TAKİP ETTİĞİ KİTAPLAR
devam ediyor 3s önce güncellendi ARKADAŞIMIN ABİSİ
@papatyaski212247
Okuma
725
Oy
84
Takip
12
Yorum
1
Bölüm
16
“Ona herkes Melis diyordu, ama adamın dudaklarında o hep Buse’ydi.” Bazı sırlar bir ömür saklanmak için, bazı isimler ise sadece bir kişi tarafından söylenmek için vardır. Özgür Deniz yıllar sonra Londra’dan döndüğünde, karşısında bıraktığı o küçük kızı değil; tüm savunmalarını tek bir bakışıyla yıkan bir kadını buldu. Aralarındaki yaş farkı bir engel, sevdiği kadının, kardeşiyle olan dostluk bağları ise bir prangaydı. Ama Deniz’in kimsenin bilmediği bir sırrı vardı: O, Melis’e her "Buse" dediğinde, aslında onu ruhundan öpüyordu. Melis’in ise kalbinde sakladığı "Deniz Abi" aşkının, aslında yıllardır karşılıklı olduğundan ve o özel ismin altındaki yakıcı arzudan haberi yoktu... Şimdilik. İki tıp öğrencisi, yıllanmış bir sessizlik ve tek bir isimle bozulan yeminler.
devam ediyor 21s önce güncellendi Abimin arkadaşı
@___sena___
Okuma
279
Oy
30
Takip
12
Yorum
14
Bölüm
7
Abim,Doruk abi ve Aras abi gülüşüyordu ama Arven abi pür dikkat beni izliyordu.Hafifçe gülümserken....
devam ediyor 5g önce güncellendi Çarpışma (Yarı Texting)
@hazanvaktii_
Okuma
5.79k
Oy
915
Takip
143
Yorum
1.63k
Bölüm
14
0542***: Bir varmış, bir yokmuş. 0542***: Evvel zaman içinde kalbur saman içinde 0542***: Çok güzel ve sakin bir mahalleye taşınan bir genç adam, yürürken bir kıza çarpmış. 0542***: Ama ne çarpış... (Görüldü ✓) Siz: Ee devamı? Adama bir şey mi olmuş? 0542***: Olmuş tabii Siz: Yihh! Yoksa düşüp kafasını vurmuşta beyin kanaması mı geçirmiş? 0542***: Yok devenin nalı! Tüm hakları saklıdır. Kopyalanması ve (ç)alınması durumunda gerekli işlemler yapılacaktır.
devam ediyor 1s önce güncellendi KIRIK TAÇ
@kitapasigibirisi
Okuma
2.69k
Oy
177
Takip
43
Yorum
1.19k
Bölüm
16
“Buyurun?” dedim soğuk bir sesle. “Size de günaydın, küçük hanım.” Kaşlarım hızla çatıldı. Kimdi bu? “Ne için gelmiştiniz, beyefendi?” dedim sertçe. Dudağının kenarı yavaşça kıvrıldı. “Karımı almaya geldim, hanımefendi.” Tanımadığınız bir adamla evli olduğunuzu öğrenseniz ne yapardınız?
devam ediyor 2a önce güncellendi Abimin Arkadaşı
@dmlgngrn
Okuma
1.1k
Oy
103
Takip
21
Yorum
18
Bölüm
9
Zeynep, abisi Mert’in en yakın arkadaşı Kerem’e, hiç beklemediği bir anda kalbini kaptırır. Neşeli, konuşkan ve biraz da sakar olan Zeynep için Kerem; mesafeli, ciddi ve duygularını kolay kolay belli etmeyen biridir. Basit bir mesajla başlayan sohbetleri, zamanla sessizliklerle, yanlış anlaşılmalarla ve içten içe büyüyen bir aşkla şekillenir. Zeynep sevdikçe bağlanırken, Kerem mesafesini korumaya çalışır. Bu hikâye, sevilmeyi beklerken sabretmeyi öğrenen bir kızın ve duygularını fark etmekten kaçan bir erkeğin yarım kalan cümleleri üzerine kuruludur.
devam ediyor 2h önce güncellendi KÜLHANBEYİ-2
@hobbitimsii
Okuma
2.42k
Oy
311
Takip
41
Yorum
100
Bölüm
14
Külhanbeyi kitabının 2.`si. Kadir ve Şirin`in hikayesi... Mahallenin çiçekçisi, işlettiği dükkan gibi bahar kokulu cıvıl cıvıl genç, adı gibi bir kadın... Şirin. Boynunda muska, elinde tesbihin eksik olmadığı mahallenin kahvecisi ve aynı zamanda ağır abilerinden olan bir adam... Kadir. Şirin ve Kadir`in zaman zaman saç baş yolduracak zıtlıklarla dolu aşk hikayesine hazır mısınız? "Biz seninle aynı olamayacak kadar ayrı dünyaların insanlarıyız ve yine biz seninle ayrı olamayacak kadar aynı dünyanın insanıyız Şirin." Hazırsanız Şirin ve yıllardır kalbine bela olan, mahallenin kaba saba kahvehanecisi Kadir`in hikayesine başlayalım ✨❤️ Hikayenin yayımlanma tarihi 6 Ağustos 2020 TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR! HERHANGİ BİR ÇALINMA VEYA KOPYALANMA DURUMUNDA LÜTFEN BENİ HABERDAR EDİN ZİRA O KİŞİ VEYA KİŞİLERE YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR!
devam ediyor 2h önce güncellendi KÜLHANBEYİ
@hobbitimsii
Okuma
12.72k
Oy
854
Takip
83
Yorum
80
Bölüm
27
Sıcacık bir mahalle, gırgır şamata ve herkesin içinde yaşadığı bolca aşk... Bu mahallenin bir ferdi olan Neslihan ve kendini bildi bileli nefret ettiği, her hareketinde gıcık olduğu komşu oğlu kaba saba külhanbeyi bozuntusu Yusuf... Ufak bir intikam oyunu oynamak isterken açığa çıkan gerçeklerin altında ezileceğini tahmin etseydi hiç o mesajı atar bu yola girmek ister miydi Neslihan? ••••• Hazırsanız başlayalım ✨❤️ ••••• Not: Bol bol Argo ve küfür bulunmaktadır. Rahatsız olanların okumaması tavsiye edilir. Bu hikayeye başlanma tarihi 14 Temmuz 2020 Hikayenin yayımlanma tarihi 6 Ağustos 2020
devam ediyor 3h önce güncellendi 14 BAHAR
@lokinintesseracti
Okuma
17.51k
Oy
1.9k
Takip
104
Yorum
566
Bölüm
47
Nazlı, yıllar önce ailesini karşısına alarak evlenmiş ve bu evlilikten doğan kızını tek başına büyütmek zorunda kalmış bir annedir. Kızı Aybüke ise doğuştan gelen kalp hastalığıyla yaşamakta ve bu hastalık, her geçen gün hayatını biraz daha zorlaştırmaktadır. Doktorların artık yapabileceği bir şey kalmadığında, Nazlı kızının kalan zamanını aile sevgisiyle geçirebilmesi için yıllar sonra baba evine geri döner. Bu dönüş, yalnızca bir çaresizlik değil aynı zamanda geçmişle, kırgınlıklarla ve yıllardır taşınan yüklerle yüzleşmesini sağlamıştır. Fakat nikah günü yaşanan ani kriz, Aybüke`nin hayatını tek bir ihtimale bağlar: kalp nakli. 14 Bahar, bir annenin çaresizliğiyle başlayan; sevgi, fedakârlık ve kaderin iç içe geçtiği, kalpten kalbe dokunan bir hikâye...
devam ediyor 4g önce güncellendi AYNI EVREN
@incilune
Okuma
2.62k
Oy
224
Takip
19
Yorum
88
Bölüm
21
Arslan kapının önünde durduğunda onun adımlarıyla birlikte içimde bir şeyler de durmaya hazırlandı. Sanki dükkânın içindeki bütün sesler aynı anda sustu da, geriye sadece kalbimin atışı kaldı. Başımı kaldırdığımda ona baktım her zamanki gibiydi sakin mesafeli olması gerektiği kadar yakın... “Hoş geldin Arslan abi,” dedim. Sesim bana ait değilmiş gibi çıktı. “Bir şey isteyeceğim senden,” dedi. İşte o an…her şeyin değişeceğini anladım. Gözlerimi kaçırdım. Bir şey olacak, dedim içimden. Ve ben buna hazır değilim. “Söz çiçeğini sen yapar mısın?” dedi. “İnce işlerden anlamam ben.” Kalbim, göğsümün içinde yanlış bir yerde atmaya başladı. Sanki yerinden kaymış gibiydi. Bir an yüzüne baktım. Belki başka bir şey söyler diye. Belki şaka yapıyordur diye. Belki yanlış duymuşumdur diye. Ama o sadece bana bakıyordu. Hiçbir şey yoktu yüzünde. Ne heyecan, ne mahcubiyet, ne fark ediş. Benim içimde kopan fırtınadan haberi yoktu. “Tamam,” diye fısıldadım. Arkamı döndüm. Tezgâhın üzerindeki çiçeklere uzandım ama ellerim titriyordu. Gözlerimden süzülen damlalar yanaklarıma ulaştığında, onları durdurmaya çalışmadım bile. Çünkü bazı acılar gizlenmez. Sadece yaşanır. Gülleri seçtim. Her birini elime alırken içimden bir şey daha eksiliyordu. Bu çiçek, onun mutluluğuna gidecekti. Ve ben… onu ilk kez gerçekten kaybediyordum. O arkamda sessizce bekledi. Ben ise onun için, hayatımda yaptığım en zor çiçeği hazırlamaya başladım. O an anladım ki, bazen bir insanın kalbi kırılmaz; sadece yavaş yavaş söner. Ama o gün henüz bilmiyordum… insanın kalbi sönerken bile, başka bir yerde yeniden yanmaya başlayabilirmiş.
Loading...