıya dizilmiş sıralı müstakıl evlerin olduğu karşılıklı binaların arasında camasır ipi gerilmiş olan yaz temizliği yada bayram temizliği başladığında asılan çamasırlardan mahallelinin güneş görmedigi meydanının çıkmaz sokak olduğu o harika mahalle bizde mahallenin delileri...
Hayatımıza sıtlatımıza hayatımıza hoş geldınız...