2. Bölüm

1. Bölüm ~ Okul Bahçesinde Düello

Late Night`s Lady
latenightslady

Ders arasında Hogwarts bahçesindeki gölün kenarında boş boş oturuyordu Zack Travers. İkinci hatta belki üçüncü -bilmiyordu- dereceden kuzeninin etrafında toplanmış birkaç kız ve birinci sınıftan birkaç meraklı çocuğu izliyordu. Her zaman ondan daha popüler olmuştu zaten Rowan. Nedeni ise... seçilmemiş kişi olmasıydı.

 

Rowan'ın ünü, okulda ya pop yıldızı muamelesi gören ya ölesiye nefret edilen yada korkulan seçilmiş kişi Harry Potter'a kıyasla hiçbir şeydi, tabi. Seçilmiş kişi her zaman göz önündeydi, parlıyordu. Ama seçilmemiş kişi için durum farklıydı. Çok az kişi onun hikayesine inanıyordu.

 

Sahi, neden Rowan'a seçilmemiş kişi diyorlardı?... Bunun nedeni yıllar öncesine dayanıyordu.

 

Harry ve Rowan aynı kasabada, Godric's Hollow'da, aynı gün dünyaya gelmişlerdi. Harry'nin ailesi Harry'i Voldemort'tan korumak için Godric's Hollow'da saklanırken, Rowan'ın ailesi Rowan'ı büyük babası ölüm yiyen Corban Yaxley'den korumak için saklanıyorlardı.

Rowan ailede istenmeyen bebekti. Çünkü itibarlı bir safkan ailesinden olan babası, muggle annesine aşık olmuştu. Corban evliliklerine müsade etmemiş olmasına rağmen güzel genç muggle Celeste'nin, oğlundan hamile kaldığını öğrendiğinde sinirden deliye dönmüş ve bebeği öldürmek istemişti. Celeste ve Antonius bebekleri Rowan'ı Godric's Hollow'da dünyaya getirmişlerdi. Ancak Harry Potter'ın Lord Voldemort tarafından saldırıya uğradığı gece, Rowan da iki ölüm yiyen tarafından saldırıya uğramıştı. Önce annesini öldüren ölüm yiyenler, safkan kanını akıtmamak için babasını öldürmediler. Onu müdahale edemeyecek şekilde büyülemekle yetindiler. Ölüm yiyenler Rowan'a ölüm büyüsü olan 'Avada Kedavra' yı yaptıklarında beklenmedik bir şey oldu ve Rowan ölmedi. Onun yerine ona saldıran iki ölüm yiyenden biri öldü.

Rowan ölmemesine rağmen omzunda bu yaşına kadar geçmemiş olan siyah bir Aegishjálmur sembolü kalmıştı. Dövme gibi görünüyordu. Neden lanetin onda bu işareti bıraktığı bilinmiyordu ama o gecenin Rowan'ın ruhunda "kara leke" bıraktığına inanılıyordu.

Gelin görün ki çoğu kişi Rowan'ın bu işarete sahip olduğuna bile inanmıyorlardı. Rowan ise annesinin ölümünü sembolize ettiğine inandığını söylerek işareti kimseye göstermeye yanaşmıyordu.

"Seçilmemiş Kişi" onun için bazı kişiler tarafından alayla, bazıları tarafındansa hayranlıkla kullanılan bir lakaptı.

"Hayran olmalarının tek sebebi piçin yakışıklı olması..." diye düşündü Zack. Yoksa bu hikayenin neresi havalıydı ki?

 

"Naber, kuzen?" Arkasından aniden gelen ses sıçramasına sebep oldu.

 

"Ödümü patlattın, ahmak! Niye arkamdan geliyorsun?"

 

Rowan hafifçe iç çekip yanına oturdu.

"Ne yapsaydım, gölün içinden gelemeyeceğime göre arkandan gelmek zorundayım."

 

"Aman neyse. Bırak şimdi. Hem senin fanların nereye gitti? Pek bir eğleniyordunuz beraber." dedi Zack, sesinde hafifçe sezilen kıskançlıkla.

 

"Eğlenmiyordum. Bir sürü saçma, cevabını bilmediğim, yada düşünmek bile istemediğim sorular soruyorlar."

 

Rowan'ın sözünü bitirmesinin üzerinden bir saniye geçmişti ki aniden etraflarında bir sürü devasa ateşli yılan belirdi. Tıslıyor ve çimleri yakarak onlara yaklaşıyorlardı. Ancak ikisi de buna hiçbir tepki vermedi.

 

"Anladık Sera, İblis Ateşi büyüsünü senden iyi yapan yok. Kabul. Yeter artık." dedi Zack bıkkın bir sesle.

 

"Aman be. Amma da sıkıcısınız." dedi asasının bir hareketiyle yılanları yok eden ve yanlarına oturan Slytherin'li sınıf arkadaşları Seraphina Selwyn.

 

"Biz mi sıkıcıyız? İstersen seninle her türlü düelloya varım!" dedi ve ayağa kalktı Zack.

 

"İşte aradığım enerji!" Sera da ayağa fırladı ve aynı anda asasını çekti.

 

​"Şimdi bittin, Prenses!" diye bağırdı Zack, asasını ona doğrultarak.

​"PETRIFICUS TOTALUS!"

 

​Sera, Zack'in büyüsünü Expelliarmus ile karşılamak yerine daha agresif bir hamle yaptı. Asasını hızla çevirdi:

​"FLIPENDO!"

 

​Zack'in Petrificus Totalus büyüsü ıskalarken, Sera'nın Geri Püskürtme Büyüsü Zack'i sertçe göğsünden vurdu. Zack, acıyla birkaç metre geriye savruldu.

​Yere düşer düşmez asasını tekrar hedefine doğrulttu.

​"ACCIO ASA!"

 

​Sera aniden kendi asasının şiddetle çekildiğini hissetti, ama o da hızlıydı. Asa elinden fırlamadan önce, onu bir saldırı büyüsü için kullandı.

​"CONFRINGO!"

 

Zack daha asayı kendine çekemeden etraftaki ağaçlar, taşlar, hatta bazı öğrencilerin çantaları ve piknik sepetleri... patlayıp yanarak Sera'nın asasının başka bir hareketiyle öldürücü bir hızla ona doğru uçmaya başladı. Tüm okul çığlıklarla bahçeden okula kaçmaya başlamıştı. Ama onlar farkında bile değildi. Eğleniyorlardı.

 

Bahçede, uzaklaşmak yerine heyecanla izleyen sadece birkaç Slytherin, bir iki Gryffindor ve Rowan kalmıştı. Rowan düellonun başından beri yüzünde bir sırıtışla onları izliyordu. Kazananla düello etmeyi planlıyordu besbelli.

 

"AGUAMENTI MAXIMA!!" ​Zack bir saniye düşündükten sonra haykırdı.

 

Asasından fışkıran dev su dalgası havada uçan ve yanan nesneleri söndürdü. Hatta nesneleri geçip Sera'yı da sırılsıklam etti.

 

Sera asasını kaldırmış tüm gücüyle haykırmak üzereydi ki...

 

"NELER OLUYOR BURADA?!! NE YAPIYORSUNUZ TANRI AŞKINA?!!"

 

Profesör Mcgonagall'ın paniklemiş sesini duydular. Sera yavaşça asasını indirdi.

 

"Mr Travers, Miss Selwyn! Bahçenin ortasında kavga mı ediyordunuz?!" diye sordu gözleri bir saçı başı dağılmış Zack'e, bir sırılsıklam Sera'ya giderek.

 

"Aslında... düello ediyorduk." dedi Zack, gülmesini bastırmaya çalışırken yere bakarak.

 

"Düello, ha? Aklınızı mı kaçırdınız siz?! Son zindan temizliği cezası size yetmedi anlaşılan. Bu akşam ikiniz de cezalısınız! Ayrıca ikinizden de elli olmak üzere Slytherin'den yüz puan düşüyorum."

 

"NE?!" Zack başını kaldırıp şok içinde Mcgonagall'a baktı.

"Profesör, yüz puan bunun için fazla değil mi? Biz..."

 

"...Öğrendiğimiz büyüleri çalışıyorduk!" diye tamamladı onun cümlesini Sera.

 

"Haklılar, Minerva." dedi derin, kalın bir ses. Snape'ti bu.

 

"Severus?" Mcgonagall Snape'in buna müdahale etmesine açıkça şaşırmıştı.

 

"Onlara öğrendikleri büyüleri test etmeden uygulamamalarını söyledim. Bu yüzden çalışıyorlardı olsa gerek." Etrafta oluşan kargaşaya kısaca göz attı. "Biraz abartmış olabilirler. Bu yüzden cezaya artı olarak ikisinden de yirmişer puan düşmeniz yeterli olacaktır."

 

Mcgonagall sinirli görünüyordu ama bir şey söylemedi. Arkasını döndü ve okula geri yürüdü.

"Yaptığınız kargaşayı temizledikten sonra akşam dokuz buçukta ofisime gelin, Mr Travers ve Miss Selwyn." dedi onlara bakmadan.

 

İkisi de aynı anda gözlerini devirdiler.

 

"Puan düşürmemeye dikkat edin, bu sene de Gryffindor kazansın mı istiyorsunuz?!" dedi Snape etrafta onları dinleyen kimse olmadığından emin olduktan sonra. Ardından sessizce ekledi. "Ayrıca arkadaşlarının ettiği kavgaya katılmadığı için Mr Yaxley'e on beş puan."

 

Sözlerinin ardından pelerini dalgalanarak Mcgonagall'ın arkasından okula geri yürürken çocuklar gülmeden edemediler.

 

"Snape müthiş." dedi Zack.

 

"Evet... Hey, düello yarıda kaldı ama iyiydin, Prens." dedi Sera, Zack'in elini sıkarak.

 

"Sen de mükemmeldin, Prenses."

 

Rowan gözlerini devirdi ama yine de o da gülümsüyordu.

 

"Akşam görürsünüz artık düello nasıl edilir. Snape Mcgonagall'a karşı çıktı. Mcgonagall şuanda sinirden çatlıyor olmalı. Acısını akşam sizden çıkarma ihtimali Sera'nın kız olma ihtimalinden daha yüksek şuan."

 

"Kes sesini, bok çuvalı!" dedi Sera, Rowan'ın göğsüne hafif bir yumruk atarak.

 

Zack de akşamı düşünerek hafifçe iç çekti.

 

 

 

 

 

 

 

 

1. Bölüm Sonu🍉

 

 

Bölüm : 25.11.2025 20:09 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Late Night`s Lady / SEÇİLMEMİŞ KİŞİ - Harry Potter fanfiction / 1. Bölüm ~ Okul Bahçesinde Düello
Late Night`s Lady
SEÇİLMEMİŞ KİŞİ - Harry Potter fanfiction

71 Okunma

6 Oy

0 Takip
3
Bölümlü Kitap
Hikayeyi Paylaş
Loading...